Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (N Harfi)-Osmanlıca Sözlük (N Harfi)İle İilgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #15
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (N Harfi)-Osmanlıca Sözlük (N Harfi)İle İilgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (N Harfi) NEİB Karga sesi * Ağaçtan yemiş indirmek * Süt sağmak
NEK' Dizine ayağın arkasıyla vurmak * Def'etmek, kovmak
NEKÂ' Yarayı kaşımak * Soymak * Çok azap etmek, acı çektirmek
NEK'A Kalkan dikeni üstündeki kızıl kap * Her kırmızı olan şey
NEKAB Devenin tabanı aşınmak
NEKÂBET Dönme, vazgeçme, cayma
NEKABET Muayyen zümrelerin başları * Bir topluluğun vaziyetlerine nezâret etmek, kontrol
NEKABET-İ ULEMÂ Âlimlerin başı olma
NEKAD (C: Nukyud-Nikâd) Ayakları kısa, yüzü çirkin koyun * Büyümesi geç olan çocuk * Ağızda dişler çürüyüp ufanmak * Davarın tırnağı soyulup yüzülmek
NEKAHET Hastalıktan yeni kalkıp henüz iyileşmiş, iyiliğe yüz tutmuş olmak hâli Hastalıkla sıhhat arasındaki hâl * Fehmetmek, anlamak, bilmek * Seri intikal etmek Çok çabuk anlayış
NEKAİS (Nakise C) Nakiseler Noksanlar
NEKAİZ (Nakize C) Nakizeler Birbirine zıd şeyler
NEKÂL Şiddetli azab İşkence ve ukubet * İbret
NEKAM (A, uzun okunur) Bir kimseyi kötü bir fiilinden dolayı şiddetle cezalandırmak İntikam almak
NEKÂRE Güçlük, zorluk * Belirsizlik
NEKAVE(T) Her şeyin iyisi, seçkini * Temizlik, paklık
NEKAVET-İ VİCDÂN Vicdan temizliği
NEKÂYAT Çarklar * Vakitler
NEKAYİ' (Nakia C) Ziyâfetler
NEKAZ (C: Enkâz) Her nesnenin kötüsü, kıymetsizi
NEKB Musibet ve kedere uğrama * Meyletmek, eğilmek * Udul etmek, vazgeçmek, haktan dönmek
NEKBA Esince adamı eğip düşüren rüzgâr Fırtına
NEKBE (C: Nekebât) şiddet, meşakkat * Bir şeyin kesilmesiyle olan cerahat
NEKBET (C: Nekebât - Nükub) Talihsizlik, şanssızlık, bahtsızlık * Musibet, felâket * Düşkünlük
NEKBETHANE f Tâlihsizlik yuvası * Mc: Dünya
NEKBETÎ f Tâlihsiz, bahtsız, şanssız, uğursuz
NEKBETZEDE f Felâket görmüş, musibete uğramış
NEKD (Nekâde) (C: Enkâd) Hayırsız olmak
NEKDA' Sütü olmayan deve
NEKEB Hastanın iyileşmesi * Devenin omuzlarında olan bir hastalık
NEKED Sıkıntı, dert, keder Belâ, musibet
NEKEFE (C: Nüküf-Nükfân) Çene altında olan küçük bez
NEKEL Kuvvetli kişi
NEKES (Nâ-kes) Cimri, tamahkâr, hasis
NEKESAN Ardına dönmek
NEKF Göz yaşını yanağından parmağıyla silip gidermek * Kuyudan su çekmek * Arlanmak
NEKH (Nikâh) (C: Enkihe) Tezevvüc, evlenme, cimâ etme * Akit
NEKHET (Bak: Nükhet)
NEKİB (C: Nukabâ) Halkın iyisi * Kâhya * Kefil * Müfettiş, kontrolcü
NEKİB Deve, at ve eşek ayaklarının dâiresi
NEKİBE Nefsi mübârek
NEKİR Bilinmemiş olan Muayyen olmayan * Mezarda iki sual meleğinden birisinin adı (Diğerininki; münkerdir)
NEKİRE (C: Nekerât) Belirsiz
NEKİSE Hilâf, ters * Nefs
NEKKAD Bir şeyin iyisini kötüsünü seçen kimse * Paranın sağlamını kalpından ayıran * İmam, hatib ve kayyum gibi hizmet sahiblerinin, vazifelerine devam edip etmediklerini murakabe ve devam etmiyenlere tenbihat, icra ve devamsızlıkları tesbit eden vazifeli kişi
NEKKAR Ağaçkakan kuşu * Değirmenci * Çok hayırlı * Çok kokulu
NEKL Yular At gemi * Ezâ, cefâ etmeğe ve işkence yapmağa yarayan şey
NEKMET (Bak: Nikmet)
NEKR Zeki, akıllı kimse Pek zeyrek olan * Dehâ, fetânet
NEKRE Belirsiz olan * Çıban ve yaradan çıkan kan ve irin * Garip ve gülünç fıkralar * Hoş sohbet ve hazır cevap kimse * Gr: Belirtilmemiş isim, neye delâlet ettiği belli olmayan (harf-i tarifsiz) isim
NEKRE-İ MEVSULE İki kelime veya mânâyı birbirine bağlayan kelime
NEKRE-İ TÂMME Mübhem mânâ ifade eden kelime
NEKRE-GÛ f Tuhaf hikâyeler fıkralar anlatan Gülünç sözler söyleyen
NEKS Sözünden dönmek * Bozmak Çözmek * Üzmek * Dağıtmak * Münhal ve muhtel olmak
NEKS Çok çekinmek, kaçınmak
NEKS (NÜKÜS) Başaşağı etmek, ters döndürmek * Aynı hastalığın geri gelmesi (Bak: Nüks)
NEKŞ Kuyunun çamurunu temizlemek * Bir şeyi bitirmek Bir işden fâriğ olmak * Bir şey üzerine gelip toplanmak
NEKT (C: Nikât) Süngüyü yere vurmak * Taan etmek, çekiştirmek
NEKÜS (Nekis - Neküs) Baş aşağı etmek
NEKZ Vurmak * Kovmak, def'etmek * Yılan sokmak * Azalmak * Suyun, yer tarafından emilmesi
NEKZ Gayret etme, uğraşma, çok çabalama
NELL Yüz üstüne bırakmak
NEM f Rutubet, az yaşlık Hafif ıslaklık
NEM-İ DİDE Göz yaşı
NEMA Gelişme, büyüme * Uzamak, artmak, çoğalmak, üremek * Faiz
NEMADÂR f Çoğalan, ziyadeleşen Artan, büyüyen
NEMAİK (Nemika C) Mektuplar
NEMAİM (Nemime C) Dedikoducular, çekiştiriciler
NEMARIK (Nemraka C) Yastıklar
NEMAS Kılın ince olması
NEMAT (C: Enmut-Nimât) Usul, tarz * Yol, tarik * Örtü, ihram * Topluluk, insan cemaati * Döşek yüzü, yatak yüzü
NEMAT-I TAKRİR Söyleme tarzı
NEMÇE Tar: Osmanlılar tarafından Avusturya ve Avusturyalı mânasında kullanılan bir tâbir idi
NEMDAR f Nemli, ıslak, yaş, rutubetli
NE'ME Nağme, ses

Alıntı Yaparak Cevapla