|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (N Harfi)-Osmanlıca Sözlük (N Harfi)İle İilgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (N Harfi) NES'Î Câhiliyet devrinde belirli vakti geciktirilmiş haram aylar
NESİ' (C : Ensâ) Yolcuların ve misafirlerin konakladıkları menzilde düşürdükleri esvap * Unutkan * Unutulan Unutulmuş olmak
NESİ' Te'hir, sonraya bırakma
NESİB Asil kadının vasfı * Edb: Kasidenin âşıkâne olan mukaddemesi
NESİC (C: Nüsüc) (Nesc den) Dokunmuş, nescolunmuş
NESİCE (C: Nesâyic) Dokunmuş, nescolunmuş şey
NESİE Veresiye almak Satın alınan şeyin bedelini vermeyip sonraya bırakmak
NESİF İki kişi arasındaki sır
NESİG Ter
NESİK Düzenli, tertibli, nizamlı * Süslü, bezenmiş, donanmış
NESİKE Hak yoluna kesilen kurban * Altın veya gümüş külçesi (Bak: Akika)
NESİL (Bak: Nesl)
NESİL Erimiş mumsuz bal
NESİL Kazıldığında çıkan kuyu toprağı
NESİM Hoşa giden, hafif ve lâtif esen rüzgâr
NESİM-İ NEVBAHÂR İlkbahar rüzgârı, tan yeli
NESİM-İ SEHER Lâtif sabah rüzgârları
NESİM-İ SUBH Sabah rüzgârı
NESİM-İ SUBH-DEM Sabah vakti esen rüzgâr, sabah rüzgârı
NESİMÎ Hafif hafif ve lâtif bir tarzda esen rüzgârla ilgili
NESİR Hayvan aksırması
NESİRE Kuyu toprağı
NESİS Aşırı derecedeki açlık * İnsan gücünün sonu İnsanın en son tâkati * Son nefes
NESİS Bir sıvının sızıp kabından dışarı çıkması
NESİSE (C : Nesâis) Fesatlık için yapılan fısıltı
NESK Bir kelâmı başka kelâma atfetmek
NESL Soy, sop Zürriyet, döl, kuşak * Halk * Çocuk hâsıl etmek * Kıl yolmak * Mumsuz, süzme bal
NESL Kuyudan toprak çıkarmak * Sadaktan ok çıkarmak
NESLAN Çok yelmek Evmek
NESLE Geniş gömlek
NESNAS Koğuculuk eden kişi * Maymun
NESME Fık: Satın alınan köle
NESNE şey, herhangi bir şey
NESR (Nesir) Çoğaltmak, saçmak, yaymak * Manzum olmayan söz veya yazı
NESR Hamele-i Arş'tan olan bir melek * Akbaba, kartal * Nuh kavminin putlarından birisinin ismi * Yarayı deşmek * Kuşun, eti didiklemesi * Birinin aleyhinde konuşmak * Güneyde bir parlak yıldız Buna Nesr-ül vâki' denir Batıdaki yıldıza ise: Nesr-üt-Tair denir * Atın tırnağının içi veya tırnağın üstündeki et
NESRE Büyük geniş gömlek * Hayvanın tiksirip burnundan sümüğünü çıkarması * Menazil-i kamerden iki yıldız
NESREN Nesir olarak, manzum olmadan yazılan yazı * Çoğaltmak suretiyle
NESRİN Yabani gül
NESS Sürmek, sevk * Kurumak
NESS İfşa etmek, açıklamak * Gayret ve hamiyyet etmek
NESSABE Nesepleri iyi bilen kimse
NESSAC Dokuyucu, dokuyan, çuhacı
NESSAF Gagası büyük bir kuş
NESSAR Dağıtan, saçan, neşreden * Parlatan
NEST Sâkin olmak
NESTEİNU "Biz senden yardım, inayet dileriz, istiane ederiz" meâlinde duâ
NESTER (Nesteren-Nesterin-Nesterun) f Ağustos gülü, yaban gülü
NESTERİNZAR f Gül bahçesi Güllük
NESUC Üstünde yük doğru durmayan deve
NESV İzhar etmek, göstermek, açıklamak
NESY Unutma, nisyan * Unutulmuş
NESYEN MENSİYYEN Tamamıyla unutulmuş, tamamen hatırdan çıkmış
NEŞ' Bir nesneyi zorla çekmek
NEŞ' (NÜŞU') Yiğit olmak * Yüksek olmak * Rüzgâr esmek * İyi ve hoş kokulu şeyler koklamak
NE'Ş şiddetle ve kahirle almak Zorla almak
NEŞA Nişasta
NEŞABET Okçuluk san'atı
NEŞAİD (Neşide C ) Meşhur kaside ve beyitler, mısralar
NEŞAK Burna su ve sâire çekme Burunla çekme
NEŞAME Yüksek beyaz bulut
NEŞASA Beyaz yüksek bulut
NEŞASTEC Nişasta
NEŞAT Sevin Şen şâd ve hoşdil olmak Sürur, keyf * Bir iş işlemek Çalışmak
NEŞAT-ÂVER f Sevinç ve sürur getiren
NEŞAT-BAHŞ f Sevinç ve neşe bağışlayan
NEŞAT-EFZA f Neşe ve sevinç artıran
NEŞÂT-ENGİZ f Sevinç uyandıran
NEŞB (İğne ve diken) batma, girme
NEŞC (NEŞİC) (C : Enşâc) Sesli sesli ağlamak * Ses
NEŞD Talep etmek, istemek * Yüksek yerde düz yer olmak * Kaybolan şeyi aramak * Bir şeyi gereği gibi bilmek
NEŞ'E Gönül açıklığı, sevinç * Yeniden meydana gelmek Yeniden olan şey * Yiğit olmak * Yüksek olmak
NEŞ'E-İ UHRÂ Ölümden sonra mahşerde yeniden dirilmek Buna "Neş'e-i sâniye" de denir
NEŞ'E-İ ULÂ İlk hayat Ruhun bedene girmesi Dünyaya gelmek (  Peygamber'in (A S M ) emrettiği gibi, " Neş'e-i ulâyı gören adam, neş'e-i uhrâyı inkâr edebilir mi?" Çünkü ikinci teşekkül, yâni ikinci yapılış birinci teşekkülden daha kolaydır İ İ ) (Bak: Taaccüb)
NEŞ'E-İ ULYÂ Ahiretteki yüksek dereceli hayat, âhiret hayatı
NEŞEB Mal, mülk
NE-ŞEBEM f Ben karanlık gece gibi nursuz değilim (meâlinde )
NE-ŞEBPERESTEM Karanlık ve zulümatı seven ve isteyen değilim
NEŞEF İçmek * Sinmek * İçine girmek, dühul etmek
NEŞEFE (C : Nüşüf) Ayağın kirini temizlemede kullanılan taş
NEŞ'E-NİSAR f Neşe dağıtan
NEŞER Dağılmış, intişar etmiş, münteşir
NEŞ'ET Meydana gelmek, vücuda gelmek Büyüyüp kat ve kamet sahibi olmak Yetişmek, ileri gelmek * Çıkmak Kaynak olmak
NEŞ'ET-İ UHRÂ (Bak: Neş'e-i uhrâ)
NEŞ'ET-İ ULÂ (Bak: Neş'e-i ulâ)
NEŞ'E-YAB f Keyifli, neşeli, sevinçli
NEŞF İçmek, suyu emerek içmek * Sızmak Sünger gibi sızmak * Suyu çekmek
NEŞG Aşk galebe edip haykırıp çağırmak * Tâlim etmek
NEŞİDE Manzume Şiir * Yüksek sesle okunan şiir * Darb-ı mesel (atasözü) derecesinde kullanılan meşhur beyit veya mısrâ
NEŞİDEHÂN f Neşide okuyan
NEŞİL Çömlekte pişmiş et
NEŞİR Dağıtma, yayma, herkese duyurma
NEŞİŞ Kaynayan şeyden çıkan ses
NEŞİT Neş'eli, sevinçli, şenlikli Faal
NEŞİTA Bir şeyin, aramaksızın bulunması * Ansızın bulunan nesne * Gâzilerin kastettikleri yere varamadan yolda buldukları ganimet
|