|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (N Harfi)-Osmanlıca Sözlük (N Harfi)İle İilgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (N Harfi) NEŞK Burna çekme
NEŞL Taan etmek * Cezbetmek, kendine çekmek
NEŞM Zerdali ağacı gibi bir ağaç * Bir çiçek cinsi
NEŞNEŞE Koyun derisini yüzmek * Zırh sesi * Su kaynarken ötüp ses çıkmak
NEŞR Neşretmek, yaymak, bir haberi fâşetmek, herkese duyurmak, şâyi kılmak * Başıboş cemaat * Bulutlu günde yel esmek * İzhar etmek * Katetmek * Mecnun veya hastaya duâ yazmak veya okumak
NEŞR-İ SUHUF Sahifelerin neşri * Haşirde, insanların hesab görülmek için dirildiklerinde amel defterlerinin meydana çıkarılıp herkesin amelinin belli oluşu ( $ kelimesiyle ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a'mâli bir sahife içinde yazılı olarak neşrediliyor Şu mes'ele kendi kendine çok acib olduğundan akıl ona yol bulamaz Fakat, surenin işaret ettiği gibi, haşr-i baharîde başka noktaların nazîresi olduğu gibi, şu neşr-i suhuf naziresi pek zâhirdir Çünki: Her meyvedar ağaç ve çiçekli bir otun da amelleri var, fiilleri var, vazifeleri var Esmâ-i İlâhiyyeyi ne şekilde göstererek tesbihat etmiş ise ubudiyetleri var İşte onun bütün bu amelleri tarih-i hayatlariyle beraber umum çekirdeklerinde, tohumcuklarında yazılıp başka bir baharda, başka bir zeminde çıkar Gösterdiği şekil ve suret lisaniyle gayet fasih bir surette analarının ve asıllarının a'mâlini zikrettiği gibi dal, budak, yaprak, çiçek ve meyveleriyle sahife-i a'mâlini neşreder İşte gözümüzün önünde bu Hakimâne, Hafizâne, Müdebbirâne, Mürebbiyâne, Lâtifâne şu işi yapan O'dur ki, der: $Başka noktaları buna kıyas eyle Kuvvetin varsa istinbat et S )
NEŞREN Yayılmak suretiyle, neşir yoluyla Yazarak, dağıtarak
NEŞRÎ Neşir ile alâkalı
NEŞRİYÂT Gazete, kitap, radyo ve sâir vasıtalarla neşrolunmuş, yayılmış şeyler
NEŞRİYÂT-I KÂZİBE Yalandan, uydurma sözler
NEŞŞ Kaynamak, galeyan * Her nesnenin yarısı * Davarın tezce derisini yüzüp etinden ayırıp çıkarmak * Yirmi dirhem * Karıştırmak
NEŞŞAB Okçu, ot atan
NEŞŞABE Ok yapıcılık, ok yapma sanatı
NEŞŞAF Bir şeyi kendine çeken * Emen
NEŞŞAL Pişmemiş yemeğe saldıran
NEŞT Yılan sokmak ve ısırmak * Bir yerden bir yere gitmek * Çözmek * Çıkarmak * İpi bağlamak
NEŞTER Ameliyat bıçağı Hekim bıçağı
NEŞUR Ziyadesiyle neşreden Fazla yayan Dağıtan
NEŞUT Bir balık cinsi * Kovası katı çekilmeyince su çıkmayan kuyu
NE-ŞÜKÜFTE f Açılmamış
NEŞV f Canlıların büyümesi, yetişmesi, boy atması * Yeniden hayata gelmek
NEŞVAN Sarhoş
NEŞVAR Davar gevişi
NEŞVAT (Neşvet C ) Keşifler, neş'eler, sevinçler
NEŞVE (Nişve - Nüşve) Sevinç, keyif * Büyümek ve yetişmek * Koklamak * Rayiha * Bir şeyi tekrarlamak * Mest ve sarhoş olmak * İyice duyup vâkıf olmak
NEŞVEBAHŞ f Keyif ve neşe veren Neşelendiren
NEŞVEDÂR f Keyifli, neşeli
NEŞVEGÂH f Neşe ve keyif yeri
NEŞVEMEND f Keyifli, neşeli
NEŞVERÜBA f Neş'e verici
NEŞVET Keyif, neşe Sevinç sarhoşluğu
NEŞVEYAB f Neşeli, keyifli
NEŞV Ü NEMA Büyümek ve gelişmek
NEŞZ (C : Enşâz-Nişâz) Yüksek yer
NETA (Nütü') Yaranın şişmesi * Yüksek olmak
NETAİC (Netayic) (Netice C ) Neticeler
NETANE Çirkin kokmak, pis kokmak
NETB (NÜTÜB) Büyük olmak, gövdeli olmak
NETC Doğurmak
NETF Kıl yolma
NETG Alayla gülmek * Bir kimseyi ayıplamak
NETH Terlemek, sızmak
NETH Koparmak * Çıkarmak
NETİCE (C : Netâic) Son, gaye Semere, hülâsa * Döl, evlâd
NETİCE-İ HAYAT Hayatın neticesi ve gayesi
NETİCE-İ HİLKAT Yaratılışın sonu, gayesi Yaratılmanın neticesi
NETİCE-İ KELÂM Sözün kısası
NETİCE-İ MA'KÛSE Aksi netice, ters netice
NETİCEBAHŞ f Neticelendiren, sonuçlandıran Netice veren
NETİCEPEZİR f Son bulmuş, neticelenmiş
NETK Bir şeyi şiddetle çekmek ve cezbetmek
NETK Atmak * Yüzmek * Kendine çekmek, cezbetmek * Depretmek, silkmek, harekete geçirmek * Oğlu ve kızı çok olmak
NETL (NETEL) Önüne çekmek * Deve kuşu yumurtasının içini su ile doldurup bir yere gömmek
NETN Fena kokmak Kötü, kerih koku
NETNUN Bir ağaç cinsi
NETR Cezbetmek, kendine çekmek * Taan etmek, çekiştirmek * Bozulmak, fâsid ve zâyi olmak
NETS Deri yüzmek * Bir şeyin yerinden ayrılması
NETŞ Çıkarmak * Yolmak
NETUC Çıkma *Ağaç posası
NEUR Çivit
NEUZÜ "Sığınırız" meâlinde fiil
NEUZÜ-BİLLÂH Allah'a sığınırız, Allah korusun
NEV' Çeşit, sınıf, cins * Taleb etmek Meyletmek, eğilmek İki yana sallanmak
NEV'-İ BEŞER İnsanlar, beşer nev'i
NEV f Yeni, tâze, cedid Son zamanda çıkmış
NEVA Bir yerden bir yere nakletmek * Hıfzetmek, korumak * Sohbet etmek
NEVA f Ahenk, ses, güzel sadâ, nağme, avaz * Musikide bir makam ismi * İntizamlı hâl * Azık, zahire, rızık
NEVA-Yİ NEY Ney sesi
NEVABIZ (Nâbıza C ) Nabız damarları
NEVABİG (Nâbiga C ) Şerefli ve ulu kimseler * Sonradan şâir olan kişiler
NEVABİT (Nabite C ) Nebatlar Bitkiler * İmar ve ihdas * Dünya ahvâlinden habersiz * Taze, genç kimse
NEVACİZ (Nâciz C ) Azı dişlerinin arkasındaki altlı üstlü bulunan dişler
NEVAD f Zarar, ziyan, hasar * Mahzen * Dil
NEVADE Torun
NEVADİ (Nâdi C ) Toplantılar, meclisler
NEVADİR Az olanlar, nâdirler
NEVAFİL (Nâfile C ) Farz ve vâcib olandan başka ibadetler Nâfile (yani sevab için kılınan) namaz veya tutulan oruçlar
NEVAFİS (Nefsâ C ) Loğusalar Yeni doğum yapmış kadınlar
NEVAGER f Okuyucu, hânende
NEVAH Kül renkli beyaza benzer kumru gibi bir kuş cinsidir ve sesi gayet lâtiftir
NEVAHİ (Nahiye C ) Taraflar, yanlar, nahiyeler
NEVAHİ-İ KAZA bir kazâya bağlı olan nahiyeler
NEVAHİ-İ MEKKE Mekke civarı Mekke'nin yakınları, nahiyeleri
NEVAHİ (Nehy den) Yasak edilmiş şeyler * Allah (C C )tarafından menedilmiş olanlar
NEVAHT f Okşama * Saz çalma
NEVAHTE f Okşanmış * Saz çalmış
NEVAHTEN f Çalgı veya saz çaldırmak
NEVAÎ f Ahenkle, makamla ilgili
NEVAİB (Naibe C ) Musibetler, kazalar, belâlar
NEVAİB-İ EYYAM Günlerin belâları
NEVAİR (Naire C ) Ateşler, alevler
NEVAİR (Naure C ) Bostan dolapları
NEVAKET Hamakat, ahmaklık
NEVAKIS (Noksan C ) Eksiklikler, noksanlar
NEVAKIS (Nâkis C ) Başlarını devamlı olarak önlerine eğen adamlar
NEVAKİS (Nakus C ) Çanlar İbadet vakitlerinde kiliselerde çalınan çanlar
NEVAL(E) Bahşiş Kısmet, tâli', nasib * Yiyecek içecek * Bir tek porsiyon
NEVALE-ÇİN f Yiyecek toplayan, kısmetini alan
NEVAMİS (Namus C ) Namuslar, kanunlar, şeriatlar (Bak: Desâtir)
NEVAMİS-İ İLÂHİYE İlâhî kanunlar (Bak: Şeriat-ı fıtriye)
NEV-AMUZ f Acemi Yeni alışan
NEV'AN Cins bakımından, çeşitçe * Biraz
NEV-A-NEV f Yeni yeni
NEV'AN-MA Bir dereceye kadar, bir bakıma göre, bir suretle
NEVAR (C : Niver) Ürkmek, korkmak
NEV-ARUS (C : Nev-arusân) f Yeni gelin
NEVA-SAZ f Çalgıcı, okuyucu
NEVASİ (Nâsiye C ) Alınlar * Bir topluluğun ileri gelenleri Ulular
NEVASİ İyi cins bir beyaz üzüm
|