|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...
Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler  
Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler 
Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MÂ f Biz mânasınadır (Bak: Şahıs zamiri) * Mim ile elif harfinden ibâret "Mâ" Arabçada muhtelif isimleri vardır Ve çeşitli mânalara gelir Cansız şeylere işaret eder "Şu nesne, o şey ki  " mânâlarına gelerek kelimelerle birleşir Meselâ: (Mâ-ba'd: Sondaki, alttaki )
MÂ-İ İSTİFHAMİYYE Sual için kullanılan kelimenin başında gelir (Mâhâzâ: Bu nedir? Mâindek: Yanındaki nedir?) suallerinde olduğu gibi
MÂ-İ MASDARİYE Başında bulunduğu cümleyi masdar mânasına ve hükmüne sokar
MÂ-İ MEVSUFE Şey mânasında nekre olup bir sıfattan evvel kullanılır $ (Nazartu ilâ mâ mu'cebin leke: Sana hoş gelen şeye baktım) cümlesindeki gibi  Bazan da sıfatsız olur $(Ni'me-mâ: Ne güzeldir) $ (Meselen-mâ: Bir misâl olarak) kelimelerinde gördüğümüz gibi
MÂ-İ MEVSULE Buna ism-i mevsul de denir Kendinden sonra gelecek küçük cümleyi daha önce geçen cümleye bağlar $ (Ketebtu mâ kultü: Söylediğimi yazdım, ne söyledimse yazdım) cümlesinde olduğu gibi
MÂ-İ NÂFİYYE $(Ben kâmil değilim) misâlinde olduğu gibi mânayı nefyeder
MÂ-İ ŞARTİYE İki muzariyi cezmeder, şart ve cezâ mânasını ifade eder $(Ne yazarsan, yazarım) misalinde olduğu gibi
MÂ-İ ZÂİDE Bazı edat ve fiillerin sonuna fazladan olarak gelir $ kelimelerinde olduğu gibi
MÂ' Su Ab
MÂ-İ CÂRİ Akarsu (Çay ve ırmak suları gibi )
MÂ-İ LEZİZ Lezzetli ve tatlı su
MÂ-İ MAGSUL (Mâ-i müsta'mel) Kullanılmış su
MÂ-İ MUKATTAR İnbikten geçirilmiş (damıtılmış), saf su
MÂ-İ MUTLAK Yaratıldığı vasıf üzere duran su (Yağmur, kar, deniz, göl, ırmak, pınar, kuyu sularıdır)
MÂ-İ MUKAYYED Herhangi bir maddenin karışması ile yaratılmış oldukları hâlden çıkmış ve hususi bir ad almış sulardır (Gül, çiçek, üzüm, asma, et suları gibi )
MÂ-İ MÜKEDDER Bulanık su
MÂ-İ MÜNHEMİR Akıp giden su
MÂ-İ MÜSTAMEL Temiz olduğu halde temizleyici olmayan, kullanılmış olan sulardır
MÂ-İ RÂKİD Durgun su
MÂ-İ ZERRİN Altun suyu
MÂ-ÜL BAHR Deniz suyu
MÂ-ÜL HAYAT Hayat suyu (Bak: Ab-ı hayat)
MA' Yer yüzüne yayılıp döşenmek
MAA (Beraber) mânasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama hâlinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir )2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hâl olarak bulunur: (Caû maan: Beraber geldiler )
MAAB Ayıp, eksiklik * Ayıp şey, utanılacak nesne, ayıp yeri
MAABİD (Meâbid) (Mabed C ) İbadet edilen yerler Mâbetler * (Abd C ) Hizmetçiler Kullar
MAABİD-İ İSLÂMİYE İslâm mâbetleri Mescid ve câmiler
MAABÎD (Ma'bud C ) Ma'budlar
MAABİR (Ma'ber C ) Köprüler, geçitler, kemerler
MAACİL (Ma'cel C ) Yollar,
MAACÎN (Ma'cun C ) Macunlar Hamur kıvamındaki yoğurulmuş şeyler
MAAD (Meâd) (Avdet den) Âhiret Dönülüp gidilecek yer * Dönüş * Ahiret işleri Uhrevi işler
MAADA Başka Fazla Bundan gayrı (Bak: Adâ) (İstisnâ kelimesidir)
MAADİN (Maden C ) Madenler
MAAFİR Hemedan'da bir kabilenin adı
MAA-HAZA Bununla beraber Bununla birlikte
MAAHİD (Ma'hed C ) Buluşma yerleri Anlaşma yapılan ve sözleşilen yerler
MAAHU Onunla beraber Onunla
MAAK Meslek, mezheb * Sığınacak yer
MAAKAT Derinlik
MAAKID (Ma'kad C ) Ma'kadlar, akdedilecek yerler Toplantı yerleri * Düğümler Düğüm yerleri veya noktaları
MAAKIL (Ma'kıl, Ma'kale ve Ma'kule C ) Sığınacak yerler * Kan pahaları
MAAKIM (Ma'kım C ) Eklemler, eklemeler
MAAKKA Çocuğun, anababaya isyan etmesi Veledin valideyne itaatsizliği
MAAL Yükseklik İlerilik Şereflilik
MAALCEMAA (Maa-l-cemâe) Cemaatle beraber, cemaatle birlikte
MAALEM İz Eser Nişân * Dinî mes'ele
MAAL-ESEF Yazık ki Maalesef
MAAL-FARZ Farzedilerek Doğruluğu kabul edilmekle Kabul edilmiş sayılmakla
MAAL-FARIK Yanlış olarak Farklı olarak Farklı olmakla beraber
MAAL-GAYR Başkası ile birlikte Gayrısı ile
MAALÎ şerefler Yükseklikler * Yüksek fikirler * şerefli vazifeler
MAALİF (Ma'lef C ) Ot, saman gibi yem konan yerler Samanlıklar
MAAL-İFTİHAR İftiharla Sevinerek Kemal-i şevk ile
MAALİM (Ma'lem C ) Dinî inançlara, itikadlara dair mes'eleler * İzler Nişanlar Eserler
MAALİYAT İnsan aklının yetişemediği veya zor yetiştiği yüksek fikir ve derin bilgiler
MAAL-KERAHE Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber Kerahetle beraber Mekruh olarak
MAAL-KİFAYE Kâfi olmakla, yetmekle beraber
MAAL-MEMNUNİYYE Memnun olmak suretiyle İsteyerek Gönül rızası ile Memnuniyetle
MAAMİ' (Ma'maa C ) Ateş çatırtıları
MAAN Birlikte Beraber
MAAN Menzil, mekân
MAANÎ (Mâna C ) Mânalar * Belâgatın üç şubesinden biri Lafzın muktezâ-yı hâl ve makama uygunluğuna mahsus bir ilim adı (Bak: Belâgat)
MAANÎ-İ KUDSİYYE Kudsi mânâlar
MAANÎ-İ MEDLULE Anlaşılan mânâlar
MAANÎ-İ MUKADDESE Mukaddes mânâlar
MAANÎ-İ MÜTEZAHİME Bir kelimenin çok mânaya gelip birbiri ile yarışma hâli
MAANÎ-İ SÂNEVİ İkinci derecedeki mânâlar İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi
MAANÎ-İ ÛLÂ Evvelki mânâlar, vesileler
MAAR Ar ve hayâya sebep olacak şeyler
MAARIZ (MEÂRİZ) (Muarraz C ) Bir sözü söyleyip başka bir şey murad etme ve cem' olmak, toplamak itibariyle ma'razlar, ta'rizler, adem-i tasrihler, sarahatsizlikler
MAARÎ İnsanın daima çıplak kalan organ veya azası
MAARÎC (Mi'rac C ) Merdivenler
MAARİF Tahsil ile elde edilen ilim, malûmat, bilgi * Meharet Üstadlık Hüner * Marifetler Mâruflar Kültürler * Çehrenin manzarada zâhir olan yerleri * Bir memleketin okullarını ve tahsil ihtiyacını idâre ve te'mine çalışan bakanlık
MAARİF-İ MÜTENEVVİA Çeşit çeşit bilgiler
MAARİF-İ UMUMİYE NEZARETİ Maarif vekâleti Milli Eğitim Bakanlığı
MAARİF-MEND (C : Maarifmendân) f Bilgili, bilgi sahibi Kültürlü
MAARİF-MENDÂN (Maarifmend C ) Bilgi sahibi kimseler, bilgililer
MAARİF-PERVER f Maarifin yayılıp intişar etmesine çalışan Maârife ait şeyleri muhafaza eden
MAARİK (Ma'rek ve Ma'reke C ) Savaş meydanları, muharebe alanları Harp sahaları
MAARÎZ (Mi'raz C ) Kapalı mânâlar * Edb: Birden fazla mânası olan bir kelimenin, en uzak mânasını kasdetmeler
MAARÎZ-ÜL KELÂM Kelâmda irad olunan kapalı mânâlar Bir sözün asıl mânâsından başka mânâyı istemeler
|