Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MAHLAS Nâm Lâkab Bazı muharrirlerde olduğu gibi, isme ilâve edilen başka bir isim * Halâs olacak, kurtulacak yer
MAHLASNAME şiir söylemeye yeni başlayan bir şâire, usta şâir tarafından mahlas verildiğine dair yazılan manzume
MAHLEB Bal * Süt sağacak kap * Bir cins ot
MAHLEB (C: Mahâlib) Kedi, arslan gibi hayvanların pençesi
MAHLECE (C: Mehâlic) Hallaçların yün ve pamuk attıkları yer
MAHLEFE Söğütlük
MAHLU Hal' edilmiş Tahtından indirilmiş padişah * Reddedilmiş olan
MAHLUB Sağılmış hayvan
MAHLUC (Pamuk gibi) Atılmış, hallaçlanmış
MAHLUCE Rey ve fikri doğru olmak
MAHLUF Yemin etme, and içme, kasem etme
MAHLUF-ÜN ALEYH Hakkında yemin edilen husus
MAHLUK Traş olmuş
MAHLUK Yaratılmış Yoktan var edilmiş olan
MAHLUKA Başkasının olup da benimsenen manzum parça
MAHLUKAT (Mahluk C) Yaratılmışlar Mahluklar Allah'ın yarattığı şeyler(Şu mahlukat, İzn-i İlâhi ile, zaman nehrinde mütemadiyen akıyor Alem-i gaybdan gönderiliyor, âlem-i şehadette vücud-u zâhiri giydiriliyor Sonra âlem-i gayba muntazaman yağıyor İniyor M)
MAHLUL Çözülmüş, dağılmış Hallolmuş, erimiş * Murisi ölen sahipsiz mal Mirasçısı bulunmayıp hükümete kalan miras
MAHLUL-U MUFASSAL Tapu usulüne ait bir tâbir olup, köyler ve mezarlar tımarıydı Berat ile verilirdi
MAHLUL-U SIRF Fık: Hakk-ı intikal ve hakk-ı tapu sahibi bırakmaksızın mutasarrıfının vefatiyle mahlul kalan arazi
MAHLUL Delinmiş * Öbür tarafına işlenmiş olan şey
MAHLULAT Mirasçısı olmadığı için evkâfa veya hükümete kalan miraslar
MAHLULİYET Mahlul olma hali, mahlulluk
MAHLUT (Halt dan) Karıştırılmış Katılmış Karışık
MAHLUTA Bulgurla karışık mercimek çorbası
MAHMASA Azlık * Açlıktan zayıf düşme
MAHMEL Üzerine yük konulan şey
MAHMİ Korunan, himaye gören Hıfzolan
MAHMİDET (C: Mahâmid) Övme, senâ etme, medhetme
MAHMİDETSÂZ f Senâ ve medheden
MAHMİL Harameyne hacı kafilesi ile birlikte gönderilen hediyeler * Deve üzerine konulan sepet Mahfe Sürre * Bir ibareye hamledilen mâna ihtimâllerinden her birisi
MAHMİL-İ ŞERİF Mekke ve Medine'ye, sürre namiyle gönderilen hediye ve paraların yüklendiği vasıta
MAHMİYE (Himâye den) Bir şeyi koruma, muhafaza ve himâye etme * (Muhâfazalı) büyük şehir
MAHMUD Medh olmaya müstehak, medhe lâyık Öğülmüş, medh ü senâ olunmuş * Peygamberimizin isimlerindendir * Tar: Ebrehe'nin Kâbeyi yıkmak için getirdiği filin adı
MAHMUD-U BİL-ITLAK Her cihetle ve bütün hallerde medhe ve hamde elyak olan Cenab-ı Hak(Hiç mümkün müdür ki: Bir baharı halk edemiyen ve bütün meyveleri icad edemiyen ve yeryüzünde sikkeleri bir olan bütün elmaları inşa edemeyen; onların bir misal-i musaggarı olan bir elmayı halk edip o elmayı ni'met olarak birisine yedirsin, şükrünü kazansın, Mahmud-u Bilıtlak'a hamd noktasında iştirak etsin Hâşâ! M)
MAHMUD-ÜL HİSÂL İyi ahlâk sahibi
MAHMUD-ÜŞ ŞİYEM Medhedilecek huylara sâhib olan Beğenilen ve takdir edilen hasletler kendinde bulunan
MAHMUDİYE Sultan 2 Mahmud adına yapılan ve kalyon büyüklüğünde olan eski bir harp gemisi * Sultan 1 Mahmud zamanında basılan 23 ayar altın * Sultan 2 Mahmud zamanında basılan ve yirmibeş gümüş kuruş değerinde olan ince altın sikke
MAHMUL Yüklenilmiş Hamlolunmuş Bir şey arkasına yüklenmiş olan Üzerine alınmış * Gr: Bir cümlede fâile yükletilen işi, oluşu veya hâli gösteren fiil * Man: Müsned, haber "İnsan nâtık" cümlesinde "İnsan" mevzu, "nâtık" mahmuldur
MAHMULE Yük Hamule
MAHMULEN Mahmul olarak, yüklü olarak
MAHMUM Hummaya, sıtmaya tutulmuş Sıtmalı olan Ateşli olan Mecnun Saçma sapan konuşan
MAHMUMANE f Sayıklarcasına, sayıklıgirsin bir tarafına !!! * Ateşler içinde, ateşli olarak
MAHMUR (Hamr dan) Sarhoşluğun verdiği sersemlik * Uyku basmış ağırlaşmış göz Baygın göz
MAHMURANE f Baygın bir şekilde Mahmurcasına
MAHMUZ Oksitlenmiş, hamızlanmış
MAHMUZ (Mihmaz dan) Binilen hayvanın sür'atini arttırmak maksadıyla dürtme için potin yahut çizmenin ökçesine takılan demirden yapılmış âlet * Kovanların çerçevelerine peteği tesbit etmek için kullanılan mâden tekerlekçik * Bir yapıyı veya duvarı, dıştan beslemek için kullanılan destek, payanda * Bir köprünün ayaklarının uç kısmında çıkıntı yapan taş kütlesi * Düşman gemisinin bordasına girmek ve onu batırmak için bazı eski harp gemilerinin ön tarafında bulunan, ileriye doğru uzanmış takviyeli kısım
MAHN Kuyudan su çıkarmak * İmtihan etmek * Bahşiş vermek * Vurmak
MAHN Cima etmek * Ağlamak * Kuyudan su çekmek * Uzun boylu adam
MAHNAK Boğazın boğacak yeri
MAHNİYE (C: Mehâni) Derenin dar ve kısık yeri
MAHNUK Boğulmuş Boğazı sıkılmış Boğuk
MAHNUKAN Boğazı sıkılarak, boğulmuş olarak
MAHNUN Sar'alı Cin taifesi dokunmuş hasta Mecnun
MAHPARE f Pek güzel kimse * Ay parçası
MAHPERVER f Mehtaplı
MAHPEYKER (Bak: Mehpeyker)
MAHR (MUHUR) (C: Mevâhır) Yarmak * Yükseltmek * Rüzgârın çıkardığı gürültü
MAHRA Değerli ve itibarlı insan * Uygun, münâsib ve elverişli şey
MAHRAB (C: Mehârib) Cenk edecek, dövüşülecek yer
MAHREC Çıkacak yer * Ses ve harflerin ağızdan çıktıkları yer * Mat: Bayağı kesirde çizginin altındaki sayı (Payda) * Hususi bir meslek için adam yetiştirmeğe mahsus mekteb ve dâire (Meselâ: Mekteb-i fünun-u harbiye zâbit mahrecidir) * Tarik-i ilmiyede büyük bir pâyeye vesile-i irtika addolunan bir rütbe * Mevleviyet * Dahilde çıkarılan mahsulât ve emtianın sarfı için hariç memlekette bulunan mahal
MAHREF Bostan Hurmalık * Yemiş sepeti
MAHREFE Yol
MAHREK (Mahrak) Yakılacak yer Bir şeyin yandığı yer
MAHREK Koz: Bir gezegenin bir devrede üzerinden gittiği farzedilen dâirevi hat, hareket yeri Mermi yolu
MAHREK-İ SENEVÎ Bir seyyarenin, bağlı olduğu kürenin etrafında dönmesiyle hâsıl olan farazî daire
MAHREM Gizli * Dince ve şer'an müsaade olunmayan * Birisinin hususi hâllerine ait gizli sır * Nikâh düşmeyen, evlenilmesi haram olan yakın akraba (Baba, dede, anne, nine, erkek ve kızkardeş, amca, dayı, hala ve teyzeler arasında bir neseb yakınlığı, bir ebedî mahremiyet vardır Bunlar arasında nikâh asla caiz değildir) * Çok samimi ve içli-dışlı olan kimse
MAHREM-İ ESRAR Gizli sırlara vakıf olan çok yakın kimse Gizli sır söyleyen kimse
MAHREM İki dağ arasındaki yol
MAHREMAN (Mahrem C) Sırlar Gizli şeyler Esrar * Sırdaşlar
MAHREMANE f Gizli ve saklı olarak Mahrem bir tarzda
MAHREMİYYET Gizlilik Mahrem olma hali
MAHRU (C: Mâhruyân) f Ay yüzlü Yüzü ay gibi parlak olan Güzel
MAHRUB Mahrum edilmiş Elinden varı yoğu alınmış Bomboş bırakılmış
MAHRUB Harabedilmiş, dağıtılmış
MAHRUF Toplanılmış devşirilmiş meyve
MAHRUK Yanan Yanmış
MAHRUK-UL FUAD Yüreği yanık
MAHRUKAT Yakılacak madde Yanan şeyler
MAHRUKAT-I MÂYİA Akaryakıt
MAHRUM Maddi veya manevi nimetlerden uzak kalmak * Malı bereket bulmaz olan bedbaht Felâhtan nasibsiz olan * İffetinden dolayı zengin zannedildiğinden sadakadan mahrum olan
MAHRUMANE Mahrumcasına Bahtsız ve nasipsizcesine
MAHRUMİYYET Elde edemeyiş Yokluk Mahrumluk İstediğini elde edememe
MAHRUR Hararetli Ateşli İçi hararetli olan
MAHRURÂNE f Ateşli ateşli Hararetli bir surette
MAHRUS Himâye edilen Korunan Gözetilen
MAHRUS Hırsla istenilmiş
MAHRUSA Büyük şehir
MAHRUT Geo: Tabanı daire olup, yan kenarları bir noktada birleşen geometrik şekil, koni
MAHRUTÎ Mahrut şeklinde olan Altı daire ve üstü sivrilerek bir noktada birleşen, huni şeklinde olan Konik
MAHRUTİYYET Mahrutilik, konik olma hâli
MAHRUT Kasnı denilen zamkın ağacı
MAHRUYAN f Güzeller, ay yüzlüler * Mc: Veliler Allah'a itaatten ayrılmayan manevî güzellik sâhibi kimseler
MAHRUZ Kepâze, rezil, rüsvay, aşağılık, âdi İtibarsız
MAHS Hayaları çıkarılmış İğdiş edilmiş
MAHS Hâlis olmak, saf ve katışıksız olmak
MAHSAD Ekini biçilmiş yer
MAHSEBE şüphe etme, şüphelenme, sanma
MAHSER Huy, tabiat
MAHSUB Sayılmış Hesaplanmış Hesabına kaydedilmiş * Bir zata mensub kabul edilen

Alıntı Yaparak Cevapla