Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #17
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MEÂN Mekân, menzil
MEANN Enli, geniş * şişman gövdeli kimse * Hatip
MEAR Arlanacak, utandıracak şey
MEAR Saç ve sakalın dökülmesi
MEARİB İhtiyaçlar, hâcetler, lüzumlu ve istenen şeyler İstekler
MEARİC (Mi'rac C) Mi'raclar Merdivenler Çıkılacak yerler
MEARİC SURESİ Kur'an-ı Kerim'in 70 Suresi olup Seele veya Mevaki Suresi de denir ve Mekkîdir
MEARRE Keffaret, diyet * Elem, meşakkat, dert, günah
MEASİ (Bak: Maâsi)
MEASİM Günahlar * Günah işlenecek yerler
MEASİR (Me'sere den) Güzel eserler Nişanlar İzler
MEASİR-İ BERGÜZİDE Seçme güzel eserler, izler, nişanlar
MEASS Çok cür'etli Hiç çekinmeyen
MEASS Talep mevzii, isteme yeri
MEAYİB Kusurlar, ayıblar, lekeler (Bak: Maâyib)
MEAZ (Bak: Maâz)
MEAZİB (Mi'zab C) Oluklar Su yolları
MEAZİF Sazlar Çalgılar Saz âletleri
MEAZİN (Me'zene C) Ezan okunan yerler
MEAZİR Perdeler Hicablar * Özürler
MEAZİR (Mi'zer C) Peştemallar
MEBAD (Mebâdâ) f Sakın, olmaya ki
MEBADİ (Mebde C) Mebdeler, başlangıçlar, ilk unsurlar * Çekirdekler * Prensipler
MEBADİ-İ ZARURİYYE Bir hakikat tam bilinmeden önceki isbat edici zaruri emâreler, başlangıçlar, hazırlıklar (Bak: Hads)
MEBAHİS Bahisler Mebhaslar * Araştırma yerleri
MEBAHİS-İ İLMİYE İlmi bahisler
MEBAL (Bevl den) Sidiğin çıktığı yer
MEBALİĞ (Meblâğ C) Paralar, akçeler
MEBANİ Temeller Esaslar * Yapılar Binâlar
MEBANİ-İ KELÂM Sözün esâsını teşkil eden şeyler
MEB'AS (C: Mebâis) Yollanma, gönderilme
MEB'AT Yaban sığırının yatağı * Davar ve deve yatağı * Mekân, menzil
ME'BAZ (C: Meâbiz) Diz altındaki çukur
MEBDE' Baş taraf Başlangıç Başlama * Kaynak Kök Temel Esas
MEBDE-İ SUKUT Sukutun başlangıcı Düşüşün mebdei
MEBDEİYET Başlangıç olma işi
ME'BELE Deve duracak yer * Devesi çok olan yer
MEBERRAT (Meberre C) Sevab için, hayır kazanmak için yapılan işler
MEBERRE (C: Meberrât) Sevab için, hayır kazanmak için yapılan iş
MEBERRET Nöbet şekeri
MEBGA Talep mevzii, isteme yeri
MEBGUZ Sevilmemiş Buğzedilmiş Nefret edilmiş
MEBHAS Kısım Bahis Fasıl Bir mes'eleye âid söz * Arama, araştırma yeri * Bir şeyin arandığı yer
MEBHUR Nefes darlığına mübtelâ olan, hırhır soluyan
MEBHUS Bahsolunan Bahsolunmuş Evvelce bahsi geçmiş
MEBHUS-ÜN ANH Sözü geçmiş şey Bahsolunan şey
MEBHUT Hayretle, şaşkın, mütehayyir Sersem
MEBİ' (Bey' den) Satılmış şey
MEBİT (Beyt den) Geceleyin kalınacak yer Geceliyecek yer
MEBİZ (C: Mebâyiz) Tıb: Yumurtalık
MEBKALE (C: Mebâkıl) Sebzevat yetiştirilen yer
MEBLAĞ Para, mevcud para miktarı * Yetişmek
MEBLEVLE (MİBVELE) İçine bevledilen kap
MEBLU' (Bel' den) Yutulmuş
MEBLUL Nemli, yaş Islak, ıslanmış
MEBNA Temel Yapı yeri * Üss-ül esas Asıl ve esas
MEBNİ Yapılmış Kurulmuş * Bir şeye dayanan Nazar ve itibâr ve isnad olunarak * den dolayı e binâen * Gr: Son harfi harekesi değişmeyen kelime Tasrife tâbi olmayan (fiil çekimine uğramıyan) kelime
MEBRADE Soğukluk * Soğukluk verecek zaman ve mekan
MEBREZ Abdesthâne
MEBRUD Soğuk, soğumuş
MEBRUK Tebrike şâyeste kimse Tebrike değer nesne
MEBRUR Hayırlı Makbul Beğenilmiş Sadık olmakla makbule geçmiş olan
MEBRUZ Gösterilmiş, ibraz olunmuş * Açılmış mektub
MEBSEM (C: Mebâsim) Tebessüm etmek, hafif gülümsemek
MEBSUS Dağılmış Yayılmış Herkesçe duyulmuş şayi' olmuş
MEBSUT Açılmış Yayılmış Serilmiş * Mufassal Etraflıca beyan olunan Bast olunmuş Uzun uzadıya anlatılmış
MEBSUTEN Mebsut olarak
MEBSUTEN MÜTENASİB Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir Doğru orantılı
MEBŞURE Yüzü ve vücudu güzel yaratılmış kadın
MEBŞUŞ (C: Mebâşiş) Silinmiş İzi eseri kalmamış
MABTAHA (C: Mebâtıh) Kavun karpuz ekecek yer
MEBTUN Karnı hasta olan kimse
MEBTUŞ Tutulmuş * Hışım olunmuş
MEBTUT Kesilmiş ve ayrılmış
MEBTUTE Fık: Üç talak ile boşanmış olan kadın
MEB'UC Karnı delinmiş
MEB'US Gönderilen Ba's edilen * Halk arasından seçilerek Millet Meclisine âzâ edilen * Allah tarafından gönderilmiş olan * Öldükten sonra diriltilen
MEB'USÂN f Meb'uslar Milletvekilleri
MEB'USİYET Mebusluk Milletvekilliği vazifesi
MEBYET Geceliyecek yer Gece vakti kalınacak yer
MEBZUL Bol Çok sarf olunan Ucuz
MEBZULÎ Bolluk, çokluk, kesret
MEBZULİYYET Ucuzluk Bolluk
MEBZULİYYET-İ ELVAN Renk bolluğu
MEC' Hurmayı sütle ıslatıp yemek
MECA' Açlık
MECAA Hilebazlık etmek, hile yapmak
MECADİF (Micdâf C) Kayık veya sandal kürekleri
MECADİL (Micdel C) Köşkler, kasırlar
MECAE (Mecâet) Açlık Acıkma
MECAL Tâkat Güç Kuvvet * İktidar İmkân * Fırsat
MECALÎ (Meclâ C) Aynalar
MECALİS Meclisler Toplantılar Toplantı yerleri
MECAMİ' (Mecmua C) Mecmualar Dergiler
MECAMİR (Micmer C) İçlerinde tütsü yakılan kaplar, buhurdanlar
MECANE Ne bulursa sakınmadan yapmak Mecnunluk
MECANİK (Mencenik C) Mancınıklar (Bak: Mancınık)
MECANİN Mecnunlar Deliler
MECARÎ (Mecrâ C) Mecralar Su yolları Su yatakları
MECAZ Yerinden ve haddinden tecavüz etmek Hududunu aşmak * (Cevaz dan) Geçecek yer Yol * Edb: Hakiki mânâsı ile değil de ona benzer başka bir mânâ ile veya istenileni hatırlatır bir kelime ile konuşmak İstenilene benzer bir mâna ifadesi Meselâ: Bazı Hadis-i Şeriflerde dünyaya nezâret eden iki melâikenin öküze ve balığa benzetildiği gibiEdebiyat: Lügatı'nın, "Mecaz" Maddesinde şu tafsilât vardır: Bir kelime, kendi mânasında kullanılırsa; hakikat olur Eğer bir münasebetle asıl mânasından başka bir mânada istimâl edilir ve kendi mânasında kullanılmasında "karine-i mânia" bulunursa mecaz'dır Meselâ; tahta kelimesi ağaçtan satıh mânasına olduğu halde hakikattır Fakat yazı levhası mânâsına kullanılır Faraza, Muallim tarafından talebeye "tahta başına geç" denilirse, mecaz'dır Çünkü, levhanın tahtadan yapılmış olması münasebeti ile, bir de başına geçilecek tahtanın ancak yazı tahtası olup döşeme ve tavan tahtalarının başına geçilemiyeceği karine-i mâniası ile, o kelime hakikat mânâsından mecâz mânâsına naklolunmuşturNakildeki münasebete alâka denilir Alâkası teşbih olan mecazlar istiâre, başka türlü alâkası bulunanlar da mecaz-ı mürsel'dir Mecaz-ı mürselin alâkaları teşbihten başkadır ve en meşhurları şunlardır:1- Hulul : Hakikat ve mecaz mânalarında birinin ötekine mahal olmasıdır (Derse girildi) denildiği vakit, hâl olan dersin söylenip onun mahalli bulunan dershânenin kasdedilmesi (Yemekhâneye indi) denilince de, mahal bulunan yemekhânenin zikrolunup yemeğe inildi, denilmek istenmesi gibiMânâca cüz'i bir fark ile buna, zarfiyyet, mazrufiyyet alâkası da diyebiliriz2- Sebebiyyet, müsebbebiyyet : Hakiki ve mecazi mânâlardan birinin diğerine sebeb müsebbeb olmasıdır "Bir muharrir, kalemiyle geçinir" cümlesinde sebeb olan kalemin zikredilip müsebbeb olan yazı ücretinin kasdedilmesi; kar yağarken söylenilen "bereket yağıyor" cümlesindeki müsebbeb olan bereketin zikredilip, sebeb olan karın murad edilmesi gibi3- Cüz'iyyet, külliyet : Hakikat ve mecaz mânâlarından biri, diğerinin cüz'ü olmasıdır Diğer bir tabir ile; bir şeyin bütünü kasdedilmesidir "Marmaradan her yelkenUçar gibi neş'eli"beytindeki yelken kelimesi gibi (ki, onun zikriyle bütünü söylenip parçası, yahut parçası söylenip bütünü bulunan kayık murad edilmiştir)4- Itlâk ve takyid : Hakikat ve mecaz mânâlarından birinin mutlak yâni umuma; o birinin mukayyed, yâni hususa delâlet eder olmasıdır Hayvan kelimesindeki mânâ umumidir Hayvan deyip de meselâ "At" ı murad etmek onu mukayyed bir mânâda kullanmak demek olacağından "Mecaz" olur5- Kevniyyet : Bir şeye eski hâlinin ismini vermektir Bir vâlidenin, yetişmiş oğluna; "bizim çocuk" demesi gibi6- Evveliyyet : Bir şeyi sonra olacağı isim ile zikretmektir Tıbbiye ve deniz mekteblerine yeni girmiş talebeye "Doktor ve Kaptan" denilmesi gibi(Mecaz ilmin elinden cehlin eline düşerse, hakikate inkılâb eder, hurâfata kapı açar S)
MECAZ-I MÜRSEL Edb: Kelimenin asıl mânâsıyla mecazî mânâsı arasında benzerlik bulunmasından başka bir alâka bulunmasıyla olan mecazdır

Alıntı Yaparak Cevapla