|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MERDANEGÎ f Cesurluk, yiğitlik, merdlik, erkeklik
MERDBAZ f Merd olmayan Nâmerd Sözünde durmayan ****
MERDBEÇE f Yiğit oğlu yiğit Merd oğlu merd
MERDEGA (C: Merâdıg) Boğaz ile göğüs arası
MERDEKUŞ Merzencüş otu
MERDÎ f Erlik, erkeklik * Merdlik, cesurluk, yiğitlik * İnsanlık, hamiyet
MERDİVEN (Bak: Nerdbân)
MERDİYE (Bak: Marziye)
MERDUD Reddolunmuş Kabul edilmemiş Geri döndürülmüş Kovulmuş (Namaz kılmayan hâindir, hâinin hükmü merduddur )
MERDUD-ÜŞ ŞEHÂDET Şahitlikleri kabul edilmiyenler * Fâsık, yani devamlı günah işleyenler, yalan söyleyenler, müslümanları aldatan kimseler merdud-üş şehâdettir
MERDUDİYET Merdudluk Kovulmuşluk, geri çevrilmişlik
MERDÜM f İnsan Adam
MERDÜM-İ ÇEŞM Gözbebeği
MERDÜMAN (Merdüm C ) f İnsanlar, kişiler, adamlar
MERDÜM-AZAR f İnsanları inciten Halka eziyet veren
MERDÜME f Gözbebeği
MERDÜMEK f Küçük adam Bebek
MERDÜMGİRİZ İnsanlardan sıkılan, kalabalıktan hoşlanmayıp yalnızlık isteyen
MERDÜMHAR f Yamyam * İnsan eti yiyen vahşi hayvan
MERDÜMÎ f Adamlık, insanlık
MERDÜMKÜŞ f Katil Adam öldüren İnsan katleden
MERDÜMZAD f İnsan oğlu Beni Adem
MER'E (Mer'et) Kadın Zen
MEREB İnsan toplanan yer ME'REBE $ (Me'ribe) : (C: Meârib) İhtiyaç * Ümitli bulunma Ümitvar olmak
MEREC Kararsız ve mütehayyir olma * Mecburi olma
MERED Kötülükte inad * Sakal belirmemek, sakal çıkmamak
MEREDE (Mârid C ) İnadçılar, muannidler, direnenler
MEREHAN Sevinç, ferah, sürur * Zayıf olma * Fâsid olmak * Kurumak
MEREK Köy evlerinin yanında ot, saman ve yaprak gibi şeylerin ve umumiyetle hayvan yiyeceklerinin muhafazasına mahsus kârgir veya kerpiçten yapılmış bina Samanlık
MEREMMET Onarma, tamir * Üstünkörü tamir edip onarma
MERERE (C: Merirât) Sert bükülmüş kıvrık ip * Arsa
MERESE (C: Mires-Emrâs) İp
MERFAK Yumuşak yer
MERFU' Yükseltilmiş Yüksekte Terfi ettirilmiş Ref' olunmuş * Hükümsüz bırakılmış * Gr: Zamme ile harekelenmiş harf Yani: Harfin harekesi, ötre (mazmum) "u, ü, o, ö şeklinde" okunan harf
MERFUÂT Bir yerde kullanılmak için kaldırılan eski eşya * Gr: Mazmum olan, zamme ile harekelenmiş kelimeler
MERFUD İhsan edilmiş, armağan olarak verilmiş, bağışlanmış şey
MERG f Ölüm, mevt
MERG f Çayır * Sebze
MERG Tükrük * Salya
MERGAM (C: Merâgım) Girecek ve kaçacak yer
MERGAME Kahretmek * Galip olmak
MERGÂ MERG f Umumi vebâ hastalığı
MERGÂ MERGÎ Hastalıktan dolayı umumi ölüm
MERGUB(E) Rağbet edilmiş Beğenilmiş Çok kıymet verilen Çokları tarafından istenen
MERGUL (Mergule) Kıvrılmış veya bükülmüş saç Kıvırcık saç * Ahenkli ses * Kuş sesi
MERGZAR f Çayırlık, çimenli ve sulak yer Mer'a
MERH Un yoğurmak * Deriye ve gövdeye yağ sürmek * Yağ ile oğmak * Bir yeşil ağaç
MERH Fesâd
MERHA Gözüne sürme çekmeyi âdet edinmeyen kadın
MERHA (C: Merâhi) Değirmen yeri
MERHABA Şâdlık, neşeli oluş * Genişlik, vüs'at * Müslümanlar arasında bir nevi selâmlaşma kelimesi olup, "rahat olunuz, serbest olun, hoş geldiniz" mânasında söylenir * Nazımda medholunan kimseye hitâb olarak kullanılır
MERHALE (Rihlet den) Menzil Konak * İki konak arası mesafe * Bir günlük yol * Derece, kademe
MERHALENİŞİN f Seyyah, yolcu, turist
MERHAMET (Rahm den) Acımak, şefkat göstermek Korumak, iyilik etmek Biçârelere yardımda bulunmak Esirgemek
MERHAMETBAHŞ f Merhamet eden Merhametli
MERHAMETEN Acıgirsin bir tarafına  !!!, merhamet ederek
MERHAMETGÜSTER f Merhametli, merhamet edip acıyan
MERHAMETPENAH f Merhametli
MERHAMETPERVER f Merhametli, esirgeyici, acıyan
MERHAMETPERVERÎ f Merhametlilik, esirgeyicilik
MERHAMETPERVERANE f Acıma ve şefkat ile, esirgeyip acımak suretiyle
MERHAMETŞİAR f Çok merhametli
MERHAMETŞİARÎ f Merhametlilik, merhametli oluş
MERHAZ (C: Merâhiz) Don yıkayacak yer * Abdest alacak yer
MERHEB (C: Merahib) Kaçacak yer
MERHEM Melhem Deriye, yaraya sürülen ilâç * Mc: Acıyı teskin eden şey * Kederi, derdi gideren
MERHEMSÂ(Y) f Merhem süren Çare ve deva bulan
MERHEMSÂZ f Çare bulan Merhemci, ilâç yapan
MERHEMSÂZÎ f Çare buluculuk
MERHESA (C: Merâhis) Mertebe, derece
MERHUB Korkulan ve kendisinden kaçılan şey * Aslan
MERHUM (Rahm den) Kendine rahmet edilmiş * Rahmete kavuşmuş Dünyanın sıkıcı ahvâlinden kurtulup rahmet-i İlâhiyeye kavuşmuş olan Dünya imtihanından kurtulup, vazifesini bitirmiş, paydosa kavuşmuş olan (Vefat etmiş müslüman hakkında söylenir )
MERHUME Vefât etmiş, rahmete kavuşmuş kadın
MERHUN (Rehin den) Rehin edilmiş olan Ödünç alınan bir şeyi teminata bağlamak için, onun yerine verilen herhangi bir şey * Belirli müddetle bir şeye bağlı olan * Edb: Mânası diğer beyit ile tamamlanan beyit
MERHUZ Yıkanmış, gusül etmiş
MER'Î (Mer'iyye) Riayet edilen, hükmü geçen Makbul sayılan, hürmet edilen
MER'İYY-ÜL HÂTIR İtibarlı Sözü geçer
MER'Î Görmeğe âid Görünür olan Gözle görülen Manzara
MERİ' (C: Emrâ-Emru) Otu çok olan yer * Ucuzluk olan yer
MERİC Çalkantılı, dalgalı
MERÎC Muzdarip, sıkıntılı * Çeşitli nesne, muhtelif Karışık, muhtelit
MERÎD Katı, yoğun Güçlü, kuvvetli kimse * Süt içinde ıslatılıp yumuşatılan hurma * Baş kaldıran Sadece fesadlık çıkaran İnatçı Şerli Haddini aşmakta, azgınlıkta ve günahkârlıkta çok ileri gitmiş olan
MERİDYEN (Bak: Hatt-ı nısf-un nehar)
MERİH Koz: Güneş etrafında seyreden seyyarelerden dünyadan sonra güneşe en yakın olanı (Aslı: Merrih veya Mirrih okunur ) * Mars
MERİH Beyaz servi
MERİK Usfur otu
MERİN Hal, durum * Ahlâk
MERİR (C: Merâyir) Uzun ve sağlam ip
MERİRA (MARURE) Buğday arasında olan acı bir tohum
MERİRE Azimet (Ruhsat'ın zıddıdır)
MERİŞ Üzerinde kuş tüyü olan nesne
MER'İYYAT (Mer'î C ) Gözle görülen şeyler
MER'İYYET Mer'î oluş Makbul olma Muteber olma Hükmü geçer olma
MERK f (Bak: Merg)
MERK Kokmuş deri * Derinin yününü yolmak * Kazımak * Nüfuz etmek, içine işlemek
MERKAAN Ahmak kimse
MERKAB Gözetleme yeri
MERKAD Uyku yeri Yatacak yer * Mezar, kabir
MERKAŞ Bir şeyin üstünde siyah ve beyaz noktalar olması
MERKAT (Bak: Mirkat)
MERKEB (Rekb den) Binilen vâsıta Binilen şey * Eşek
MERKEL (C: Merâkil) Yol * Hayvan üstüne binen kimsenin iki tarafından ayağı dibindeki yer
MERKEZ (Rekz den) Bir şeyin ortası Vasat Yol Durum, vaziyet Hal, suret * Şubeleri bulunan bir teşkilâtın idâre olunduğu ve emir veren yeri, makamı Bir şeyin en işlek yeri Teşkilât olan yerin en yüksek makamı * Geo: Dairenin orta noktası Çaplarının kesim noktası
MERKEZ-İ ÂLEM Güneş, şems
MERKEZ-İ ARZ Arzın merkezi Dünyanın merkezi, iç tarafı
MERKEZ-İ DEVR Hareket eden bir cismin, etrafında devrettiği nokta
MERKEZ-İ SIKLET Ağırlık merkezi
MERKEZ-İ TEŞRİ' Kanun yapma merkezi
|