Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #32
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MESFİYY Üç kez karısı ölmüş adam (Üç kez kocası ölmüş kadına "mesfiye" derler)
MESFU' Nazar değmiş
MESFUH Dökülüp akıtılmış olan * Dağ eteği
MESFUK (Sefk den) Sefkedilmiş Dökülüp akıtılmış olan
MESFUR Yazılmış, adı geçmiş (Bu tabir, eskiden daha ziyade hakaret görmesi icabeden aşağılık kimseler hakkında kullanılırdı)
MESGABE Açlık Meşakkat ve yorgunluk içinde açlık
MESGUR Dişi düşmüş kimse
MESH El sürme * Silme * Abdest alırken başı ıslâk temiz el ile sığamak * Taramak
MESH Bir şeyin suretini çirkin ve kötü hale çevirmek * Hayvanı kovarak koşturup onu sıkıştırmakla yormak, bitâb hale getirmek
MESHA' İnişi ve yokuşu olmayan düz yer Düzlük * Ufak taşlı, otsuz düz yer * Yürüdüğünde iki uyluğu birbirine sürüşen zayıf kadın * Uylukları ince ve zayıf olan kadın
MESHARA (C: Mesâhir) Maskara
MESHEK Yel gidecek yer
MESHELE Yumuşak yer * Alçak yer
MESHUF Susamış Suya kanamamış
MESHUK (Sahk dan) Döğülerek toz haline getirilmiş
MESHUN Isıtılmış
MESHUR Büyülenmiş, kendine sihir yapılmış * Büyülü gibi tutkun
MESHUT Beğenilmeyen iş
MESİH Bir şey üzerined eli yürütmek, bir şeyden ondaki eseri gidermek demektir * İsa Aleyhisselâm'ın bir ismidir Elini sürdüğü, meshettiği hastaların iyileşmesinden kinâye olarak "İsa Mesih" denmiştir(Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm'a Mesih nâmı verildiği gibi her iki deccala dahi Mesih nâmı verilmiş ve bütün rivâyetlerde Min-fitneti mesihid-deccal, min-fitneti-mesihid-deccal denilmiş Bunun hikmeti ve te'vili nedir?Elcevab: Allahu a'lem bunun hikmeti şudur ki: Nasıl ki emr-i İlâhî ile İsa Aleyhisselâm, Şeriat-ı Museviye'de bir kısım ağır tekâlifi kaldırıp şarap gibi bazı müştehiyatı helâl etmiş Aynen öyle de; büyük deccal şeytanın iğvası ve hükmü ile şeriat-ı İseviyenin ahkâmını kaldırıp hristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini idare eden rabıtaları bozarak, anarşistliğe ve "Ye'cüc ve Me'cüc"e zemin hazır eder Ve İslâm deccalı olan Süfyan dahi, Şeriat-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm'ın ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleri ile kaldırmağa çalışarak hayat-ı beşeriyenin maddi ve mânevi râbıtalarını bozarak serkeş ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesât-ı müteaffine bataklığında, birbirine saldırmak için cebri bir serbestiyet ve ayn-i istibdad bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdaddan başka zabt altına alınamaz Ş)
MESİH-ÜD DECCAL Deccal'a da bu isim verilmesinin bir sırrı şudur ki: Bir gözü silik, yani kör ve ayıplı olmasındandır Sadece bu dünyayı görüp, âhireti görecek gözünün kör olmasındandır * Mesih, uğursuzluğundan nâşi Deccal'ın lâkabıdır Nakşı silinmiş para, çok gezen adam, çok cima' eden kimse, yalancı, kezzab ve bir tarafında gözü silik olan adama denir (LR)Hak Dini Kur'an Dili, Cilt: 5, sh: 4172'de şu tafsilât vardır: (Yalancı bir Mesih demektir Vârid olan hadis-i şeriflerde; Deccal; bir yalancı ve halkı aldatmakta meharetli bir sahtekârdır ki, kâfirliği sahtekârlığı yüzünden belli olduğu hâlde bir takım harikalar göstererek uluhiyyet da'vâ eder Deccalın bu suretle yalancı bir Mesih olması, onun hıristiyanlık taklidi altında zuhur edeceğini anlatır) (Bak: Deccal)
MESİH Yağ sürülmüş
MESİH Mesh olunmuş Başka bir şekle, hayvan kılığına girmiş * Şuurunu kaybedecek hale gelen Sarhoş ve şuursuz * Acibe Garibe * Güzelliği olmayan * Tuzsuz ve tatsız yemek
MESİHA (C: Mesâyih) Gümüş parçası * İyi ve yeni yay
MESİHÎ (Mesihiyye) Hristiyan Hristiyanlığa âit Hz İsâ Aleyhisselâma âit ve ona müteallik
MESİHİYYUN Hristiyanlar
MESİK Pinti, hasis, cimri
MESİL Benzer Misil Gibi Şibih Nazir
MESİL Su yatağı Suyun akacak olduğu yer, boru
MESİR Seyretmek * Yol yol alacalı elbise
MESİRE Seyredilecek, gezilecek yer Tenezzüh ve gezme yeri * Seyir
MESİREGÂH f Seyir yeri Seyrangâh
MESİS Cimâ etmek * Yapışmak
MESİT Küçük sel
MESK (C: Müsuk) Deri
MESKAB Yakın olacak yer
MESKAT Doğum yeri * Düşecek yer
MESKAT-I RE'S Bir kimsenin doğduğu yer
MESKAT (C: Mesâk-Mesâki) Su maslağı
MESKEN Ev Sâkin olunacak yer Hâne
MESKENE Tevazu etmek, alçakgönüllülük göstermek
MESKENET Miskinlik Tembellik Uyuşukluk Bitkinlik Beceriksizlik Fakirlik Yoksulluk
MESKENET-FİKEN f Miskinliği gideren
MESKENİYET Mesken oluş Sâkin olup durulacak yer olmak
MESKIT Düşecek yer
MESKUB Delikli Delinmiş
MESKUB Kalıba dökülmüş Akıtılmış
MESKUK (Meskuke) Sikkeli Damgası vurulmuş * Para hâline konulmuş
MESKUKAT (Meskuk C) Sikke hâline getirilmiş mâdeni paralar Akçeler
MESKUM Hasta ve yoksul kimse
MESKUN İçinde oturanları olan yer İnsan bulunan şenlenmiş yer
MESKUR Sarhoş olan
MESKUT Söylenmemiş Sükut edilmiş Hakkında bir şey söylenmemiş
MESL (C: Mislân) Yer yarığı
MESLAH Mezbaha Davar kesilen yer
MESLAH (C: Mesâlih) Tulu decek yer, doğacak yer * Bir şey gözetecek yüksek yer
MESLAHA Sınır kalesi Derbent
MESLEB Zorla birşey alınan yer Zorla alma yeri
MESLEBE (C: Mesâlib) Eksik, kusur, noksanlık, ayıp
MESLEC Karlık
MESLEK Yol Usul Gidiş * San'at Geçim için tutulan yol * Sistem * Mezheb Mâneviyatta tutulan yol(Sen, mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, "mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var Fakat "yalnız hak benim mesleğimdir" demeye hakkın yoktur $ sırrınca insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz Başkasının mesleğini butlan ile mahkûm edemez M)
MESLEK-İ MÜTEASSİFE Sapık meslek
MESLEKÎ (Meslekiyye) Meslekle alâkalı Mesleğe ait
MESLES (C: Mesâlis) Üçer üçer olmak * Üç kıllı tanbur
MESLU' Vücudunda ur bulunan kimse
MESLUB Selbedilmiş Soyulmuş Alınmış Giderilmiş
MESLUB-ÜL AKL Aklı alınmış Deli
MESLUB-ÜŞ ŞUUR Anlayışsız, idraksiz, şuursuz
MESLUC Yutulmuş, bel'olunmuş
MESLUFE Düzelmiş yer * Kabuksuz arpa ve buğday
MESLUH Derisi yüzülmüş Teslih edilmiş
MESLUK Kaynamış
MESLUL Çekilmiş Kınından çıkmış kılınç * Din uğruna kendini fedâ eden kahraman * Tıb: Verem
MESLUS Deli, divane
MESLUS Üç kat olan nesne * Üçte biri alınmış
MESLUT Mağlub Yenilmiş * Zayıf, cılız, arık
MESLUT Kemiği üzerinden eti sıyrılmış * Tıraş edilmiş Yontulmuş
MESMEL Sığınacak yer
MESMESE Karıştırmak
MESMESE (MİSMÂS) Karışık ve mültebis olmak
MESMU' Dinlenilen İşitilen * Duyulmuş İşitilmiş
MESMUA Duyulmuş Kulakla dinlenmiş olan
MESMUÂT İşitilenler Duyulanlar
MESMUD Fukarânın çok istemesinden vere vere hiç birşeyi kalmayan kimse
MESMUM Zehirlenmiş Ağu katılmış Zehirli
MESMUMEN Zehirli olarak Zehirlenmiş olarak
MESMUR Cismen ufak olmakla beraber, sinirleri kuvvetli olan adam
MESMUS Zehirli
MESNA İkişer ikişer * Derenin büklüm ve boğaz yeri * Çalgının ikinci teli
MESNA Bevlini tutmaya kadir olmayan kadın (Müz: Emsen)
MESNED Dayanacak yer, nokta * Mertebe Makam * Destek
MESNED-İ MEŞİHAT Şeyhül-islâmlık mertebe ve mevkii
MESNEDNİŞİN f Bir mesned veya makamda bulunan
MESNEVÎ İkilik manzume Her beyti ayrı kafiyeli olan manzume
MESNEVÎ-İ NURİYE Aslı Arapça olup, sonradan tercemesi de yapılmış olan Risale-i Nur Külliyatı'ndan bir eserdir
MESNEVÎ-İ ŞERİF Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi (Bak: Mevlâna Celaleddin-i Rumî)
MESNEVİYYAT (Mesnevî C) Mesnevi tarzında yazılmış olan eserler
MESNUN Sünnet olan Sünnet olmuş olan * Âdet edilen şey * Bilenmiş bıçak * Üzerinden ömürler geçmiş olan * Şekillendirilmiş * Kalıba dökülmüş * Kokusu değişmiş
MESRA Gece vakti yola çıkma
MESRA(T) Çok olmak Çok olacak yer
MESRAH (C: Mesârih) Çayırlık, otlak, mer'a
MESRAT Adet çokluğu

Alıntı Yaparak Cevapla