|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (M Harfi)-Osmanlıca Sözlük (M Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (M Harfi) MUKTEZA-İ HÂL Duruma göre İcabına göre Hal ve vaziyetin gerektirdiğine göre
MUKTEZA-İ HİLKAT Yaradılışın gerektirdiği şey Yaradılış itibariyle olan hal ve netice
MUKTEZÎ (Muktazî) Lüzumlu olduğu taayyün etmiş, anlaşılmış * İktiza eden Gerekli Lâzım
MUKTEZİYYAT İktiza eden şeyler Gerekli olan ve icab eden şeyler
MUKTİR Dar hâlli, durumu sıkıntılı * Kocasını nafaka bakımından sıkıştıran kadın
MUKVERE İnce, zayıf kadın
MUKZA Tamamlanmış * Lüzumlu görülmüş
MUKZA' Seri, hafif nesne
MUKZI' Fuhşiyat söyleyen, ahlâksızca şeyler konuşan
MUKZÎ Gerekli görülmüş * Hüküm ve kazâ olunmuş * Tamamlanmış
MU'LAT (C: Meâli) şeref kazanmak * Yüksek derece
MULEKKIN (Bak: Mülekkın)
MU'LEM (İlm den) Belirtilmiş, işâretlenmiş
MULİ' Tutkun, düşkün, ihtiraslı
MULİF (Ülfet den) Alışık, alışmış Ülfet etmiş
MULİM (Elem den) Elem ve keder verici
MU'LİN İlân eden Herkese bildiren
MUM f Yumuşak * Mum
MUMAHELE Hile etmek * Oyunla aldatmak Hilekârlık
MUMA-İLEYH (Mumâileyhâ) Kendisine işâret edilen İsmi evvelce geçen
MUMA-İLEYHİM İsmi evvelce geçenler * İmâ edilenler, yukarıda anlatılmış olanlar
MUMA-İLEYHİNN (Mumâ-ileyhâ C ) Adı geçen kadınlar, yukarıda anılan kızlar, imâ edilenler
MUMATELE (Bak: Mümatala)
MUMDAR f Mum tutan Işık veren Işık tutan
MUMÎL Bir tarafa doğru eğen Meylettiren
MUMİYAN f Belleri ince olan güzeller Kıl belliler
MUMYA f Uzun müddet çürümemesi için ilâçlanmış ölü İnsan ve hayvan ölüsünün kurusu * Çok zayıf (kimse) (Kur'anda çok tekrar edilen kıssa-ı Musa Aleyhisselâm'ın cümleleri ve cüz'leridir ki, herbir cümlesi, hattâ herbir cüz'ü, bir düstur-u küllînin ucu olarak gösterilmiş ve o düsturu ifade ediyor Meselâ: $ Fir'avun, vezirine emreder ki: "Bana yüksek bir kule yap, semâvatın hâlini rasad edip bakacağım Semanın gidişatından acaba Musa'nın (A S ) dâva ettiği gibi semada tasarruf eden bir İlâh var mıdır?" İşte Î kelimesiyle ve şu cüz'î hâdise ile, dağsız bir çölde olduğundan dağları arzulayan ve Hâlik'ı tanımadığından tabiat-perest olup Rububiyyet dâva eden ve âsâr-ı ceberutlarını göstermekle ibka-yı nâm eden şöhret-perest olup dağ-misâl meşhur ehramları bina eden ve sihir ve tenâsuha kail olup cenazelerini mumya edip dağ misillu mezarlarda muhafaza eden Mısır fir'avunlarının an'anesinde hükümferma bir düstur-u acibi ifade eder Meselâ: $ Gark olan Fir'avuna der: "Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim" unvaniyle umum Fir'avunların tenâsuh fikrine binaen cenazelerini mumyalamakla mâziden alıp müstakbeldeki ensal-i âtiyenin temâşâgâhına göndermek olan mevt-âlud, ibretnüma bir düstur-u hayatiyelerini ifade etmekle beraber, şu asr-ı âhirde o gark olan Fir'avunun aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahali-i gark denizinden sahile atıldığı gibi, zamanın denizinden asırların mevceleri üstünde şu asır sahiline atılacağını, mu'cizâne bir işaret-i gaybiyye, bir lem'a-yı i'cazı ve bu tek kelime bir mu'cize olduğunu ifade eder S )
MUMZA (Mazâ dan) İmza edilmiş olan
MU'NAN Su arkı, su mecrâsı
MUNASSAB (Nasb dan) Birbirinin üzerine tertiplenmiş olan
MUNAZZAF (Nazif den) Temizlenmiş, arınmış, tanzif edilmiş
MUNAZZAMA Tanzim olunmuş, yoluna konulmuş olan İntizamlı teşkilât Nizamlı Adaletli
MUNAZZIM Sıralayıp dizen, tanzim eden * Nazm yazan Vezinli, kâfiyeli, tertibli yazan
MUNDAK Dövülüp ufalanmış
MUNFASIL İnfisal etmiş Birbirinden ayrılmış Yerinden ayrılmış, fasl olmuş İşinden ayrılmış
MUNFASILAN Ayrı ayrı olarak Ayrılmış olarak Munfasıl tarzda
MUNFASIL ZAMİR Gr: Başka kelimeye bitişik olmayan zamir Ene, Ente: Ben, sen gibi
MUNFASIM Kırılan, kırılmış olan, kırık Eksilen
MUNFASÎ Bir şeyden ayrılıp kurtarılmış olan
MUNFATIR Yarılan, infitar eden
MUNFAZİH Rezil ve kepaze olmuş
MUNİKA Hoşa giden, beğenilen şey Güzel
MUNİS Alışılmış Ehlileşmiş Cana yakın Sevimli Ünsiyyet edilmiş
MUNİSE Hayat yoldaşı Can yoldaşı
MUNKABIZ Sıkıntılı Mânevi sıkıntı * Çekilmiş Büzülmüş Daralmış Toplanmış * Barsakları sıkışmış Kazâ-i hâcet edemeyen Kabız
MUNKALİB İnkılâb eden Dönen Dönmüş Başka bir şekle ve kılığa girmiş olan Değişmiş, değişen
MUNKARIZ İnkıraz bulmuş Batmış Bitmiş Son bulmuş Mahvolmuş Sönmüş
MUNSABB (Bir denize veya nehire) dökülen, karışan
MUNSABİG (Sıbg dan) Boyanan, insibâg eden
MUNSADI' Yarılmış, bölünmüş
MUNSALİH Sulh üzere olan Barış hâlinde olan
MUNSAMÎ Dökülüp akıtılmış
MUNSARIM Kesilen, kat edilen
MUNSARİF (Sarf dan) Geri dönen, çekilip giden * Gr: Esre ve tenvin kabul eden isim
MUNSARİH (Sarâhat dan) Açık, meydanda, zâhir
MUNSIF İnsaflı Merhametli Hakkı kabul eden Hakka riayet eden
MUNSIFÂNE İnsaflıca İnsaflılıkla
MUNTABI' (Tab dan) Yaradılışdan olan, fıtraten * Basılmış, tab' edilmiş, damgalanmış * Hoş görülen, güzel
MUNTABIH (Tabh dan) Pişmiş, pişen
MUNTABIK İntibak eden Birbirine uyan Uygun
MUNTAFİ Sönmüş Sönen * Bastırılmış
MUNTALİK (Talâk dan) Salıverilmiş, bırakılmış * Bağsız * Kederi, hüznü ve gamı olmıyan Sevinçli, mesrur, neşeli
MUNTAMIS Belirsiz olan İntımâs eden
MUNTASIF (Nısf dan) Orta, yarı * Yarıya varılmış, yarılanmış
MUNTASIF-I SENE Yılın ortası Senenin yarısı
MUNTASIH (Nush dan) Nasihat dinliyen Öğüt dinliyen
MUNTASIHÂNE f Nasihat dinliyerek
MUNTASIR Öç alan İntikam alan
MUNTAVÎ (Tayy dan) Dürülmüş, dürülüp bükülmüş, devşirilmiş
MUNTAVİ' Söz dinler Muti
MUNTAZAM Düzenli Tertibli İntizamlı Düzgün sıralanmış Her şeyin yerli yerinde olması Derli toplu olma
MUNTAZAMAN İntizamlı ve düzgün olarak Muntazam bir tarzda * Devamlı ve sürekli olarak Dâima
MUNTAZAR Ümid ile gözlenen Beklenen Gözetilen
MUNTAZIR Bekleyen Gözleyen Birisinin gelmesini bekleyen
MUNTAZIRAN Bekliyerek, intizâr ederek
MUNTAZIRÂNE f Bekliyerek, muntazıran, intizâr ederek
MUNTAZIRÎN (Muntazır C ) Bekliyenler, gözliyenler İntizar edenler
MUNZACIR Yüreği sıkılmış
MUNZALİM Kendi isteğiyle veya istemiyerek zâlimin zulmüne boyun eğen
|