|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (K Harfi)-Osmanlıca Sözlük (K Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (K Harfi) KIRAAT (KIRAET) Okuma Düzgün ve çabuk okuma * Okuma kitabı * Fık: Namazda Kur'an-ı Kerim'den bir miktar okumak İnsan bir yazıyı ya kendi kendine yahut başkasına dinletmek üzere okur Hususi mütâlaa nasıl olsa olur Fakat dinletmekten maksad, anlatmak olduğu için o yolda okumanın dikkat edilecek bâzı noktaları vardır Bir eser mensur ise onu okumağa Kırâet, manzum ise inşâd denir Gerek kırâet, gerek inşâd: Mihânikî, mantıkî, bediî diye üçe ayrılır (Bak: Bediî kıraet, İnşad, Mantıkî kıraet, Mihanikî kıraet)
KIRAAT-I SEB'A Kur'an-ı Kerim'i yedi türlü okuma tarzı Mâna değişmemek üzere Kur'an-ı Kerim Kureyş, Huzeyl, Havâzin, Kinane, Sakif, Temim ve Yemen lehçeleriyle "sırat, mâlik, cibril" gibi kelimelerin yedi türlü okunmasına denir * Yedi türlü okuma
KIRAATHANE Müşterilerine gazete, mecmua ve kitap gibi şeyleri bulunduran geniş ve içi döşenmiş kahvehane
KIRAB Kılıç veya bıçak kını
KIRAF Cima etmek * Karışmak
KIRAĞI (Bak: Şebnem)
KIRAM Nakışlı perde * Duvara tutulan örtü * Çarşaf
KIRAN (C : Kırânât) Yakınlık, mukarenet * Ayrı iki şeyin birleşmesi * İki gezegenin bir burçta bulunması
KIRAR Davarın yaşını anlamak için dişine bakmak
KIRAT Dirhemin onaltıda birini ifade eden eski bir ağırlık ölçüsü
KIR'AV Çorak tarla
KIRBA (C : Kıreb-Kırebat) Saka tulumu Deriden su kabı * Tıb: Çocuklarda karın şişmesi * Süt tulumuna da kırba denir * 13 bin dirhemlik veya 32 okıyyelik bir kab
KIRBAN Yakınlık * Cimadan kinâye olur
KIRD Atılmış yünü andıran bulut * Maymun
KIRF Kabuk
KIRFE Töhmet * Ağaç kabuğu * Darçın
KIRGIZ Türk Milletlerinden büyük bedevi bir kavim olup Asyanın kuzeybatısında ve Türkistanla Sibirya arasında, başka bir deyimle Türkistanın kuzey taraflarında ve Doğu Türkistanın kuzeyinde olarak Rusya ile Çin hududunda bulunuyorlar Batı tarafındakilere Kırgız ve Kazak; Çin hududundakilere ise Kara Kırgız ismi verilmiştir Kırgız ismi, kır kelimesinden mürekkeb olup; kır adamı yani göçebe demektir Kırgız ve Kazaklar, Rusya'daki Volga Nehrinden Doğu Türkistan hududuna kadar geniş ve uzun bir mıntıkada bulunup cevelângâhları yaklaşık olarak 2,5 milyon kilometrekare genişliğindedir Kırgız ve Kazaklar cinsiyet ve simaca Türklerden sayılıp; konuştukları dil, esasında Türkçe olduğu halde Moğolca bazı kelimeleri ve İslâm lisanı olan Arabî ve Farisîden alınmış tabirleri de vardır
KIRİTİK (Bak: Kritik)
KIRKANBAR İçinde çok çeşitli şeyler bulunan yer veya kap * Çok şeyler bilen kişi
KIRKBAYIR Geviş getiren hayvanların midelerinin bir bölümü
KIRKIS Küçük üvez * Köpeği çağırmak * Yüzük yapılan özlü balçık
KIRLA Bir kuş cinsidir ve sulardan balık avlar; derler ki su içine girdiğinde bir gözüyle üstünü gözler, bir gözüyle su içinde avını gözler Gayet korkak bir kuştur
KIRM (C : Kurum) Ulu şerif, şerefli kişi
KIRMAZ Beyaz ekmek
KIRMETA Kitapla satırların veya yürürken adımların birbirine yakınlığı
KIRMÎD (C : Karâmid) Pişmiş kiremit
KIRMİL (C : Karâmil) Azgın devenin yavrusu * İki hörgüçlü deve
KIRN Korkak
KIRNAK Halayık, cariye, esir kadın
KIRNAS Doğan kuşunun, avının ardınca gitmesi
KIRRA Soğuk, berd * Çok fazla susuzluk * Akıllılık
KIRRÎS Sazan balığı
KIRŞİB Yaşlı davar * Arslan Çok yiyen, obur * Uzun boylu kimse * Kötü ahlâklı
KIRTAB Kafası üstüne yıkmak
KIRTA'BE Bez parçası
KIRTALE (C : Kırtâl) Yemiş toplamakta kullanılan sepet
KIRTAS (C : Karâtis) Kâğıt Kâğıt tabakası, sahife * Kâğıtçı
KIRTASİYE Kâğıt işleri Kâğıtla alâkalı Onunla yapılan muâmeleler
KIRTIBİYY Bir nevi oyun
KIRTÎT Zahmet meşakkat
KIRVAN Kafile, kervan * Dünyanın her tarafı Doğu ve batı
KIRZAB (C : Karâzıbe) Keskin kılıç * Hırsız
KIRZAM Saçma sapan şeyler konuşan Manâsız sözler söyliyen kimse
KIRZÎN (KİRZİN) (C : Kerâzin) Büyük balta
KIS "Kıyas et, buna benzet, bununla ölç!" mânalarına gelir ve bazı tâbirlerde geçer Meselâ: (Ve kıs ala hâzâ: Bunun üzerine kıyas et )
KISA' (Kas'a C ) Tabaklar, çanaklar, çömlekler
KISABE Kesicilik, kasaplık
KISAR (Kasir C ) Kısalar Kasr olanlar
KISAR-I MUFASSAL Kur'an-ı Kerim'de 99 sure olan Zilzal suresinden 114 olan Nas suresine kadar olan surelerdir
KISAS Kıssalar Fıkralar Hikâyeler
KISAS Cinayette ödeşmek Bir suç işliyenin aynı şekilde cezalandırılması Öldürme veya yaralanmada suçlu olana aynı şeyin yapılması Suçsuz yere adam öldürene veya yaralayana şeriatın aynı cezayı tatbik etmesi
KISASEN Kısas yoluyla Öldüren veya yaralayanı eşit şekilde cezalandırarak
KISDE (C : Kusad) Bir şey kırıldığında herbir parçası
KISIM (Kısm) Bir parça, bölük, takım, kesim * Kapalı avucunun alabildiği miktar
KISM-I SÂNİ İkinci kısım
KISIR Çocuğu olmaz, doğurmaz * Münbit olmayan ve mahsul alınamayan verimsiz toprak
KISL Zayıf kişi
KISLAM Isırıcı hayvan
KISMAL Kesmek
KISME Kırık parçası * Misvak parçası
KISMEN Bir kısım olarak Bir parça olarak
KISMET Bölmek ve ayırmak Bahşetmek Taksim etmek * Fık: Hisse-i şâyiayı, yani, taksim olunmamış maldaki hisseleri sahiplerine tahsis etmektir
KISMÎ Bir kısmı, bir parça, bir bölüm
KISRA (KUSÂRE) Ekincilerin kesmik dedikleri başakta kalan buğday Buğday çalkandığında kalbur içinde kalan kaba buğday başları
KISS Nasâra tâifesinin ulusu, reisi ve danişmendi * Bir yerin adı
KISSA Fıkra Hikâye İbret verici hikâye Vak'a Mâcerâ Rivâyet
KISSAGÛ f Hikâye ve kıssa anlatan
KISSAGÜZÂR f Hikâye anlatan kimse, masal söyliyen kişi
KISSAHÂN f Hikâye söyliyen, kıssa ve masal anlatan
KISSAPERDÂZ f Hikâye düzen kişi Kıssacı, masalcı
KISSÂT (Kıssa C ) Kıssalar Hikâyeler
KISSİS Keşiş Papaz Hristiyan din adamı
KIST Pay Hisse Nasib Kısım Mizan Rızık Kısım kısım verilen bir hediyenin, borcun her defada verilen bir parçası Tartı ve ölçüde doğruluk Adalet etmek
KIST-EL YEVM Bir aylık maaşın bir güne isâbet eden miktârı * Çalışılmayan günler için kesilen para
KISTAS Mizan, ölçü Büyük terazi Kıyamet günündeki büyük terazi * Mânevi değer ve kıymet ölçüsü * En doğru tartan * Taksit Taksit ile ödenen şey
KISTEYN İki hisse, iki pay İki ölçü, iki parça
KISVED Kuvvetli, boynu kalın olan kişi
KIŞ' (Bak: Kaş')
|