Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #17
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (H Harfi) HARFİYEN (HARFİYYEN) Harfi harfine Hiçbir değişiklik yapmadan
HARGÂH f Otağ Büyük çadır
HARGAR(E) f Hakaret eden, hakaret edici
HARGELE f Eşek sürüsü * Terbiyesiz, görgüsüz ve azılı kimseler
HARGUŞ Tavşan
HARHAR f Devamlı arzu, sürekli istek * Gönül üzüntüsü, iç sıkıntısı * Devamlı kaşıntı
HARHARA Uykuda horlamak * Kedinin mırıldayışı * İki dere arasındaki düzlük
HARHİŞE f Kavga, gürültü, patırtı
HARIK Muhalefet eden, aykırı olan, karşı gelen * Yırtıcı, yırtan
HÂRIK-I ÂDE Âdeti yırtan, âdetin dışarısında, hârikulâde
HARIK Yakan, yakıcı Yanan, tutuşmuş Ateş, od
HARIS Hırslı olan, haris
HARISA İnsanın başında veya yüzünde kan çıkmaksızın yalnız deri yırtılmış olarak peyda olan yara
HARÎ Müstehak, lâyık
HARÎ f Hakirlik, horluk
HARÎ' Kimseden çekinmeyen, fâcire kadın * Çok gülen, gülegen
HARİB Yıkan, harab eden * Haydut
HARİB Kaçan, firar eden
HARÎB Yağma olunmuş, soyulmuş, talan edilmiş
HARÎBE (C: Harâib) Bir kimsenin geçineceği şey
HARÎC Dar, ensiz * Kuşatılmış
HÂRİC Bir şeyin veya mahallin veya memleketin dışında kalan * Ecnebi
HÂRİC-İ VATAN Vatanın harici
HARİC Günahkâr, günah işlemiş Allahın emrini dinlememiş olan
HARİCEN Dışardan, dıştan Hariçten
HARİCE TEMESSÜL Zihnî olan kelâmın hâricî âlemdeki kanunlara uygun şekilde tanzim edilişi
HARİCÎ Dışarıya âit olan İçeriye âit olmayan Dış ile alâkalı Ecnebiye âit * Zorba ve âsi olan * Seyyid olmadığı halde seyyidlik iddia eden * Vaktiyle Hazret-i Ali Kerremallâhü veche'ye âsi olan fırka-i dâlle ashabından herbiri (Bak: Havaric Vak'ası)
HARİCİYYE Hariçle alâkalı Dış işleri * Ameliyatla tedavi edilebilen hastalıklar * Haricilik (Bak: Havâric vak'ası)
HARİD Satın alma
HARİD Öfkeli, hidetli, kızgın
HARÎD Tek, ayrı
HARİDAR Satın alıcı, satın alan
HARİD(E) (C: Harâid) Kız, evlenmemiş kız * Delinmemiş inci
HARİDE Satın alınmış
HARİF (Hırfet den) Meslekdaş, san'at arkadaşı Teklifsiz dost * Herif, âdi insan
HARİF Güz mevsimi, sonbahar * Meyve toplama zamanı
HARİF Yemiş toplayan
HARİFANE f Esnafça Herkes kendi masrafını, hissesine düşeni vermek suretiyle, ortaklıkla yapılan
HARİFE (C: Harâif) Ev için sonbahar hazırlığı
HARİFÎ Sonbaharla alâkalı
HARİK Omuz küreklerinin arası
HARÎK Yangın, ateş
HARÎK-I KEBİR Büyük yangın * Büyük Cihan Harbi
HARÎK Erkekliği olmayan adam
HARİK Zeyrek akıllı kimse
HÂRİKA İmkânların üstünde olan şey, hayret uyandıran, hayranlık vren Büyük ve görülmedik eser Görülmedik derecede kıymetli
HÂRİKA Ateş, nâr, od
HÂRİKA-İ SEVDÂ Aşk ateşi
HARÎKA Acı, sızı * Bulâmaç Yulaf lâpası
HÂRİKA-PİŞE f Hârikalı Hârika işler yapan
HÂRİKAT (Hârika C) Şaşılacak şeyler, hârikalar İnsanda hayret uyandıran şeyler
HÂRİKAVÎ Harika cinsinden, harika gibi
HÂRİKULÂDE Fevkalâde, âdetin hâricinde bulunan şey, eser Görülmedik derecede Son derece kıymet ve ehemmiyeti hâiz olan şey
HARÎK-ZEDE (C: Harikzedegân) f Yangından zarar görmüş kişi Evi ve eşyaları yanmış kimse
HÂRİM Fakir
HARÎM Herkesin giremiyeceği, dokunmıyacağı şey Haram dairesi * Şerik * Bir kişinin olup, başkasının duhul ve taarruzundan masun yer * Hacıların Mekke-i Mükerreme'de giydikleri libas
HARÎM-İ HÂSS Büyük bir kimsenin kendi dairesi
HARÎM-İ İSMET Namus ocağı, mukaddes ocak Kudsi âile yuvası
HARÎM Saygısız, çekinmez Kayıtsız kimse
HARÎME Bir kimsenin, istediği gibi kulanabilecek hakka sahib olduğu malı
HARİR İpek İpekten yapılmış * Harâretli Sıcak
HARÎR Su akarken çağlamak * Yel eserken fışıldamak * Horuldamak
HARİRÎ İpek eşya * İpek tüccarı * Bir nevi kâğıt
HARİRÎ (Kasım bin Ali) (Mi: 1054-1122) Irak'ta doğdu İnhitat (çöküş) devrinin ediblerindendir "Makamat" adlı eseriyle şöhret bulmuştur Bediüzzaman-ı Hemedanî'nin Makamları misal alınarak yazılmış elli makameyi (nutukları) ihtiva eder
HARİRİYE Un ve süt ile yapılan bulamaç
HARİS Süngü demiri * Soğuk olan şey
HÂRİS Eken, ekici Çiftçi
HÂRİS-İ GAYUR Çalışkan ve gayretli çiftçi
HÂRİS Muhafız Bekçi * Gözcü Himaye eden Bekleyen
HÂRİS-İ VATAN Vatanın koruyucusu, vatanın bekçisi
HARİS Son derece hırslı olan
HARÎS Bir şeye fazlası ile düşkün Hırslı
HARÎS-İ CÂH Mevki, makam ve rütbe düşkünü
HARÎS-İ ŞÖHRET şöhret ve nam düşkünü
HARÎSA (HÂRİSA) Yağmuruyla yer yüzünü süpürüp gideren bulut * Kan çıkmayan azıcık baş yarığı
HARÎSANE f Hırslıcasına Çok haris olarak Hırslılara mahsus bir tavırla
HARÎSET (C: Harâyis) Zayıf deve
HARİSTAN f Çalılık, dikenlik
HARÎSUN ALEYKÜM Tevbe Suresi'nin bir âyetinde geçen bu ifade, birinci derecede Peygamberimiz (ASM) hakkında olup ümmetini ve bütün insanları doğru yola irşadda yılmadan, büyük bir sebat ve azim ve gayretle devam etmesine işaret edilerek böylece tavsif edilmiştir
HARİŞ f Kaşınma, kaşıma
HARÎŞ Bir cins yılan
HARİTA yun Yeryüzünün veya bir parçasının belli bir ölçüye göre küçültülerek muvafık bir yere çizilen taslağı * Dağarcık, kulplu kese
HARİYE Yavuz bir yılan
HARÎZ Tâkatsiz kimse, güçsüz ve kuvvetsiz insan
HARÎZ Mahfuz, hıfzolunmuş, saklanılmış
HARİZME Azgın hayvanların ağzına ve ayının dudağının üstüne geçirilen demir halka
HARK Yakmak Yanmak Yangın
HARK-I KEBİR Büyük yangın * Cihan Harbi (daha ziyade ihrak olarak kullanılır)
HARK Yarma Yırtma * Su akacak yarık yer
HARKA' Kulağı delik koyun * Çeşitli yönlerden esen rüzgâr
HARKAFA (C: Harâkıf) Kalça kemiği Uyluk kemiğinin baş tarafı
HARKAHE Koyuncuların kara evi
HARKEKET (C: Harâkîk) Uyluk başı
HARKÜRRE f Eşek yavrusu, sıpa
HARK VE İLTİYAM Yarmak ve yapıştırmak Yırtılmak ve iyileşmek
HARM Muhkem etmek, sağlamlaştırmak * Davara yük vurmak * İşinde çabuk çabuk olmak * Udul etmek * Kat'etmek
HARMED Kokusu ve rengi değişen * Kara balçık
HARMEL Üzerlik otu
HAR-MENİŞ f Eşek huylu, eşek tabiatlı
HARMEŞ İfsad etmek, bozmak
HARNUB Keçiboynuzu adı verilen bir cins yemiş
HARP (Bak: Harb)
HAR-PÜŞT f Diken sırtlı * Mc: Kirpi
HARPÜŞTE f Balıksırtı şeklinde olan, harpuşta
HARR Hararet, sıcaklık Sıcak
HARR-I ŞEDİD Şiddetli hararet, fazla sıcaklık
HARR Yarmak
HARR(E) Hararetli Kızgın Çok sıcak Yakıcı
HARRA (Hurur) Yüksekten aşağı düşmek
HARRAKA Eskiden düşman gemilerini veya düşman şehirlerini ateşlemek için, yakıcı âletlerle donatılmış olan harp gemisi
HARRAN Susuz
HARRARE Gürleyerek, çağlayarak akan su
HARRAS (Harâset den) Çiftçi, ekinci Toprağı işleyip ekin eken
HARRAS Yalancı
HARRAS Küp yapan
HARRAT Doğramacı, çıkrıkçı Tornacı
HARRAZ Terzi

Alıntı Yaparak Cevapla