09-10-2012
|
#18
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (H Harfi) HARRE (C : Hurer) Değirmenin buğday konulan deliği
HARRE (C : Hırâr-Hırârât-Harrun) Kara taşlı yer
HARRUB "Keçiboynuzu" adı verilen bir yemiş cinsi
HARS Yarmak, yırtmak
HARS Koruma Muhafaza etmek Hırz mânasınadır
HARS (C : Hırâs) Küp
HARS Tahmin etmek * Yalan söylemek * Acıkmak
HARS Tarla sürmek * Maarif * Mal toplamak, kazanmak * Teftiş ve tedbir eylemek
HARS-I IRKÎ Milli maarif, ırkî hars
HARSA' Dilsiz kadın * Gürlemeyen bulut * Belâ (Müz: Ahrâs)
HARSEK Küçük cisim
HARSİNÎ Tunç
HARŞ Avlamak * Kaşımak
HARŞ Kesbetmek, almak * Tırmalamak
HARŞA Bir cins ot
HARŞEF (C : Harâşif) Kalkan balığı * Balık pulu * Enginar bitkisi
HARŞUF Enginar bitkisi
HART El ile ağacın yaprağını sağmak * Ağaç kabuğu soymak, yaprak toplamak * Nikâh
HART Katı katı ovmak * Davarın yulaf yerken çıkardığı ses
HARTAVÎ Tar: Sipahilerin yeniçeri keçesine mümasil olarak giydikleri toparlak keçe külâh
HARTUC f Topa merminin ardından sürülen barut kesesi
HARUF Küçük kuzu, hamel * Tâze et
HARUN Musa Peygamber'in (A S ) yardımcısı ve büyük kardeşi * Bağdad Abbasî Halifelerinden Harun-ür Reşid
HARUN İlerleyeceği yerde duran veya geri giden hayvan
HARUNÎ Hayvanın ilerlemeyip durması veya gerilemesi Hayvanın huysuzluğu
HARUR Sıcaklık Güneşin kızgınlığı * Gece esen sıcak rüzgâr
HARUR Yüksekten düşmek * Akla gelmedik cihetten hücum etmek
HARUS Sütü az olan kadın * Evlenip hâmile olan kız
HARUT Mukaddes kimse * İpini sahibi elinden çekip kaçan davar
HARUT VE MARUT Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen iki meleğin ismidir
HARVA Büyük kumlu tepe * Yüce, yüksek * Bir dağın adı
HAR-VAR f Eşek yükü
HARY Noksan etmek, noksanlaştırmak, eksiltmek
HARZ Dikmek
HAR-ZAR f Çalılık, dikenlik
HARZE Yaban şalgamı
HARZEM (HAREZM) Türkistan'da Aral gölünün güneyindeki delta ve çevresindeki ülke
HAS' Reddetme * Uzak olmak Uzaklaştırmak
HASA' Saman parçası * Hurma kabı
HASA Toprak saçmak
HASA Sığır terslemek
HASA' Bulamaç aşı * Kavun
HASA Saymak * Taş atıp vurmak
HASA' Suya kanmak ve kandırmak * Dolmak * Doymak * Ufak taş
HASAB Odun
HASEBE Hurması çok olan hurma ağacı
HASAD Ekin biçmek Ekin biçme mevsimi
HASADET Hasedcilik, kıskançlık Çekememezlik
HASAFE (C : Hasif) Hurma yaprağından örülen kap * Hurma yaprağı
HASAFET Rey sağlamlığı Hükümde kuvvet ve olgunluk
HAS AHUR Tar: Hükümdarın hayvanlarına mahsus ahır
HASAİL (Haslet C ) Hasletler (Bak: Haslet)
HASÂİS Bir şeye, birine has olan keyfiyetler
HASÂİS-İ İNSÂNİYYE İnsanlık hassaları
HASAİS (Hasîse C ) Kötü huylar, fena tabiatlar
HASAK Büyük bir kuşun adı (Çin'de, Babil'de ve Türk vilâyetlerinde olur )
HASAL Yüreğin ağrıması
HASAL Ağacın, zeminde yanlara sarkmış uçları * Bir işte ortaya konulan ödül
HAS'AM Yemen diyarında bir kabilenin adı
HASAN Nâmahremden korunur üzere olmak, korunmak
HASAN Güzel (Bak: Hasen)
HZ HASAN Hz Ali'nin (R A ) oğludur Hz Peygamber'in (A S M ) sevgili torunudur Cennet'le tebşir olunmuştur Hz Peygamber (A S M ) kendisi için cennet gençlerinin seyyidi buyurmuştur (Hi: 3-49)(Hazret-i Hasan ve Hüseyin'in Emevilere karşı mücadeleleri ise, din ile milliyet muharebesi idi Yâni, Emeviler, Devlet-i İslâmiyeyi, Arab milliyeti üzerine istinad ettirip râbıta-i İslâmiyeti, râbıta-i milliyetten geri bıraktıklarından, iki cihetle zarar verdiler:Birisi: Milel-i sâireyi rencide ederek tevhiş ettiler Diğeri : Unsuriyet ve milliyet esasları, adâleti ve hakkı tâkip etmediğinden zulmeder Adalet üzerine gitmez Çünki: Unsuriyet-perver bir hâkim, milletdaşını tercih eder, adalet edemez ferman-ı kat'isiyle: Râbıta-i diniye yerine râbıta-i milliye ikame edilmez; edilse, adalet edilmez; hakkaniyet gider İşte Hazret-i Hüseyin, râbıta-i diniyeyi esas tutup muhik olarak onlara karşı mücadele etmiş, tâ makam-ı şehadeti ihraz etmiş M )
HASAN İyilik Güzel muamelede bulunmak
HASANET Bir yerin çok sağlam ve korunulacak tarzda olması * Kadının kendisini haramdan koruması
HASAN-I BASRİ (Hi: 21-110) En ileri Tâbiînden olup hadis ve fıkıhta büyük âlimlerdendir Basra'da medfundur Mezheb sahibi bir müçtehiddir Sahabe-i Kiram'dan 130 zat ile görüşmüş, Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbn-i Mace kendisinden hadis nakletmişlerdir
HASAR (C : Hasâret) Ziyan, zarar
HASAR Soğuk, berd
HASARAT (Hasâret C ) Ziyan ve zararlar Hasaretler
HASAR-DİDE f Zarara uğramış, hasar görmüş
HASARET Hasar Alış-verişte zarar, ziyan Yoldan sapmak Sapıtmak Dalâlete düşmek
HASARET Cıvık ve sulu şeyin koyulaşıp katılaşması * Dahâmet peyda etme, irileşme
HASAS Başta saçın az olması
HASASA (C : Hasâs) Fakirlik * Hali yaramaz olmak * Küçük delik * İki kişinin arasındaki açıklık
HASASE(T) Tamahkârlık Cimrilik Alçaklık Hasislik
|
|
|
|