|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (H Harfi) HAŞR-İ CİSMANÎ Cisimle, cesedle dirilme Bedenlerin ve vücudların haşri (Sual: Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin ebediyetle ve cennetle ne alâkası var? Madem, ruhun âli lezaizi vardır; ona kâfidir Lezaiz-i cismaniyye için bir haşr-ı cismanî neden icabediyor?Elcevab: Çünki: Nasıl, toprak; suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır  fakat, masnuat-ı İlâhiyyenin bütün envaına menşe' ve medar olduğundan bütün anâsır-ı sairenin mânen fevkine çıktığı gibi hem kesafetli olan nefs-i insaniyye: sırr-ı câmiiyyet itibariyle, tezekki etmek şartiyle bütün letâif-i insaniyyenin fevkine çıktığı gibi öyle de, cismaniyyet en câmi', en muhit, en zengin bir âyine-i tecelliyat-ı Esmâ-i İlâhiyyedir Bütün hazâin-i rahmetin müddeharatını tartacak ve mizana çekecek âletler, cismaniyettedir Meselâ: Dildeki kuvve-i zâika, rızk zevkinde envâ-i mat'umat adedince mizanlara menşe' olmasaydı; herbirini ayrı ayrı hissedip tanımazdı, tadıp tartamazdı Hem, ekser Esmâ-i İlâhiyyenin tecelliyatını hissedip bilmek, zevkedip tanımak cihazatı, yine cismaniyettedir Hem, gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar, yine cismaniyettedir Madem şu kainatın Sânii, şu kâinatta bütün hazâin-i rahmetini tanıttırmak ve bütün tecelliyat-ı esmâsını bildirmek ve bütün enva-ı ihsânatını tattırmak istediğini; kâinatın gidişatından ve insanın câmiiyyetinden, Onbirinci Söz'de isbat edildiği gibi kat'i anlaşılıyor Elbette şu seyl-i kâinatın bir havz-ı ekberi ve bu kâinat tezgâhının işlediği mahsulâtın bir meşher-ı a'zamı ve şu mezraa-i dünyanın bir mahzen-i ebedisi olan dar-ı saadet, şu kâinata bir derece benziyecektir Hem cismanî, hem ruhanî bütün esasatını muhafaza edecektir Ve O Sâni-i Hakîm ve o Âdil-i Rahim; elbette cismanî âletlerin vezaifine ücret olarak ve hidematına mükâfat olarak ve ibadat-ı mahsusalarına sevab olarak, onlara lâyık lezaizi verecektir Yoksa hikmet ve adalet ve rahmetine zıt bir hâlet olur ki, hiç bir cihetle Onun cemal-i rahmetine ve kemal-i adaletine uygun değildir; kabil-i tevfik olamaz S )
HAŞR-İ EMVÂT Ölenlerin dirilerek bir araya toplanmaları
HAŞR SURESİ Kur'an-ı Kerim'in 59 suresi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur
HAŞRECE Ölüm anında can çekişmekte olan bir kimsenin çıkardığı hırıltı
HAŞREM Kireç taşı * Alçak dağ * Arı
HAŞRÎ Haşre âit Öldükten sonraki dirilişe ve toplanmaya dair
HAŞR U NEŞR Toplanıp dağılmak, yayılmak
HAŞŞ Kat'etmek, kesmek * Toplamak, cem'etmek * Davara ot vermek * Ateş yakmak
HAŞŞ Girmek, dühul etmek
HAŞŞAB Ağaçtan anlayan * Ağaç satan
HAŞŞAK Bir nehir ismi
HAŞŞAŞ Esrar, eroin gibi uyuşturucu maddeler kullanan Esrarcı, esrar içen
HAŞUR Her malın değerini bilip aldanmayan tâcir
HAŞUŞ Abdesthane, helâ, tuvalet
HAŞV (Haşiv) (C : Ahşâ) Tıb: Vücudun içindeki uzuvlardan her birisi * Minder, yastık gibi şeylerin içini dolduran pamuk, kuru ot * Kırılması ihtimali olan eşyanın arasına konan yumuşak, ot gibi şey * Edb: İbarede lüzumsuz söz bulunması, aynı mânada iki kelimeyi yanyana söylemek: Ahd ü peymân, vakt ü zaman, ferid ü yektâ  gibi
HAŞV-İ KABİH Edb: Söze çirkinlik veren kelime fazlalığı
HAŞV-İ MELİH Söz arasında ikinci bir kelime veya cümle ile ikinci derecede bir mâna ifade etmek
HAŞV-İ MÜFSİD Edb: İbarede yalnız kalabalık etmekle kalmayıp mânâyı da anlaşılmaz hale getiren söz
HAŞV Hurmanın kötüsü
HAŞVÎ Mânâsız sözler söyleyen, saçma sapan konuşan * Haşve benziyen
HAŞVİYYAT Söz arasında, lüzumsuz, fazladan olan sözler
HAŞYET Korku ve dehşet
HAŞYETEN Ürkerek, korku ile
HAŞYETEN LİLLAH Allah için korku
HAŞYETULLAH Allah korkusu
HAT f Çaylak kuşu
HATA Yanlışlık Yanılma * Suç Günah
HATA-YI ADLÎ f Adalet dairesine âit hata, yanlışlık
HATA Yarış atlarının sekizincisi
HATA' Saçak bükmek
HATA Kuzey Çin
HATAB (Hatb) Odun * Kinaye olarak "Dedikodu, nemime" ye de odun denilir
HATABAHŞ f Kabahatleri affeden, kusurları bağışlayan
HATAEN Hatâ olarak, yanlışlıkla
HATA ENDER HATA Kusur içinde kusur Hatâ içinde hata
HATAİ Tezhib ıstılahlarındandır Resim gibi tabiatı taklid ederek yapılmayıp, san'atkârlar arasında kabul edilen çeşitli gül şekli gibi irili ufaklı yapılan şekiller * Türkistan'da Hatay şehrinde imal edilen bir cins dayanıklı kâğıt
HATAİR (Hatire C ) Mühim işler, ehemmiyetli ve önemli ameller
HATAİYYAT Yanlışlıklar, yanlışlar
HATAKÂR f Yanlışlık yapan, hatâ eden, yanılan
HATAL Boş ve yaramaz söz
HATA-PUŞ f Kabahatleri örtbas eden, suçları örten, hataları göstermeyen
HATAR Tehlike Uçurum, Emniyetsizlik Korku
HATAR Bir şeyin etrafını çevreleyen çember nev'inden şeyler * Çadırın eteklerine bağlanan parça
HATARAT Tehlikeler Akla gelen fikirler
HATARE Hürmetli ve izzetli olmak
HAT'ARE Bir hâl üzerine karar etmeyip devamlı değişmek
HATARGÂH f Tehlikeli yer, tehlikeli saha, tehlike yeri
HATARİŞ Deprenmek
|