|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (H Harfi) HATARKÂR f Hatarlı, korkulu
HATARNÂK f Korkunç, korkulu, tehlikeli
HATA SAVAB CETVELİ Basılmış bir kitabın mürettib yanlışlarını göstermek için sonuna ilâve edilen cetvel (Hatâ: Yanlış; savab: Doğru demektir )
HATAT Sütün kaymağı * Tıb: Cilt iltihabından meydana gelen kabukların soyularak iyi olanları
HATAT Bağırma, çağırma, feryâd etme
HATATİF (Huttâf C ) Kırlangıçlar
HATAVAT (Hatvât - Hatuvât - Hutuvât olarak da yazılır) (Hatve C ) Adımlar, hatveler (Bak: Hutuvât)
HATAYA (Hatâ C ) Hatâlar Yanılmalar
HATAYİ (Bak: Hatâi)
HATB (C : Hatub) Mühim iş * İstemek * Konuşmak * Nidâ
HATB Odun toplamak
HATBA' Arkasında siyah çizgiler olan dişi eşek (Müz: Ahtab)
HATD Durdurmak İkâmet
HATEB (C : Ahtâb) Odun * Koğuculuk
HATEL Kahretmek * Ahdini bozmak * Aldatmak
HÂTEM Mühür Üzerinde yazı olan ve mühür yerine kullanılan yüzük * Son En son (  Sath-ı arzda altı ay zarfında beşerin haşrini temsil eden o sayısız haşir ve neşirlerde görünen rububiyetin o tasarruf-u aziminde pek yüksek, büyük ve ince nakışlı bir hâtemi vardır Mahlukatın icadında görünen şu intizamlar, suhuletler, sür'atler, imtiyazlar hep o hâtemin parıltısından meydana geliyorlar Evet her bahar mevsiminde pek hakimane, basirane, kerimane faaliyetler başlar ve hârikulâde san'atlar yapılır M N )
HÂTEM-ÜL ENBİYA Peygamberlerin en sonuncusu Hz Muhammed (A S M )
HÂTEM-ÜL HÂTEM Hz Muhammed'in (A S M ) Tevrat'taki ismi
HÂTEM-İ MAHSUS Hususi mühür Bir kimseye âit damga, mühür
HÂTEM-ÜR RÜSÜL Peygamberlerin sonuncusu, son resul, Hazret-i Muhammed (A S M )
HÂTEM-İ SADARET Padişahın sadrazamlarda bulunan mührü Buna "hâtem-i vekâlet", "hâtem-i şerif" veya "mühr-i hümayun" da denilirdi İlk zamanlar yüzük şeklinde idi ve parmağa takılırdı Sonraları zincire bağlı olarak sadrazamlar, boyunlarına asarlardı Bundan ayrılmak, vazifeden azledilmek demek olduğu için; mühürü hamamda bile boyunlarında taşıyan sadrazamlar vardı (O T D S )
HATEM Çok cömert ve eli açık adam
HATEM Kırılmış olan şey * Hayvanın çok yaşamaktan dolayı zayıf olması
HATEMANE f Hâtem'e yakışacak şekil ve surette Cömertçesine
HATEMAT (Hatme C ) Hatim etmeler Sona erdirmeler
HATEME "Allah, sona erdirsin " meâlinde bir dua
HATEMİ Mühür kazıyan, mühür yapan Mühürle alâkalı
HATEM-İ TAÎ (Ebu Adi bin Abdullah bin Said) Arab kabile reislerinin büyüklerinden ve şairlerinden olup, cömertliği ile meşhurdur Adı, cömertlik ve keremde darb-ı mesel halini almıştır Bazı şiirleri toplanarak bir divan yapılmış ve Londra'da bastırılmıştır Hz Peygamber'in (A S M ) zamanına yetişmiş ise, de, bi'setten evvel vefat etmiştir
HATEMKÂRÎ Bir sathın "yüzeyin" üzerine süs şekilleri oyarak meydana getirilen boşlukları, o satha benzeyen başka bir madde veya mâdenle doldurmak suretiyle yapılan tezyinât
HATEN (C : Ahtân) Kadın tarafından olan kimseler (Baba, kardeş ve emmi gibi) * Araplar, damat mânasına kullanırlar
HATENAT (Hatene C ) Kaynanalar
HATENE (C : Hatenât) Kaynana
HAT'ET Vurmak, darb * Düşürmek * Cima etmek
HATF Ölüm Ölmek Vefat etmek
HATF Kapmak * Şimşek gibi göz kamaştırmak * Sür'atli olmak
HATIB (Hatab dan) Oduncu, odun toplayan * İyiyi kötüyü ayırd edemeyen kimse
HATIB-I LEYL Geceleyin odun toplayan kimse * Mc: Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan adam
HATIF Süratli kapıp götürücü * Göz kamaştırıcı şimşek
HATIL Taş duvarı takviye etmek için her bir-iki metrede çekilen tuğla veya kereste tabakası
HATIM Kırıcı, ufalayıcı
HATIM (C : Havâtim) Yüzük
HATIR Zihin Fikir Gönül Kalb Hal Tedbir Vesvese
HATIR-I NÂ-ŞÂD Tasalı ve kederli gönül
HATIR-I NEFSANÎ Tas: Dünya ve nefis muhabbetinin cismanî kuvvete galebesi
HATIR-I RAHMANÎ Tasavvuf ehlinin kalbinde, Allah'ın cemal-i vahdetinin tecellisiyle tam bir sükûnet olması Buna muhabbetullah da denir
HATIR-I ŞEYTANÎ Tas: Nefsin zevklerine muhabbet yüzünden, ma'siyet ve günahlara düşmek
HATIRA Hatıra gelen Hatırda kalan şey * Bir kimseyi veya bir hâdiseyi hatırlatması için yazılan veya saklanan veya birisine verilen şey
HATIR-AŞÜFTE f Gönlü perişan olan
HATIRAT (Hâtıra C ) Hâtıralar Hatırda kalan şeyler * Edb: Bir adamın yaşadığı zamana, bulunduğu işlere, görüştüğü kimselere dair düşüncelerini ve duygularını hâvi olmak üzere yazdığı eser (  Acaba Hâlık-ı Semavat ve Arz'dan başka hangi sebeb var ki; en ince ve en gizli hâtırat-ı kalbimizi bilecek ve bizim için istikbali, âhiretin icadıyla ışıklandıracak ve dünyanın yüzbin boğucu emvacından kurtaracak, hâşâ; Zat-ı Vacib-ül Vücud'dan başka hiçbir şey, hiçbir cihette Onun izni ve iradesi olmadan imdat edemez ve halaskâr olamaz L )
HATIRAT-I KALB Kalbe gelen hatıralar ve mânâlar
HATIR-AZAR f Hatır kıran
HATIR-AZÜRDE f Hatırı kırılmış
HATIR-NEVAZ f Gönüle okşayan, hatırnaz
HATIR-NİŞAN f Hatırda kalan, akılda duran
HATIR-GÜŞA f Gönle ferahlık veren İç açan
HATIR-MANDE f Gücenmiş, kalbi incinmiş, hatırı kırılmış
HATIR-NİŞİN f Akılda kalan, hatırda kalan
HATIR-SAZ Hatır yapan, gönül alan
HATIR-ŞİKEN f Gönül inciten, kalb kıran, hatır kıran
HATIR-ŞİNAS f Gönül alıcı, hatır alıcı
HATIR-ZAD f Akla gelen, hatıra doğan
HATÎ Şaşırtan, yanıltan, hatâya düşüren
HATÎ Fakir kavutu
HATÎ' Yaramaz kimse
HATÎA Ok atan kimselerin, baş parmaklarına geçirdikleri deri
HATİB Hitâbeden Söz söyleyen Cemaate, topluluğa karşı güzel söz söyleyen kimse * Câmi'de müslümanlara dini nasihatlar ve güzel sözlerle hitâbeden vazifeli zat
HATÎB Mânalı ve fâideli, güzel söz söyleyen Güzel, düzgün konuşan
HATÎB Odunu çok olan kimse
HATİBANE f Hatibcesine Güzel ve akıcı söz söyleyenlere yakışırcasına Nutuk atarcasına
HATÎBE Ormanlık, ağaçlık yer * Odunluk
HATÎCE (Hadîce) Vakitsiz ve erken doğan kız çocuğu * Fetva metinlerinde kadını temsil eden umumi isimlerden birisi (Ötekiler: Hind, Fâtıma ve Zeyneb'dir )
HATÎCE-İ KÜBRA Peygamberimizin (A S M ) ilk zevcesi ve mü'minlerin annesi Yirmidört sene bütün varlığıyla ve mülküyle Peygamber Efendimize hizmet etmiş ve Ona ilk olarak iman etmiştir (Radıyallahu Anha)
HATÎE Hatâ Günah Kabahat Suç
HATİF Gayıptan haber veren cinnî * Sesi işitilen ve kendisi görülmeyen, seslenici Ses verici, çağırıcı
HATÎFE Unu süt ile yoğurup pişirerek yapılan yemek
HATİL Yorgun * Devamlı yağan yağmur
HATİM Hitâma erdiren Bitiren * Mühür basan
HATÎM Kâbe-i Muazzama'nın şimal tarafındaki taş Duvar gibi olan sur
HATİM Kadı, hâkim * Sağlamlaştıran
HATİME Son Nihayet Son söz
HATİME-KEŞ f Son veren, hâtime çeken, bitiren, sona erdiren
HATİN Sünnet eden
HATİR Muhâtaralı, tehlikeli, korkulacak durum Büyük ve şerefli kimse
HATÎT Hasis kimse
HATİTA Bir malın değerinden indirilen tenzilât, iskonto
HATİTA (C : Hatâyit) İki tarafındaki yerlere yağdığı hâlde kendisine yağmur yağmayan yer
HATK (HATKÂN) Yürürken adımların birbirine yakın olması * Yönelmek, teveccüh etmek
HATLA' Kulakları sarkık olan kadın (Müz: Ahtal)
|