|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (H Harfi)-Osmanlıca Sözlük (H Harfi) İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (H Harfi) HUSUSA Ayrıca, hususen, başkaca
HUSUSAT (Husus C ) Hususlar, bakımlar, işler Tarzlar, şekiller Mes'eleler Maddeler
HUSUSEN Bilhassa Ayrıca Başkaca Buna mahsus olarak
HUSUSÎ Bir şeye aid olan Herkese âid olmayan
HUSUSİYAT Hususi olan şeyler Hususiyyetler
HUSUSİYET Ahbaplık, tanışıklık, yakınlık * Hususilik
HUSVE Kap içinde bir içim su
HUSVE Topraklı yer
HUSVE Haya, husye
HUSYE Erkeklik bezi Haya Erkeğin yumurtalığı
HUSYET-ÜS SEMEK Balık yumurtası
HUSYETAN f Hayalar, çift haya Erkeklik bezlerinin her ikisi
HUŞ f Akıl, fikir, zekâ, iyi ile kötüyü ayırma hissi * Ruh, can * Ölüm, * Zehir
HUŞ Vahşi hayvanlar
HUŞ'A Alçak küçük tepe
HUŞAM Kalın burunlu * Uzun dağ burnu
HUŞAR Avaz, ses
HUŞARE Bir yere giderken bırakılan faydasız şeyler * Her şeyin kötüsü
HUŞDAR f Akıllı, uslu
HUŞE f Salkım * Başak, sümbül
HUŞE-İ ENGUR Üzüm salkımı
HUŞE-İ HURMA Hurma salkımı
HUŞE ÇÎN f Başak toplayan Salkım toplayan
HUŞEF Yeşil sinek
HUŞENK f İdrak, akıl, iz'an
HUŞK f Kuru, yâbis * Kaba, soğuk
HUŞK U TER Kuru ve yaş
HUŞKAR İri öğütülmüş un O undan olan ekmek
HUŞKCAN f Kalın kafalı, câhil kimse
HUŞKÎ f Kuruluk, yubuset
HUŞKLEB f Dudağı kurumuş, susamış
HUŞKMAĞZ f Boşkafalı, câhil
HUŞKSAL f Kuraklık ve kıtlık yılı
HUŞKSER f Ahmak, salak
HUŞMEND (C: Huşmendân) f Akıllı, aklı başında
HUŞMENDÂN (Huş-mend C ) Aklı başında olanlar, akıl sâhipleri
HUŞMENDÂNE f Akıllıca, aklı başında olarak
HUŞNE Haşinlik
HUŞRÜBA f Akıl kapan, aklı baştan alan
HUŞRÜBUDE f Aklı kapılmış, aklı başından gitmiş
HUŞŞ (C : Huşuş) Hâcet mevzii; helâ, tuvâlet * Necâset mahreci
HUŞŞA' (Haşi') Huşu içinde olanlar Gözleri korku ve saygı ile düşkün bir hâlde olanlar
HUŞŞA' Kulak ardındaki yumruca kemik
HUŞŞAF Yarasa kuşu
HUŞU' Alçak gönüllülük Hayâ etmek ve mütevazi olmak Korku ile karışık sevgiden gelen edebli bir hâl Yüksek ve heybetli bir huzurda duyulan alçak gönüllülük Sükun ve tezellül
HUŞUF (C : Huşef) Seri, eli çabuk, hızlı * Geceleyin yola giden deve
HUŞUNET Kabalık, sertlik, inatçılık
HUŞUNET-İ MİZÂC Mizâc sertliği, huy ve tabiat sertliği
HUŞUNET-İ TAB' Tabiat ve huy kabalığı
HUŞYAR (Bak: Hüşyar)
HUT Balık Büyük balık * Şubat ayı içinde güneşin girdiği ve semanın cenub yarısındaki burcun ismi
HUTAB (Hutbe C ) Hutbeler HUTAE : (C : Hatâit) Kısa boylu kimse
HUTAF (C : Hatâtif) Demir çengel * Makaranın iki tarafında olan eğri demir
HUTÂM Kuru cisim kırıntısı * Yumurta kabuğu * Çerçöp
HUTÂM-I DÜNYA Bu fani dünyanın muvakkat ve boş malı mülkü
HUTAME Cehennemin beşinci tabakası İnatçı münkirlerin yeri olup, Gayya Kuyusunun bulunduğu kısım
HUTAME Sofrada kalan yemek artığı
HUTAT Dökülmüş ve saçılmış olan şey
HUTBE İlâhi emir ve nehiyleri cemaate beyan ve ihtar etmek Cuma veya bayram namazlarında müslümanlara hatibin İlâhi ve şer'i emirleri hatırlatan sözleri (Hatib, bu hutbeyi söylemeye Halife veya İslâm Devlet Reisinden vazife ve salâhiyet almıştır )
HUTBEHAN f Hutbe okuyan, hatib
HUTEBÂ Hutbe okuyanlar Hatibler
HUTEBÂ-İ UMUMÎ f Herkese hitâbeden, umuma ders verenler
HUTM Her kuşun gagasına, her davarın burnunun ucuna ve ağızının önüne derler
HUTRE Bina için verilen yemek * Tatmak
HUTRUŞ Kısa
HUTT Emir * Kıssa
HUTTA Darp, vurmak * Zor iş * Başın önünde olan saç örgüsü
HUTTA Haslet, huy
HUTTAF (C : Hatâtîf) Kırlangıç kuşu
HUTU' Gitmek
HUTUB Zorluk, güçlük * (Hatb C ) İşler, maslahatlar Mes'eleler
HUTUB Erkek çekirge
HUTUF (Hatf C ) Ölümler, vefatlar
HUTUN (Hutunet) Evlenme, tezevvüc, teehhül * Damatlık, damat olma
HUTUR Akla gelmek Hatırlamak
HUTUR ETMEK Hatıra gelmek
HUTUT (Hatt C ) Yazılar Çizgiler * Yollar
HUTUT-U ŞEMSİYE Işıklı güneş yolu
HUTUVAT (Hutvât-Hutevat) (Hutve C ) Adımlar İzler Yollar Eserler * Şeytanın aldatmaları
HUTUVAT-I SİTTE Altı adım (Kur'an-ı Kerim'deki "Hutuvat-üş şeytan" tabirinden istifaze ile, şeytanların ve onların insî mümessilleri olan şerir insanların fitnekâr ve dalâlete sevkedici adımları, izleri ve desiseleri gibi mânalarla alâkalı olarak "bir mühim eser"e verilen isim) Şeytanın altı desisesi
HUTVE Adım atıldığı zaman iki ayak arasındaki mesafe * İz (Bak: Hatve)
HUULE Dayılık
HUVA Tembel olmak
HUVAKA Süprüntü
HUVAR Bağırış, çığlık, sayha, avaz
HUVAR (C : Ahvire-Hırân-Hurân) Anasından ayrılmayan deve yavrusu (Anasından ayrılsa "fasil" derler )
HUVASE (C : Huvâsât) Karışık cemaat
HUVELA' Çocuk anasından doğduğunda beraber çıkan ince nâzik deri (Onda yeşil ve kızıl hatlar olur )
HUVEYN Hayvancık Çok küçük canlı
HUVEYNAT Çok küçük hayvancıklar Mikroplar
HUVEYSAL (C : Huveysalat) Tıb: Ciltte peyda olan bir takım kabarcık
HUVEYZA İshal, iç sürgünü
HUVTA Arpa, buğday gibi hububat için yapılan avlu veya anbar
HUVVAN (Hâin C ) Hıyanet edenler, hâinler
HUVVARA Ağartılmış yemek
HUVVE Karalık Siyahlık
HUY Boş ve hâli olmak
HUY f Mizac, tabiat, ahlâk, âdet * Ter
HUY-İ BED Fenâ huy
HUYELA' Kibir, ucub
HUYGERDE f Terlemiş * Adet edinmiş, huy hâline getirmiş, alışmış
HUYUL (Hayl C ) Atlı alaylar * Atlar * Kötülerin meydana getirdiği kalabalık
HUYUT (Hayt C ) İpler İplikler Lifler Teller
HUYUT-İ RAKÎKA İnce iplikler
HUZ Al (Ahz: Almak mastarından) Al emri
HUZ' Alçaklık yapmak
HUZ Tuz ağacı dedikleri nesnedir ve denize yakın yerlerde posası denize düşüp rüzgârla dalga döve döve kehribar olur
HUZA'BÎL (C : Huz'a) Batıl şeyler Halkı güldürecek boş şeyler, nesneler
HUZAFE Sahtiyan kırpıntısı * Bez kırpıntıları
HUZAHIZ Suyu ve ağacı çok olan yer * Şişman kimse
HUZAKA Kıymetsiz ve rağbetsiz olan şey
HUZAKİYY Lisanı fasih, konuşması açık olan kimse * Eşek sıpası
HUZALE Saman ufağı
HUZAMÎ Lavanta çiçeği
HUZANE Kendileri sebebinden gam ve tasa çekilen çoluk çocuk
HUZ Bİ-YEDÎ Elimi al, elimden tut, bana yardım et (mânasında)
HUZE Miğfer
HUZEM (Huzme C ) Demetler, desteler, huzmeler
HUZENE Kulak
HUZ MÂ SAFÂ, DA'MÂ KEDER "Safâ olanı al, keder vereni bırak", "Allahın müsaadesi olan ve neticesi safâ veren şeyi al, sonu keder vereni bırak", "İyisini al, kötüsünü bırak" meâlindedir
HUZME Demet Deste Bir kucak şey * Fiz: Bir ışık kaynağından çıkan sütun halindeki şua
HUZNE (C : Huzen) Sağlam ve sert olan
HUZRE Arka zahmeti
HUZRET Yeşillik Ter ü tazelik
HUZRUF (C : Hazârif) Fırıldak * Değirmen çarkının birisi * Pervâne
HUZU' Mahviyet ve tevazu hali, alçak gönüllü olmak Allah'ın azametini, celal ve cemalini, büyüklüğünü tahattur ve tefekkürden hâsıl olan, insandaki huzur ve huşu' hâli
HUZUB(E) Semiz olmak, besili olmak
HUZUK Adımları birbirine yakın olan kısa boylu kimse
HUZUKA Ekşilik
HUZUNET (C : Huzen) Sağlamlık Kabalık, sertlik
HUZUR Hazır olmak Mevcud bulunmak * Hürmet edilmesi lâzım gelen kimsenin yanında olmak * İbadet neticesi hâsıl olan rahatlık, gönül ferahlığı
|