Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #11
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İCTİZA'
Ağaç veya dal kesme

İCTİZA'
İktifa etmek, yeter bulmak

İCTİZAB
(Cezb den) Çekip uzatma * Etrafına toplanma

İCTİZAL
Sevinme, mesrur olma

İCTİZAZ
Yün kırkma * Çayır ve ot biçme

İCTİZAZ-I AGNAM
Koyun kırkma

İCYAM
Men'etmek, engel olmak

İCZAB
Koparmak

İCZAL
Birini sevindirme, mesrur etme, gönlünü hoş etme

İCZAL
Semerin, devenin boynunu yara etmesi

İCZAM
El kesme * Hızlı yürüme

İÇ
t Herşeyin içerisi, dâhil, derun * Bir şeyin ortasındaki kısım, göbek * Karın, mide * Kalb, vicdan, gönül * Harem dairesi * Bir şeyin görünmez ciheti, bâtın

İÇ CEBEHANE
t Şimdiki askerî müzeye eskiden verilen addır İç cebehâne tâbiri bilahare "Hazine-i esliha", Üçüncü Sultan Ahmed devrinde "Dâr-ül esliha", daha sonraları da "Harbiye ambarı" olarak değiştirilmiş, en sonunda "askerî müze" şeklini almıştır

İÇERLEK
t Dip, kuytu yer Çıkmaz * Daha geride, daha içeride bulunan

İÇ EZAN
t Cuma günleri hatib minberde iken müezzin tarafından mahfilde okunan ezan Diğer namazlarda yalnız minarede ezan okunurken, cuma günleri öğle vaktinde hem minarede, hem de caminin içinde müezzin mahfilinde ezan okunur İkinci ezan caminin içinde okunduğu için buna "iç ezan" denilir

İÇGÜVEY
t (İçgüveyi, içgüveysi) Kayınpederinin evine alınan dâmat Karısı tarafının evinde oturan dâmat

İÇ HAZİNE
t Osmanlı İmparatorluğu zamanında sarayda muhafaza edilen bir kısım paralar

İÇ İL MÜDERRİSLERİ
t İstanbul, Edirne ve Bursa'da ve bunlara bağlı yerlerde 150'şer akça ve daha fazla yevmiyeleri olan medrese müderrisleri

İÇ KALE
t Kale duvarlarıyla çevrilmiş şehir ve kasabaların bazılarının ortasında ve en yüksek yerinde yapılan küçük kaleler Bu çeşit kalelere "bâlâ hisâr" da denilirdi Bu iç kaleler, düşmanın, surları geçmesi hâlinde veya şehirde bir isyân çıktığı zaman, hükümdar veya kumandanın çekilip kendini müdafaa etmesi için yapılırdı

İÇLİ
t İçi dolu * Çabuk müteessir olan, hassas duygulu * Kin tutan, haset eden

İÇ OĞLANI
t Saray hizmetine alınıp devletin çeşitli makamlarına namzed olarak yetiştirilen gençler İç oğlanı, Yıldırım Bayezid zamanında yeni teşekküle başlayan saray hizmetlerinde bulunmak üzere yeniçerilik için toplanan devşirmelerden ayrılmak suretiyle meydana getirilmiş ve bu usûl sonradan yapılan kanunla devam edip gitmiştir

İÇTİHAD
(Bak: İctihad)

İÇTİMAÎ
(Bak: İctimaî)

İÇTİNAB
(Bak: İctinab)

İDA'
Emanet bırakmak Vedia koymak * Huk: Kendi malının muhafazasını başkasına havale etme

İDA'
Fasid olmak Bozulmak * Helâk olmak * Yardım etmek

İ'DA'
Düşman etmek * Sıçratmak * Geri getirmek * Muavenet etmek, yardım etmek

İDÂA
Zâyi etmek Boşuna harcamak

İDÂA-İ VAKT
Vaktini boşa geçirmek Vaktini zâyi etmek

İDAB
Herkesi ziyafete davet etme Sofrası herkese açık olma * Doğruluğunu ve hak olduğunu herkese bildirme

İDAB
Acib nesne

İDABE
Edeblilik, terbiyeli oluş

İDAD
Saymak Sayı Hesab etmek * Ölüm vakti * Fark Vergi * Bahşiş * Küfüv Denk, hemtâ * Delilik emâresi * Parmakla hesab etmek

İDAD
(İded) Üstünlük, galibiyet, zafer * Kuvvet, zor

İ'DAD
Hazırlama Yetiştirme Geliştirme

İD'AD
Korkutmak

İDADE
Kol bağı

İ'DADİYE
Hazırlığa ait Hazırlığa mahsus * Orta tahsili veren okullar Vaktiyle rüşdiyeden sonra gidilip yüksek mekteblere girebilmek için lâzım gelen bilgileri öğreten okul Sultaniyelerden aşağı olan mekteb

İDAHA
Muti olmak, itaat etmek

Alıntı Yaparak Cevapla