Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #56
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İSHAN Isıtma, ısıtılma * Kızdırma veya kızdırılma
İSHAN-I AYN Ağlatma Göz kızartma
İSHAR Uyundırma * Gece uyutmayıp, uyanık durdurma
İSHAT Darıltma, gücendirme
İSİK Çukurluk, engebelik Çukurlu
İSİMLİK Tar: Saraylılar tarafından gönderilen hediyelik şeylerin kimin tarafından gönderildiğini belirten adres pusulası
İSKA Su vermek, sulamak
İSKAB Ateş yakma
İSKAL Ağır bir şey yüklemek
İSKALARYA ing Çarmıkların halat basamakları
İSKÂN Yerleştirmek Bir yeri mesken yapıp oturmak * Sâkin
İSKÂN-I MUHACİRÎN Göçmenleri yerleştirme
İSKANDİL ing Denizin derinliğini ölçmeğe yarayan ve gemilerde kullanılan bir âlet * Bir şeyin hakikatını anlamağa çalışma Yoklama, deneme, tecrübe etme
İSKAR (Sekir den) Sekir verme, sarhoş etme
İSKARLAT İtl Eski devirlerde Venedik mensucatından, boyası has ve kumaşı dayanıklı bir nevi çuhanın adı idi ve şarkta pek makbuldü Yeniçeri Ocağı ileri gelen ağalarına, sekbanbaşıya ve yeniçeri kâtibine her sene bu çuhadan verilir veya bedeli para olarak tahsis olunurdu Bu paraya da "İskarlat bedeli" denirdi (Ta L)
İSKARMOZ Gemilerin kaburgalarını teşkil eden eğri ağaçlar * Kayıklarda kürek takılıp çekilen ağaç çiviye de bu ad verilir
İSKARPİN Fr Konçsuz veya yarım konçlu zarif ayakkabı Alafranga hafif kundura
İSKÂT Sükût ettirmek Cevap veremiyecek hâle getirmek Susturmak * Kandırmak, râzı etmek
İSKAT (Bak: Iskat)
İSKELE Binada yüksek yerleri yapabilmek için kurulan geçici sal * Deniz nakil vasıtalarının yanaşabilmeleri için deniz kıyısında yapılan yer * Deniz kenarında ve deniz vasıtalarının yanaşmasına elverişli kasaba * Bir memleketin deniz yolu ile yapılan ticaretine vasıta olan liman * Geminin sol yanı
İSKELET Fr Vücudun kemik çatısı
İSKENDAN f Kilit
İSKENDER (M Ö 356-323) Aristo'dan ders almış bir imparatordu İskender-i Rumi de denir Bundan başka ismi geçen bir de İskender-i Zülkarneyn vardır (Bak: Zülkarneyn)
İSKEREK f Hıçkırık
İSKETE Güzel ve çok öten sarı kanatlı bir cins küçük kuş
İSKİZ (İskize) f Hayvanın sıçrayıp kıç atması * Hayvanın ürkerek attığı çifte
İSKOLASTİK (Bak: Skolastik)
İSKONA İtl Buharlı gemilerin icadından evvel kullanılan iki direkli yelkenli harp gemilerine verilen addı
İSKONTO (Bak: Tenzilât)
İSLA' Teselli verme, avutma
İSLAB Giderme, selbetme Kapıp götürme
İSLAC Kara tutulma Karlı olma
İSLAF Para peşin, mal veresiye olan bir alışveriş * Tarlayı aktarmak
İSLAH (Bak: Islah)
İSLAK (Silk den) Düzenleme, sıraya koyma * Yola getirme * Diziye geçirme * Mesleğe sokma, sokulma
İSLAL (Sell den) Kılıcı sıyırıp çıkarma * Verem etme, verem uğratma
İSLÂM (Selâm dan) İtaat, inkıyad, bir şeye teslimiyet Din * Ist: Hz Muhammed'in (ASM), Allah'ın emriyle insanlara bildirdiği din (İslâmlıkta, Allah'a itaat etmek, Peygambere tâbi' olmak ve din namına ne bildirilmişse, kalb ile dil ile tasdik ve onunla amel etmek şarttır İslâm'ın beş şartı vardır: Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve Ramazan-ı şerif orucunu tutmaktır)(Ulema-i İslâm ortasında, "İslâm" ve "İman"ın farkları çok medâr-ı bahsolmuş Bir kısmı, "İkisi birdir", diğer kısmı, "İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz" demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler Ben şöyle bir fark anladım ki:İslâmiyet, iltizamdır İman, iz'andır Tabir-i diğerle: İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir Eskide bazı dinsizleri gördüm ki: Ahkâm-ı Kur'aniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı Demek o dinsiz, bir cihette hakkın iltizamiyle İslâmiyete mazhardı; "dinsiz bir müslüman" denilirdi Sonra bazı mü'minleri gördüm ki; ahkâm-ı Kur'aniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar, "gayr-ı müslim bir mü'min" tabirine mazhar oluyorlarAcaba İslâmiyetsiz iman, medar-ı necat olabilir mi?Elcevab: İmansız İslâmiyet, sebeb-i necat olmadığı gibi; İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz M)

Alıntı Yaparak Cevapla