Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #68
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İŞAEYN (Bak: İşâân)
İŞAHA Misvâk kullanma
İŞ'AL Şulelendirmek Yaymak, alevlendirmek Tutuşturmak Parlatmak Şiddetlendirmek
İŞAR Birlikte geçinmek, muâşeret etmek Hoş geçinmek
İŞ'AR Yazı ile haber vermek Anlatmak, bildirmek
İŞ'ARAT (İş'ar C) Tebliğler, bildirmeler
İŞARAT İşaretler
İŞARAT-ÜL İ'CÂZ İ'caza dair işaretler
İŞARAT-ÜL İ'CAZ Fİ MEZAN-İL ÎCAZ Îcaz zannolunan yerlerdeki i'caza işaretler * Risale-i Nur Külliyatından bir kitap ismidir
İŞARET Bir şeyi bir vasıta ile (el, göz, kaş veya parmakla) göstererek bildirmek * Nişan, alâmet, belli bir iz * Ist: Doğrudan doğruya olmadan, hatırlatma suretiyle verilen emir (Münasebat-ı tevafukiye eğer taaddüt etse ve ayrı ayrı cihetinden bir hâdiseye muvafık gelse, hem bilhassa makama mutabık, hem bilhassa kelâmın mânâsına muvafık ve müeyyid olsa, o muvafakat o vakit işaret derecesine çıkar Evet muzaaf münasebet, işarettir M)
İŞARET-İ ÂLİYE Tar: Şeyh-ül islâm, defterdar ve yeniçeri ağası gibi maiyyet memurlarından biri tarafından yazılan takrir veya ilam üzerine sadrazamın kabul veya red şeklinde yazdığı yazı * Sadaret makamından çıkan emirler
İŞBA' Doyurmak, açlığı gidermek Doymak * Fiz: Bir sıvının içinde, belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması * Edb: Arap nazmında, kafiye veya vezin zaruretinden dolayı kelimeye bir harf ilâve etme
İŞBAŞI t Bir işte çalışanların başı, reisi * İşe başlama saati
İŞBU İşte bu Bu, şu
İŞCA' Yenme, ezme * Kederlendirme, hüzün verme, üzme
İŞCAR (Şecer den) Ağaç yetiştirme Ağaçlandırma
İŞCAZ Kederlendirme, üzme, hüzün ve gam verme
İŞE f Orman, sık ağaçlık * Câsus, hafiye
İŞFA' (Şifâ dan) Hastaya şifalı şeyler verme Hastanın iyileşmesi için çeşitli çarelere başvurma
İŞFAF Üstün tutma
İŞFAK Acıgirsin bir tarafına !!! sakınma Şefkat ve inayet etme * Sevme * Sakınma ve korkma * Azaltma * Lütfetme, bağış, ihsan
İŞGAL Zabtetme, istilâ etme * Birisini işten alıkoyma, başka şeyle meşgul etme, oyalama, uğraştırıp kendi işine mâni olma
İŞGENE f İhiyarlıktan veya kızgınlıktan dolayı yüzde hâsıl olan buruşukluk
İŞGERE f Şâhin, atmaca ve doğan gibi av için kullanılan terbiye görmüş kuş
İŞGERF f Dayanıklı, sağlam, kalın * Şan, nam, ün, şeref
İŞGUH f Yere yıkılış, yüz üstü kapanış
İŞGÜÇ t Meşguliyet, vazife, memuriyet
İŞGÜFE f İstifrağ, kusma * Çiçek
İŞGÜZAR f Becerikli, çalışkan * Kendini göstermek için gerekmezken işe karışan
İŞHA' (Şehi den) İstenileni verme * Göz dikme, almak isteme
İŞHA' Ağız açma, ağzını açma
İŞHAD Delil getirme, delil olarak gösterme Şehadet ettirme, şâhid gösterme * Şehid olma
İŞHAR Ün alma, meşhur olma, şöhret kazanma * Kadın, doğum yapacağı aya girme
İŞHAS Fesatçılık ve dedikoduculuk yapma Çekiştirme Gıybet etme
İŞHAS Gitme zamanı gelip çatma * Tedirgin ve rahatsız etme
İŞHAZ Keskinleştirme, bileme
İŞHAZ-I SEYF Kılınç bileme
İŞKA' Şaki ve bedbaht eylemek
İŞKA' Şikâyet ettirme * İntikam alma, öç alma * Darıltma, gücendirme
İŞKÂL Güçleştirme, müşkilleştirme * Zorlaştırma * Şüpheli ve karışık olma
İŞKAMPAVİYA İtl Harp gemilerinden asker naklinde kullanılan en büyük filika İşkampaviya'lar sandal büyüklüğünde, yalnız ondan daha geniş ve yüksekti Karaya asker sevkiyatında, gemiye erzak ve levâzım alınmasında kullanıldığı gibi eskiden donanmaya su alınacağı zaman su ile doldurulur, diğer bir filika yedeğinde geminin bordasına götürülerek geminin tulumbasıyla içindeki su nakledilirdi (OTDS)
İŞKÂR f Av * Avlama
İŞKEMBE f Geviş getiren hayvanların midesinin en büyük kısmı * Karın
İŞKENCE F Eziyet, azab
İŞKESTE f Kırık, bitik Kırılmış
İŞKİL f Şüphe, vesvese Vehimlenmek * Hile, tezvir * Sağ ön ayağı ve sol arka ayağı beyaz olan at
İŞKÜFE f Çiçek
İŞKÜNC f Çimdik
İŞLEK t Çok işler, fazlaca işlenen * Tecrübeli, idmanlı, alışık
İŞMAM Hafif olarak duyurmak, koklatmak Hissettirmek * Kibirden dolayı başı dik yürümek * Tecvidde: Bir harfe zamme veya kesre vermek ve bunu hafifçe hissettirmek Harfin sesini genizden hissettirmek, biraz duyurmak, harfi çıtlatmak
İŞMAR Göz kırpma, işaret
İŞMİ'ZAZ Can sıkma, üzülme, yüzünü ekşitme * Titreyip ürperme
İŞNUŞE f Aksırık
İŞPİHTE f Su sızıntısı * Yayılmış, saçılmış
İŞPORTA (Arnavutça) Seyyar satıcı tezgahı * Yayvan yemiş sepeti
İŞRAB (Şürb den) İçirme veya içirilme * Bir maksadı açıktan değil de, dolayısıyla gösterme Kapalı surette anlatma
İŞRAF Yüksek bir yere çıkma Yüksek bir yerden bakıp anlama * (Hasta) ölüm döşeğinde olma
İŞRAK Allah'a şerik koşma Allah'tan başkasından medet bekleme
İŞRAK Güneş doğmak Işıklandırmak Parlatmak * Güneşlik yere dahil olmak * Mc: Kalbe mânaların doğması
İŞRAKÎ Bâtıl İşrakiye felsefesine mensub İşrakiyyunun dalâletten ve şirkten ibaret bâtıl ve hurafe fikirleri
İŞRAKİYYE İşrakiyyunların bâtıl ve hurafe mesleği (Bak: Akl-ı evvel)
İŞRAKİYYUN İşrakiyye felsefesi ile iştigal eden ve ehl-i şirk olan feylesoflar (Bak: Akl-ı evvel)
İŞRET İçki Alkollü meşrubat * İçki içme Alkollü içki kullanma
İŞRETGÂH f İşret edip içki içilecek yer
İŞRETHANE f İşret yapmaya mahsus yer Meyhane * Mc: Bu dünya
İŞRETKEDE f İşret yeri İşrethane
İŞRETSAZ f İşret eden, içki içen
İŞRÎN (İşrûn) Yirmi (20)
İŞRİRAK Ağlaya ağlaya boğulma derecesine gelme
İŞSA (Teşsi') Ayakkabısına tasma takma, kayış geçirme
İŞTAT Adaletsizlik edip hükümde zulmetme
İŞTAT Dağıtma veya dağıtılma
İŞTEK f Çocuk kundağı
İŞTİAL Tutuşma Parlama Alevlenme * Mc: Şiddetlenme
İŞTİALÂT (İştial C) Parlamalar, alevlenmeler, yanmalar, tutuşmalar * Mc: Şiddetlenmeler
İŞTİBAH Şüphelenmek Şüphe etmek * Kolay fark olunmaz derecede benzemek
İŞTİBAK (Şebeke den) Örülmek Örgülenmek * Karşılıklı birbirine geçmek * Perişanlık * Zâhir olmak * Koz: Güneş battıktan sonra gökte kum taneleri gibi görünen karışık yıldızlar
İŞTİCAR Zıdlaşma * Elini çenesine koyarak, dirseğinin üzerine dayanma
İŞTİDAD (Şiddet den) Şiddetlenme * Sertleşme, katılaşma * Büyüme Artma, çoğalma, ziyâdeleşme
İŞTİFA' İyi olma, şifa bulma
İŞTİGAL Bir iş işlemek Uğraşmak Çalışmak Meşgul olmak
İŞTİGALAT (İştigal C) Meşguliyetler, çalışmalar, uğraşmalar
İŞTİHA Meyil Haz Fazla istek Arzu * Açlıktan gelen yemeğe karşı fazla isteklilik
İŞTİHAB Ağarma, beyazlama, kırlaşma
İŞTİHA-ENGİZ f İştiha açıcı, iştah verici
İŞTİHAR Meşhur olma Tanınma Ün alma
İŞTİKÂ' (Şekva dan) Şikâyet etme, şekvada bulunma
İŞTİKAK Türemek Bir kökten ayrılan kelimelerin asılları ve birbirleri ile olan münâsebetleri, meydana gelişleri * Çatallaşmak Yarılmış bir şeyin bir şıkkını almak * Edb: Aynı kökten türemiş olan birkaç kelimeyi bir araya getirme sanatı Misaller:(Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı İkM)(Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem Mehmed Akif)
İŞTİMAL İçine almak, kaplamak Çevirmek, ihata etmek Şâmil olmak
İŞTİMAM Gereği gibi koklamak Koku duymak
İŞTİN Toprak kandil
İŞTİRA Satın almak Mübayaa etmek
İŞTİRAK Ortak olmak Ortaklık etmek Bir işde yer almak Hissedâr olmak * Bir lâfızda çok mânalar müşterek olması Meselâ: "Ayn" kelimesi Hem göz, hem de kaynak mânasına gelir
İŞTİRAK-I LİSAN Lisan ortaklığı Aynı dili konuşma keyfiyeti
İŞTİRAKÎ Ortaklığa ait, ortaklıkla alâkalı * Komünist
İŞTİRAKİYYE Komünistlerin bir nazariyesi olan sosyalistlik
İŞTİRAKİYYUN Komünist sosyalistler
İŞTİRAT (Şart dan) Şarta bağlama, şarttlaşma
İŞTİTAT Dağılma Perişan olma
İŞTİTAT Zulmetme Haksızlık etme Hükümde ve sair işlerde eziyet etme
İŞTİVA' Kızarma, pişip yenecek duruma gelme
İŞTİVA-YI LAHM Etin kızarması
İŞTİYAK Fazla arzu ve şevk Tahassür Hasret çekmek Özlemek Göreceği gelmek
ÎŞ U NÛŞ Yiyip içme Sefahet İşret ve eğlence
İŞVE Güzellerin gönül çeken naz ve edâsı Gönül çekici tavır
İŞVEBAZ f Naz edici, edâ yapan, cilveli * Meşhur bir cins lâle
İ'TA Vermek Bahşetmek İhsan etmek

Alıntı Yaparak Cevapla