Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #70
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (İ Harfi) İ'TİTAF Bir şeye örtünme, bürünme
İ'TİVA Bükme veya bükülme
İ'TİYAD (İtiyat) Alışkanlık Huy Âdet Âdet edinmek
İ'TİYAK Alıkoymak, engel olmak, mani olmak
İ'TİYAN Dik dik bakma, gözünü dikme * Yardım etme
İ'TİYAŞ Geçinme İdareli yaşamaİ'TİZA' : Bir kavim veya kimseye bağlı bulunma
İ'TİZAD Yardım etme Muavenette bulunma * Yardım ve imdat isteme * Bir şeyi kol üzerine alma
İ'TİZAL (İtizal) Bir şeyi işlemeğe tamamen kasd ve teveccüh eylemek * Nefsine müracaatla cürüm ve hatasını itiraf etmek
İ'TİZAL Ehl-i Sünnet olan hak mezhebden ayrılıp hakka aykırı başka yola sapmak Mu'tezile olmak (Bak: Mutezile)
İ'TİZAM (İtizam) Büyüklük kazanmak Azametlenmek Büyüklenmek
İ'TİZAM Azim ve kasdeylemek Gitmek üzere olmak Fütursuz ve kasd üzere olmak
İ'TİZAR Kusurunu bilerek özür dilemek Kusurunu beyan edip ve anlayıp af dilemek (Takdire şayan güzel bir haslettir)
İ'TİZAZ Kendini aziz, izzetli saymak
İTKÂ' Koltuk altına yastık veya dayak koyma Dayanacak bir şey kullanma * Yaslanma
İTKAN Pürüzsüz yapmak veya yapılmak Sağlamlaştırmak Hakikata yakından vakıf olmak, delileriyle bilmek, inanmak Bilerek emin olmak Muhkem kılmak, muhkem yapmak Sâbit kılmak
İTKAN-I MUHKEM Bütün açıklığıyla bilerek sağlam yapmak(Ve şu kâinatta bir itkan-ı muhkem, bir insicam-ı ahkem görünüyor Mâdem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevil-hayat ile, zevil-ervah ile ve zevil-idrak ile dolmuştur Elbette sâdık bir hads ile ve kat'i bir yakîn ile hükmolunur ki: Şu kusûr-u semaviye ve şu bürûc-u sâmiyenin dahi kendilerine münasib zihayat, zişuur sekeneleri vardır S)
İTKAN-I SAN'AT San'atın sağlam, mükemmel ve pürüzsüzlüğü
İTLA' Başkasını geçme * Te'hir etme
İTLAF Ziyan etmek Telef etmek Bozmak * Öldürmek
İTLAL Hayvanı yedeğinde götürme * Damlatma
İTMAM Tamamlamak Bitirmek İkmal etmek Tekmil etmek(Ticaret ve memuriyet için, mühim vazifelerle bu dâr-ı imtihan olan dünyaya gönderilen insanlar; ticaretlerini yapıp, vazifelerini bitirip ve hizmetlerini itmâm ettikten sonra; yine onları gönderen Hâlik-ı Zülcelâline dönecekler ve Mevlâ-yı Kerimlerine kavuşacaklar! M)
İTMİNAN Emniyet içinde olmak İnanmak Mutlak olarak bilmek Kararlılık
İTMİNAN-I KALB Kalbden ve gönülden inanma
İTMİNANKÂRANE f İtminan göstermek suretiyle
İTNAB (Bak: Itnab)
İTNAN (Çocuk) hastalıkdan dolayı gelişememe
İTRA' Doldurma
İTRAB Toprak serpme Topraklama
İTRAK Bırakma, vazgeçme, terkettirme
İTRAZ Kurutma veya kurutulma
İTTİAD Randevu verme
İTTİAS Öldürme, helâk etme
İTTİAZ (Va'z dan) Nasihat ve öğüt dinleme
İTTİBA' Tabi' olma Arkasından gitme İtaat etme Tebaiyyet ve imtisal etme(Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzun reçetesi: İttiba-ı Kur'andır! M)(Muhabbetullah, Sünnet-i Seniyyenin ittibaını istilzam edip intac ediyor Ne mutlu o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeye ittibaından hissesi ziyade ola Veyl o kimseye ki, Sünnet-i Seniyyeyi takdir etmeyip, bid'alara giriyor! L)(Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, Habibullah'a ittiba' edilecek İttiba' edilmezse, netice veriyor ki, Allah'a muhabbetiniz yoktur! L)
İTTİBAEN Tâbi olarak, ittiba ederek, uyarak
İTTİCAH Bir cihete gitmek, yönelmek Teveccüh etmek
İTTİCAR Ticaret yapma * İlâç kullanmaİTTİFAK : Beraber hareket için sözleşmek İttihad ve muvafakat etmek Söz birliği etmek Anlaşmak (Bak: İhtilaf, Ehakk)(İttifak hüdâdadır, hevâda ve heveste değil)
İTTİFAKA Rast gelme
İTTİFAKAN Birleşerek, anlaşarak
İTTİFAKAT (İttifak C) İttifaklar, sözleşmeler, ittihadlar
İTTİFAKÎ (İttifakiyye) Birleşmeye, sözleşmeye, ittifaka veya uyuşmaya ait Tesadüfle, rastgele
İTTİFAKİYYAT Tesadüfle olan şeyler
İTTİFAKPEZİR f İttifak ve ittihad kabul eden
İTTİHAB (Hibe den) Karşılıksız olarak verilen bir bağışı kabul etme
İTTİHAD Birleşmek Birlik üzere âmil olmak Birlik Aynı fikirde olmak (Bak: İhtilaf)
İTTİHAD-I ÂRÂ Rey ve fikir birliği
İTTİHAD-I İSLÂM İslâm birliği (Azametli bahtsız bir kıt'anın, şanlı tâli'siz bir devletin, değerli sâhibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır M)İttihad-ı İslâmın varlığı ve devamı için:1- İslâm milliyetini esas alıp, menfi unsuriyet fikrini bırakmak2- İslâm dünyasındaki dini cemaatler, gayede ve dinî esaslarda ittifak edip teferruat meseleleri medar-ı niza etmemek3- İslâm devletleri arasında meşveret-i şer'iyeyi yapmakBunlar en ehemmiyetli sebeplerinden üç tanesidir
İTTİHAD-I MENAFİ' Menfaatlerin bir ve ortak oluşu İş birliği
İTTİHAD-I MUHAMMEDÎ CEMİYETİ Süheyl Paşa, Mehmed Sadık, Ferik Rıza Paşa, Derviş Vahdeti ve arkadaşları tarafından İstanbul'da 5 nisan 1909 tarihinde kurulan bir cemiyettir
İTTİHAD-I UMUMÎ Umumi ittihad Bütün insanların birleşmesi
İTTİHAD VE TERAKKİ 1918 tarihine kadar devam eden ve Osmanlı Devletinin son zamanlarında mühim rol oynamış bir siyasî parti (Bak: Tanzimat)
İTTİHAM Suç altında bulunmak Suçlamak Töhmet altında olmak Suçlandırmak (İtham yerine de kullanılır)
İTTİHAZ Edinmek Kabullenmek "Öyle" diye bakmak Kabul etmek
İTTİKA Sakınmak Çekinmek Günahlardan ve bütün kötülüklerden kendini çekmek Takvâ ile amel etmek (Bak: Amel-i salih)
İTTİKÂ' Dayanmak Yaslanmak * Oturmak
İTTİKÂL Allah'a tevekkül etme, güvenme, dayanma
İTTİKAN Muhkem yapılmak Esaslı ve şüphesiz yakından bilmek
İTTİKAR Vakar, gurur ve büyüklük gelme
İTTİRA' Dolma, nemalanma * Solma
İTTİRAD (Bak: Ittırad)
İTTİSA Bollaşmak Genişlik kazanmak Genişlemek Vüs'at
İTTİSAF Vasıflanmak Muttasıf olmak Sıfat sahibi olmak Bir hâl takınmak
İTTİSAFKÂRANE f Vasıfları belli olur surette Bir hal takınarak
İTTİSAH Paslanma, kirlenme
İTTİSAK Dizilmek Bir nizam dahilinde sıralanmak * Beraber olmak * Tamam olmak Toplanmak
İTTİSAL Ulaşmak Bitişmek * Birbirine dokunmak Yakınlık Bağlılık Kavuşmak
İTTİSAM (Vesm den) Damga ve nişan vurma * Dağlama, süsleme
İTTİTAN Bir memlekette veya bir şehirde yerleşme Vatan edinme
İTTİZA' Alçak gönüllülük, tevazu, mütevazilik * Devenin, boynuna basarak üstüne binebilmek için, başını aşağı eğme
İTTİZAH Vazıh olmak Açık olmak Aşikâr olmak
İTTİZAH-I DELİL Delilin açık, vazıh ve aşikâr olması
İTTİZAN Ölçülü olmak Vezne girmek
İTYAN Delil getirmek * Gelmek * Vermek * Vüsul, vasıl * Vârid olmak * Zikir ve isbat ve takrir eylemek
İVA' Barındırma, kondurma Yerleştirme, oturtma, iskân ettirme
İVAD İlk işine dönme * Âdet edinme
İVAR İkindi vakti, ikindi zamanı
İ'VAR Bir gözünü kör etme, tek göz bırakma
İVAZ Karşılık olarak verilen şey Bedel
İVAZ f Hazırlanmış, düzülmüş
İVAZAN Karşılık olarak, mukabilinde, karşılığında
İVEC Eğrilik, çarpıklık, yanlışlık * Hakkı ve hakikatı eğri büğrü heveslerle tahrif etmek, gayr-i müstakim şekle getirmek
İVEDİ Aceleci, savruk Çabuk
İVEZZE (C: İvezz) Kaz Ördek * Gövdesi bodur olan Bodur gövdeli olan
İVGEN Koşan, acele eden
İ'VİCAC Doğru davranmamak, eğri büğrü olmak Hamlık * Hakkı bâtıl, bâtılı hak göstermek
İVZ Ördek Kaz * Gövdesi bodur olan kimse
İYAB Avdet eylemek, geri dönmek
İYAB Ü ZEHAB Gidiş - geliş
İYAD Kuvvetlendirme, takviye etme * Takviye eden âlet
İY'AD (Bak: İ'âd)
İYADET (Bak: Iyâdet)
İYAL (Bak: Iyâl)
İYALET İdare etme, valilik yapma * Bir valinin idare ettiği belde * Vadi
İYAN (Bak: Ayân)
İYANÎ Ayân olana ait, âşikâr ve belli olana dair
İYAS Yeis hali Ümidsizlik ve kederli oluş
İYASE Ye'se düşürme
İYAZ (Bak: Iyâz)
İYD (Bak: Îd)
İYN (Bak: În)

Alıntı Yaparak Cevapla