|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)-Osmanlıca Sözlük (İ Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (I Harfi) ITK
Azad edilmek Hürlük Esir veya köle olanın serbest edilmesi Azad olmak * Kerem ve hüsn-ü cemâl Asâlet ve necâbet Şeref, şan ve kıdem Kuvvet
ITK-I MUALLAK
Bir şarta talik suretiyle vuku bulan ıtkdır Bir kimsenin kölesine "şu işi yaparsan hürsün" demesi gibi ki, köle o işi yapınca azad olur (Ist Fık K )
ITK-I MUZAF
Bir zamana, bir vaktin girmesine veya çıkmasına izafe edilen ıtkdır "Sen gelecek ayın başında hürsün " denilmesi gibi ki, o ayın başında ıtk hadisesi vücuda gelir (Ist Fık K )
ITK-I MÜNECCEZ
Bir şarta muallak veya bir zamana muzaf olmaksızın derhal vuku bulan ıtkdır Bir kimsenin memluküne hitaben "seni azad ettim " demesi gibi ki, onunla köle derhal hürriyetine kavuşur (Ist Fık K )
ITK-I MÜŞTEREK
İki veya daha fazla kimsenin, mâlik oldukları bir köleyi azad etmeleridir
ITK ALÂ MAL
Bir köle veya cariyenin kitabet suretiyle olmaksızın cins ve miktarı malum bir mal veya muayyen bir hizmet mukabilinde azad edilmesidir Buna "Itk alâ cu'l" da denir (Ist Fık K )
ITKAN
(Bak: İtkan)
ITKNAME
Azad edilmiş olan köle veya cariyeye azad edildiklerini bildirmek üzere verilen vesika
ITL
(C : Atâl) Böğür
ITLA'
Kokulu şeyler sürünmek * Hevâiyata heves etme
ITLA'
Tulu ettirmek, zuhur ettirmek, doğdurmak
ITLAK
Salıvermek Bırakmak Koyuvermek Serbest bırakmak Serbest olup her tarafta bulunmak Cezadan kurtarmak * Boşama Boşanma Afvetmek (  Elbette mutlak ve muhit olan o ef'âlde iştirak muhaldir İmkânı yoktur Evet, ıtlakın mahiyeti iştirake zıddır Çünkü, ıtlakın mânası, hatta mütenahi ve maddi ve mahdut bir şeyde dahi olsa, yine istilâkârane ve istiklâldarane etrafa, her yere yayılır, intişar eder Meselâ: Hava ve ziya ve nur ve hararet, hatta su, ıtlaka mazhar olsalar, her tarafa yayılırlar Ş )
ITLAK-I İNAN
Dizginini salıverme Başıboş bırakma
ITLAK-I LİSAN
Ağzına geleni söylemek Çok serbest ve kolay konuşmak
ITLAK-I YED
Hayır işleme
ITLAL
Havâle olma, birşey üzerine yüklenme * Boşu boşuna zaman geçirme, vakit öldürme
ITLIHAH
Gözden yaş akma, ağlama
ITLINSA
Çok fazla terleme
ITMAH
Yukarı bakma, gözü yukarı dikme
ITMAL
Mahvetme, perişan etme
ITMAS
Bir şeye geriden uzaktan bakmak Helâk etmek
ITNA'
Sâlim olmak, sağlam ve sıhhatli olmak
ITNAB
Edb: Konuşurken, fazla tafsilât vermek Lüzumundan fazla sözü uzatmak (Îcazın zıddı)
ITNAB-I MAKBUL
Bahsi iyice anlatmak için lüzumlu olan sözün uzatılması
ITNAB-I MÜMİLLE
Lüzumsuz olarak sözü uzatmak, usanç verecek şekilde uzatmak
ITNABE
Gölgelik, sâyeban * Keman teli, keman kirişi
ITNAN
Çınlatma Madeni bir ses çıkartma
ITR
Hoş ve güzel koku Güzel kokulu şey * Yaprakları güzel kokulu bir bitki
ITRA'
Bir kimseyi mübalağa ile medhetmek En güzel şekilde sena etmek
ITRAB
(Tarab dan) şevke getirme, keyiflendirme
ITRAD
Bir kimseyle birlikte bahse girişme
ITRAH
(Tarh dan) Çıkarma, tarhetme, dışarı atma
ITRAK
Sükût etmek, susmak Gözünü yere dikip bakıp durmak
ITRAR
Kandırmak, igra
ITRET
Zürriyet Nesil Ehl-i beyt * Gerdanlık * Güzel kokulu şey
ITRÎ
Itra mensub, ıtır gibi kokan * Müzik ilminde bir üstaddır Asıl adı Mustafa'dır Bayramlarda okunan tekbirin ilâhi ve kuvvetli bestesi onundur Bestelere âid Segâh, Ayin-i Şerif gibi 25 eseri olduğu söylenir Osmanlı padişahı IV Mehmed'in nedimlik ve esirler kethüdalığında bulunmuştur Vefatı Mi: 1711'dir İstanbul'ludur * Tezhib ıstılahlarındandır Bir cins yaprak şekli Bu şekil ıtr yaprağına benzediği için bu ismi almıştır
ITRİF
Habis, hilekâr, kötü, pis
ITRÎH
Devenin hörgücü
ITRÎS
Hiddetli, cebbar kimse * Kuvvetli, dayanıklı deve
ITRİYYAT
(Itr C ) Güzel kokulu yağ, esans gibi maddeler
ITRİYYE
Erişte aşı
ITRNAK
f Güzel ve hoş kokulu
ITTILA'
(Tulu dan) Haberli olmak Öğrenmek Haberi, malumatı bulunma * Yukarıdan aşağı bakmak
ITTILA
Kokulu şeyler sürünme
ITTILAAT
(Ittılâ' C ) Bilmeler, ıttılâlar, öğrenmeler, haberli olmalar
ITTILAK
İnşirahlı olma, ferahlı ve sevinçli olma
ITTIRAD
İntizamlı, uygun şekilde Saat gibi intizamlı hareket Sıra ile birbirini takib eden Ritmik
ITVAL
Uzatmak Uzatılmak
ITYA'
Avdet etmek, dönmek
IVAZ
(Bak: İvaz)
IVEC
(Bak: İvec)
IYADET
Hastayı ziyaret edip hatırını sormak, gidip görmek
IYADETEN
Hastaya hatır sorarak
IYAF
Gönül dönmek * Mütereddit olmak, kararsızlık, tereddüt etmek * Tiksinmek, iğrenmek
IYAL
Fık : Bir adamın üzerine nafakasını vermek vacip olan, kendilerini geçindirdiği kimseler
IYALULLAH
Halk, insanlar
ÎDGÂH
(Îdgeh) f Bayram yeri
ÎDÎ
Bayramla alâkalı
ÎDİYYE
Bayramlık * Divan Edebiyatı şairlerinin bayram vesilesiyle büyüklerin medhine dair yazdıkları kasideler * Bayram kutlaması
ÎN
İri ve güzel gözlüler İN : Yabani hayvanların barınağı, yuvası Mağara
INTIFA
Sönme Yanarken sönme Ortadan kalkma
INTIFA-YI HARİK
Yangının sönmesi
ÎŞ
Yaşayış Yaşamak Zevk u safa sürmek * Hayata medar olan ve geçinilen şeyler * Ekmek Gıda
ÎŞ U NÛŞ
Yiyip içme Sefahet İşret ve eğlence
|