Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



Osmanlıca Sözlük (G Harfi)-Osmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler
Osmanlıca Sözlük (G HarfiOsmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler

Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GANİM
Ganimet alan

GANİMEN
Ganimet almış olarak

GANİMET
Harpte düşmandan alınan mal * Çalışmaksızın ele geçen nimet

GANİMÎN
Harbe bizzat iştirak edip, ganimet almağa hak kazanan muzaffer mücahidler

GANİYE
Çok hoş, çok lâtif * Kadın şarkıcı * Zengin kadın veya kız

GANM
Kabile ismi

GANNAC
(Gunc dan) Çok işveli, çok nâzik

GANYAN
Fr At yarışında birinci gelen

GAR
(Ger) f Kelimeye eklemekle nisbet veya fâillik mânası verilir Yapan, yapıcı mânasınadır Meselâ:

GARET-GER
Yağmacı Çapulcu

GAR
Mağara İn Kehf * Defne ağacı * Gayret * Fesad * Tren istasyonu * Tıb: Beden âzalarında olan cep gibi çukur yer

GARABET
Yabancılık Gariblik * Tuhaflık * Âcizlik, beceriksizlik * Gizli olmak Hilaf-ı âdet olmak * Iraklık * Edb: Ne demek olduğu herkesçe anlaşılmayacak kelime ve tabirlerin söz arasında kullanılması

GARABET-CU
f Tuhaf şeylere meraklı olan, garip şeyler arayan

GARABET-NÜMA
f Yabancılık çeken Garip, tuhaf

GARABÎB
Katı, siyah şey * Koyu renkli

GARABİL
(Gırbâl C) Delikleri iri olan elekler, kalburlar

GARABİN
(Gırbân C) Kargalar

GARAİB
(Garib C) Acaib şeyler Hayret edilecek şeyler Tuhaflıklar

GARAİBAT
(Garâib C) Garib ve şaşılacak şeyler Alışılmadık, tuhaf ve acaib nesneler

GARAİBPEREST
f Garib, tuhaf şeylere çok düşkün olan ve çok seven

GARAK
Suya batmak

GARAM
Helâk Mahv * Aşk Sevdâ şiddetli arzu * Hedef

GARAMET
(C: Garâmât) Diyet ve borç gibi şeyleri ödeme Resim, vergi

GARAMETEN
Herkese eşit olarak, taksim ederek, paylaştırarak, hakkına göre

GARAN
Tavşancıl kuşunun erkeği * Açlık * Zayıflık

GARARE
(C: Garâyir) Büyük kıl çuval, harar * Gafil olmak

GARAT
(Gâret C) Yağmalar Çapulculuklar

GARAYİR
(Garâre C) Büyük kıl çuvallar, hararlar

GARAZ
(C: Ağraz) Maksat, niyet, gaye, kasıt Kötü niyet Kin * Ok atılan nişan * Izdırab Acı * Zelillik

GARAZ-I ASLÎ
Asıl gaye, esas maksad

GARAZ-ALUD
f Garezi, hususi bir maksadı olan

GARAZEN
Düşmanlıkla, garez ederek

GARAZ-KÂR
f Düşmanlıkla, eden, hased eden, kin güden

GARAZKÂRANE
f Hased ve düşmanlıkla

GARB
(C: Gurub) Güneşin battığı taraf Batı * Sığır derisinden yapılan büyük kova * Sakaların su koydukları büyük tulum * Atıldıktan sonra bulunmayan ok * Yürügen at * Nasır acısı (gözde olur) * Göz yaşı * Göz yaşının geldiği damar * Kenar

GARB-I CENUBÎ
Güney batı

GARB-I ŞİMALÎ
Kuzey batı

GARBEN
Batıdan, garb cihetinden, batı tarafından

GARBÎ (GARBİYYE)
Batı ile alâkadar, Avrupa'ya mensub * Aşağı Mısır'ın batı kısımları

GARBİYYUN
Garplılar, Avrupalılar Batı memleketleri ahalisi

GARDE
(C: Megârid) Mantar

GARDİYAN
Fr Kolcu, nöbetçi, muhafız

GARE
(C: Gârât) Bükmek

GAREB
Gümüş kadeh * Kavak ağacı * Havuzla kuyu arasına dökülen su * Bir nevi koyun hastalığı

GARED
Güzel ses

GARENG
f Çığlık, feryat

GARER
Sonu mâlum olmayan, neticesi bilinmeyen

GARES
Açlık

GARET
(A, uzun okunur) Yağmacılık Düşmanın malını yağma etmek * Göbek

GARETGER
(A, uzun okunur) f Yağmacı Çapulcu

GARETGERÂN
f Yağmacılar, çapulcular

GAREYN
(A, uzun okunur) Alt ve üst çene, yâni ağız * İki gar

GAREZ
Kayıştan yapılan üzengi * Ağaç üzengi

GARF
(C: Guref-Agrâf) Kurtarmak * El ile su almak * Bir şeyi kesmek

GARGARA
Suyu, içilen ilâcı veya başka bir sıvıyı, boğazda oynatıp çalkalama * Tavuk ve güvercinin ötmesi * Can boğaza gelip tereddüt etmek * Çömleğin kaynayıp fıkırdaması * Çoban koyuna haykırıp çağırması

GARÎ
f Kararsız, sebatsız

GARİB
(A, uzun okunur) Batan Gurub eden * İki omuz arası * Devenin hörgücüyle boynu arası

GARİB(E)
Hayret verici Tuhaf * Kimsesiz Zavallı * Gurbette olan

GARİB-ÜD DİYÂR
Memleketin yabancısı

GARİBANE
f Garip gibi, garip kimselere yakışır şekilde, garipçesine

GARİB-NÜVAZ
f Kimsesizlere ve gariplere yardım eden Biçareleri ve zavallıları koruyan

GARÎF
(C: Guruf) Birbirine girmiş sık ve çok ağaç

GARİK
Suda boğulmuş

GARİKUN
Katran köpüğü

GARÎM
Alacaklı * Hasım Rakib Borçlu veya üzerinde borçtan başka hakları olan kimse

GARÎN
Havuz dibinde olan balçıklı su * Her nesnenin kap dibinde kalan çöküğü, tortusu

GARÎR
Kefil * Güzel ahlâk * Durumdan veya işten anlamıyan

GARÎSE
Yeni dikilmiş fidan

GARİYY
Cemil, güzel, hüsün

GARİZ
Taze nesne

GARÎZE
Asıl Yaratılıştan olan Sevk-i İlâhi Huy

GARÎZİYE
Tıb: Yaratılışa âit Yaşamaya âit Doğuştan Normal

GARK
Batmak, suda boğulmak

GARKA
Bir içim miktarı süt * Suya batmış

GARK-AB
f Suya batmış olan, boğulmuş

GARKAD
Bir dikenli ağaç * Medine-i Münevvere'de olan kabristana "Baki-ul Garkad" denir

GARKAN
Batarak, boğularak

GARM
Çekmek

GARNİZON
Fr Bir şehir veya müstahkem mevkideki birliklerin tamamı * Askeri birliklerin bulunduğu şehir

GARR
Aldatmak * Hırsa düşmek * Alnında dirhemden büyücek beyazlık bulunan at

GARR
Beyhude ve bâtıl şey * Gafil adam * Aldatan * Kuyu kazan

GARRA
Parlak Beyaz Güzel Şa'şaalı * Kur'an'ın kudsi nurlarının parladığı Medine-i Münevvere'nin bir ismidir

GARRAN
f Kükreyen, haykıran Homurdanan

GARRE
Gafil kişi, gaflette bulunan kimse

GARRENDE
f Kükreyerek vahşileşen arslan ve benzeri yırtıcı hayvan

GARS
Ağaç fidanı dikmek * Dikilmiş fidan

GABANE
Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması

GABARİ
Fr Kara nakil vasıtalarındaki yükün yükseklik ölçüsü

GABAVET
Ahmaklık, anlayışsızlık, bönlük, kalın kafalılık (Fıtnetin zıddı)

GABAVET-İ MÜCESSEME
Büyük ahmaklık

Alıntı Yaparak Cevapla