|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GAYR-I MEŞ'UR
Duyulmayan, hissedilmeyen (Bak: Taht-eş şuur)
GAYR-I MUTABIK
Uygun gelmeyen, uymayan
GAYR-I MUTEMED
Kendine itimad edilmeyen
GAYR-I MÜEKKEDE
Tekrarlanmamış ve takviye edilmemiş * Zannî ve kat'î delil ile sâbit olmayıp, Peygamberimizin (A S M ) bazan devam buyurdukları iş veya amel
GAYR-I MÜMKİN
Mümkün olmayan, imkânsız
GAYR-I MÜNBİT
İyi ve bol yetiştirmeyen Münbit olmayan
GAYR-I MÜNFEKK
Bitişik, ayrılmaz
GAYR-I MÜNİF
Münif olmayan (Bak: Münif)
GAYR-I MÜNKATI'
Devamlı, fasılasız, kesiksiz
GAYR-I MÜSLİM
Müslüman olmayanlar İslâmiyete girmeyenler
GAYR-I MÜSMİR
Verimsiz, faydasız, meyvesiz (Bak: Desâtir)
GAYR-I MÜTECEZZÎ
Ayrılamayan, bölünemeyen
GAYR-I MÜTENAHÎ
Sonsuz, nihayet bulmaz, bitmez (Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır Zira, şu kitab-ı kebir-i kâinatın her bir harfinin, bâhusus zihayat her bir harfinin, her bir cümlesine müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü vardır M )
GAYR-I ŞUURÎ
Şuursuz, şuurun dışında
GAYR-I UZVÎ
Cansız Uzvî olmayan (İnorganik)
GAYR-I ZARURÎ
Zarurî ve mecburî olmayan
GAYR-ENDÎŞ
f Başkalarını düşünen, şefkatli ve cömert kimse
GAYRET
Dikkatle ve sebatla çalışmak * Kıskanmak, çekememek * Hareketli ve temiz hislerle çalışmak * Dine, imana, namus gibi kıymetlere tecavüz edenlere karşı müdafaa için harekete gelmek
GAYRET-İ BÂTILA
Faydasız ve boşu boşuna uğraşma
GAYRET-İ CÂHİLİYE
Körü körüne uğraşmak Allah'ın razı olmadığı lüzumsuz şeylere kıymet vererek didinmek
GAYRET-İ DİNİYYE
Din için gayret etme
GAYRET-İ MERDANE
Mertçesine gayret
GAYRETKEŞ
Çalışkan, çabalayıcı * Bir tarafı tutan, taraftar * Kıskanç
GAYRET-MEND
f Gayretli, çalışkan
GAYRET-ŞİAR
f Gayretli çalışkan
GAYRI
Başkası, diğeri Artık (Bak: Gayr)
GAYRİYET
Ayrılık Gayrılık
GAYS
İmdad Yardım * Yağmur * Yağmurla meydana çıkan çayır
GAYS-I NÂFİ'
Faydalı yağmur
GAYSAN
Gençlik şiddeti
GAYTALE
(C: Gıytal) Sık bitmiş olan ağaç * Seslerin karışması
GAYUB
(Gayâb-Gaybe) Kaybolmak
GAYUR
Hamiyetli Çok çalışkan Dayanıklı Çok gayretli * Kıskanç ("Gayyur" diye yazılması yanlıştır )
GAYURAN
(Gayur C ) Çalışkanlar, gayretkeşler, gayretliler
GAYURANE
f Gayretli olan kimseye yakışır şekilde, çalışkan kimseler gibi
GAYY
Aklın istikametini, yolun doğrusunu kaybetmek Rüşdün zıddı
GAYYA
Cehennemin beşinci tabakasındaki çok korkunç bir kuyunun adı İçine düşenin kolay kolay kurtulamıyacağı korkunç yer
GAYYİR
(Gayyür) Gayretli kimse
GAYZ
Hiddet, kin, öfke, gadab Dargınlık Hınç
GAYZ Ü GAZAB
Kızgınlık ve hiddet
GAYZ
Bir şeyin pahası eksilmek Hilkati noksan olma Kıymetten düşük şey * Suyun eksilip azalması, yere çekilmesi
GAYZA
Meşelik
GAYZ-EFŞAN
f Hiddetli, öfkeli, kızgın
GAYZERAN
İtburnu
GAZ
f Isırma, dişle tutma * Diş
GAZA
(C : Gazevât) Din uğrunda kâfirlerle yapılan mücadele, muhârebe, düşmana kasdetmek Cenketmek
GAZA-YI EKBER
Din uğrunda kâfirlerle yapılan büyük muhârebe
GAZAB
Hiddet, öfke, dargınlık, kızgınlık
GAZAB-I İLAHÎ
Allah'ın gazabı Belâ, musibet
GAZABEN
Gazabla, hiddetle, öfkeyle
GAZAB-NAK
f Öfkeli, hiddetli, kızgın Dargın
GAZAL
(C: Gazale-Gazelân) Ceylân Geyik, âhu Geyik yavrusu * Şarkıcı, mızıkacı *Güzel göz
GAZALE
Dişi geyik * Güneşin yükselmesi
GAZALÎ
(Bak: İmam-ı Gazalî)
GAZALÎ
Onyedinci asırda şiirleri ile tanınan Bursa'lı bir şâirin adıdır
GAZAMİR
Malı çok olan, zengin
GAZANFER
Kahraman * İri arslan
GAZANFER-İ GAZUB
Kükremiş arslan
GAZANFERÂNE
f Arslancasına, arslan gibi
GAZAR
Bir cins güvercin * Çok, fazla
GAZÂT
Gazlar
GAZÂT-I MUZIRRA
Zararlı gazlar Zehirli gazlar
GAZAT
(C: Guzâ) Dağ armudunun ağacı * Dikenli ağaç * Seksek ağacı
GAZAZA
Eksiklik
GAZB
Kızıl boya, kırmızı renkli boya
GAZBAN
(Gadbân) Dargın, kızgın
GAZBE
Sağlam, sert taş
GENDÜMNÜMA
f Yüze gülüp aldatan Hilekâr
GENSORU
(Bak: İstizah)
GER
Uyuz hastalığı
GER
f Türkçedeki "eğer" kelimesinin kısaltılmış şekli Eğer, şayet mânasındadır
GER
f İsimlerin sonlarına eklenir ve yapıcılık bildirir bir edattır Meselâ: Ahen-ger $ : f Demirci Zer-ger $ : f Kuyumcu
GERÇİ
f Öyle ise de, her ne kadar
GERD
f Baht, talih Fayda * Toz, toprak * Hüzün, keder, gam, tasa
GERD
f Kelimelere eklenir ve "Dönen, dolaşan" anlamlarını verir Meselâ: Tiz-gerd $ : Çabuk dönen
GERDÂ-GİRD
f Fırdolayı
GERD-ÂLÛD
f Toz toprak içinde
GERD-ÂLÛDE
f Toza toprağa bulaşmış, tozlu topraklı * Mc: Maddiyatı olan kimse, paralı, zengin
GERDÂN
f Dönen, dönücü Çeviren (Bak: Gerden)
GERDE
f İsimlere eklenerek; etmiş, yapmış, eylemiş gibi mef'uller yapılır
GERDEN
f Dönen Dönücü * Boyun * Şeci' Bahadır Pehlivan
GERDENA
f Kuş veya kuzu çevirmesi * Yürümeye yeni başlayan çocukları, yürümeye alıştırmak için yapılmış bir cins araba * Kebap şişi * Fırıldak, topaç
|