|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GİRİFTAR
f Tutulmuş Yakalanmış
GİRİFTE
f Yakalanmış, tutulmuş * Bir hastalığa mâruz kalmış, hastalığa yakalanmış * Esir
GİRİFTE-DEM
f Nefesi tutulmuş
GİRİFTE-GÎ
f Tutkunluk * Hastalık hali * Esirlik
GİRİFTE-HÂTIR
f Gücenik, kırgın
GİRİFTE-LEB
(C: Giriftelebân) f Dudağı tutulmuş * Mc: Sessiz, sakin (kimse)
GİRİFTE-SER
f Aklı fikri dağılmış kimse Dalgın kişi
GİRİFTE-ZEBAN
Kekeme, dili tutuk
GİRİH
f Bağ, düğüm
GİRİH-BEND
f Bağcı, düğümcü * Uçkur
GİRİH-BÜR
f "Düğüm kesen" Yankesici
GİRİHÇE
f Küçük düğüm, düğümcük
GİRİH-GÎR
f Düğümlü, dolaşık
GİRİH-KÜŞA
f Düğüm açan, bağı çözen * Mc: Müşkülâtları yenen, zorlukları halleden
GİRİS(E)
f Oyun, hile, dalavere
GİRİŞME
f İşve, naz, cilve Gözle kaşla işaret
GİRİT MADALYASI
Tar: Biri Sultan Aziz diğeri Sultan II Abdülhamid devrinde olmak üzere ihdas olunan madalyalar Her ikisinin de altun ve gümüş olmak üzere iki türlüsü vardı Girit işinde hizmeti görünen devlet ricaline altun, ikinci derecedeki memurlarla halka, gümüş olanı verilirdi (O T D S )
GİRİVE
(Girve) f Çıkmaz yol Çıkmaz sokak * İçinden çıkılması müşkül olan durum
GİRİZGÂH
(Bak: Gürizgâh)
GİRİZİYE
(Bak: Gariziye)
GÎRUDAR
f Savaş, muharebe, cenk, cidâl, kavga
GİRYAN
f Gözyaşı döken Ağlayan
GİRYE
f Gözyaşı
GİRYE-İ ŞÂDÎ
Sevinçten dolayı olan ağlama Sevinç gözyaşı
GİRYE-BAR
f Gözyaşı döken, ağlayan
GİRYE-DAR
f Ağlamış, göz yaşı dökmüş
GİRYE-ENGÎZ
f Ağlatacak sebep, ağlamaya sebep olan
GİRYE-FEŞAN
f Acıklı acıklı ağlayan, gözyaşı saçan
GİRYE-FEZA
f Çok ağlatan, ağlamayı artıran
GİRYE-KÜNAN
f Gözyaşı dökerek, ağlayarak
GİRYE-MEŞHUN
f Gözyaşı ile dolu
GİRYE-NAK
f Ağlayan, gözyaşı döken Ağlayıcı
GİRYENDE
f Ağlayan, gözyaşı döken
GİRYE-NÜMUD
f Ağlar gibi görünen, ağlamışa benziyen
GİRYE-PAŞ
f Ağlayan, gözyaşı döken
GİRYE-PERVERD
f Ağlatıcı, gözyaşı döktüren, ağlamayı getiren
GİRYE-RÎZ
f Gözyaşı döken, ağlayan
GİRYE-ZAR
f Oturup ağlanılan, gözyaşı dökülen yer
GÎSU
f Uzun saç, omuza dökülen saç
GÎSU-BEND
f Saç örgüsü, saç bağı * Altundan yapılmış kadın tarağı
GİŞ
f Kalb, yürek
GİŞE
Fr Tren istasyonu, vapur iskelesi ve mağaza gibi yerlerde bilet veya paranın alınıp verildiği yer
GÎTÎ
f Âlem, dünya
GÎTÎ-BAN
f Hükümdar, padişah
GÎTÎ-FÜRÛZ
Dünyayı aydınlatan
GÎTÎ-NEVERD
f Dünyayı gezen, dünyayı dolaşan
GÎTÎ-NÜMA
f Dünyayı gösteren, cihanı gösteren
GÎTÎ-SİTAN
f Dünyayı zapteden, cihangir
GİYA(H)
f Nebat, bitki
GİYA-ZAR
f Çayır, çimenlik, otluk
GİYOTİN
Fr Eskiden Fransa'da idam cezalarının infazı için kullanılan, kafa kesmeye yarar âlet
GİZLİK
f Uzun saplı kalemtraş * Bıçak, çakı, kılıç gibi şeylerin keskin olan tarafı
GLADYATÖR
Eskiden Roma sirklerinde vahşi hayvanlarla veya birbirleriyle boğuşan kimse
GOLFSTRİM
ing Atlas Okyanusunda, Meksika Körfezinden başlayarak Norveç kıyılarından Avrupa Rusyası'nın kuzey kıyılarına kadar gelen ılık bir deniz akıntısı
GONCE
f Gonca Tomurcuk Çiçeğin açılmamış durumu
GONCE-İ ÂB
Yağmur yağarken suyun yüzünde meydana gelen kabarcık
GÖDEN
Kalın barsağın son kısmı
GÖKDELEN
t Yirmi veya daha çok katlı bina
GÖN
Tabaklanmış deri, her çeşit meşin, sahtiyan vesaire
GÖNDER
Tar: Seferde ordunun ve ileri gelen vezir ve diğer devlet ricalinin atlarına bakmak ve sair zamanlarda ise has ahır ve çayır hizmetlerinde kullanılmak üzere gayr-ı müslimlerden ve hasseten Bulgarlardan tertip edilmiş bir sınıf olan voynukların her mıntıkada iki, üçü ve dördü hakkında kullanılır bir tâbirdir * Ucuna birşey takılan uzun sopa veya sırık Kullanış şekline göre isim alır: Bayrak, sancak gönderi * Çift sürerken öküzleri dürtmekte kullanılan ucu iğneli uzun sopa * Sancak çekmek için geminin kıç tarafındaki direğe gönder denildiği gibi, mavnayı yürütmek için kıyıya veya suyun dibine dayatılan sırığa da gönder adı verilir
GÖTÜRÜ
Tartı veya ölçü ile olmayarak, toptan ve kesin olan
GÖYNÜK
Arpa torbası * Ufak süt kabı * Kıldan yapılmış yoğurt torbası
GÖZ BOYAMAK
t Mc: Aldatmak, hileye düşürmek
GÖZDAĞI
t Mc: Birini istenilen yola getirmek için samimi olmayan şiddet gösterişleriyle korkutmak ve tehdit etmek
GRAFİK
yun Bir hâdisenin gidişatını göstermek, birkaç şey arasında karşılaştırma yapmak için çizgi ve şekillerle yapılan rakamlı cetvel
GRAMER
Fr Cümlelerin, kelimelerin, hecelerin ve harflerin hallerinden bahseden ilim Dil bilgisi
GRANİT
Fr Jeo: Muhtelif renklerde çok sert bir çeşit taş
GREV
Fr İşçilerin isteklerini işverene kabul ettirmek için, işlerini hep birlikte bırakmaları İslâmiyette işçi hakları çok ciddi korunmakla beraber, grev ve benzeri hareketlere başvurulması istenmez Çünki grev, millî gelire zarar verdiği gibi, sosyal grupları doğurmakla boğuşmalarına ve dolayısıyla da millî huzura zarar getirir Grev, daha çok kapitalist sistemlerin "Hak, kuvvettedir" şeklinde ifade edilen Avrupa'nın medeniyetindeki olumsuz düsturlarının bir sonucudur Ve bir işçinin işverenle iktisadî müsabaka edemediğinden, işçiler birliği kurulmasıyla işverene karşı güçlü olmasına kapitalist sistem itiyor Halbuki İslâmda kişi, kendi küçük gücüyle başbaşa bırakılmamıştır Çünki "hak kuvvettedir" kaidesinin yerine; İslâm, "kuvvet haktadır" der İşçi haklı ise, devletin gücü işçinin yanında olur Bununla beraber İslâm, müsbet müsabaka prensibini de kaldırmaz Ancak taraflar arasında hukuk ve adaletle nezaret eder
|