09-10-2012
|
#12
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GU(Y)
Diyen, söyleyen mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Rast-gu $ : Doğru söyleyen Suhan-gu $ : Söz söyleyen, konuşan
GUBAR
Toz
GUBAR-ÂLUD
f Tozlanmış, toza bulanmış tozlu
GUBARE
f Sığır ağılı, mandıra * Sığır sürüsü
GUBARÎ
Eski harflerle yazılan bir çeşit ince yazı Bu isim Arapça toz demek olan gubardan alınmıştır Yazı, toz gibi ince yazıldığı için bu adı almıştır Eski Türk devletlerinde güvercin postalarıyla gönderilen mektuplar bu yazı ile yazılırdı (O T D S )
GUBBE
Tavşancıl kuşunun yavrusu
GUBEYRA
Yaban iğdesi * Habeş vilâyetinde darıdan yapılan bir cins şarap
GUBRE
Toprak renkli olmak
GUBŞE
Toprak renkli omak
GUCME
Kabın dibinde kalan su
GUDAF
(C : Gudfân) Kuzgun
GUDAT
Ayıp, zillet, noksanlık * Ter u taze olmak
GUDDE
Tıb: Bez Vücudun muhtelif yerlerinde, hususan boyunda bir nevi vücuda lazım su çıkaran depocuk Şiş
GUDDE-İ ARAKIYYE
Ter bezi
GUDDE-İ LUÂBİYE
Tükrük bezi
GUDDE-İ MİDEVİYE
Mide bezi
GUDDE-İ NEKFİYYE
Tıb: Kulak memesinden çeneye kadar olan kısımda bazan ufak ufak meydana gelen bezler
GUDDE-İ TAHT-EL LİSAN
Dilaltı bezi
GUDEK
f Çocuk, tıfl
GUDEKÂNE
Çocukçasına
GUDRUF
(C : Gadârıf) Kıkırdak, kıkırdak kemiği
GUDRUF-U HALKAVÎ
Tıb: Kıkırdak halka
GUDÜVV
Sabah vakti * Sabahleyin bir şeye başlamak
GUDVE
(C: Gudevât) Sabah namazı vakti ile güneşin doğuşu arası
GUFL
Belirsiz, işaretsiz
GUFR
(C: Egfâr) Dağ keçisinin oğlağı * Hastanın iyi olduktan sonra yine üzülüp hasta olması
GUFRAN
Cenab-ı Hakk'ın günahları affedip örtmesi, rahmeti
GUFUL
Dikkatsizlikten veya şaşırmaktan dolayı bir işte hata yapma
GUGİRD
f Kükürt
GUH
f Pislik, necâset
GUK
f Kurbağa
GUL
f Safdil, ahmak, bön, sersem
GUL
Boş ve virane yerlerde bulunan ve helâk edici olan bir cin tâifesi İfrit, hortlak * Ölüm * Belâ
GULAM
Genç, delikanlı Bıyığı henüz bitmemiş genç * Esir, hizmetçi, köle
GULAME (GULME)
Cima arzusu
GULAMİYE
Tar: Cizye ve diğer vergileri tahsil edenlerin topladıkları paraların hazine veznesine teslim edilişi esnasında cizye veya vergi harç pusulalarının her biri için kendilerine verilen tahsil âidatı
GULAMPARE
Dost, sevgili, mahbup (Halk ağzında kulampara şeklinde kullanılır )
GULAN
Tadı ekşi olan ilâçlar
GULANE
f Üstün bir gayretle Yüksek bir himmetle
GULAT
(Gali C ) Dinde, mezhebte çok ileri salâbet gösterenler * Galeyân edenler
GULAZ
Kalın, kaba
GULET
Fr İki direkli ve yan yelkenli gemi
GULF
(C : Eglaf) Kılıf Kışır, kabuk
GULFE
Zekerin sünnet edilecek derisi
GULGUL(E)
Bağrışıp çağrışma Şamata, gürültü Velvele * Ağız tarafı dar olan bir kabdan akan suyun çıkardığı ses
|
|
|
|