|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GULGULE-İ ETFAL
Çocukların gürültüsü, çocukların bağrışıp çağrışmaları
GULL
Kelepçe Suçlunun boynuna veya ayaklarına takılan zincir, pranga
GULLET
Sıcaklık * Susuzluk harareti
GULUL
Ganimet malında hıyanet etmek (Gull, mâlî ganimetten gizli birşey aşırmak, emanete hıyanet etmektir ki, ekseriyetle devlet mallarında su-i istimâl de bu türdendir Resulullah, gululü kebairden saymıştır E T )
GULUMİYYE
Cimaa şehveti olan kimse
GULÜF
(Gılâf C ) Kınlar, mahfazalar, kılıflar
GULÜVV
Ayaklanma Taşkınlık * Üşüşme Hücum Saldırış * Edb: Mübalağanın son derecesi Üçe ayrılan mübalağanın diğer iki derecesinden biri tebliğ, öteki iğraktır Aşağıdaki parçada mübalağa gulüv derecesindedir: Gökler gürüldese, şimşekler çaksa Volkanlar fışkırsa, lâvları aksa,Kıyısız denizler kabarsa, coşsa,Coşkun dalgaları birden tutuşsa, Yerden gökyüzüne alevler ağsa,Gökten yeryüzüne yıldızlar yağsa,Arzın içindeki ateş patlasa,Küreler yarılsa, feza çatlasa,Bir yürek bulunur, korkudan beri,Anladın mı kimdir o? Türk Askeri
GULÜVV-İ ÂMM
Genel ayaklanma, umumi isyan
GULV
Haddini tecavüz etmek, haddini aşmak * Yiğitlik zamanının evveli ve sür'ati
GULYABANİ
İnsanı felâkete attığına itikad edilen vahşi bir mahluk ismi
GUMA
Hava bulutlu olduğundan ayın görünmemesi
GUMGUME
Nâra * Avaz, ses
GUMME
Tasa, keder * Kırba, tuluk gibi şeylerin derinliği * Belirsiz mühim nesne
GUMR
(C: Agmâr) Bön, ahmak kişi Gafil kimse
GUMRE
Kadınların yüzlerine örttükleri kırmızı bez * Küçük kadeh
GUMUM
(Gamm C ) Tasalar, kederler, dertler, kaygılar, hüzünler
GUMUZ
Sözün kapalı ve karışık oluşu
GUN
f Tarz, gidiş, sıfat * Renk
GUNA-GUN
f Türlü türlü, renk renk Alaca
GUNC
Eda, naz, kırıtma, cilve
GUNE
f Tarz, gidiş, yol, tarz Sıfat
GUNE GUNE
f Türlü türlü, çeşit çeşit, renk renk
GUNM
Bir şeye meşakkatsiz nâil olmak veya düşmandan doyumluk almak mânalarına gelir ve alınan doyumluğa da isim olarak ıtlak olunur ki ganimet de, her iki mânada böyledir Şeriatta ise ganimet, küffardan anveten, yani harben alınan maldır Binaenaleyh, velevse harbin neticesi olsun bir sulh ve ahd ile alınan mallara ganimet denilmez (E T )
GUNNE
Genizden söylemek, sesi burnundan çıkarır gibi okumak Burundan gelen ses (Tecvidde harfin vasıflarındandır) (Bak: İdgam)
GUNYA
f Geometride kullanılan bir âlet Gönye
GUNYAN
Kimseye ihtiyacı olmayıp müstağni olmak
GUNYAT
Kudret, zenginlik
GUNZ
Tasa, keder * Zahmet, meşakkat
GUNYET
Zenginlik
GUR
Kabir, mezar * Meşhur pehlivan Rüstem-i İraninin lâkabı * Yaban eşeği
GURAB
(C: Garbân-Egribe) Karga
GURAB-ÜL BEYN
Alaca karga
GURABE
f Kubbeli türbe
GURAF
Büyük ölçek
GURBET
Gariblik, yabancılık Yabancı bir memleket Yabancı yer Yâd el
GURBET-ZEDE
f Memleketinden başka yerde bulunan, gurbete düşmüş olan
GUREBA
(Garib C ) Garibler
GUREBA-İ YEMİN
İbrahim paşa, Galata ve Edirne saraylarından çıkanlarla, harpte fevkalâde yararlık gösteren yabancılar ve yeni Müslüman olmuşlardan teşkil olunan iki süvari bölüğünden birinin ismidir Bu iki bölüğe birden "Gureba-i Yemin ve Yesar Bölükleri" denildiği gibi "Garip ve Yiğitler Bölükleri" veya "Aşağı Bölükler" de denilirdi Gureba-i Yemin'in bayrakları sarı ile beyaz idi (O T D S )
GUREF
(Gurfe C ) Köşkler, kasırlar, çardaklar
GUREMA
(Gerim C ) Düşmanlar, adüvler, hasımlar, rakibler * Alacaklılar
GURER
Her ayın ilk üç gecesi
GURFE
Yüksek, âli bina * Yüksek derece * Cennet köşkleri
GURFE-İ ÂLİYE
Yüksek çardak Yüksek köşk * Balkon, cumba
GURGURE
Atın alnında olan beyazlık * Ulu, şerif kimse
GUR-HANE
f Türbe
GURİSTAN
f Mezarlık, türbe Kabristan
GUR-KEN
f Mezarcı, mezar kazan
GURL
Sünnet olmamış kimse
GURLE
Sünnet olunacak deri
GURM
Bir kimse üzerine eda edilmesi, yerine getirilmesi lâzımgelen şey Borç ve diyet gibi (Garâmet de olur)
GURMUL
(C: Garâmil) Erkek eşek * At zekeri
GURR
Beyaz leke
GURRAN
f Haykıran, gürleyen, homurdayan
|