09-10-2012
|
#16
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜLAB
Gülsuyu
GÜLABDAN
İçine gülsuyu konularak mevlüt gibi toplantılarda serpmeye mahsus kap Bu, çiniden, gümüşten veya altundan yapılırdı Buhurdanlar ile birlikte bir takım teşkil ederdi
GÜL-BAĞ
f Gül bahçesi, gülistan
GÜLBANK
(Gülbang) f Bir cemaat tarafından birlikte söylenen duâ, ilâhi, tekbir
GÜLBANK-İ MUHAMMEDÎ (A S M )
Ezan
GÜLBEDEN
f Vücudu gül gibi nâzik ve lâtif olan
GÜLBİZ
Gül serpen
GÜLBÜN
f Gül yetişen yer, gül köşkü
GÜLÇE
(Gül-çe) f Küçük gül, gülcük, çiçekçik
GÜLÇEHRE
Çehresi gül gibi lâtif olan, çehresi gül gibi olan
GÜLÇİN
f Gül devşiren, gül toplayan
GÜLDAN
f Vazo, içine çiçek konan kap, gül mahfazası
GÜLDEHAN
(Güldehen) f Ağzı gül gibi güzel ve lâtif olan
GÜLDESTE
Çok güzel şeylerden bir tutam * Gül demeti * Müzikte makam adı
GÜLE
f Zülüf Bükülmüş ve kıvrılmış saç
GÜLEFŞAN
(Gül-efşân) f Gül saçan
GÜLENDAM
f Güzel endâmlı, boyu gül gibi nâzik ve lâtif olan
GÜLFAM
f Rengi gül gibi kırmızı olan, gül renkli
GÜLFEŞAN
f Gül saçan, gül dağıtan
GÜLGEŞT
(Gül-geşt) f Gül gezintisi, gül seyri
GÜLGONCE
f Henüz açılmamış gül
GÜLGUN
f Pembe, açık kırmızı Gül renkli
GÜLGUNE
f Gül renkli * Gül yanaklı * Kadınların kullandıkları gül rengindeki düzgün
GÜLHANE
İstanbulda Sarayburnu'ndan Topkapı Sarayı'nın duvarlarına ve bir taraftan Çizme Kapısı hizasına kadar devam eden saha Bunun deniz tarafında, şimdiki hat boyunun batısında vaktiyle sıra ile gül bahçeleri bulunduğundan bu isim verilmiştir
GÜLHANE HATT-I HÜMAYUNU
Tar: Gülhanede okunan hatt-ı hümayun münasebetiyle meydana gelmiş bir tabirdir Osmanlı İmparatorluğu'nun bir zamanlar dünyayı titreten kuvvet ve kudreti, çeşitli sebep ve te'sirlerle büyük bir zaafa uğramış ve en nihâyet devlet, bir vilâyet hükmünde olan Mısır'ın idaresini ele geçiren Mehmed Ali Paşa'nın elinde zebun olacak bir dereceye düşmüştü Memleketin bu halini gören ve Avrupa'da elçiliklerde bulunması itibariyle Avrupa devletlerinin memleket hakkındaki fikirleriyle zamanın cereyanlarını yakından müşahede eden Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, memleketin selâmeti ancak idare usulünün ıslahında ve tebaaya salâhiyet ve hukuk verilip mes'uliyet esasının te'sisinde olduğunu iddia ederek yeni padişah olan Abdülmecid'e 3 Kasım 1839 Pazar gününde bir hatt-ı hümayun sudur ettirdi Reşit Paşa'nın bu hat'la açtığı devir, tarihte Tanzimat namıyla anılmaktadır Bu fermana göre memlekette bundan sonra herkes mal, can ve ırz emniyetine sahib olacak, vergiler ve asker toplanması belirli nizamlara bağlanacak, memuriyetlere lâyık olanlar getirilecek ve memurlara muayyen bir maaş tâyin olunacak, rüşvet alınmayacak, bir mahkeme kararı olmadan kimse mahkum edilmeyecek, bütün Osmanlı tebaası aynı kanunî ve hukukî haklara sahip olacaklardı Bu ferman, bilhassa Hristiyan tebaa için te'min ettiği eşit haklar yüzünden Avrupa'da çok iyi karşılanmıştır (O T D S )
GÜLHÎZ
f Gül yetiştiren
GÜLÎ
f Gül renkli Gül gibi
GÜLİSTAN
(Gülsitân) Gülyeri, gül bahçesi
GÜLİZAR
f Gül yanaklı, alyanaklı
GÜL-İ ZEMİN
Meşveret meclisi
GÜLLABİCİ
Tar: Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da mecaz yoliyle güllâbici denilirdi
GÜLLE
Top mermisi (Vaktiyle demirden veya taştan yuvarlak olarak yapılırdı Şimdi çelikten, silindir biçiminde ve ucu sivri olarak yapılmaktadır )
|
|
|
|