09-10-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (F Harfi)-Osmanlıca Sözlük (F Harfi)İle İlgili Osmanlıca Kelimeler..
RE: Osmanlıca Sözlük (F Harfi) FAHİŞ
Ahlâka uymaz ve terbiyesiz olan * Haddi tecavüz eden Mübalâğalı * Çok bahil Nekir ve yaramaz şey
FAHİŞE
Ahlâksız ve hayâsız kadın Namusunu korumayan kadın * Allah'ın menettiği şey * Zâniye Kahbe
FAHİTE
(C: Fevâhit) Yabani güvercin
FAHL
İleri gelen Üstün Hatırı sayılır adam * Erkek (hayvan) * Aygır * Beyitler, hadis-i şerifler, rivâyetler anlatan kimse
FAHL
Yavaşlık, hilm
FAHM
Büyük, kebir, ulu
FAHM
Kömür Karbon * Susmuş Nefesi kesilmiş
FAHM-İ HAYVANÎ
Hayvan kemikleri yakılarak elde edilen hayvan kömürü
FAHM-İ MA'DENÎ
Mâden kömürü
FAHM-İ NEBATÎ
Bitkisel kömür
FAHMÎ
(Fahmiyye) Kömürümsü, kömürle alâkalı
FAHMİYYET
Karbonat Kömürleşmiş olan şey
FAHR
Övünme Yaptığını sayarak övünme Övülmeye sebeb olacak kimse Fazilet Büyüklük Şeref
FAHR-İ KÂİNAT
(Fahr-i Âlem, Zübde-i Kâinat, Seyyid-i Kâinat) Peygamberimiz Hz Muhammed'in (A S M ) nâmları Bütün âlemin kendisi ile şeref bulduğu, iftihar ettiği Hz Muhammed (A S M ) (Bak: Mefhar)
FAHREDDİN-İ RAZÎ
(Milâdi 1149-1209) Büyük bir müfessir-i Kur'andır Fizik, matematik ve tıb hakkında eserleri de vardır
FAHRÎ
Karşılıksız olarak Parasız olarak * İftiharla Övünerek
FAHRİYE
Bir kimsenin kendini medih için söylediği söz veya şiir Fahre mensub ve müteallik olan
FAHRİYYEN
Gönülden isteyerek Karşılıksız olarak FAHRUL İSLAM $ (Pezdevî): Mavera-ün Nehir'deki Hanefî fukahasının meşhurlarındandır Hicri 482 tarihinde Semerkant'ta vefat etmiştir
FAHS
Bir şeyin içyüzünü araştırma, aslını tetkik etme * Ayırtmak * Bahsetmek * Seyirtmek * Sıçramak
FAHŞA
Büyük günahlar Çirkinlikler Zina gibi şehevâta tâbi olmakta ifrat ile alâkadar olan günahlardır ki, lisanımızda fuhşiyat tâbir olunur Ve bunlar, insanların en çirkin hâlleridir
FAHUR
Çok övünen, çok iftihar eden Mütekebbir Tekebbür ve taazzum edici
FAHUR
Bir fesliğen cinsi
FAHURANE
f Kendini beğenerek Kendini medhederek Çok övünerek
FAHZ
Uyluk Kalça Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı * Bir kimsenin en yakın aşiretinden olan cemaat
FAHZ
Büyüklenmek, kibirlenmek
FÂİDE
(C : Fevaid) Kazanç, kâr, nef', menfaat İstifadeye sebeb Yararlılık, işe yarama
FÂİDE-MEND
f Kârlı, faydalanan, menfaat elde eden
FAİH
(C : Fevâih) Meyve ve çiçek kokusu
FÂİK
Üstün, üstünde Diğerinden daha değerli ve üstün Her şeyin güzide ve a'lâsı Âli * Başın boyun ile bitiştiği yer
FÂİK-ÜL AKRÂN
Akranlarından daha üstün
FAİKİYYET
Üstünlük Kıymetlilik
FÂİL
İşi yapan Fiili işleyen * Gr: Masdarın mânasını meydana getirene denir
FÂİL-İ HAKİKÎ
Bir işte hakiki te'sir sahibi Onu hakkı ile yapan (Allah C C )
FANİYYET
Fânilik, ölümlülük
FANTAZİYE
yun Yalandan gösteriş, boş debdebe Zâhirî süs ve zinet Lüzumlu ihtiyaçtan olmayan ve zevk için kullanılan pahalı eşya (Sefahet ve dalâlette bozulmuş ve İsevi dininden uzaklaşmış Avrupa! Deccal gibi birtek gözü taşıyan kör dehan ile ruh-u beşere Cehennemî hâleti hediye ettin! Sonra anladın ki, bu öyle ilâçsız bir illettir ki, insanı âlâ-yı illiyyînden, esfel-i sâfilîne atar Hayvanatın en bedbaht derecesine indirir Bu illete karşı bulduğun ilâç, muvakkaten ibtal-i his hizmeti gören cazibedar oyuncakların ve uyutucu hevesat ve fantaziyelerindir Senin bu ilâcın, senin başını yesin ve yiyecek!     Bedbahttır o kadın ki; zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklid eder Veyl o zevc ve zevceye ki; birbirini ateşe atmakta yardım eder Yâni; medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder L )
|
|
|
|