|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (F Harfi)-Osmanlıca Sözlük (F Harfi)İle İlgili Osmanlıca Kelimeler..
RE: Osmanlıca Sözlük (F Harfi) FENN-İ İÂŞE
İnsanlar ve hayvanların besleniş ve yaşayışları hakkında bilgi veren ilim dalı
FENN-İ İNŞA
Yazı yazma san'atı (Bak: İnşa)
FENN-İ KIRAAT
Okuma bilgisi Okumanın çeşitli usûllerini öğreten ilim dalı (Bak: Kıraat)
FENN-İ KİMYA
Kimya ilmi
FENN-İ KİTABET
Çeşitli yazı usûl ve şekillerini öğreten ilim
FENN-İ MEÂNÎ
Güzel söz söylemeyi ve güzel yazmayı öğreten, edebiyatın bir şubesi
FENN-İ MAKİNA
Çeşitli makineler ve onların kısımlarının işleyişleri hakkında bilgi veren ilimler Mihanikiyet
FENN-İ MENAFİ-ÜL A'ZA
Bedendeki âzâların, uzuvların faydalarını anlatan ilim (Bak: Anatomi)
FENN-İ MÜNAZARA
İleri sürülen delilleri ve fikirleri tetkik ederek fikirlerin münasebet ve adem-i münasebetini göstererek cevap vermek san'atı
FENN-İ SARF
Gramer Sarf bilgisi (Bak: Sarf)
FENN-İ TABAKAT-ÜL ARZ
Jeoloji ilmi
FENN-İ TEŞRİH
tıb: Bir cesedin, canlı vücudunun iç yapısını öğrenme bilgisi (Anatomi)
FENN-İ TIB
Tabiblik, doktorluk Maddi hastalıklara ilâç ve şifa bulmağa çalışan ilim
FENN-İ ZİRÂAT
Ekin ekme ve içme hususunda olan bilgi ve tecrübeye dayanan bu husustaki ilim kolu
FENNEN
Fence, fenne uygun olarak, fen vâsıtası ile
FENNİYAT
Teknik bilgiler (Teknoloji)
FER
f Işık, parlaklık, zinet, süs * Fazl ve vakar * İktidar; şevket, kuvvet
FER-İ DEVLET
Devletin kuvveti, devletin nüfuzu
FER'
Şube, kol İkinci derecede olan Dal budak * Bir aslın neticesi * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru * Kazancı olan mukayyed mal Hâzır ve muhâfaza altında olan * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek * Asıl mes'eleden kollara ayrılmış olan mesele (L R ) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir fazla ok isabet ettirilmesi yerinde kullanılır bir tabirdir Ok atanlar, bazı defa iki kişi değil, herbiri birkaçar kişiden terekküb etmek üzere iki taraf olduğu surette, taraflardan birinin fazla isabet ettirmesine de fer' denilirdi (O T D S )
FER
(Ferr) Geri çekilme, kaçma, firar
FERA'
Devenin ilk doğurduğu yavru (Cahiliyet zamanında kefere putlarına kurban ederlerdi ve "anasının sütü bereketlenir; çoğalır" derlerdi )
FER'A
(C: Furu') Bit * Yüksek yer
FERACE
Örtünecek gibi olan ve giyilen bol elbise, cübbe * Kadınların üzerlerine örttükleri örtü Bütün vücudu kaplayan geniş örtü (Bak: Cilbâb)
FERADÎS
(Firdevs C ) Cennetler, firdevsler * Bahçeler
FERAG
Vaz geçmek Hiç bir şeyle meşgul olmayıp dinlenmek * Boşaltma
FERAG-I BÂL
Gönül rahatı
FERAG-I KAT'Î
Kayıtsız şartsız yapılan ferag
FERAG Ü İNTİKAL
Alım satımda tapu muâmeleleri
FERAG
f Serin serin esen rüzgâr
FERAGA(T)
Tok gözlülük Hakkından vaz geçmek, bir şey istememek Şahsî dâvasından vaz geçmek * Boşalmak, hâlî olmak
FERAH
Şen, sıkıntıda olmayan İç açıcı Şenlendiren * İnşirah Sevinç
FERAH
f Bol, geniş, vâsi' Fazla, ziyade Açık
FERAH-AVER
f Sevinç getiren, sevindiren, ferah getiren
FERAH-BAHŞ
f Sevinç veren, sevindiren Ferah bağışlayan
FERAH-DEHEN
f Geveze, boşboğaz * Geniş ağızlı, ağzı büyük
FERAH-DEST
f Eli açık, cömert
FERAHE
Zeyreklik Çok akıllılık Davarın gayretli olması
FERAH-EBRU
f Sevimli, güler yüzlü
FERAH-EFŞAN
(Ferah-feşân) f Sevinç veren, ferah saçan
FERAH-EFZA
(Ferah-fezâ) f Sevinç artıran, ferah artıran, safalı, iç açıcı
FERAHEM
f Toplu, devşirli * Birikme, yığılma, toplanma
FERAH-ENGİZ
f Meşhur bir cins lâle
FERAHET
f şan ve şeref
FERAH-GÂM
f Bahtiyar, mes'ut, mutlu, saadetli
FERAHÎ
f Genişlik, bolluk Ucuzluk
FERAH-NA
f Geniş yer Büyük saha * Bolluk, bereket Genişlik
FERAH-NAK
f Neş'eli, sevinçli
FERAH-REV
f Acele acele ve geniş adımlarla yürüyen
FERAHUR
f Uygun, lâyık, münasib
FERAİNE
(Fir'avn C ) Fir'avunlar Mütekebbirler İmansızlar
FERÂİZ
(Farîze C ) Allah'ın farz kıldığı ibadetler, yapılması mecburi olan din emirleri * Şeriatın hükümleriyle mirasçılar arasında mal taksimi bilgisi İslâmın miras hukuku
FERÂİZ-İ DİNİYYE
Dinin farzları
FERAK
(C: Efrâk) Korku * Büyük ölçek
FERAMÎN
(Fermân C ) Buyruklar, fermanlar
FERAMUŞ
f Unutma, hatırdan çıkarma
FERANCEMŞEK
Reyhan karanfili
FERASET
(Bak: Firâset) Anlayışlılık, çabuk seziş (Aslı firâsettir)
FERASET
Binicilik, süvarilik, yiğitlik
FERAŞE
Pervane denilen kelebek * Kilit damağı * Su gittikten sonra yer üstünde kalıp kuruyan balçık * Az su * Hafif kimse
FERAŞET
Süpürücülük ve döşeyicilik Kâbe-i şerifeyi süpürenin hizmeti
FERATIK
Şiradan ve pekmezden yapılan pestil
FERAVVUC
Küçük oğlan gömleği
FERBAL(E)
f Çardak Etrafı pencerelerle kaplı yazlık köşk
FERBİH
f Etli, besili, semiz
FERBİHÎ
f Semizlik, topluluk, etlilik
FERC
Yarık, çatlak Korkulacak yer * Ud yeri Dişi tenasül âleti
FERC
f Kadir, kıymet, mertebe
FERCAM
f Son, uç
FERCAM-GÂH
f Son mekân, âkibet yeri * Mc: Kabir, mezar
FERCAR
Pergel
FERCE
Gamdan ve tasadan kurtulmak * Kurtuluş * Şiddetten kurtulmak * Yarık, şak * Girecek yer, medhal * Açıklık, ferahlık
|