Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (F Harfi)-Osmanlıca Sözlük (F Harfi)İle İlgili Osmanlıca Kelimeler..

Eski 09-10-2012   #9
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (F Harfi)-Osmanlıca Sözlük (F Harfi)İle İlgili Osmanlıca Kelimeler..



RE: Osmanlıca Sözlük (F Harfi) FENN-İ İÂŞE
İnsanlar ve hayvanların besleniş ve yaşayışları hakkında bilgi veren ilim dalı

FENN-İ İNŞA
Yazı yazma san'atı (Bak: İnşa)

FENN-İ KIRAAT
Okuma bilgisi Okumanın çeşitli usûllerini öğreten ilim dalı (Bak: Kıraat)

FENN-İ KİMYA
Kimya ilmi

FENN-İ KİTABET
Çeşitli yazı usûl ve şekillerini öğreten ilim

FENN-İ MEÂNÎ
Güzel söz söylemeyi ve güzel yazmayı öğreten, edebiyatın bir şubesi

FENN-İ MAKİNA
Çeşitli makineler ve onların kısımlarının işleyişleri hakkında bilgi veren ilimler Mihanikiyet

FENN-İ MENAFİ-ÜL A'ZA
Bedendeki âzâların, uzuvların faydalarını anlatan ilim (Bak: Anatomi)

FENN-İ MÜNAZARA
İleri sürülen delilleri ve fikirleri tetkik ederek fikirlerin münasebet ve adem-i münasebetini göstererek cevap vermek san'atı

FENN-İ SARF
Gramer Sarf bilgisi (Bak: Sarf)

FENN-İ TABAKAT-ÜL ARZ
Jeoloji ilmi

FENN-İ TEŞRİH
tıb: Bir cesedin, canlı vücudunun iç yapısını öğrenme bilgisi (Anatomi)

FENN-İ TIB
Tabiblik, doktorluk Maddi hastalıklara ilâç ve şifa bulmağa çalışan ilim

FENN-İ ZİRÂAT
Ekin ekme ve içme hususunda olan bilgi ve tecrübeye dayanan bu husustaki ilim kolu

FENNEN
Fence, fenne uygun olarak, fen vâsıtası ile

FENNİYAT
Teknik bilgiler (Teknoloji)

FER
f Işık, parlaklık, zinet, süs * Fazl ve vakar * İktidar; şevket, kuvvet

FER-İ DEVLET
Devletin kuvveti, devletin nüfuzu

FER'
Şube, kol İkinci derecede olan Dal budak * Bir aslın neticesi * Bir cemaatın şerefli ve daha meşhuru * Kazancı olan mukayyed mal Hâzır ve muhâfaza altında olan * Yükseğe çıkmak ve iki nizalı olanın arasına girip ıslah etmek * Asıl mes'eleden kollara ayrılmış olan mesele (LR) * İki okçu tarafından atılan oklardan, bir fazla ok isabet ettirilmesi yerinde kullanılır bir tabirdir Ok atanlar, bazı defa iki kişi değil, herbiri birkaçar kişiden terekküb etmek üzere iki taraf olduğu surette, taraflardan birinin fazla isabet ettirmesine de fer' denilirdi (OTDS)

FER
(Ferr) Geri çekilme, kaçma, firar

FERA'
Devenin ilk doğurduğu yavru (Cahiliyet zamanında kefere putlarına kurban ederlerdi ve "anasının sütü bereketlenir; çoğalır" derlerdi)

FER'A
(C: Furu') Bit * Yüksek yer

FERACE
Örtünecek gibi olan ve giyilen bol elbise, cübbe * Kadınların üzerlerine örttükleri örtü Bütün vücudu kaplayan geniş örtü (Bak: Cilbâb)

FERADÎS
(Firdevs C) Cennetler, firdevsler * Bahçeler

FERAG
Vaz geçmek Hiç bir şeyle meşgul olmayıp dinlenmek * Boşaltma

FERAG-I BÂL
Gönül rahatı

FERAG-I KAT'Î
Kayıtsız şartsız yapılan ferag

FERAG Ü İNTİKAL
Alım satımda tapu muâmeleleri

FERAG
f Serin serin esen rüzgâr

FERAGA(T)
Tok gözlülük Hakkından vaz geçmek, bir şey istememek Şahsî dâvasından vaz geçmek * Boşalmak, hâlî olmak

FERAH
Şen, sıkıntıda olmayan İç açıcı Şenlendiren * İnşirah Sevinç

FERAH
f Bol, geniş, vâsi' Fazla, ziyade Açık

FERAH-AVER
f Sevinç getiren, sevindiren, ferah getiren

FERAH-BAHŞ
f Sevinç veren, sevindiren Ferah bağışlayan

FERAH-DEHEN
f Geveze, boşboğaz * Geniş ağızlı, ağzı büyük

FERAH-DEST
f Eli açık, cömert

FERAHE
Zeyreklik Çok akıllılık Davarın gayretli olması

FERAH-EBRU
f Sevimli, güler yüzlü

FERAH-EFŞAN
(Ferah-feşân) f Sevinç veren, ferah saçan

FERAH-EFZA
(Ferah-fezâ) f Sevinç artıran, ferah artıran, safalı, iç açıcı

FERAHEM
f Toplu, devşirli * Birikme, yığılma, toplanma

FERAH-ENGİZ
f Meşhur bir cins lâle

FERAHET
f şan ve şeref

FERAH-GÂM
f Bahtiyar, mes'ut, mutlu, saadetli

FERAHÎ
f Genişlik, bolluk Ucuzluk

FERAH-NA
f Geniş yer Büyük saha * Bolluk, bereket Genişlik

FERAH-NAK
f Neş'eli, sevinçli

FERAH-REV
f Acele acele ve geniş adımlarla yürüyen

FERAHUR
f Uygun, lâyık, münasib

FERAİNE
(Fir'avn C) Fir'avunlar Mütekebbirler İmansızlar

FERÂİZ
(Farîze C) Allah'ın farz kıldığı ibadetler, yapılması mecburi olan din emirleri * Şeriatın hükümleriyle mirasçılar arasında mal taksimi bilgisi İslâmın miras hukuku

FERÂİZ-İ DİNİYYE
Dinin farzları

FERAK
(C: Efrâk) Korku * Büyük ölçek

FERAMÎN
(Fermân C) Buyruklar, fermanlar

FERAMUŞ
f Unutma, hatırdan çıkarma

FERANCEMŞEK
Reyhan karanfili

FERASET
(Bak: Firâset) Anlayışlılık, çabuk seziş (Aslı firâsettir)

FERASET
Binicilik, süvarilik, yiğitlik

FERAŞE
Pervane denilen kelebek * Kilit damağı * Su gittikten sonra yer üstünde kalıp kuruyan balçık * Az su * Hafif kimse

FERAŞET
Süpürücülük ve döşeyicilik Kâbe-i şerifeyi süpürenin hizmeti

FERATIK
Şiradan ve pekmezden yapılan pestil

FERAVVUC
Küçük oğlan gömleği

FERBAL(E)
f Çardak Etrafı pencerelerle kaplı yazlık köşk

FERBİH
f Etli, besili, semiz

FERBİHÎ
f Semizlik, topluluk, etlilik

FERC
Yarık, çatlak Korkulacak yer * Ud yeri Dişi tenasül âleti

FERC
f Kadir, kıymet, mertebe

FERCAM
f Son, uç

FERCAM-GÂH
f Son mekân, âkibet yeri * Mc: Kabir, mezar

FERCAR
Pergel

FERCE
Gamdan ve tasadan kurtulmak * Kurtuluş * Şiddetten kurtulmak * Yarık, şak * Girecek yer, medhal * Açıklık, ferahlık

Alıntı Yaparak Cevapla