|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...
RE: Osmanlıca Sözlük (E Harfi) EMR
İş buyurma * Buyurulan şey * Madde, husus, hâdise
EMR-İ ADEMÎ
Olması mümkün olan birşeyin sebeblerinden bir veya birkaçını yapmamakla o şeyin olmamasına sebep olmak
EMR-İ Bİ-L-MARUF, NEHY-İ ANİL-MÜNKER
Dinin emirlerini, Kur'âni ve İslâmi hakikatleri neşretmek ve bildirmek, men'edilen şeyleri de yaptırmamak İyiliği, İslâmi hususları emretmek ve teşvik etmek, kötülüğü men'edip yaptırmamağa sevketmek (Fakat bu kudsi vazifeyi âdabına itaat ve riâyet ederek ifâ etmek lâzımdır, zirâ bu itaat da dinimizin emirlerindendir )
EMR-İ HAK
Hakk'ın emri, Allah'ın emri Ölüm
EMR-İ HÂS
Hususi emir Belli bir şahsa verilen emir Özel ve belli bir iş
EMR-İ İLAHÎ
Allah'ın emri Mc: Ölüm (Ubudiyet, emr-i İlahîye ve rıza-yı İlahîye bakar Ubudiyetin dâisi, emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı Hak'tır Semeratı ve fevaidi, uhreviyedir Fakat ille-i gaiyye olmamak, hem kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faideler ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmiyerek verilen semereler, ubudiyete münafi olmaz Belki zaifler için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler Eğer o dünyaya âit fâideler ve menfaatlar, o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, o ubudiyeti kısmen ibtal eder Belki o hâsiyetli virdi akim bırakır, netice vermez İşte bu sırrı anlamıyanlar, meselâ yüz hâsiyeti ve fâidesi bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i Şâh-ı Nakşibendî'yi veya bin hâsiyeti bulunan Cevşen-ül Kebir'i, o fâidelerin bazılarını maksud-u bizzat niyet ederek okuyorlar O fâideleri göremiyorlar ve göremiyecekler ve görmeye de hakları yoktur Çünki, o fâideler o evrâdların illeti olamaz; ve ondan, onlar kasden ve bizzat istenilmeyecek Çünki onlar fazlî bir surette o hâlis virde talebsiz terettüb eder Onları niyet etse, ihlâsı bir derece bozulur Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer Yalnız bu kadar var ki; böyle hâsiyetli evradı okumak için, zaif insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar O fâideleri düşünüp, şevke gelip, evrâdı sırf rıza-yı İlahî için, âhiret için okusa zarar vermez Hem de makbuldür Bu hikmet anlaşılmadığından, çoklar, aktabdan ve selef-i salihînden mervî olan faideleri görmediklerinden şüpheye düşer, hatta inkâr da eder M N )
EMR-İ İSTİHBABÎ
Müstehab veya sünnet olan vazife * Sevdirmek için verilen emir * Muhabbetin gereği olarak yapılması gereken iş
EMR-İ İ'TÂ
Verme emri Verilme emri
EMR-İ İTİBÂRÎ
Hakikatta, hariçte vücudu olmayıp, var kabul edilen emir, iş (İnsanın fiilleri, kesbi gibi ) (Bak: İtibâri)
EMR-İ KÜFRÎ
İmansızlığa ait bir iş ve bir husus
EMR-İ KÜN
Kün emri Cenâb-ı Hakk'ın verdiği Ol mânasına gelen Kün emri Allah (C C ) bir şeye Ol diye emretse, (Yani, Kün dese) o şey derhal olur (Yâni, Fe Yekun)
EMR-İ MAAŞ
Geçinme işi ve hususu Hayat ihtiyaçları
EMR-İ MÜŞKİL
Zor iş, müşkil emir
EMR-İ NİSBÎ
Kıyas ile olan emir Öncekilerine veya diğerlerine göre olan iş veya emir veya hâdise İllet-i tâmme istemiyen ve vücud-u haricisi bulunmayan emir
EMR-İ TEKVİNÎ
Yaradılışa ait İlâhi kanun ve nizam Tekvine dair işler, hâdiseler, maddeler Fıtri kanunlar ve Âdetullahın tazammun ettiği emirler (Meselâ ilmin i'tâsı, mânen ameli emrediyor Zekânın i'tası ilmi emrediyor İstidadın bulunması zekâyı, aklın verilmesi ma'rifetullahı, kudretin verilmesi çalışmayı, cesaretin verilmesi cihadı mânen ve tekvinen emrediyor İ İ )
EMR-İ VÂKİ'
Beklenilmeyen iş, sürpriz Zorlayıcı bir baskı ile bir işi yapmaya mecbur etmek
EMRAN
(Mern C ) Kürkler, mernler, hayvan derileri, postları
EMRAZ
(Maraz C ) Hastalıklar Marazlar
EMRAZ-I AKLİYE
Akıl hastalıkları
EMRAZ-I ASABİYE
Sinir hastalıkları
EMRAZ-I AYNİYYE
Göz hastalıkları
EMRAZ-I DAHİLİYE
Dahilî hastalıklar, iç hastalıkları
EMRAZ-I EFRENCİYE
Frengi hastalıkları, efrenci marazları
EMRAZ-I İNTANİYYE
Mikroplu ve ateşli hastalıklar
EMRAZ-I KALBİYE
Kalb hastalıkları (Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur O hastalık marazı da ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir Demek mânevi olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtelâ olur! M N )
EMRAZ-I NİSAİYE
Kadın hastalıkları
EMRAZ-I SÂRİYE
Geçici, bulaşıcı, sâri hastalıklar
EMRE
Ak gözlü, beyaz gözlü
EMRED
Henüz tüyü bitmemiş, sakalı gelmemiş olan genç
EMREŞ
şerli, kötü kimse
EMRET
Kaşının kılı dökülmüş kimse * Yeleksiz ok
EMRÎ
(Emriye) Emirle ilgili, emre ait
EMS
Dünkü gün
EMSAH
Yürürken uylukların birbirine sürtmesi
EMSAL
(Misâl C ) Denk Benzer Yaşları birbiriyle aynı olanlar * Mat: Kat sayı * (Mesel C ) Kıssalar, hikâyeler, romanlar, masallar, destanlar
EMSAR
(Mısr C ) Büyük şehirler, beldeler, memleketler, kasabalar
EMSEL
(Misil C ) İmtisale şayan olan Tam benzer Efdal, ekrem ve eşref olan
EMSEN
Bevlin akması
EMSİLE
(Misâl C ) Misaller Örnekler * Arapçada fiil tasrifini gösteren kitap
EMSİYE
(Mesâ C ) Akşamlar, akşam vakitleri Günün son zamanları
EMŞAC
(Meşc C ) Nutfenin vasfı Karışık Dağınık
EMŞAK
Yürürken uylukların birbirine sürtmesi
EMT
Yüksek yer Küçücük tepecikler * Doldurma
EMTAR
(Matar C ) Yağmurlar
EMTEN
Pek metin, çok dayanıklı, en sağlam, fazlaca muhkem
EMTİA
(' C ) Ticaret malları
EMTİA-İ ECNEBİYE
Yabancı memleket malları
EMTİA-İ TİCARİYYE
Tüccar malları
EMUMİYYE
Analık
EMUN
Kuvvetli, dayanıklı deve
EMVÂC
(Mevc C ) Dalgalar
EMVÂC-ÜL BİHÂR
Denizlerin dalgaları
EMVAH
(Ma' C ) Sular
EMVAL
(Mal C ) Mallar
EMVAL-İ BÂTINA
Nakit paralarla, evlerde, mağazalarda bulunan ticaret malları
EMVAL-İ GAYR-İ MENKULE
Bir yerden başka yere taşınamıyan, sabit olan mallar (Dükkan, ev, tarla  gibi )
EMVAL-İ MENKULE
Bir yerden başka yere taşınabilir, götürülebilir eşya ve mallar (Masa, karyola, perde, çakı  gibi )
EMVAL-İ METRUKE
Sahipleri olmayan, sahipleri kaybolmuş, sahipsiz mallar Terkedilmiş mallar
EMVAL-İ ZÂHİRE
Sâime denilen hayvanlar ile bir kısım arazi mahsulâtı ve madenleri ile yer altındaki hazineler ve gümrüklere uğrayan ticaret mallarıyla, nakitler
|