Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #16
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (E Harfi) EMR
İş buyurma * Buyurulan şey * Madde, husus, hâdise

EMR-İ ADEMÎ
Olması mümkün olan birşeyin sebeblerinden bir veya birkaçını yapmamakla o şeyin olmamasına sebep olmak

EMR-İ Bİ-L-MARUF, NEHY-İ ANİL-MÜNKER
Dinin emirlerini, Kur'âni ve İslâmi hakikatleri neşretmek ve bildirmek, men'edilen şeyleri de yaptırmamak İyiliği, İslâmi hususları emretmek ve teşvik etmek, kötülüğü men'edip yaptırmamağa sevketmek (Fakat bu kudsi vazifeyi âdabına itaat ve riâyet ederek ifâ etmek lâzımdır, zirâ bu itaat da dinimizin emirlerindendir)

EMR-İ HAK
Hakk'ın emri, Allah'ın emri Ölüm

EMR-İ HÂS
Hususi emir Belli bir şahsa verilen emir Özel ve belli bir iş

EMR-İ İLAHÎ
Allah'ın emri Mc: Ölüm(Ubudiyet, emr-i İlahîye ve rıza-yı İlahîye bakar Ubudiyetin dâisi, emr-i İlahî ve neticesi rıza-yı Hak'tır Semeratı ve fevaidi, uhreviyedir Fakat ille-i gaiyye olmamak, hem kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faideler ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmiyerek verilen semereler, ubudiyete münafi olmaz Belki zaifler için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler Eğer o dünyaya âit fâideler ve menfaatlar, o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, o ubudiyeti kısmen ibtal eder Belki o hâsiyetli virdi akim bırakır, netice vermez İşte bu sırrı anlamıyanlar, meselâ yüz hâsiyeti ve fâidesi bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i Şâh-ı Nakşibendî'yi veya bin hâsiyeti bulunan Cevşen-ül Kebir'i, o fâidelerin bazılarını maksud-u bizzat niyet ederek okuyorlar O fâideleri göremiyorlar ve göremiyecekler ve görmeye de hakları yoktur Çünki, o fâideler o evrâdların illeti olamaz; ve ondan, onlar kasden ve bizzat istenilmeyecek Çünki onlar fazlî bir surette o hâlis virde talebsiz terettüb eder Onları niyet etse, ihlâsı bir derece bozulur Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer Yalnız bu kadar var ki; böyle hâsiyetli evradı okumak için, zaif insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar O fâideleri düşünüp, şevke gelip, evrâdı sırf rıza-yı İlahî için, âhiret için okusa zarar vermez Hem de makbuldür Bu hikmet anlaşılmadığından, çoklar, aktabdan ve selef-i salihînden mervî olan faideleri görmediklerinden şüpheye düşer, hatta inkâr da eder MN)

EMR-İ İSTİHBABÎ
Müstehab veya sünnet olan vazife* Sevdirmek için verilen emir * Muhabbetin gereği olarak yapılması gereken iş

EMR-İ İ'TÂ
Verme emri Verilme emri

EMR-İ İTİBÂRÎ
Hakikatta, hariçte vücudu olmayıp, var kabul edilen emir, iş (İnsanın fiilleri, kesbi gibi) (Bak: İtibâri)

EMR-İ KÜFRÎ
İmansızlığa ait bir iş ve bir husus

EMR-İ KÜN
Kün emri Cenâb-ı Hakk'ın verdiği Ol mânasına gelen Kün emri Allah (CC) bir şeye Ol diye emretse, (Yani, Kün dese) o şey derhal olur (Yâni, Fe Yekun)

EMR-İ MAAŞ
Geçinme işi ve hususu Hayat ihtiyaçları

EMR-İ MÜŞKİL
Zor iş, müşkil emir

EMR-İ NİSBÎ
Kıyas ile olan emir Öncekilerine veya diğerlerine göre olan iş veya emir veya hâdise İllet-i tâmme istemiyen ve vücud-u haricisi bulunmayan emir

EMR-İ TEKVİNÎ
Yaradılışa ait İlâhi kanun ve nizam Tekvine dair işler, hâdiseler, maddeler Fıtri kanunlar ve Âdetullahın tazammun ettiği emirler (Meselâ ilmin i'tâsı, mânen ameli emrediyor Zekânın i'tası ilmi emrediyor İstidadın bulunması zekâyı, aklın verilmesi ma'rifetullahı, kudretin verilmesi çalışmayı, cesaretin verilmesi cihadı mânen ve tekvinen emrediyor İİ)

EMR-İ VÂKİ'
Beklenilmeyen iş, sürpriz Zorlayıcı bir baskı ile bir işi yapmaya mecbur etmek

EMRAN
(Mern C) Kürkler, mernler, hayvan derileri, postları

EMRAZ
(Maraz C) Hastalıklar Marazlar

EMRAZ-I AKLİYE
Akıl hastalıkları

EMRAZ-I ASABİYE
Sinir hastalıkları

EMRAZ-I AYNİYYE
Göz hastalıkları

EMRAZ-I DAHİLİYE
Dahilî hastalıklar, iç hastalıkları

EMRAZ-I EFRENCİYE
Frengi hastalıkları, efrenci marazları

EMRAZ-I İNTANİYYE
Mikroplu ve ateşli hastalıklar

EMRAZ-I KALBİYE
Kalb hastalıkları(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur O hastalık marazı da ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir Demek mânevi olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtelâ olur! MN)

EMRAZ-I NİSAİYE
Kadın hastalıkları

EMRAZ-I SÂRİYE
Geçici, bulaşıcı, sâri hastalıklar

EMRE
Ak gözlü, beyaz gözlü

EMRED
Henüz tüyü bitmemiş, sakalı gelmemiş olan genç

EMREŞ
şerli, kötü kimse

EMRET
Kaşının kılı dökülmüş kimse * Yeleksiz ok

EMRÎ
(Emriye) Emirle ilgili, emre ait

EMS
Dünkü gün

EMSAH
Yürürken uylukların birbirine sürtmesi

EMSAL
(Misâl C) Denk Benzer Yaşları birbiriyle aynı olanlar * Mat: Kat sayı * (Mesel C) Kıssalar, hikâyeler, romanlar, masallar, destanlar

EMSAR
(Mısr C) Büyük şehirler, beldeler, memleketler, kasabalar

EMSEL
(Misil C) İmtisale şayan olan Tam benzer Efdal, ekrem ve eşref olan

EMSEN
Bevlin akması

EMSİLE
(Misâl C) Misaller Örnekler * Arapçada fiil tasrifini gösteren kitap

EMSİYE
(Mesâ C) Akşamlar, akşam vakitleri Günün son zamanları

EMŞAC
(Meşc C) Nutfenin vasfı Karışık Dağınık

EMŞAK
Yürürken uylukların birbirine sürtmesi

EMT
Yüksek yer Küçücük tepecikler * Doldurma

EMTAR
(Matar C) Yağmurlar

EMTEN
Pek metin, çok dayanıklı, en sağlam, fazlaca muhkem

EMTİA
(' C) Ticaret malları

EMTİA-İ ECNEBİYE
Yabancı memleket malları

EMTİA-İ TİCARİYYE
Tüccar malları

EMUMİYYE
Analık

EMUN
Kuvvetli, dayanıklı deve

EMVÂC
(Mevc C) Dalgalar

EMVÂC-ÜL BİHÂR
Denizlerin dalgaları

EMVAH
(Ma' C) Sular

EMVAL
(Mal C) Mallar

EMVAL-İ BÂTINA
Nakit paralarla, evlerde, mağazalarda bulunan ticaret malları

EMVAL-İ GAYR-İ MENKULE
Bir yerden başka yere taşınamıyan, sabit olan mallar (Dükkan, ev, tarlagibi)

EMVAL-İ MENKULE
Bir yerden başka yere taşınabilir, götürülebilir eşya ve mallar (Masa, karyola, perde, çakı gibi)

EMVAL-İ METRUKE
Sahipleri olmayan, sahipleri kaybolmuş, sahipsiz mallar Terkedilmiş mallar

EMVAL-İ ZÂHİRE
Sâime denilen hayvanlar ile bir kısım arazi mahsulâtı ve madenleri ile yer altındaki hazineler ve gümrüklere uğrayan ticaret mallarıyla, nakitler

Alıntı Yaparak Cevapla