Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #18
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (E Harfi) ENAR
f Nar meyvesi

ENASE
Demirin yumuşak olması

ENASİ
(Enâsiye) (İnsan C) İnsanlar * Basar, göz

ENASİYA
Bir mürekkeb ilâç

ENB
Horlamak, tahkir etmek Ayıplamak

ENBAHUN
f Sağlam, metin, muhkem, tahkim edilmiş yer * Hisar, kale

ENBAN(E)
f Yiyecek çantası, heybe Dağarcık adı verilen deri çanta

ENBAR
f Yığın, dolu, küme * Gübre Ekinlere, kuvvet vermesi için dökülen eski fışkı, hayvan tersi

ENBAR
(Nibr C) Anbarlar, nibrler İçinde çeşitli mallar saklanan kapalı mahfaza, oda

ENBAŞTE
f Yıkılmış, dağılmış * Tıkanmış

ENBAZ
(Nebez C) Namlar, lâkablar, takma adlar, soyadları

ENBAZ
f Ortak, şerik, eş

ENBAZÎ
f Şeriklik, ortaklık

ENBEL
En şerefli

ENBER
Kadın tuzluğu adı verilen ufacık kara yemiş

ENBERUT
f Armut

ENBESTE
f Koyulaşmış, katılaşmış, sıvılığını kaybetmiş * Uyuşmuş, miskinleşmiş insan

ENBESTE-DEM
f Miskin, uyuşuk kişi Tenbel, gayretsiz kimse

ENBİR
f Yaş ve kuru çamur

ENBİRE
f Üzeri toprakla sıvalı olan damlarda sıvanın altına konulan çalı, saz, talaş gibi şeyler

ENBİYA
(Nebi C) Nebiler Peygamberler (Aleyhimüsselâm)(Eğer suâl etseniz ki: Bi'set-i enbiya ile beraber şeytanların vücudundan ekser insanlar kâfir oluyor, küfre gidiyor, zarar görüyor "El hükmü lil-ekser" kaidesince, ekser ondan şer görse, o vakit halk-ı şer, şerdir; hattâ bi'set-i enbiya dahi rahmet değil denilebilir?Elcevab: Kemiyetin, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti yok Asıl ekseriyet, keyfiyete bakar Meselâ: Yüz hurma çekirdeği bulunsa toprak altına konup su verilmezse ve muamele-i kimyeviye görmezse ve bir mücahede-i hayatiyeye mazhar olmazsa, yüz para kıymetinde yüz çekirdek olur Fakat su verildiği ve mücâhede-i hayatiyeye mâruz kaldığı vakit, su-i mizâcından sekseni bozulsa; yirmisi, meyvedar yirmi hurma ağacı olsa, diyebilir misin ki: "Suyu vermek şer oldu, ekserisini bozdu?" Elbette diyemezsin Çünki o yirmi, yirmi bin hükmüne geçti Sekseni kaybeden, yirmi bini kazanan, zarar etmez; şer olmaz Hem meselâ : Tavus kuşunun yüz yumurtası bulunsa, yumurta itibariyle beşyüz kuruş eder Fakat o yüz yumurta üstünde tavus oturtulsa, sekseni bozulsa; yirmisi, yirmi tavus kuşu olsa, denilebilir mi ki: "Çok zarar oldu, bu muamele şer oldu, bu kuluçkaya kapanmak çirkin oldu, şer oldu?" Hayır öyle değil, belki hayırdır Çünkü o tavus milleti ve o yumurta taifesi, dörtyüz kuruş fiatında bulunan seksen yumurtayı kaybedip, seksen lira kıymetinde yirmi tavus kuşu kazandıİşte nev'-i beşer bi'set-i enbiya ile, sırr-ı teklif ile, mücâhede ile, şeytanlarla muharebe ile kazandıkları yüzbinlerle enbiya ve milyonlarla evliya ve milyarlarla asfiyâ gibi âlem-i insaniyetin güneşleri, ayları ve yıldızları mukabilinde, kemiyetçe kesretli, keyfiyetçe ehemmiyetsiz hayvanat-ı muzırra nev'inden olan küffarı ve münafıkları kaybetti M)

ENBİYA SURESİ
Kur'ân-ı Kerim'in 21suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur

ENBUB
f Minder, döşek, yatak Döşeme

ENBUDE
f İstif edilmiş, katlanmış, nizamlanmış, nizama konmuş, devşirilmiş

ENBUH
f Ziyade, çok, kalabalık * Çokluk, ziyadelik, cemaat, izdiham * Meclis, kurultay * Kalın, yoğun * Duvarın yıkılıp dökülmesi

ENBUŞE
Patates gibi yerden çıkarılan şeyler * Ağaç kökleri

ENBÛY
f Koklama, koku alma

ENBUZEN
f Asıl, esas, madde

ENBÜR
f Ateş veya ocağı karıştırmağa mahsus âlet

ENBÜRE
f Dere, çay * Tüyü dökülmüş olan hayvan * Dolap beygiri * İşkembe

ENCAD
(Necd C) Yüksek yerler, yüce mekânlar

ENCÂM
Son, nihayet, netice

ENCÂM-I KÂR
İşin neticesi, amelin sonu

ENCAS
(Necis C) Pisler Necis şeyler

ENCERE
Gemi lengeri

ENCİN
f Tane tane, ufak ufak, parça parça * Sıvacı

ENCİR(E)
f İncir meyvesi

ENCUH
(Encug) f Kıvrım * Buruşmuş, solmuş meyve

ENCÜM
(Necm C) Yıldızlar Necmler

ENCÜMEN
f Cemiyet şura Meclis Komisyon

ENCÜMEN-İ DÂNİŞ
Akademi İlim encümeni

ENCÜMEN-GÂH
f Cemiyet, meclis

ENDA'
Yüksek, yüce, âlâ * (Nedâ C) Nedâlar, çiğler, şebnemler

ENDAD
(Nidd C) Benzerler Emsâller * Misiller şerikler, eşler(Vahdaniyet ve kudret-i İlâhiye bu kadar âyât-ı fiiliye ve kavliyesiyle zâhir ve bâhir iken, buna karşı insanlardan bazıları vardır ki, Allah'a karşı denkler, nazirler tutarlar ki onları Allah gibi severler Emirlerine, yasaklarına, arzularına itaat ederler de Allah'a isyan ederler Şübhe yok ki böyle yapmak gerek Allah'ı inkâr ederek olsun ve gerek olmasın, mâna-yı uluhiyette onları Allaha ortak yapmaktır Bunların bir kısmı bu şirki açığa vururlar Firavunlara, nemrutlara yapıldığı gibi onlara açıktan açığa ilâh, mâbud nâmını vermekten çekinmezler, Rabbimiz, tanrımız derler Ve hatta İlâhlarının tevellüd ve tevâlüdüne kail olarak onlara aynı cinsten, mâbud payesinde oğullar, kızlar tasavvur ve isnad ederler Diğer bir kısmı da tasrih etmeden aynı muameleyi yaparlar, onları Allah sever gibi severler, veliyy-i nimet tanırlar, onların muhabbetini mebde-i hareket ittihaz ederler Allah'a yapılacak şeyleri onlara yaparlar Allah rızasını düşünmeden onların rızalarını kazanmağa çalışırlar Allah'a isyan olan şeylerde bile onlara itaat ederlerİnsanlar tarafından böyle muhabbet ile mâbud pâyesi verilen endâd o kadar çeşitlidir ki; bir taş, bir mâden parçasından, bir ot, bir ağaçtan tut, tâ, yıldızlara, ruhlara, meleklere kadar çıkarFilvaki servet, haşmet, kuvvet, câh u ikbâl, güzellik, hüsün gibi herhangi bir ümide sebep sayılan dilberler, kahramanlar, hükümdarlar gibi insanları, Allah gibi seven ve onun uğrunda herşeyi göze alan nice kimseler vardır ki bu nokta-i şirkin putperestlik esasını, beşeriyetin en büyük yarasını teşkil ederHasılı, reislerini ve büyüklerini Allah sever gibi sevenler ve onları, Allahın emirlerine muhalif olan emirlerini dinliyerek Allah'a isyan edenler; bunları Allah'a nazir ve emsâl kabul etmiş olurlar ki, bütün putperestlik esası, bu muhabbet tarzındadır ET) (Bak: Put, Sanemperest)

Alıntı Yaparak Cevapla