09-10-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (D Harfi)-Osmanlıca Terimler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...
RE: Osmanlıca Sözlük (D Harfi) DAYI
Tunus ve Cezayir'in, Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda buraları Osmanlılara tâbi olarak idare eden kimselere verilen ünvan * Annenin erkek kardeşi
DAYİB
İtaat eden, vakarlı ve ciddi kişi
DAYİBAN
Gece ile gündüz
DAYİC
Kovayla kuyudan su çekip havuza boşaltan kimse
DAYİN
Borç veren Alacaklı Ödünç para veren (Bak: Dâin)
DAYİNE
(C : Davâyin) Dişi koyun
DAYİS
(C : Dâsse) Hırsız
DAYM
Zulüm Sıkıntı İhtiyaç
DAYYIK
Pek dar
DA'Z
Cimâ etmek
DA'Z
Noksanlaştırmak
DA'Z
Def'etmek, kovmak * Nikâh etmek
DEAİM
(Dıâme C ) Destekler, payandalar, direkler
DEAVİ
(Davâ C ) Dâvalar, mes'eleler
DEB'
Yumuşak yer * Kuvvetle basmak
DEB'
Vurmak, darb
DE'B
Bir işde devam ve iltizamla emek çekip çalışmak * Adet, usul, tarz, kaide * Şân * Emir * Kâr * Tardeylemek
DE'B-İ EDEB
Edebî usul, kaide Edeb kaidesi Edebiyat âdeti, şekli, tarzı
DEBABİC
(Dibâc C ) Dallı, çiçekli ipek kumaşlar
DEBABİS
(Debbus C ) Topuzlar
DEBABUD
İki ırgaçla dokunan bir bez cinsi
DEBAR
Mahvolmak Helâk olmak
DEBAT
(C Debâ) Uçmayan çekirge
DEBB
Hareket etmek * Ağır ağır yürümek
DEBBABE
Kale duvarlarını oymaya yarayan bir savaş aleti Tank
DEBBAĞ
Derileri sepileyip meşin, sahtiyan, kösele vesaire yapan
DEBBE
(C : Debbât) Matara dedikleri su kabı * Yağ Bal ve macun koyacak kaplar
DEBBUS
(C : Debâbis) Topuz
DEBDAB
f şan, şöhret Azamet, haşmet, cesamet
DEBDEBE
Gürültü, patırtı Gösteri için yapılan gürültü Tantana Haşmet
DEBER
Savaşırken askerin bozulması, bozguna uğraması
DEBEŞ
Evin esası
DEBH
Belini büküp eğildiğinde, başını öne doğru fazlaca eğmek
DEBİB
Yürümek * Harekete geçmek
DIHLE
Bir kişinin her işine karışan has adamı
DIHRAC
(Dahrece) Yuvarlama
DIHRIS
(C : Dehâris) Terzilerin kullandığı tiriz denen cisim
DIHVENNE
Habis kimse * Semiz kısa boylu, tıknaz kişi
DIHYE
Sahabeden bir zâtın adı (R A )
DI'ÎL
Ölüme yakın olan hasta deve * Kurbağa yumurtası
DIÎN
Asıl * Maden
DI'ÎS
Süngü ile çok vuran kimse
DIKAK
Herşeyin ufalmışı, incesi, kırıntısı * Şirden adı verilen bağırsak
DIKÎS
Akılsız kadın
DIKK
Yufka gibi ince olan şey * Bir nevi sıtma
DIKKA
(C : Dükuk) Rüzgârın savurduğu toprak * Uzaklaşmış olan şey
DIKRAR
(C : Dekârir) Koğucu, dedikoducu * Belâ Zahmet * Yalan söz * Fuhşiyât
DIL'
Karpuz veya kavun dilimi * Tıb: Kaburga kemiği * Geo: Dik kenar Kenar
DIL'-İ KÂZİB
Tıb: Göğüs kemiğine dayalı beş adet küçük kaburga kemiği
DILAMİS
Yumuşak ve berrak olan şey
DI'LİYE
Deve kuşunun dişisi
DIMAD
Yara üstüne yapılan yakı ve bağlanan bez
DIMAR
Cehalet devrinde Arabistanda bir sanem (put) ismi * Bir daha sâhibinin eline geçmesi ümid edilmeyen zâil olmuş mal * Sonraya bırakılan vâde Müddeti hudutsuz borç * Gizli
DIMIŞK
(Bak: Dimişk)
DIMN
Her nesnenin arası * Koltuk
DIMS
Duvar temeli
DINA
İzdihamlık, kalabalık, çokluk
DINN(E)
Bahillik
DINTAR
Çok yaşamış kertenkele
|
|
|
|