Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (D Harfi)-Osmanlıca Terimler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (D Harfi)-Osmanlıca Terimler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (D Harfi) DAH
f Hizmetçi, uşak, cariye * On (10) Aşer * Korkak Alçak, aşağılık, âdi kimse

DAHA'
Kaba kuşluk vakti

DAHAL
Aldatmak, mekretmek

DAHÂMET
İrilik, kocamanlık, kabalık, vücutça büyük olmaklık * Tıb: Hipertrophie

DAHÂMET-İ KEBED
Tıb: Karaciğer büyümesi

DAHAMİS
Bahadır, kahraman * Karayağız, iri yapılı adam

DAHAS
Kaypancak nesne

DAHAS
Davarın tırnağında olan bir verem

DAHAYA
(Dahiyye C) Kurbanlık hayvanlar

DAHB
Bir şeyi ateşte kızdırıp pişirmek

DAHC
Gizlemek, örtmek

DAHD
Kahretmek

DAHDAH
Kısa boylu adam

DAHDAH
Küçük adımlı kimse

DAHDAH
(C: Dahazıh) Arzu, istek

DAHDAHA
Yorulmak, yorultmak * Yavaşlamak * Muti etmek, emre itaat ettirmek * Hor etmek

DAHDAHA
Suyun dökülüp saçılması * Serabın uzaktan su gibi görünüp parlaması

DAHDAR
Beyaz bez

DAHH
Yer altında bir şey gizlemek

DAHH
Bevlin uzaması

DAHHAK
Çok gülen Çok gülücü * İran'da eski tarihte yaşamış çok zâlim bir hükümdarın adı

DAHHAS
(C: Dehâhis) Toprak içinde kaybolup bulunmayan küçük bir böcek

DAHIK
Gülen, gülücü

DAHIKE
(C: Davâhık) Gülme ânında çıkan dört dişin birisi

DAHIS
Tırnak yakınında olan bir verem hastalığı

DAHIYE
Nâhiye

DAHİ
Eşine ender rastlanır, hârikulâde zekâ, fatanet ve hikmet sâhibi

DAHİKE
(C: Davâhik) Azı dişlerinden her biri

DÂHİL
İçeri İç İçinde İçeri girmiş

DAHÎL
Yabancı, sığınan, sığınmış Muhacir * Birisinin içyüzü, niyet ve mezhebi Dâhil ve içerde Birisinin bütün gizli ve sırlı işlerine vâkıf olan dost ve hemdemi * Evvelâ alâkasız olup sonradan bir cemaate dâhil olan * Edb: Başka bir dilden olup, sonradan diğer bir dile geçen kelime * Tıb: Vücud âzalarında birbirine girmiş ve sokulmuş olan mafsallar

DAHİL
(Bak: Dahl-Dehal) Girmek, karışmak Dokunmak Taarruz etmek, müdâhale eylemek

DAHİL
Hayrette kalan kimse

DAHİLE
(C: Devâhil) Bir şeyin içi, içyüzü

DAHİLEK
Yalvarırım, sana sığınırım, sana güvenirim (meâlinde)

DAHİLEN
İçten, içerden, dâhilden

DAHİLİYE NAZIRI
İçişleri Bakanı

DAHİM
f Nasib ve rızık

DAHİM
(Dâhim) f Taç

DAHİM
(Dahâmet den) Yoğun ve fazla koyu olan Kalın olan

DAHİNE
(CDevâhin) Duman çıkan baca

DAHİR
(C: Dehâyir) Toplanılmış veya gömülmüş mal

DAHİR
Dere, vâdi * Dağ başı

DAHİS
Müfsid, arayı bozan * Koyun yüzerken deri ile etin arasına elini sokan * Bir meşhur atın adı

DAHİS
Hayvanların tırnak diplerindeki et parçası Dolama hastalığı

DAHİS
Kokmuş, kemiksiz et * Semiz nesne * Çok adet, fazla miktar

DÂHİYE
Hârikulâde zekâ ve fetanet sahibi * Âfet, belâ, musibet Kazâ Emr-i azîm Büyük iş ve hâdise

DÂHİYE-İ DEHYÂ
Çok büyük belâ, musibet

DÂHİYE-İ EDEB
Edebiyatta dâhi olan, eşine az rastlanan büyük edib

DÂHİYE-İ HARB
Çok becerikli büyük kumandan

DÂHİYE-İ HİLKAT
Yaradılıştan dâhi olan Hârika

DAHİYYE
Kurbanlık hayvan

DAHK
Tere yağı * Bal * Kar * Ağzı yarılmış olan çiçek tomurcuğu

DAHK
Irak, uzak, baid * Atmak

DAHL
Karışma, girme * Nüfuz, te'sir * Vâridat * İrâd İtiraz, ta'riz * Ayıp, töhmet

DAHL (DUHL)
(C: Dihâl-Edhâl-Dahlân) Pencere * Çukur yer

DAHL
Az miktar su

DAHL
Bir nesne az olmak

DAHM
İri, büyük, kocaman, cüsseli, kalın

DAHM
Şiddetle def'etmek * Cemaatın kuvvetli olması

DAHME
f Mezar, kabir türbe * Donanma geceleri atılan hava fişeği

DAHMES
Sirke tulumu * Her nesnenin karası

DAHN
Fesâd * Bulanıklık

DAHNA
Boz renkli

DAHR
Alçalma Küçülme Hor ve hakir olma

DAHR (DUHUR)
Sürmek * Irak etmek, uzaklaştırmak * Horluk

DAHR
Kaplumbağa * Dağbaşı

DAHRECE
(Dıhrâc) Yuvarlamak

DAHS
Sözünü fesâhatle açık bir şekilde söylemek

DAHS
Koyunun derisiyle eti arasına yüzmek için elini sokmak * Fesad, ifsâd

DAHS
Ön dişler ile ısırmak

DAHS
Ayağıyla tepinmek

DAHTEN
f Bilmek

DAHUK
Geniş yol

DAHUL
Geyik tuzağı * Canavar tuzağı

DAHÜL
f Bostan korkuluğu

DAHV
Atmak, ramy

DAHV
Zâhir olmak, görünmek

DAHVE
İlk kuşluk vakti Güneşin ufukta ilk yükselip yayılmaya başladığı an

DAHY
(Dahv) Yayıp döşemek * Deve kuşu yumurtası (Bak: Udhiy) (968 hicri tarihinde vefat eden Ahter-i Kebir lugatının Müellifi, Kur'an-ı Kerimdeki bu kelimeden dünyanın bir elips şeklinde, deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlak olduğuna âdeta inanmış Bu gün bilinen bu hakikatı bundan üç asır evvel ifşa etmiştir) (H Basri Çantay)

DAHYA'
Rûşen, parlak ve nurlu nesne

DAHYA'
(C: Duhâ) Hayız görmez kadın * Ağaç ismi

DAHYE
Kuşluk vaktinde kesilen koyun

Alıntı Yaparak Cevapla