Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (D Harfi)-Osmanlıca Terimler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #12
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (D Harfi)-Osmanlıca Terimler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (D Harfi) DEVLET-İ ÂLİYE
Osmanlı İmparatorluğu

DEVLET-ABADÎ
f Hindistan'ın Devlet-âbâd şehrinde imal edilen ve güzel san'atlarda kullanılan bir çeşit kâğıt

DEVLETÇİLİK
Halk işlerinin, hususan büyük sanayi ve ziraatin devlet vasıtası ile işletmesi usulü Cemiyetin umuma âid olan işleri ve bu işler için lâzım gelen teşkilât, müessese ve sâirelerini devlet eliyle yapılmasını kabul eden idâre sistemi * Halkın hususi teşebbüslerini veya büyük müesseselerini devlete devretmek fikri (Bunun ifratı fertlere ve millete zulümdür ve dinsizlik rejimi olan komünizme giden bir usuldür)

DEVLETHANE
f Ev, köşk, konak

DEVLETLİ (DEVLETLÜ)
f Eskiden vezir ve müşir gibi büyük rütbeli kimselere verilen bir ünvan

DEVLETLÜ NECÂBETLÜ
Osmanlılar zamanında şehzâdeler için kullanılan bir tabirdir

DEVLETLÜ RE'FETLÜ
Eskiden seraskerler için kullanılan ünvan

DEVLETLÜ SEMÂHATLÜ
Zamanında Şeyh-ül İslâmlara verilen bir ünvan

DEVLETLÜ UTUFETLÜ
Vezirlere, müşirlere, padişah damatlarına verilen ünvan

DEVLET-MEAB
Devletin saadet ve ihtişamının sığınacağı yer, hükümdar

DEVLET-MEDAR
Büyüklük merkezi olan (hükümdar)

DEVLET Ü İKBAL
Ulviyet ve iyi tâlih

DEVR
(Bak: Devir)

DEVR-İ DİL-ÂRÂ
En hoş devir Gönlü hoş eden zaman

DEVR
f Casus, hafiye

DEVRAK
Şarap ölçeği

DEVRAN
Devir, felek, zaman, deveran, dünya

DEVRANÎ
Deverana âit ve müteallik

DEVRE
(C: Devrât) Dönüş dönme, dönem * Birkaç yıldan meydana gelen zaman süresi * Elektrik devresi Üzerinden elektrik akımı geçmekte olan bir iletken yolun tamamı

DEVR-HAN
f Kur'an-ı Kerim'i devamlı okuyup devreden kişi

DEVRİY
(Devriyye) Geceleri gezen kol takımı, gezici karakol * Bülbül, karatavuk, sığırcık ve bu gibi kuşların dahil olduğu sınıf

DEVRİYYE
Osmanlı İmparatorluğu devrinde ilmiye sınıfına mahsus bir pâye

DEVS
Ziynet etmek, süslemek * Bir şeyi ayağı ile basıp çiğnemek

DEVSERE
Büyük, semiz, kuvvetli deve

DEVŞ
Fâsid olmak

DEVV
Otsuz çöl

DEVVAR
Durmayıp dönen, devreden Devredip gezen * Gerdân * Kâbe-i Muazzama'nın bir adı * Haremden alıp beraber tavaf edilen taş

DEVVARE
Geo: Daireler çizmeye yarayan bir âlet, pergel

DEYABÜZ
İki ırgaçla dokunan bez

DEYACİR
(Deycür C) Karanlıklar, zulümatlar

DEYBUB
Koğucu, dedikoducu

DEYCUC
(C: Deyâcic) Karanlık, zulmet

DEYCUR
(C: Deyâcir) Karanlık

DEYDAN
Edep * Âdet

DEYDEN
Edep * Âdet

DEYDENET
Âdet, usul

DEYDENUN
Toplamak * Haslet, huy, âdet * Oyun

DEYH
(C: Diyeha) Hor ve rezil olmak

DEYKU'
Katı, şedid

DEYLEM
Karıncaların ve kenelerin toplandığı yer * Belâ * Zahmet * Düşman * Türaç kuşunun erkeği * Cemaat * Bir kabile adıdır ve ehline "Deylemî" derler

DEYMAS
(C: Deyâmis) Hamam * Alçak zemin

DEYMUM
Devamlı, berkarar, zevalsiz

DEYMUMET
Daimlik, devam, dâimiyet

DEYMUMÎ
Devamlılık, devam, dâimiyet

DEYN
Borç Verilmesi lâzım gelen şey * Fık: Zimmetinde sâbit olan şey

DEYN-İ HÂL
Huk: Herhangi bir vakte bağlı ve te'hir edilmeyen borç

DEYR
(C: Edyâr) Kilise, manastır * Âlem-i insaniyet, insanlık âlemi

DEYRANÎ
Manastır adamı

DEYRHANE
f Kilise, manastır

DEYSAK
(C: Deyâsik) Uzun yol * Beyaz olan şey

DEYSAN
Cömertlik

DEYSEM
Köpekten olmuş kurt eniği * Sultan böreği denilen kırmızı çiçekli bir ot

DEYSEME
İnci

DEYYAN
Herkesin hesabını ve hakkını en iyi bilen ve veren Hâk Teâla Kahhar Hâsib Hâkim Kadir Râi Cenâb-ı Hak

DEYYAR
Bir kimse Ehad * Yurt sahibi birisi * Manastır sahibi

DEYYAS
Kaba, galiz olan kimse

DEYYUS
Derare Karısının kötü hâllerine göz yuman ve ses çıkarmayan adam

DE'Z
Boğmak * Bir şeyi doldurmak

Alıntı Yaparak Cevapla