Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (V Harfi)-Osmanlıca Sözlük (V Harfi) Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (V Harfi)-Osmanlıca Sözlük (V Harfi) Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (V Harfi) VEHN Gevşeklik, kuvvetsizlik * Zayıf * Gövdesi kalın ve kısa adam * Gece yarısı Gece yarısından bir saat sonraki zaman
VEHNANE Zayıf kadın
VEHS Kırma * Ayak altında çiğneme, basma, ezme
VEHS Bir işe girişip ısrar ile devamlı uğraşmak
VEHS Sır ile söyleşmek Dedikodu yapmak
VEHT (C: Vihât) Vurmak * Kırmak
VEHTIYY Ufak üzüm
VEHUB Verimi fazla, vergisi çok
VEHVAH Yaban eşeğinin anırtısı
VEHVEHE Atın kendi gövdesini parça parça etmesi
VEHY Gevşeme, yırtma
VEHZ Katı nesne * Kovmak, deft'etmek
VE-İLLA Olmadığı hâlde Yoksa Aksi takdirde
VEK' Akrep sokmak
VEKA' Ayak parmaklarından baş parmağın, şehâdet parmağı üstüne gelmesi
VEKAD Sığır bağladıkları ip
VEKAHAT Hayâsızlık Utanmazlık Edebsizlik (Bak: Vakahat)
VEKÂLET Vekillik Birisinin nâmına iş görme Kendi nâmına hareket etme salâhiyetini başkasına verme Nezâret, bakanlık * Vekilin vazife gördüğü bina
VEKÂLETEN Birisine vekil olarak Başkası adına
VEKÂLETNÂME f Birisine vekillik verildiğini isbat eden ve ekseriya noterlikçe tanzim edilmiş bulunan yazılı kâğıt
VEKÂLETPENÂH f Padişahın vekili olan, sadrâzam Başvekil Başbakan
VEKAR (Bak: Vakar)
VEKB Dikilmek
VEKC Ulaşmak, varmak
VEKDE (C: Viked) Gitmek
VEKEBAN Derece derece yürümek
VEKEF Günah * Abes ve boş * Ayıp * Eksiklik
VEKEL Zayıf adam
VEKF Evin damlaması * Kat'etmek, kesmek
VE-KIS "Var, kıyas et!" mânasına gelir
VEKIYYE (Bak: Okiyye)
VEKİF Sütü çok olan deve
VEKİL Başkasının işini gören Bir adamın yerine hareket etme selâhiyeti olan kimse * Nâzır Bakan
VEKİL-İ HARC (Vekil-harç) Masraf görmekle vazifeli olan Bir kimsenin veya bir cemaatin masraf işlerini üzerine alan
VEKİR Yuvasına giren kuş
VEKİRE Satın alınan veya yeni yapılan bina için, ahbaba, eşe dosta verilen ziyafet
VEKKAD Aydınlık, ışıklı, parlak
VEKM Reddetmek
VEKN (C: Evkân - Vükün) Kuş yuvası
VEKR Kuş yuvası
VEKRA Hızlı yürüyen deve * Ayağını yere kuvvetli basan kadın * Bir nevi sıçramak
VEKS Noksan etmek, eksiltmek
VEKTE (C: Vikat) Gözün karasına ak düşmek * Nokta * Eser
VEKVAK Korkak kimse
VEKZ Vurmak * Def'etmek * Kovmak
VEL' Yalan * Haps
VELA Yakınlık Sâhiplik * Sevme, muhabbet
VELADET (Bak: Viladet)
VELAİD (Velide C) Cariyeler, kadın esirler
VELAİM (Velime C) Düğünler, evlenmeler * Düğün ziyafetleri
VELA-PERVER f Dostluk gösteren, dostluk besleyen
VELAYA (Veliyye C) Veli kadınlar Veliyyeler
VELAYET Veli olan kimsenin hali Velilik, dervişlik * Dostluk * Sadakat * Başkasına sözünü geçirmek Bir şeye kudret cihetiyle bizzat mutasarrıf olmak (Bak: Veli)
VELAYET-İ ÂMM Huk: Umum mallara ve fertlere şâmil olan velayet (Şeriat hâkimleri, kadılar ve valilerin velayetleri gibi)
VELAYET-İ KÜBRA Büyük velilik Akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafına bakan ve veraset-i nübüvvetten gelen gayet kısa, fakat yüksek olan ve tarikat berzahına uğramadan zâhirden hakikata geçen velilik mesleği (Sahabeler gibi)(Cadde-i kübrâ, elbette velayet-i kübra sahibleri olan Sahabe ve Asfiya ve Tâbiîn ve Eimme-i Ehl-i Beyt ve Eimme-i Müçtehidînin caddesidir ki doğrudan doğruya Kur'anın birinci tabaka şâkirdleridir M)
VELB Ulaşmak, varmak
VELEC Kumlu yerde olan yol
VELED Erkek çocuk Oğul Çocuk * Döl, yavru
VELED-İ MANEVÎ Evlâdlığa kabul edilen, âhiret evlâdı Bir hocanın talebesi Mürid
VELED-İ SULBÎ Öz oğul, evlenmekle hâsıl olan kendi soyundan gelen çocuk
VELEDİYET Birisinin evlâdı olma hâli Çocuk oluş
VELEDİYET AKİDESİ Hristiyanlıkta bir bâtıl akide (Bak: Teslis)(İslâmiyet, tevhid-i hakiki dinidir ki; vasıtaları, esbabları ıskat ediyor Enaniyeti kırıyor, ubudiyet-i hâlisa te'sis ediyor Nefsin rububiyetinden tut, tâ her nevi rububiyet-i bâtılayı kat'ediyor, reddediyor Bu sır içindir ki; havastan bir büyük insan tam dindar olsa enâniyeti terketmeye mecbur olur Enaniyeti terketmiyen, salâbet-i diniyeyi ve kısmen de dinini terkederŞimdiki Hristiyanlık dini ise; "Velediyet Akidesi"ni kabul ettiği için, vesait ve esbaba te'sir-i hakiki verir Din nâmına enaniyeti kırmaz; belki Hazret-i İsâ Aleyhisselâm'ın bir mukaddes vekili diye, o enaniyete bir kudsiyet verir Onun için, dünyaca en büyük makam işgal eden Hristiyan havasları, tam dindar olabilirler Hattâ Amerika'nın esbak Reis-i Cumhuru Wilson ve İngiliz esbak Reis-i Vükelâsı Loid George gibi çoklar var ki, mutaassıb birer papaz hükmünde dindar oldular Müslümanlarda ise, öyle makamlara girenler, nâdiren tam dindar ve salâbetli kalırlar Çünki, gururu ve enaniyeti bırakamıyorlar Takvâ-yı hakiki ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor M)

Alıntı Yaparak Cevapla