Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (V Harfi)-Osmanlıca Sözlük (V Harfi) Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (V Harfi)-Osmanlıca Sözlük (V Harfi) Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (V Harfi) VİSATA Kavim arasında şerefli ve aziz olmak
VİSAYE Vasiyet etmek
VİSL (C: Evsâl) Benzer Misil * Uzuv, âzâ, organ
VİSME Bir boya otu * Çivit yaprağı
VİŞAH (Vüşâh) Eskiden kadınların mücevherlerle süsleyip boynundan ve koltukları altından bağladıkları enlice bez veya meşin parçası
VİŞAM (Veşm C) Dövmeler
VİŞAYE Koğuculuk, dedikoduculuk, gammazlık
VİŞN-AB f Vişne şerbeti, vişne şurubu
VİTAM Çulhaların beze sürdükleri nesne
VİTAMİN Fr Vücudda yokluğu bazı hastalıklara yol açan ve taze yiyeceklerde ve bazı meyvalarda bulunan organik madde A, B, C, D, E gibi remizlerle gösterilen çeşitleri vardır
VİTAS Kazmak * Kırmak
VİTR Tek olan şey Çift olmayan Tenha * Yatsı namazından sonra kılınan üç rekât namaz * Kurban bayramından bir önceki gün (Bak: Vetr)
VİZAM Her nesnenin ağırlığı * Başka birşeyle karışmış olan nesne (Buğdayla karışmış toprak gibi)
VİZARE Yardım etmek * Kuvvet vermek
VİZİTE ing Ziyaret * Doktorun bir hastayı ziyareti * Hekim ücreti
VİZR Günah * Yük Ağırlık * Silâh * Sırta vurulan ağır yük Yük götürmek
VOKAL İtl Sesle anlatma * İnsan sesinin müzikte kullanılması * Gr: A, E, I, İ, O, Ö, U, Ü gibi sesli harfler
VOLKAN Fr Yanardağ
VOYVODA Reis, subaşı, ağa gibi çeşitli mânalara gelen bir tabirdirVoyvodalık Osmanlılarda Milâdi onyedinci asırda başlamıştır Eyalet valileri ve sancak mutasarrıfları uhdelerine tevcih olunan eyalet ve sancakların mülhak kazalarına halkın isteğiyle yerlilerin ileri gelenlerinden birini voyvoda tayin ederlerdi (OTDS)
VU'AZ (Vâiz C) Vâizler Vaaz edenler
VUFUD Gelme, geliş
VUFUR Bolluk, çokluk, kesret
VUHUFET Kılın yumuşak ve çok siyah olması * Çok fazla kıllı oluş, çok kıllılık
VUHUL (Vahal C) Çamurlu yerler Bataklıklar
VUHUŞ (Vahş C) Vahşiler, yabaniler, ehlileşmemiş olanlar
VUKU' Düşme, rastlama * Olma, oluş * Gidip çatma * Bir hadisenin çıkış şekli, cereyânı
VUKU'-İ HÂL Bir hâdisenin çıkış ve oluş şekli
VUKUAT (Vak'a C) Vak'alar, hâdiseler * Kavga Yaralama gibi polisi alâkalandıran hâdise * Normal dışında olan hâdiseler(Verilen bütün vücud mertebeleri vukuattır, birer illet ister Fakat, verilmeyen mertebeler; imkânattır İmkânat ise ademdir, hem nihayetsizdir Ademler ise illet istemezler, nihayetsize illet olamaz Meselâ madenler diyemezler: "Niçin nebatî olmadık?" Şekva edemezler M)
VUKUD Ateş alıp yanma Tutuşma
VUKUF Bir şeyi bilme Öğrenmiş olma * Bir hâlde kalma * Durma, duruş
VUKUFDÂR f Haberi olan Bilgili
VUKUKA Tavuk gıdaklaması * Köpek havlaması
VUSAFA (Vasif C) Hizmetçiler, uşaklar
VUSKA (Bak: Vüska)
VUSLA Bir şeyi başka bir şeye ekleyen, bitiştiren şey
VUSLAT Visal Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme Bitiştiren
VUSTA (Müe) Orta Ortası * Orta parmak
VUSU' Kudret, tâkat, güç, kuvvet
VUSUB Dâim ve sürekli olmak * Vâcip olmak
VUSUK (Visâk ve Vesâk C) Bağlar, râbıtalar * Sözleşme yerleri * Andlaşmalar
VUSUL Ulaşma, erişme, varma, yetişme
VUU' Tilki
VUUD Vaidler Vâdeler
VUUL şerefliler * Kuvvetliler
VUZ' Kadının temizliğinin sonunda hayızdan evvel hâmile olması
VUZU' Abdest alma Abdest suyu Abdest
VUZU' Hakir etme Kendini, nefsini tezlil ve tahkir etme, küçümseme
VUZUH Açıklık Açık ve anlaşılır şekilde olmak Netlik * Aydınlık * Edb: İfadede açıklık
VÜCUB Vâcib ve lâzım olmak * Sâbit olmak * Sukut ve vuku * Sübut ve temekkün cihetiyle lâzım olmak Bırakılması mümkün olmamak * Güneşin batması * Muztarib olmak
VÜCUB-U ZEKÂT Zekâtın vacib, şart oluşu * Verilmesi Allah tarafından emredilmiş olan zekât
VÜCUBÎ Vücuba ait ve onunla alâkalı * Müsbet
VÜCUD Varlık Var olmak Bulunmak * Cesed, cisim, ten, gövde(Vücud mertebeleri muhteliftir Ve vücud âlemleri ayrı ayrıdır Ayrı ayrı oldukları için, vücudda rüsuhu bulunan bir tabaka-i vücudun bir zerresi, o tabakadan daha hafif bir tabaka-i vücudun bir dağı kadardır ve o dağı istiab eder Meselâ: Âlem-i şehadetten olan kafadaki hardal kadar kuvve-i hâfıza âlem-i mânadan bir kütübhane kadar vücudu içine alır Ve âlem-i hâricîden olan tırnak kadar bir âyine-i vücudun, âlem-i misal tabakasından koca bir şehri içine alır Ve o âlem-i hâricîden olan o âyine ve o hâfızanın şuurları ve kuvve-i icâdiyeleri olsaydı, bir zerrecik vücud-u hâricîleri kuvvetiyle, o vücud-u mânevide ve misâlide hadsiz tasarrufat ve tahavvülât yapabilirlerdi Demek vücud rüsuh peyda ettikçe, kuvvet ziyadeleşir; az bir şey, çok hükmüne geçer Hususan vücud rusuh-u tam kazandıktan sonra, maddeden mücerred ise, kayıt altına girmezse; o vakit cüz'î bir cilvesi, sair hafif tabakat-ı vücudun çok âlemlerini çevirebilirİşte $ şu kâinatın Sâni'-i Zülcelâli vâcib-ül-vücuddur Yâni: O'nun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümteni'dir, zevali muhaldir ve tabakat-ı vücudun en râsihi, en esaslısı, en kuvvetlisi, en mükemmelidir Sâir tabakat-ı vücud, O'nun vücuduna nisbeten gayet zaif bir gölge hükmündedir Ve o derece vücud-u Vâcib râsih ve hakikatlı ve vücud-u mümkinat o derece hafif ve zaiftir ki; Muhyiddin-i Arabî gibi çok ehl-i tahkik, sâir tabakat-ı vücudu, evham ve hayal derecesine indirmişler: $ demişler Yâni: Vücud-u Vâcib'e nisbeten başka şeylere vücud denilmemeli; onlar, vücud ünvanına lâyık değillerdir diye hükmetmişler M)(Vücudun en kuvvetli mertebesi olan "Vücub" un; ve vücudun en sebatlı derecesi olan maddeden tecerrüdün; ve vücudun zevalden en uzak tavrı olan "mekândan münezzehiyet" in; ve vücudun en sağlam ve tegayyürden ve ademden en mukaddes sıfatı olan "vahdet"in sâhibi "Zât-ı Vâcib-ül Vücud"un en has hassası ve lâzım-ı zâtîsi olan ezeliyyeti ve sermediyyeti, vücudun en zayıf mertebesi ve en incecik derecesi ve en mütegayyir, mütehavvil tavrı ve en ziyâde mekâna yayılmış olan hadsiz kesretli bir maddi madde olan esir ve zerrat gibi şeylere vermek ve onlara ezeliyyet isnad etmek ve onları ezeli tasavvur etmek ve kısmen âsâr-ı İlâhiyyenin onlardan neş'et ettiğini tevehhüm etmek, ne kadar hilâf-ı hakikat ve vakıa muhalif ve akıldan uzak ve bâtıl bir fikir olduğu, Risale-i Nur'un müteaddid cüzlerinde kat'i bürhanlarla gösterilmiştir L)(Vücud ise; birincisi mümeyyize, ikincisi muhassısa, üçüncüsü müreccihe olmak üzere ilim, irade, kudret sıfatlarını istilzam eder İİ)
VÜCUD-U HÂRİCÎ Zâhir, ademden çıkmış olan İlmî vücuddan âlem-i şehadete gelmiş olan Maddî varlık, cismanî eşya
VÜCUD-U HİSSÎ His ile bilinen vücud Hisse aid vücud, varlık Duygulu cesed
VÜCUD-U İLMÎ İlmî varlık(Vücud-u ilmî, hayat-ı umumiyenin ma'nevî bir cilvesine mazhardır ki, mukadderat-ı hayatiye o ma'nidar ve o canlı elvâh-ı kaderiyeden alınır S)
VÜCUDÎ Varlığa dair Var olan şey ile alâkalı
VÜCUH (Vech C) Çehreler, yüzler, suretler * Tarzlar * Sebepler * İmkânlar * Münasebetler * Kur'an-ı Kerim okunuşundaki farklar * Bir memleketin ileri gelenleri
VÜCUH-U İ'CAZ Mu'ciz olmanın yolları İ'caz nevileri ve vecihleri
VÜCUH-U SEB'A Yedi vecih Kur'anın yedi tarzda okunuşu
VÜCUM Tiksinme, iğrenme * Darılma, küsüp susma * Göğüse vurma * Kederli olma
VÜCÜR (Vicâr C) Arslan, ayı, kurt gibi vahşi hayvanların inleri * Sel sularının oyduğu yerler
VÜFFED (Vâfid C) Temsilciler, elçiler
VÜFUD Erişme, gelme * (Vâfid C) Elçiler, temsilciler
VÜFUR Çokluk, bolluk, kesret * Tamam olma
VÜHUB Çok fazla bağışta bulunan, çok bağışlayan
VÜKELÂ (Vekil C) Vekiller Bakanlar Nâzırlar Kendilerine iş havale edilenler
VÜKELÂ-İ DEÂVÎ Dâvâ vekilleri Avukatlar
VÜKNE Kuş yuvası
VÜKUB Yavaş yürüme
VÜKUL Bir kimseyle birlikte bir işe girişme İşbirliği
VÜKUN (Vekn C) Kuş yuvaları
VÜKUR (Vekr C) Kuş yuvaları
VÜLÂT (Vâli C) Vâliler * Sâhib çıkanlar * Koruyan, muhafaza edenler
VÜLÂT-I EMR Vâliler İşin başındakiler, idareciler İdareye memur zâbitler
VÜLEYD (Veled den) Küçük çocuk
VÜLU' Bir şeye aşırı derece düşkünlük
VÜLUC Girme, sokulma, duhul etme
VÜLUG Köpeğin su içmesi
VÜREYD Çok küçük damar
VÜRKA Siyahı galip olan bozluk
VÜRU' Korkaklık
VÜRUD Geliş Gelme Vârid olma Gelip yetişme * Suya gitme * (Verid C) Toplar damarlar Siyah kan damarları
VÜRUK Yan yatma
VÜRUŞ Yemek yemek * Ziyafet vermek
VÜS' (VÜS'AT) Genişlik Bolluk * Fırsat * Boş meydan * Kuvvet, güç, tâkat * Varlık, zenginlik * Fls: Bir şeyin boşlukta doldurduğu yer
VÜSEMA (Vesim C) Damgalılar, dağlanmış olanlar * Güzel yüzlüler * Rastıklılar
VÜSKA Çok kuvvetli ve sağlam olan
VÜSUB (Vesb - Vesib) Sıçrama, atlama * Oturma
VÜSUK Sağlam inanma İtimad etme, güvenme Muhkemlik, sağlamlık
VÜSUK Bağlar, râbıtalar * Anlaşma ve sözleşmeler
VÜSÜD (Visâde C) Yastıklar
VÜŞUL Mal azlığı * Zayıflık
VÜZERA (Vezir C) Vezirler (Bak: Vezir)
VÜZUB Su gibi akma
VÜZUB-İ DEM Kan akma, kanama
VÜZUB Lüzumluluk, icab etme, gereklilik
VÜZUR Tuzak * Süprüntü sepeti

Alıntı Yaparak Cevapla