Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (C Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #9
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (C Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (C Harfi) CENA'
Arka yumruluğu Kamburluk

CENA
Yemiş toplamak * Cem'etmek, toplamak

CENAB
(C: Ecnibe) Evin etrafı, çevresi * Cânib * Nâhiye

CENAB
Büyüklük ifade etmek için, hürmet maksadı ile söylenir Cenab-ı Hak, Cenab-ı Resül-i Kibriya (ASM) gibi

CENAB-I HAKK
Allah

CENABET
Pis Gusletmesi lâzım gelen kimse * Uzaklık

CENADİF
Şişman, kısa boylu kimse

CENAH
Kanat, taraf, kısım (Vicdanın ziyası ulum-u diniyyedir Aklın nuru, fünun-u medeniyedir İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassub, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder Mün)

CENAH-I TÂİR
Kuş kanadı

CENAH-I ZÜBAB
Sinek kanadı

CENAHEYN
(Cenah dan) İki kanat, iki yan, iki cenah * İki hususiyetli

CENAİB
(Cenayib) (Cenibe C) Yedek hayvanlar, yedek binekler

CENAN
Gönül Ruh Kalb Can

CENANÎ
Kalbe âit ve müteallik olan Kalben duyulan (Arabça müfred, birinci şahıs sigası ile "kalbim" mânasınadır)

CENAZE
(C: Cenâiz) İnsan ölüsü

CENB
Yan taraf Koltuk altının aşağısı * Def'etmek, kovmak * Müştak olmak * Bir yere gitmek için bir yere inmek * Birisinin sevdiğinden dolayı kararsız ve muztarib bulunmak * Büyük ve çok olan * Engin taraf * Şetmetmek, söğmek (LR)

CENBÎ
Yan tarafa âit

CENBİYYE
Arapların kullandıkları bir cins eğri kamadır ki, yan taraflarına takarlar

CENCENE
Sözü burun içinden söylemek, genizden konuşmak

CENDEL
Nehirlerde bulunan ve büyükçe olan kaya

CENDERE
yun Tazyik Baskı, basınç * Dar dere, boğaz * Kalın oklava * Çamaşır ütülemeye mahsus iki ağaç üstüvaneden ibaret alet * Mc: Sıkı ve dar yer

CENEB
Susuzluktan böğrü ciğere yapışmak

CENEDİL
(C: Cenâdil) Taşlı yer * Yuvarlak taş

CENEF
Hata ve cehilden dolayı haktan meyletmek * Zulmetmek

CENEN
Mezar, kabirCENG $ (CENK) : f Top, tüfek ile harbetmek Muharebe Kavga Harb Savaş

CENGAVER
(C: Cengâverân ) f Cenkçi Yiğit olan Kahraman İyi harbeden

CENG-AZMÜDE
f Savaş tecrübesi olan kişi

CENG-CÛ
f Kavgacı, dövüşçü, cenkçi

CENGEL
f Orman Ağaç topluluğu

CENGELİSTAN
f Sık ağaçlık, orman, sazlık yer

CENGİZ
(Temuçin) Moğol Devleti'nin hükümdarlığını yapmıştır İslâmî medeniyetleri ve kıymetleri tahribeden zâlim ve müstebid bir hükümdar olarak tarihe geçen bir kimsedir Milâdi 1229'da ölmüştür Asrının deccalıdır (Bak: Celaleddin-i Harzemşah)

CENGİZİYAN
f Cengiz soyundan gelenler, bunlara tâbi olan kimseler

CENH
Kuşun kanadını vurması

CENÎ
Devşirilmiş, koparılmış olan Meyve toplanması ve alınması

CENİB
Garip * Hurmanın iyisi

CENİBE
(C: Cenâib) Yedek hayvanı

CENİN
(Cenne den) Ana karnındaki harekete başlıyan çocuk * Gizli ve mestur, saklı olan şey

CENİVER
f Sırat köprüsü

CENK
(Bak: Ceng)

CENN
(Cünün) Bir şeyi setretmek, gizlemek * Ana karnındaki cenin, gizli olmak

CENNÂN
Bahçıvan

CENNÂT
(Cennet C) Cennetler

CENNÂT-I ADN
Adn cennetleri Hulûd üzere ikamet ve temekkün edilen cennetler (Kamus Tercümesi)

CENNET
Allah'a (CC) inanan ve O'na ibadet ve itaat edenlerin, iman ve İslâmiyyet'e ihlâs ve sadâkatle hizmet edenlerin, Kur'ana bir hizb-ül Kur'ân olarak mücâhidâne bir sûrette hizmetkâr olan mücâhidlerin, cihâd-ı diniyye erlerinin âhirette fazl-i İlâhi ile gidip ebediyyen içinde kalacakları mekân ve mesken Cennet'in varlığını bütün peygamberler, onların yolundan giden âlimler ve ermiş kişiler, evliyalar ittifakla haber vermişlerdir Esasen Allah'ın adaleti, Cehennem gibi Cennet'in de varlığını gerektirir İnananlar, ölümün; ebedî bir hiçlik değil, ölümsüzlüğe geçiş, sevdikleriyle buluşacakları âhiret âlemine bir yolculuk olduğuna inanıyorlar ve bunalım içinde değil; mutluluk içindedirler İnananların ve iyilerin bu hâlleri Cennet'in varlığını gösteren hayattaki belirtilerinden biridirCennetin tabakaları : Dâr-ül-Celâl, Dâr-üs-Selâm, Cennet-ül Me'va, Cennet-ül Huld, Cennet-ün Naim, Cennet-ül Firdevs, Cennet-ül Adn, Cennet-ül Vesile (Bak: Âhiret)(Mühim bir taraftan ehemmiyetli bir sual: Rivayette gelmiş ki; Cennet'te bir adama beş yüz senelik bir Cennet verilir Bu hakikat akl-ı dünyeviyenin havsalasında nasıl yerleşir?Elcevap: Nasılki bu dünyada herkesin dünya kadar hususi ve muvakkat bir dünyası var Ve o dünyanın direği onun hayatıdır Ve zâhirî ve batınî duygulariyle o dünyasından istifade eder Güneş bir lâmbam, yıldızlar mumlarımdır der Başka mahlukat ve zîruhlar bulunmaları o adamın mâlikiyetine mani olmadıkları gibi bilâkis onun hususî dünyasını şenlendiriyorlar, ziynetlendiriyorlar Aynen öyle de fakat binler derece yüksek herbir mü'min için binler kasır ve hurileri ihtivâ eden has bahçesinden başka, umumî Cennet'ten beşyüz sene genişliğinde birer hususî Cennet'i vardır Derecesi nisbetinde inkişaf eden hissiyatıyla, duygularıyla Cennet'e ve ebediyete lâyık bir surette istifade eder Başkaların iştiraki onun mâlikiyetine ve istifadesine noksan vermedikleri gibi, kuvvet verirler Ve hususî ve geniş Cennetini ziynetlendiriyorlar Evet bu dünyada bir adam, bir saatlik bir bahçeden ve bir günlük bir seyrangâhtan ve bir aylık bir memleketten ve bir senelik bir mesiregâhta seyahatından; ağzıyla, kulağıyla, gözüyle, zevkiyle, zâikasıyla, sair duygularıyla istifade ettiği gibi; aynen öyle de, fakat bir saatlik bir bahçeden ancak istifade eden bu fâni memleketteki kuvve-i şâmme ve kuvve-i zâika o baki memlekette bir senelik bahçeden aynı istifadeyi eder Ve burada bir senelik mesiregâhtan ancak istifade edebilen bir kuvve-i basıra ve kuvve-i sâmia orada, beşyüz senelik mesiregâhındaki seyahattan; o haşmetli, baştan başa ziynetli memlekete lâyık bir tarzda istifade eder Her mü'min derecesine ve dünyada kazandığı sevablar, haseneler nisbetinde inbisat ve inkişaf eden duygularıyla zevk alır, telezzüz eder, müstefid olur L)

CENNETMEKÂN
Yeri cennet olası, makamı cennet olan meâlinde olup, vefat eden makbul ve sâlih kimselere hürmeten söylenir

CENNUR
Arpa ve buğday döğdükleri yer

CENTİLMEN
ing Kibar erkek, çelebi, görgülü kişi

CENUB
Güney Şimalin zıddı olan taraf

CENUBÎ
Cenuba âit, güney tarafında, cenûba dair ve müteallik

CEPHANE
(Aslı: Cebehane'dir) Barut vesair yanıcı maddelerin konulup, muhafaza edildiği yer * Yanıcı maddeler levazımı

Alıntı Yaparak Cevapla