Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (C Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #16
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (C Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (C Harfi) COĞRAFYA
Yeryüzünün şimdiki hâlini çeşitli cihetlerden inceleyen ilim Bölümlerinden olan Fizikî Coğrafyada: Karalarla denizlerin durumları ve iklimleri;İktisadî Coğrafyada: Toprak mahsulleri, sanayi ve ticaret işleri;Siyasî Coğrafyada: Irk, dil, millet hususiyetleri ve devlet sınırları anlatılırBunlardan başka; hayvanat, nebâtât, ziraat, tarih, matematik gibi çeşitli mevzularla alâkalı coğrafya kolları da vardır

CONTA
Birbirinin üzerine kapanan iki madeni parça arasında, açıklık kalmamasını te'min etmek için konulan karton, kösele, lâstik vs şey

COP
Polis ve polis görevlisi askerlerin taşıdığı, kauçuktan yapılma sopa

CÖMERT
Eli açık, ikramcı, kerem sahibi

CU
f Custen fiilinin emir kökü Gelecek misâlde olduğu gibi birleşik kelimeler yapılır

CU
f Akarsu, ırmak, nehir, çay

CU'
Açlık

CU'AN
(Cu' dan) Aç olarak, acıkmış olarak

CU'BUB
(C: Ceâbib) Fitil ucu * Çirkin ve kısa boylu adam

CU'BUS
Ebleh, ahmak

CUCE
f Civciv

CUD
Cömertlik Sahilik Eli açık olmak Muhtaçların vaziyetlerini, durumlarını bildirmeğe meydan vermeksizin lütuf ve ihsanda bulunma hâleti Mücahede-i diniye ve neşr-i hakaik-ı Kur'aniye ve imaniye hizmetinde mutemed zâtlara lüzumunda maddeten de iştirak etmek fedakârlığı

CUD U KEREM
Cömertlik, eli açıklık

CUDİ
Hz Nuh'un (AS) tufandan sonra gemisi ile sahile çıktığı dağın ismi * Şırnak İlinin 6 kilometre güneydoğusunda bulunan bir dağın adı

CUDİ-İ İSLÂMİYET
Her türlü helâket ve felâketlerden İslâmiyetle necat bulunacağını ifâde eden bir teşbihdirNasıl ki Nuh tufanında Nuhun (AS) gemisi Cudi Dağında karaya oturup kurtuldukları gibi

CUD U SEHAVET
Cömertlik ve eli açıklık, sahilik

CUG
f Öküz boyunduruğu

CUGD
Baykuş

CUHAF
Zarar ve ziyân edici, zarar verici nesne, muzır * Çok yemekten şişip ishal olmak * Ölmek, mevt

CUHALE
İğne deliği

CUHAM
İnsanı zayıflatan ve gözleri irinleten bir hastalık

CUHDUB
(C: Cehâdib) Ayakları uzun, yeşil çekirge

CUHFE
Medine yakınında bir yerin adıdır ve Şam ehli orada ihram giyerler

CUHR
Yer deliği

CUHUZ
Çıkmak, huruç

CU'L
Ücret, mukabil, karşılık * Ayak kirası * Padişahın etbâından aldığı mal

CUL
f Çaylak

CUL
(C: Ecvâl) Akıl * Rey * Kuyu duvarı Aşağısından yukarısına kadar kuyunun taraflarından her bir tarafı

CULAH
f Örümcek, ankebut * Çulha, yâni dokuyucu, nessâc

CUM'A
Toplanma * Perşembeden sonraki gün Müslümanların kudsî tâtil günü olup, o güne mahsus namazla mükelleftirler Memur ve işçilerin cuma namazı vakti serbest bırakılmamaları din hürriyetine aykırıdır Yahudiler ve hristiyanlar haftalık dinî törenleri için cumartesi ve pazar günü serbest oldukları halde, müslümanlara aynı hakkın tanınmaması hakiki medeniyete zıttır

CUM'A-İ ATİK
(Eski Cum'a) Osmanlılar zamanında, Bulgaristan'da Şumnu ile Razgrat arasında yer alan meşhur bir bölge

CUM'A-İ BÂLÂ
(Yukarı Cum'a) Osmanlılar devrinde, Selânik Vilâyetinin Serez sancağındaki bir kaza merkezi

CUM'A SÛRESİ
Kur'an-ı Kerim'in 62 ve Medine-i Münevvere'de nâzil olan sûresi

CUM'AT
(Cum'a C) Perşembeden sonra gelen günler Cum'alar

CUMEAT
(Cum'a C) Perşembeden sonra gelen günler Cum'alar

CUMHUR
Halk topluluğu Hey'et, takım Aynı kararı veya hükmü kabul edenler * Âlimlerin çoğu, ekseriyeti * Seçimle idare edilen devlet * Bir yere toplanmış kum, toprak

CUMHUR-U AVAM
Halk tabakası

CUMHUR-U MUHADDİSÎN
Hadis alimleri sınıfı

CUMHUR-U MÜ'MİNÎN
İmanlılar sınıfı

CUMHUR-U NÂS
İnsanların ekserisi, halk kalabalığı

CUMHUR-U ULEMÂ
Âlimler cemaatı Âlimler sınıfı (Bir fikre dâvet cumhur-u ulemânın kabulüne vâbestedir, yoksa dâvet bid'attır, reddedilir Mek)

CUMHURİYET
Devlet reisi, millet veya Millet Meclisleri tarafından seçilen hükümet şekli Demokraside temsili hükûmet şekli Halkın hür olarak seçtiği temsilciler (Millet vekilleri ve senatörler) aracılığı ile egemenliğini, (hâkimiyetini) kullanmasına dayanan hükûmet şekli Cumhuriyetin birbirinden farklı üç tatbik şekli vardır1- Parlementer hükûmet: Hükûmeti meclisler karşısında bağımsız sayan şekil2- Meclis hükûmeti: Hükûmeti meclise bağlı sayan şekil3- Başkanlık hükûmeti: Devlet ve hükûmet başkanı aynı kişidir ve halk tarafından seçilir Hükûmeti başkan kurar, başkan değiştirir Başkan meclislere karşı bağımsızdır (Amerika'daki gibi) (Orada benden sordular ki: Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?Ben de dedim: Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden ben dindar bir Cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım isbat eder Hülâsası şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim, bana çorba geliyordu Ben de tanelerini karıncalara veriyordum, ekmeğimi onun suyu ile yerdim Benden sordular, ben dedim: Bu karıncı ve arı milletleri Cumhuriyetçidirler Cumhuriyetperverliklerine hürmeten tanelerini karıncalara veriyorum Sonra dediler: Sen selef-i sâlihine muhalefet ediyorsun? Cevâben diyordum: Hülefâ-i Râşidîn hem halife hem Reis-i cumhur idiler Sıddık-ı Ekber (RA) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahâbe-i kirama elbette Reis-i Cumhur hükmünde idi Fakat, mânâsız isim ve resim değil, belki, hakikat-ı adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mânâ-yı dindar Cumhuriyetin reisleri idiler Ş)(Cumhuriyet ki: Adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir H)

CUMHURİYET-PERVER
f Cumhuriyetçi, cumhurcu

CUMHUR REİSİ
Cumhuriyetle idâre olunan memleketlerde Devlet Reisi

CUMU'
Toplanmalar Cemi'ler

CUMUAT
(Cum'a C) Perşembe gününden sonra gelen günler Cum'alar

CU'MUS
Pis, necis

CUN (CUNİ)
Karnı ve kanadı kara olan bağırtlak kuşu cinsinden bir kuş

CÛNE
(C: Cuven) Attarların kutusu ve tablası

CUR
Belde ismi

CUR'A
Tek yudum Bir içimlik Bir yudumluk

CUR'ATEN
Bir yudumluk

CURH
(Curha) Yara Yaralama

CURNAL
(Bak: Jurnal)

CUŞ
f Coşmak, kaynamak Taşmak Deprenmek

CUŞACUŞ
f Çok coşkun, taşkın Pek coşkun ve taşkın bir sûrette

CÛŞAK
f Kaynama

CUŞAN
f Coşup kaynayan

CÛŞ-AVER
f Coşturucu, coşmaya sebep olucu

CUŞİDE
f Coşmuş, kaynamış

CUŞİR(E)
f Dokumacı

CUŞİŞ
f Kaynama, coşma

CUŞ U HURUŞ
f Kaynayıp taşma Neş'e ve âhenk Coşup taşma

CU'ŞUM
Galiz, kısa boylu adam

CU'ŞUŞ
(C: Ceâşiş) Kötü huylu, kısa boylu

CUUDET
Kıvırcıklık

CUUR
Hurmanın gayet yaramazı, iyi olmayanı

CUY
f Nehir, akarsu, ırmak, dere, çay

CUYA(N)
f Arayan, arayıcı

CUYBAR
f Akarsu, nehir, dere, çay, ırmak * Irmak kenarı

CUY-ÇE
f Küçük ırmak

CUYEM
f (Cüsten, aramak mastarından "arıyorum, ararım" mânasınadır) (Bak: Cû)

CUYENDE
f Arayıcı, araştırıcı, isteyen

Alıntı Yaparak Cevapla