Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (B Harfi) Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...

Eski 09-10-2012   #16
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (B Harfi) Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü...



RE: Osmanlıca Sözlük (B Harfi) BİH
O, onu, ona, ondan, onunla mânâlarına gelir

BİH
f Menba, kaynak * Temel, asıl, kök

BİH
f Yeğ, iyi * Ayva

BÎ-HABER
f Habersiz, bilgisiz

BİHAH(E)
Ses kısıklığı

BİHAK
Erkek kurt

BİHAK
Gözsüz etmek, kör etmek

Bİ-HAKKINÌ
Tamamıyla, hakkıyla

BİHAM
Dolu, memlû

BİHAN
(Bih C) f İyiler, iyi adamlar

BÎ-HANÜMAN
f Çoluk çocuksuz, yersiz yurtsuz

BİHAR
(Bahr C) Denizler Deryalar * Mc: İlmi çok olan âlimler

BÎ-HAR
f Dikensiz

BÎ-HAREKET
f Kımıldamıyan, hareketsiz

BİHASEB-İL ÂDE
Âdet kabilinden, âdet kabul ederek

BÎ-HASIL
f Ebedî, sonsuz, nihayetsiz, bâki * Verimsiz, faydasız

BÎHASTE
f Şaşkın Yorgun Aciz

BİHBUD
f Sağlam, sıhhi vücud, iyi, sağ

BÎ-HEMAL
f Benzersiz, eşsiz

BÎ-HEMTA
f Eşsiz Dengi olmayan Benzersiz

BÎ-HENGAM
f Vakitsiz, zamansız

BÎ-HESAB
f Sayısız, hesapsız

BİH-GÜZİN
f Sarraf * Bir şeyin en güzelini seçen

BİHİ
f Ayva

BÎ-HİCAB
Hicabsız, perdesiz, âşikâr olarak

BİHİM
O, onları, onlara, onlardan, onlarla mânâlarına gelir ve zamirdir

BİHİMA
O ikisi, o ikisine, o ikisinden, o ikisiyle mânâlarına gelir ve zamirdir

BİHİN(E)
f En iyi, pek iyi, seçkin * Hallaç

BİH-KEN
f Kökünden çıkaran, kök söken

BİHNANE
f Beyaz ve has ekmek

BÎ-HOD
f Çılgın, kendinden geçmiş olan, ne yaptığının farkında olmayan * Bayılmış

BİHR
Ağız kokusu

BİHRAM
f Savm, oruç

BİHRED
Akıllı kimse

BİHTE
f Kalburdan geçirilmiş, elenmiş

BİHTER(EK)
f En iyi, daha iyi

BİHTEREK
f Farslılarca, 120 senede bir def'a 13 ay kabul edilen yılın ismi

BİHTERÎ
f Üstünlük, en iyi ve üstün olma

BİHTERÎN
f Pek iyi, en iyi

BÎ-HUDE
f Boşuna, beyhude, boşu boşuna

BÎ-HUŞ
Akılsız Sersem, bunak

BÎ-HUZUR
f Rahatsız, huzursuz, tedirgin

BÎ-İDAD
Sayısız * Eşsiz, benzersiz * Denksiz

BÎ-İHTİYAR
İhtiyarsız Elinde olmadan

BÎ-İNSAF
f Acımasız, insafsız

BÎ-İNTİHA
f Sonsuz, nihâyetsiz

BÎ-İRTİYAB
f Şüphesiz

BÎ-İŞTİBAH
Şüphesiz Şeksiz

Bİ-İZNİLLAH
Allah'ın izni ile

BİJE
f Safi, halis, katıksız, sade, sırf * Hususiyle

BİJENG
f Kapı anahtarı, miftah

BİKA
Mercimek

BİKA'
(Buk'a C) Ülkeler, memleketler Topraklar, yerler

BÎ-KÂR
f Kârsız, işsiz kimse Bekâr kişi (Bekârlık, bikârların kârıdır İşârât)

BÎ-KARAR
Kararsız

BÎ-KAYD
Kayıtsız, şartsız *Alâkasız, aldırmaz

BÎ-KERAN
(Bî-girân) f Sınırsız, sonsuz * Kenarsız * Hesabsız

BÎ-KES
Kimsesiz

BÎ-KIYAS
f Kıyassız, ölçüsüz

BİKLE
Fıtrat, yaradılış, tabiat * Kılık, kıyafet Şekil, biçim

BİKR
(Bikir) Bozulmamış Temiz * Bekâr El sürülmemiş * Her şeyin evveli * Eşi benzeri görülmemiş, misli sebkat etmemiş her amel ve vaziyet

BİKR-İ FİKİR
f İlk olarak söylenen fikir

BİKR-İ MAZMUN
İlk def'a söylenmiş mazmun (Bak: Mazmun)

BÎ-KUSUR
f Eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel

Bİ-KÜNEM
Yapayım

Bİ-KÜN TEVBE
Tevbe et

BİLÂ
Olmayarak, sahib olmıyan "sız,siz" mânâları yerine kullanılan edattır Kelimenin başına getirilerek menfi mânâ hasıl olur

BİLÂ-ADDİN
f Sayısız Adetsiz

BİLÂ-BEDEL
Bedelsiz Ücretsiz, meccanen

BİLABİL
Elem, keder, tasa, dert, gam * Telâş

BİLÂD
(Belde C) Beldeler Diyarlar Memleketler Şehirler

BİLÂD-I ÂMİRE
İmar edilmiş, yapılmış beldeler * Devlet idaresindeki yerler

BİLÂD-I CESİME
Büyük ülkeler

BİLÂD-I SELÂSE
Eskiden İstanbul, Edirne ve Bursa'nın üçüne birden verilen isim

BİLADE
f Müzevvir, fâsid, fesatçı, ispiyon eden

BİLÂ-FAİZ
Fâizsiz

BİLÂ-FASILA
Fâsılasız, aralıksız, durmadan

Bİ-L-AHİRE
Sonra, sonradan, sonunda

BİLÂ-İSTİSNA
İstisnâsız, ayırt etmeksizin

BİLÂ-KAYD U ŞART
Kayıtsız şartsız

BİLAKİS
Aksine Tersine Zıddına

BİLAL
Siyah ve beyaz, yâni kara ile ak olmak (Bak: Belal)

BİLAL-İ HABEŞÎ
Resûl-i Ekrem'in (ASM) müezzini idi Sesi çok güzeldi Ezan okurken çokları ağlardı Kölelikten Hz Ebu Bekir-i Sıddîk (RA) satın alıp azâd etmişti Her gazada hazır bulunmuştu (Hi: 20) de dâr-ı bekaya göçtü (RA)

BİLANÇO
ing Ticarî bir müessesenin muayyen bir devre sonunda alacak verecek durumunu göstermek üzere meydana getirdiği cetvel * Mc: Herhangi bir işte belirli bir müddet sonundaki iyi ve kötü neticelerin karşılıklı durumu

BİL'ASALE
Bizzat Kendisi Eli ile Başkasını vâsıta etmeden Asâleti ile

BİLÂ-SEBEB
Sebepsiz

BİLÂ-TEEMMÜL
Düşünmeden Düşünmeksizin Dikkatli olmadan

BİLÂ-TEVAKKUF
Durmadan, tereddüt etmeden

BİLÂ-UDUL
Dönmeden, sapmadan Udul etmeden

BİLÂ-ÜCRET
Parasız, ücretsiz

BİLÂ-VASITA
Vasıtasız Araya biri girmeden, doğrudan doğruya

BİL'AYAN
Açık olarak Meydanda olarak

BİLAZ
Kaçkın kimse * Yemeği doyana kadar yiyen * Kısa boylu adam

BİLBEDAHE
Açıktan Aşikâr olarak Meydanda olarak Besbelli(Hem şu âlemin Sâni-i Zülcelal'i bütün güzel masnuatiyle kendini zişuur olanlara tanıttırması ve kıymetli nimetler ile kendini onlara sevdirmesi bizzarure onun mukabilinde, zişuur olanlara marziyatı ve arzu-yu İlâhiyelerini bir elçi vasıtasiyle bildirmesini istemesine mukabil; en âlâ ve ekmel bir surette, Kur'an vasıtasıyla o marziyat ve arzuları beyan eden ve getiren yine bilbedahe O Zât'tır M)

BİLCÜMLE
Bütün, hepsi Umumiyetle

BİLDEM
Göğüs önü * Boğaz * Akılsız kimse

BİLEK
f Çatal temrenli bir nevi ok

BİLFARZ
Olduğunu kabul ederek Farzolarak

BİLFİİL
Sırf kendisi Kendi çalışması ile Başkası karışmadan

BİL-GUDUVV-İ VE-L-ÂSÂL
Sabah ve akşam

BİLHADS
Hads ile Son derece bir sür'at-i intikal ile (Bak: Hads)

BİLHADSİSSÂDIK
Doğru bir hads ile (Bak: Hads)

BİL-HASSA
Hususi olarak, mahsus, özellikle

BİL-HAYR
Uğurlu olarak, hayırla

BİL-ITLAK
Mutlak olarak Hiçbir şeye bağlı olmaksızın (Bak: Itlak)

BİL-İCMA
İcma ile (Bak: İcma')

BİL-İLTİZAM
Bile bile Bir şeyi doğru ve lüzumlu görüp taraftar olmakla

BİL-İMTİSAL
Uyarak, imtisal ederek

BİLİNÇ
t Psk: İnsanın kendi varlığından ve kendine tesir eden çevresinde meydana gelen hadise ve değişikliklerin, bilgisine sahip olması hali Şuurun dereceleri vardır Meselâ: Düşünüyorum ve düşündüğümü biliyorum, yine düşündüğümü bildiğimi de biliyorum ve hakeza Şuurlu olma ruhun bir vasfıdır Maddede şuur yoktur Ve şuurun maddi izahı şuursuzca bir izah olup batıldır (Bak: Şuur)

BİLİNÇALTI
t Psk: Şuur altı Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı etkilerle de hareket eder İnsan şuuraltının etkisiyle hareket ettiği zaman bu hareketini şuuruyla izah ederken bahane sebepler bulur Ama bu sebepler hareketin mahiyetini izahtan uzak kalır

BİLİNEMEZCİLİK
(Bak: Lâedriye)

BİLİRKİŞİ
(Bak: Ehl-i vukuf)

Bİ-LİSAN-İL-ARZ
Arzın diliyle Yeryüzünün lisân-ı hâliyle

BİLİSTİHKAK
Lâyıkıyla, liyakatı olarak Hakkıyla Haklı olarak

BİL-İSTİKLAL
Başlıbaşına, istiklâl üzere

BİL-İŞTİRAK
Birleşerek, ortaklaşa

BİLİTTİFAK
İttifak ile Beraberce, birlikte, elbirliğiyle

BİLKASD
Kasd ile, düşünerek Bilerek

BİLKUVVE
Fiil mertebesine varmadan Tasavvurda, tasavvurî olarak Düşünce halinde Kabiliyet ve istidat ile

BİLKÜLLİYE
Tamamı ile Büsbütün Bütün ile Tamamen

BİLL
Mübah olan şey

BİLLAHİ
Allah'a, Allah'tan * (Yemin) maksadı ile söylenir

BİLLE
Yaşlık, ıslaklık Çiy dedikleri rutubet ki sabah vakitlerinde olur

BİLLİT
Akıllı, hâzık ve mâhir kimse

BİLLİZ
Kısa boylu adam * Şişman kadın

BİLLUR
Şeffaf, parlak taş, elmas gibi kıymetli Cam gibi parlayan

BİLMUKABELE
Karşılıklı Karşılık olarak Mukabil olarak

BİL-MÜNAVEBE
Değişerek, nöbetleşe

BİLMÜŞAHEDE
Görmek suretiyle, görerek(Hem Sâni-i Âlem'in nihayet cemalde olan kemal-i san'atı üzerine enzar-ı dikkati celb etmek, teşhir etmek istemesine mukabil, en yüksek bir sada ile dellallık eden; yine bilmüşâhede O Zat'tır M)

BİLSAM
f Zâtülcenb, akciğer zarı iltihabı

BİL-UMUM
Bütün, tamamı, hep

BİLV
Belâ * Zahmet * Tecrübe, imtihan

BİLVASITA
Vâsıta ile Birisinin vâsıta olması, aracılığı ile * Edb: Terci' ve terkib-i bentleri teşkil eden parçaları birbirine bağlayan beyit(Bak: Musarra')

BİLYAKÎN
Bir şeyi şeksiz ve şüphesiz olarak itikad-ı kavi ve sahih ile bilmek, derk etmek (Bak: Yakin)

BİLYE
(C: Belâya) Belâ, * Zahmet * Tecrübe, imtihan

Alıntı Yaparak Cevapla