|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (T Harfi)-Osmanlıca Sözlük (T Harfi)Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (T Harfi) TABİAT-I MA'SİYET f İsyan etmek, günah işlemek ahlâkında ve huyunda olmak
TABİATI TAKLİD Tabiatta cari olan kanunları kelâmda da kendine göre tatbik etme
TABİATPEREST f Her şeyin kendi kendine olduğunu veya tabiatın meydana getirdiğini kabul eden Allah'tan (C C ) gaflet edip, kâinatın tesadüfen olduğunu zu'meden
TABİB (C : Tabibân-Etibbâ) Doktor, hekim
TABİBÂN (Tabib C ) Doktorlar, tabibler, hekimler
TA'BİD Mükerrem etmek * Katran bulaştırmak * Hizmet etmek * Zelil etmek * Zelil etmek, kepaze yapmak
TA'BİE Karıştırmak * Beslemek, terbiye etmek * Hazırlamak
TABİH (Tabh dan) Pişiren, aşçı
TABİH Suda pişmiş et yahnisi
TABİHA Öğle sıcağı
TABİÎ Tabiat icabı olan Tabiatla alâkalı Normal Kendiliğinden (  İşte meşiet-i İlâhiyye ile vücuda gelen işlerde "inşâallah inşâallah" yerine "Tabiî tabiî" demek ne kadar hata ve muhalif-i hakikat olduğunu kıyas et  M )
TABİÎ Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ı sağ iken görmüş olan mü'minlerle yani Ashabla görüşmüş ve onlardan ders almış olan sâlih müslümanlar (Bak: Ashab)
TABİİYYET Tabi'lik Tâbi olma Bir kimseye mensub bulunma Bir devletin teb'asından olma
TABİİYYUN Tabiatçılar Naturalistler "Her şeyi tabiat yapıyor" diyen, maddeye dalmış, Allah'tan (C C ) mânen uzaklaşmış kişiler
TABİL (C : Tevâbil) Yemeklere katılan biber, nane, tarçın gibi şeyler * Çömlek içinde pişen nesne
TA'BİR (Tâbir) İfade, anlatma Söz Mânası olan söz Deyim * Terim * Rüya yorma (Ubur dan) Herhangi bir şeyden ve hâdiseden, başka bir hak ve faydalı mânaya geçmek, intikal etmek ve ibretlendirmek ve ders almak
TA'BİR-İ SAMEDANÎ Allah'a mahsus tâbir Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir
TA'BİRAT (Ta'bir C ) Tabirler İfade şekilleri Anlatmalar
TABİSTAN f Yaz mevsimi
TABİŞ f Parlayış, parıldayış
TABİŞ-GEH f Parıltı yeri
TABİÛN (Tâbiîn) (Tâbiî C ) (Bak: Tabiî)
TA'BİYE Askerleri bir arazide düşmana karşı tam tedbir ve nizam üzere yerleştirme * Muharebe toplarının yeri, istihkâm parçası * Muvaffakiyet için kullanılan vâsıtalar ("Tabya" yanlıştır)
TABL Davul * Kulak zarı
TABL-BAZ f Davulcu
TABLDOT Fr Lokanta, okul ve otellerde belli bir miktar para karşılığında verilen belirli çeşitlerden ibaret bir öğün yemek
TABLE Dirhem
TABLEK Dünbelek
TABL-HANE f Büyük davul
TABL-ZEN f Davulcu
TABN Defnetmek, gömmek * Tanbur
TABNAK f Parlak, ışıklı, ziyadar, münevver
TABS İnsan
TABTABA Su çağıltısı * Tıpırtı
TABU (Polinezya dilinden) Var olduğu sanılan, mukaddes hususiyetlerinden dolayı dokunulamıyan Uğursuz ve korkunç olan şey
TABUT (C : Tevâbit) Sandık * Ölü nakline mahsus sandık * Dönüp dolaşıp gelinecek merci-i küll * Hz Musa Aleyhisselâm'a inen evâmir-i aşerenin konulduğu sandık * Su kovası
TABV (TABY) Sarfetmek, harcamak * Dâvet etmek
TABY (TIBY) At, katır, eşek ve geyik memesi
TAC Hükümdarların başlarına giydikleri mücevherli ve kıymetli taşlarla süslü başlık * Müslümanların, Peygamberimizin sünnetine uygun olarak veya onu temsilen başlarına sardıkları örtü; sarık, imame * Gelinlerin başlarına koydukları cevahirli süslü başlık * Kuşların başındaki uzunca tüy * Çiçeklerin ortalarındaki renkli parlak kısım
TAC-I SER Baş tacı * Mc: Çok sevilip itibar edilen şey veya kimse Muhterem, aziz
TACBEYT Edb: Bir kasidenin sonlarında nazmedenin ismi bulunan beyit
TACDAR f Taçlı Taç giyen padişah Hükümdar
TACDARANE f Hükümdarlara yakışacak şekilde Hükümdarca
TACDARÎ f Padişahlık, hükümdarlık
TACEN Tava * Büyük kiremit
TACGAH f Hükümet merkezi
TA'CİB Hayrete düşürme, şaşırtma
TA'CİF Arkalamak * Doymaya yakın olana kadar yemek
TA'CİL Acele ettirme, hızlandırma
TA'CİLÂT (Ta'cil C ) Çabuklaştırmalar Acele ettirmeler Hızlandırmalar
TA'CİM Noktalama, noktalatma
TA'CİN (Acn dan) Hamur yapma, yoğurma, hamur hâline getirme
TACİR Ticaret yapan, ticaretle uğraşan
TA'CİZ (Acz den) Huzursuz kılmak, rahatsız etmek, sıkıntı vermek, canını sıkmak * Eğlendirmek * Âciz etmek * Kadının ihtiyarlayıp âcizleşmesi
TA'CİZÂT (Ta'ciz C ) Tacizler Rahatsız etmeler, sıkıntı vermeler
TACSER (Bak: Tâc-ı ser)
TAC Ü SERİR Taç ve (üzerine oturulan) taht
TACVER f Hükümdar, pâdişâh
TADABBÜB Besililik Semizlik
TADABBÜR Muhkem olmak, sağlamlaşmak * Bağlanmak
TADACCU' Üşenme, gevşek davranma
TADACCUR (Ducret den) Sıkılma, sıkıntı, iç sıkılması
TADACÜM İhtilâf Anlaşmazlık * Eğrilik
TA'DAD Sayı saymak Sayıp dökmek Birer birer söylemek Sıralamak
TADADD Birbirine düşmanlık etmek
TADA'DU Alçak gönüllülük gösterme * Viran olma * Aklını kaybetme
TADAFÜR Bir yere toplanmak * Yardım etmek, muâvenet etmek
TADAGUN Birbirini istemeyip garaz edişmek
TADAHDUH şarap dökülmek
TADAHHUM Ağızla tutmak
TADAHUK Gülüşmek
TADALLU' Dolmak * Suya kanmak
TADALLÜL Gedik olmak
TADAMM Bir yere cem'olmak, toplanmak
TADAMMUH Bulaşmak
TADAMMUN (Bak: Tazammun)
TADAMMÜD Yaraya merhem sürüp bezle bağlamak
TADARR Birbirine zarar etmek
TADARRU' İnlemek
TADARRUS Diş kamaşması
TADARUG Sıkılmak
TADARUT Yellenmek
TADAUF Kat kat olmak
TADAVVU' Kokmak
TADAVVÜC Derenin dar ve kısık yerleri çok olmak
TADAVVÜR Çağırmak, bağırmak, feryad etmek * İnlemek * Açlık
TADBAS Sabun
TADBİB Semiz etmek, beslemek * Geri koymak
TADBİR Tabiatı muhkem olmak * Nameyi iplikle bağlamak
TADBİS Sabun
TADCİ' Süstlük etmek, zayıflamak
TADCİR Can sıkma, yürek daraltma
TADFİR Saç örmek * Yürürken çok sallanmak * Çok çalışmak
TADHİK Güldürmek
TADHİYE Kurban kesmek
TADÎ Âdet
TA'DİD Sayma * Hazırlanma, hazırlanılma
TA'DİD Mübâlağa ile ısırmak
TAD'İF İki kat yapmak * Çoğaltmak * Zayıflatmak
TA'DİL (Adl den) Aslına zarar vermeden değiştirmek Tebdil etmek * Hafifletmek * Doğrulaştırmak Vasat hale koymak
TA'DİL-İ ERKÂN Fık: Namazın bütün rükünleri, esaslarını usulüne uygunca yerine getirerek ve namazın tertib ve düzeninin hakkını vererek kılmak Meselâ : "Secdeyi sükunetle yerine getirmek ve iki secde arasında "Sübhânallah" diyecek kadar doğrularak oturmak Kıyamda ve rüku'dan sonraki kıyamda sükunet üzere olmak ve namazın bütün duâlarını dikkatle okumak Namazın her rüknünü yerine getirmek, acele ile kılmamak" gibi
TA'DİL Darlık vermek * Veledi karnında büyük olup doğurması güç olmak
TA'DİLAT Değişiklikler, doğrultmalar, değiştirmeler, tebdil etmeler
TA'DİYE Tecavüz ettirmek, geçirmek * Gr: Bir fiili müteaddi hâle koymak Meselâ: "Gülmek den: Güldürmek Ölmek den: Öldürmek" gibi
TA'DİYE Dağılmak * Koyunun yününü kırkmak
TADLİ' Kavunu dilim dilim kesmek
TADLİL Doğru yoldan sapıtmak * Azdırmak, ayartmak Günah işletmek Dalâlete saptırmak
TADLİL-İ GAYR Başkalarını dalâlete nisbet etmek Sapıklığına hükmetmek
TADMİD Başına veya koluna merhem sürüp bez bağlamak
TADMİR Atı semirince yulaf verip beslemek (Kırk günde olur ) * İnce belli yapmak
TADRİ' Yakın etmek, yaklaştırmak
TADRİB Kebabı iyi pişirmek * Avazı güzelce çekip nağmelendirmek (Buna "tadrib-i fi-s-savt" denir)
TADRİC Kanatmak
TADRİM Ateş yakmak
TADRİS Tecrübe görmüş olma
TADRİYE Kandırmak * Çok hırslı olmak
TA'DUD Çok tatlı kara hurma
TADYİ' Zâyi etmek, kaybetmek
TADYİF Konuk almak TAF' : Ateşin sönmesi
TAFA İnce bulut
TAFADDUL Faziletlilik iddia etmek, üstünlük iddiasında bulunmak
TAFADUL Fazilet göstermek
TAFAF Dolu olmak
TAFA'FU' Evmek, acele etmek
TAFASSİ Halâs olmak, kurtulmak
TAFATTUN (Fatanet den) Anlama, farkına varma, akıl erdirme
TAFATTUR Yarılma, ayrılma, açılma
TAFAZZU' Kesilmek
TAFAZZUH Rezillik, kepazelik Rüsvaylık
|