|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (T Harfi)-Osmanlıca Sözlük (T Harfi)Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (T Harfi) TERCEME (Tercüme) Bir sözü bir dilden başka dile çevirmek Bir lügatı, diğer bilinen lügata çevirerek anlatmak ("Elhamdülillah" bir Cümle-i Kur'aniyyedir Bunun en kısa mânası, ilm-i Nahiv ve Beyan kaidelerinin iktiza ettiği şudur: $Yâni: "Ne kadar hamd ve medh varsa, kimden gelse, kime karşı da olsa, ezelden ebede kadar hasdır ve lâyıktır O zât-ı Vâcib-ül-Vücuda ki, ALLAH denilir " İşte, "Ne kadar hamd varsa", "El-i istigrak" tan çıkıyor "Her kimden gelse" kaydı ise, "Hamd" masdar olup, fâili terkedildiğinden, böyle makamda umumiyeti ifade eder Hem mef'ulün terkinde, yine makam-ı hitabide külliyet ve umumiyeti ifade ettiği için, "Her kime karşı olsa" kaydını ifade ediyor "Ezelden ebede kadar" kaydı ise; fi'lî cümlesinden ismî cümlesine intikal kaidesi, sebat ve devama delâlet ettiği için, o mânayı ifade ediyor "Has ve müstehak" mânasını "Lillâh" daki "Lâm-ı cer" ifade ediyor Çünkü: o "Lâm", ihtisas ve istihkak içindir "Zat-ı Vacib-ül Vücud" kaydı ise; vücub-u vücud, Uluhiyetin lâzım-ı zarurîsi ve Zat-ı Zülcelâle karşı bir ünvan-ı mülâhaza olduğundan, "Lafzullah" sair esmâ ve sıfâta câmiiyeti ve ism-i Azam olduğu itibariyle, delâlet-i iltizamiye ile delâlet ettiği gibi; Vâcib-ül Vücud ünvanına dahi, o delâlet-i iltizamiye ile delâlet ediyor İşte, "Elhamdülillah" cümlesinin en kısa ve Ulemâ-yı Arabiyyece müttefekun-aleyh bir mânâ-yı zâhirîsi şöyle olursa, başka bir lisana o icaz ve kuvvetle nasıl tercüme edilebilir? M )(Ehl-i ilhada kapılan ulemâ-üs-su', milleti aldatmak için diyorlar ki: İmam-ı A'zam, sâir imamlara muhalif olarak demiş ki: "İhtiyaç olsa, diyar-ı baidede, Arabî hiç bilmeyenlere, ihtiyaç derecesine göre; Fâtiha yerine Fârisî tercümesi cevazı var "Öyle ise, biz de muhtacız, Türkçe okuyabiliriz? "Elcevab: İmam-ı A'zam'ın bu fetvasına karşı, başta a'zamî imamların en mühimleri ve sair oniki eimme-i müçtehidîn, o fetvanın aksine fetva veriyorlar Âlem-i İslâm'ın cadde-i kübrâsı, o umum eimmenin caddesidir; mu'zam-ı Ümmet, cadde-i kübrâda gidebilir Başka hususi ve dar caddeye sevkedenler, idlâl ediyorlar İmam-ı A'zam'ın fetvası, beş cihette hususidir:Birincisi: Merkez-i İslâmiyetten uzak diyar-ı âherde bulunanlara aittir İkincisi: İhtiyac-ı hakikiye binaendir Üçüncüsü: Bir rivayette, lisan-ı ehl-i Cennet'ten sayılan Fârisî lisaniyle tercümeye mahsustur Dördüncüsü: Fâtiha'ya mahsus olarak cevaz verilmiş, tâ Fâtiha'yı bilmeyen namazı terketmesin Beşincisi: Kuvvet-i imandan gelen bir hamiyet-i İslâmiye ile, maâni-i mukaddesenin, avâmın tefehhümüne medâr olmak için cevaz gösterilmiş Halbuki, za'f-ı imandan gelen ve menfi fikr-i milliyetten çıkan ve lisan-i Arabîye karşı nefret ve zaaf-ı imândan tevellüd eden meyl-i tahrip sâikasıyla tercüme edip Arabî aslını terketmek, dini terk ettirmektir! M )(Terceme: Bir kelâmın mânasını diğer bir lisanda dengi bir tâbir ile aynen ifade etmektir Terceme aslın mânasına tamamen mutabık olmak için sarahatte delâlette, icmalde tafsilde, umumda hususda, ıtlakta takyidde, kuvvette isabette, hüsn-i edada, üslub-u beyanda, hâsılı ilimde, san'atta asıldaki ifadeye müsavi olmak iktiza eder Yoksa tam bir terceme değil, eksik bir anlatış olmuş olur Halbuki muhtelif lisanlar beyninde hutut-i müştereke ne kadar çok olursa olsun, herbirini diğerinden ayıran birçok hususiyetler de vardır Onun için lisanî hususiyeti olmayıp sırf akl u mantıka hitab eden kuru ve fennî eserlerin kabiliyet-i ilmiyesi terakki etmiş olan lisanlara hakkıyla tercemesi kabil olduğunda söz yoksa da hem akla, hem kalbe yahut yalnız zevk ü hissiyata hitab eden ve lisan nokta-i nazarından edebi kıymeti ve zevk-i san'atı haiz bulunan canlı ve bediî eserlerin tercemelerinde muvaffakiyet görüldüğü nadirdir (Elmalılı Tefsiri)
TERCEME-İ HÂL Hal ve hayatını anlatma Biyografi
TERCİ' (Rücu' dan) Geri döndürme, geri çevirme * Sesini yükseltmek
TERCİ'-İ BEND f Gazel şeklinde aynı vezinde yazılı manzumelerin "vâsıta" denilen bir beyti ile birbirine bağlanmış şekli Vâsıta beyti tekerrür ederse terci-i bend; tebeddül ederse (değişirse) terkib-i bend olur Bendlerin her birisine, terci-i bendlerde "terci'hâne"; terkib-i bendlerde "terkibhâne" denir (Edb L )
TERCİÂT (Terci' C ) Döndürmeler, geri çevirmeler
TERCİB (C : Tercibât) Ululama, tazim * Meyvesi çok olan ağacın dalları altına destek koyma
TERCİH Üstün tutmak Bir şeyi diğerinden fazla beğenmek, fazla itibar etmek
TERCİHÂT (Tercih C ) Üstün tutmalar, tercihler
TERCİH BİLÂ MÜRECCİH Hiç bir üstünlük sebebi yok iken birbirine eşit iki şeyden birisini diğerine üstün tutmak
TERCİL Arıtmak * Saçını tarayıp düzeltmek
TERCİM (Recm den) Taşlama Taşlayarak öldürme Recmetme
TERCİYE Ümitli olma, umma
TERDAD Tekrar
TERDEST (C : Terdestân) f Eli işe yatkın, usta, mâhir
TERDESTÎ f Ustalık, el yatkınlığı, mahâret
TERDİD Geri çevirmek, geriletmek * Edb: Karşısındakini merakta bırakacak ve neticeyi sezdirmeyecek şekilde söz etmek * İki ihtimâlle fikir anlatmak Muhatabın beklemediği bir surette sözü bitirerek söze kuvvet vermek
TERDİF (C : Terdifât) (Redf den) Peşinden ardı sıra yürütme
TERDİFEN Arkasından yürüterek Katarak
TERDİYE (Ridâ dan) Örtme Örtü ile kapatma
TERE' Dolu nesne * Kötülüğe ve şerre koşan kimse
TEREB Fakir olmak, fakirleşmek
TEREBBU' Bağdaş kurup oturmak * Dört bacaklı olmak
TEREBBUH Sarkmak, sülpük olmak
TEREBBÜB Fakirlik
TEREBBÜL İkdam *Cür'et
TEREBBÜT Eğlenmek
TERECCİ (Recâ dan) Rica etme, yalvarma * Ümidetme, umma
TERECCUH Üstün olmak Bir tarafa meyletme
TERECCUH BİLÂ MÜRECCİH Bir şeyin kendi zâtında diğer şeye karşı bir üstünlük vasfı olmadığı hâlde, hiç sebebsiz üstün bulunması ki; böyle bir hal imkânsızdır, muhaldir
TERECCÜF Deprenmek, hareket etmek
TERECCÜL Paklanmak, temizlenmek * Süslenmek, ziynetlenmek * Saç ve sakal taramak * Yayan yürümek * Kuyu içine girmek
TEREDDİ Gerilemek Soysuzlaşmak Aşağı düşmek * Şal ve örtü örtünmek
TEREDDÜD Kararsızlık Bir mes'ele hakkında karar veremiyerek şüphede kalmak
TEREDDÜDÂT (Tereddüd C ) Tereddüdler
TEREF İyi ve güzel yemek * Yumuşaklık * İnce, güzel şey
TEREFFU' Yükseğe çıkmak Yukarı kalkmak * Fazlalaşmak
TEREFFUÂT (Tereffu' C ) Yukarı kalkmalar, yükselmeler
TEREFFUK (Rıfk dan) Tatlı dil ve güler yüzlülükle davranma Yumuşaklıkla muâmele etme
TEREFFÜH Refaha ermek Bolluk ve rahatlık içinde geçinmek Bolluğa kavuşmak
TEREFRÜF Titremek * şefkat göstermek
TEREHHUS Müsaade, ruhsat bulma * Ucuzlama
TEREHHÜB Korku içinde olarak Allah'a sağlam kulluk etmek
TEREHHÜM (Bak: Terahhum)
TEREK Eski Türk odalarına, insan boyu yüksekliğinde olmak üzere duvarlara boydan boya yapılan raflara verilen addır Dükkânlarda eşya koymağa mahsus bölmeli raflara da terek denilir
TEREKAT (Tereke C ) Ölen bir kimsenin bıraktığı şeyler, terekeler
TEREKE (Terike) Ölen bir kimsenin bıraktığı malların hepsi
TEREKKÜB Birleşmek Karışmak İmtizac etmek * Bir şeyin birkaç parçadan meydana gelmesi
TEREKKÜN (Rükn den) Rükünleşme, erkân sırasına geçme, erkândan olma * Mânen kuvvet bulma
TEREMMU' Deprenmek
TEREMMÜD Yanıp kül olmak
TEREMMÜL Dul kalma (Kadının) kocası ölme
TEREMRÜM Bir şey söyleyecekmiş gibi yapıp, söylemeyip kalma
TERENNÜH (C : Terennühât) Sarhoşluktan veya başka bir sebepten dolayı sendeliyerek yürüme
TERENNÜM Güzel güzel anlatma * Yavaş ve güzel sesle şarkı söyleme * Ötmek Musikîleşmek
TERENNÜMÂT (Terennüm C ) Terennümler Güzel güzel anlatmalar * Şarkı söylemeler Ötmeler, musikîler
TERENNÜMSÂZ f Terennüm eden, şarkı söyleyen
TERES t Pezevenk manâsına gelen bir hakaret sözüdür Hakaret için kullanılır
TERESSÜB Dibe çökmek Tortulanmak, ayrılmak Durulmak Süzülmek
TERESSÜL Acelesiz olmak, yavaş yavaş yapmak * Harflerin mâhreclerine ve medlerine riâyet etme
TERESSÜM Resmedilme, resimlenme * Bir şeyin geriye kalan nişâne ve eserlerine bakma * Tedkik ve teemmül eylemek
TEREŞŞUH (C : Tereşşuhât) Terlemek, sızmak Sızıntı Sızıntı meydana çıkmak
TEREŞŞUHÂT (Tereşşuh C ) Terlemeler, sızmalar, sızıntı yapmalar * Kulaktan gelme haberler
TEREŞŞÜF Suyu emme
TEREŞŞÜŞ Su saçılmak * Islanmak
TERETTÜB Sıralanmak * Gerekmek Lâzım gelmek Netice olarak çıkmak * Bir yerde aslâ kımıldamak, bir vecih üzere sâbit ve pâyidar olup durmak * Zuhura gelmek * Muayen sebeblerin, muayyen ve mukannen olan neticeler vermesi
TERETTÜL Zâhir olmak, görünmek
TERETTÜM Bir şeyi unutturmamak için parmağa iplik bağlama
TEREVVİ Tefekkür etmek, düşünmek
TEREVVU' Korkma
TEREVVUH Bir şeyden koku alma * Mütegayyer olmak, rengi ve tadı değişmek
TEREYY Açık olmak
TEREYYÜB Cem'olmak, toplanmak, birikmek
TEREZZÜN Vakar gösterme
TERFEND (Terfende) f Turfanda Mevsiminden önce yetiştirilmiş meyve veya sebze
TERFİ' Yükselme Yukarı kaldırma İ'lâ etme * Talebenin sınıf geçmesi * Rütbe alma Rütbe verme
TERFİAN Rütbesi yükseltilerek, rütbe alarak, terfi ederek
TERFİÂT (Terfi' C ) Terfiler Rütbe vermeler Rütbe almalar * Yukarı kaldırmalar, yükseltmeler
TERFİE Dirlik düzenlik temennisinde bulunma * Sevindirme
TERFİH Ferahlandırma Refaha erdirme Rahat ve bollukla yaşamasına sebeb olma
TERFİH Evlenen kimseye "Allah hüsn-ü imtizac eylemek nasibetsin" diye duâ etmek
TERFİK (Refik den) Birinin yanına katma Arkadaş etme
TERFİKAN Birinin yanına katarak Arkadaş ederek
TERFİL Ta'zim * Uzatma
TERFİŞ Görmek
TERFİYE Sevindirmek * Rahat etmek
TERGİB Şevklendirme, ümidlendirme Rağbet verdirme İsteklendirme
TERGİM Yere sürtme * Zelil etmek, hor ve hakir etmek Rezil, kepaze etmek
TERGİM-İ ENF Burnunu yere sürtme
TERGİS Mal çoğaltmak
TER-HANE f Tarhana
TERHİB (C : Terhibât) Hal hatır sorma
TERHİB Korkutmak Fazla korkutmak
TERHİBÂT (Tehrib C ) Çok korkutmalar
TERHİBAT (Terhib C ) Hal ve hatır sormalar
TERHİBEN Korkutmak suretiyle, korkutarak
TERHİK Misafiri çoğaltmak
TERHİL Göç ettirme, göçtürme, nakletme
TERHİM Yumuşatmak
TERHİM Atmak * Kolaylaştırmak, âsân etmek * Deveyi sebepsiz kesmek * Yumuşak ve ince etmek * Bir ismi kısaltma
TERHİN Rehin verme Emanet bırakma
TERHİNE f Tarhana
TERHİS Askeri sivil, serbest hayata geçirmek İzin ve ruhsat vermek Serbest bırakmak
TERHİSÂT (Terhis C ) Terhisler
TERHUK Yıldıramak, parıldamak * Sallanmak * Tekebbürlük etmek, gururlanmak
TERİ' Garip kişi
TER'İB Çok korkutma
TE'RİB Kuvvet verme, sağlamlaştırma * Çoğaltma
TER'İB Kavum dilimi * Ekmek dilimi
TERİBE (C : Terâyib) Göğüs
TERİBE Parmak ucu * Bir ot cinsi
TERİD Yağla ıslanmış ekmek
TER'İF Burnundan kan almak
TE'RİK Gece uykusuz bırakma
TERİK Muharebe vaktinde başa giyilen miğfer
TERİKE (C : Terâyik) Evlenmeyip evde kalmış olan kız * Deve kuşunun yabana bıraktığı yumurta
TERİM Fransızca olan "Terme" kelimesinden uydurulmuştur "Istılah" veya "tabir" yerinde kullanılır
TE'RİS Kandırma * Ateş yakma * Fitne düşürme
TER'İS Titremek
TER'İŞ Titretme Titretilme
TE'RİŞ Bozmak Fitne çıkarmak
TERK Bırakma, salıverme, vazgeçme * Boşama Bakmama İhmal etme
TERK-İ EDEB Saygısızlık, edebsizlik, hürmetsizlik
TERK-İ EVTAN Vatanlarından ayrılma, vatanlarını terk etme
TERK-İ HAYAT Ölme * Ölüm, vefât
TERK-İ MÂSİVÂ Allah'tan gayrısını terk etmek Allah rızası olmayan işlerden, fâni ve fena dünya işlerinden vazgeçip Allah rızasına yönelmek Kalbinde Allah sevgisi ve muhabbetinden daha ileri bir sevgi bırakmamak
TERK-İ TERK Ucbe ve fahre girmemek için terkettiklerini de düşünmemek (Der tarîk-i Nakşbendî lâzım âmed çâr terk: Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk M )
TERKEND(E) f Yalan, hile, kizb
TERKEŞ f Ok mahfazası, ok kuburu, sadak
TERKIYE Yüce etmek Yükseltmek
TERKİ' (Rık'a dan) Yamama Yama yapma Yama vurma
TERKİB Birkaç şeyin beraber olması Birkaç şeyin karıştırılması ile meydana getirilmek * Birbirine karıştırılmış maddeler * Gr: Terkib-i nâkıs ve terkib-i tam olarak iki kısma ayrılır Terkib-i nâkıs: Cümle kadar olmayan terkiblerdir Terkib-i tam ise; bir cümleden ibarettir Birbirine eklenen kelimelere terkib denir Bunlar bir ismin veya sıfatın benzerleri arasında belirtilmesi için başına getirilen isim veya sıfatla birlikte meydana gelir Meselâ: Bahçenin duvarı Kırmızı çiçek  Bu cümleden birincisine "isim terkibi" veya "terkib-i izâfi" denir İkincisine "Sıfat terkibi" veya "terkib-i tavsifî" denir (Bak: Muzaf)
TERKİB-İ BEND Edb: Birkaç bendden meydana getirilmiş manzumenin hususan gazel şekli olup müteaddit manzumeler birer beytle birbirine bağlanmıştır (Bak: Terci'-i bend)
|