|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (T Harfi)-Osmanlıca Sözlük (T Harfi)Kelimeler...
RE: Osmanlıca Sözlük (T Harfi) TEZERRU' Elle tartmak Bir nesneyi kolla oranlamak * Yemeği çok yemek * Çok konuşmak
TEZERRUK Ayrılmak, dağılmak
TEZEVVUK (C : Tezevvukat) (Zevk den) Tad alma, zevk alma Tatma
TEZEVVÜC (C : Tezevvücât) (Zevc den) Evlenme, kadın eş alma, zevce edinme
TEZEVVÜCÂT (Tezevvüc C ) Evlenmeler, zevce edinmeler
TEZEVVÜD Azıklanma Yanına yiyecek alma
TEZEYYUG Haktan ayrılmak * Kadının süslenip dışarı çıkması
TEZEYYÜB Ağzının köpüğü kenarına yığılmak * Yaş üzümün kuruması
TEZEYYÜD Ziyadeleşme, çoğalma, artma * Tekellüfle sözü uzatma
TEZEYYÜN Süslenme Bezenme
TEZEYYÜN-ÜL EZHÂR Çiçeklerin tezeyyünü, ziynetlenmeleri
TEZEYYÜNÂT (Tezeyyün C ) Süslenmeler, ziynetlenmeler
TEZE'ZÜ' Kendini hor göstermek
TEZFİF Hazırlamak * Katli sür'atlendirmek
TEZFİT Ziftleme, zift sürme
TEZGÂH f Dokuma âleti * Ticaret masası İş yeri
TEZHİB (Zeheb den) (C : Tezhibât) Yaldızlama işi, yaldızlama sanatı * Süsleme * Altın sürme * Dişlere altın dolgu yapma, çürümüş dişleri altınla doldurma
TE'ZİN Ezan okutma * Bağırıp ilân etme
TE'ZİYE Eziyet etme, cefa çektirme
TEZKÂR (Tizkâr) Zikretme, hatırlatma, anma, yâdolunma
TEZKERE (Tezkire) Pusula * Herhangi bir iş için izin verildiğini bildirmek üzere alınan resmî vesika * Bazı meslek sahipleri için yazılan, o şahsın şahsî ve meslekî durumu hakkında bilgi Biyografi
TEZKİK Davarın derisini hilâf-ı âdet üzerine başı tarafından yüzmek
TEZKİN Teşbih etmek, benzetmek
TEZKİR Hatırlatma * Vazifeyi veya Cenab-ı Hakk'ın emirlerini hatırlatma Vaaz ve nasihat etme Tenbih ve ikaz etme * Gr: Bir kelimeyi müzekker kılmak
TEZKİR-İ MÜSELLEMÂT Müsellematı, hakikat olduğu aşikâr bilinen şeyleri, hususları hatırlatmak, tekrar etmek (Talim-i nazariyattan ziyade tezkir-i müsellemâta ihtiyaç var S )
TEZKİRE (Bak: Tezkere)
TEZKİT Doldurmak
TEZKİYE Tamam etmek * Boğazlamak * İhtiyarlamak * Ref'etmek (Lügatta zebhetmek, yani boğazlamak mânasınadır Bu maddenin aslı, lügatta bir tamamlanmak mânasıyla beyan olunuyor Nitekim ateşin parlamasına "zeku-zekâ-zekâ'" denilir ki, tamam iştial etmektir Kezâlik fehme "zekâ" denilir ki, tamam-ı fehim demektir Sonra sinnin "yaşın" kemâline zekâ denilir ki, şebabın nihayetine gelip tamam olması demektir İşte hayvanı boğazlamak da kanını akıtarak ve hararet-i gariziyesini teskin ederek olduğundan zekâ ve zekât tesmiye olunmuştur İşte kelimenin lügat mânası ve esası budur ) (E T )
TEZKİYE Doğruluğuna şehadet etmek * Zekât vermek * Zekât almak * Pak ve temiz etmek * Övmek, medhetmek * Birisinin durumu hakkında soruşturmak
TEZKİYE-İ NEFS Nefsini temiz bilmek Kusuru üzerine almamak Nefsini kusursuz addetmek * Nefsi kötü şeylerden temizlemek, hayra yöneltmek
TEZLİK (C : Tezlikât) Sürçtürme, kaydırma * Başın saçını yolmak
TEZLİK Keskin yapmak * Dayandırmak
TEZLİL Birisini tahkir etme, aşağılatma Zelil ve hakir bulma
TEZLİM Beraber etmek * Yumuşatmak * Değirmen döndürmek
TEZMİL Gizlemek Bir şeyi elbiseye sarmak Esvaba sarınıp bürünmek * Örtü
TEZMİM Yular takma
TEZMİM Zemmetmek
TEZNİB Bir şeye ilâve, ek, zeyl takma, yazmak Zeyl ve ilâve Kuyruk takmak
TEZNİBÂT (Teznib C ) İlâveler, eklemeler Ekler
TEZNİD Çakmakla ateş yakma * Başını devamlı önüne eğdirmek
TEZNİE Darılmak
TEZNİM Nişan ettirmek, işaretlendirmek
TEZNİYE Zinaya mensup etmek
TEZNUB Kuyruğu tarafından olmaya başlayan hurma salkımı * Tülbendin aşağı sarkan tarafı
TEZRİ' Öksürme * Genirmek
TEZRİB Keskinletmek
TEZRİCE (C : Tüzrüc-Tezâric) Sülün kuşu
TEZRİF Çoğaltmak
TEZRİYE Savurmak * Koyunun yününü kırkıp arkasında bir miktarını bırakmak * Zelil etmek, kepâze yapmak
TEZVİ' Korkutmak
TEZVİB (C : Tezvibât) Eritme, eritilme
TEZVİC Nikâhla bir kadını aldırmak Birbirine eş yapmak Evlendirmek
TEZVİD Yol azığı hazırlama
TEZVİD Sürmek * Reddetmek
TEZVİK (Zevk den) Tattırma, zevk aldırma
TEZVİK Süslemek, tezyin etmek
TEZVİR Söze yalan karıştırma Yalan söze ziynet verme * Şahidin şehadetini iptal etme * Kendini ziyaret edene ikram etme
TEZVİREN Tezvir yoluyla
TEZYİD Artırma, çoğaltma, fazlalaştırma
TEZYİD-İ GAYRET Gayreti artırma
TEZYİDÂT (Tezyid C ) Artırmalar, çoğaltmalar, ziyadeleştirmeler
TEZYİF Çürütmek Küçük düşürmek Eğlenmek, alaya almak * Bir şeyin dışını tezyin ve tanzim edip, içini fena yapmak Kötü ayar etmek * Tahkir etmek
TEZYİL Eklemek Uzatmak Altına ilâve etmek Zeyl yapmak
TEZYİL Ayırmak
TEZYİN Süslemek Bezemek Donatmak
TEZYİNÂT Süsler Ziynetler
TEZYİNÂT-I LAFZİYYE (Muhassınat-ı lafziyye de denir İlm-i Bediin iki bölümünden ikinci bölümüdür ) Kelâmın lafzında olan ve göze hitab eden edebî san'atlar Cinas, seci' gibi
TI Arabçada "" harfi (Tâ) da denir
TIB (Bak: Tıbb)
TIB' Gölge
TIB' (C : Atbâ) Nehir
TIBA' Tabiat Yaradılış * Tabiatlar Yaradılışlar
TIBAA(T) Kitap ve saire basma işi * Kılıç yapma san'atı
TIBAK Uyma, uygunluk * Tabakalar Katlar * Birbirine uygun olan şey * Bir şeyi diğerine uydurup müsavi ve münasib kılmak
TIBALE Deve boynuna asılan büyük çan * Davulculuk
TIBB Tabiblik, doktorluk * Her şeyi gereği gibi bilmek * Rıfk Suhulet * İrade * Hastayı ilâçlarla tedaviye çalışmak * Şan * Şehvet ( $Kur'an, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın nasıl ahlâk-ı ulviyesine ittibaa beşeri sarihan teşvik eder Öyle de, şu elindeki san'at-ı âliyeye ve tıbb-ı Rabbaniye, remzen tergib ediyor İşte şu âyet işaret ediyor ki: "En müzmin dertlere dahi derman bulunabilir Öyle ise ey insan ve ey musibetzede benî-Adem! Me'yus olmayınız Her dert, -ne olursa olsun- dermanı mümkündür Arayınız, bulunuz Hattâ ölüme de muvakkat bir hayat rengi vermek mümkündür " Cenab-ı Hak, şu âyetin lisan-ı işaretiyle mânen diyor ki: "Ey insan! Benim için dünyayı terk eden bir abdime iki hediye verdim Biri, mânevi dertlerin dermanı; biri de, maddi dertlerin ilâcı İşte ölmüş kalbler nur-u hidayetle diriliyor Ölmüş gibi hastalar dahi, O'nun nefesiyle ve ilâciyle şifa buluyor Sen de benim eczahâne-i hikmetimde her derdine deva bulabilirsin Çalış, bul! Elbette ararsan bulursun " İşte beşerin tıp cihetindeki şimdiki terakkiyatından çok ilerideki hududunu, şu âyet çiziyor ve ona işaret ediyor ve teşvik yapıyor S )
|