09-10-2012
|
#11
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (A Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Anlamları.
RE: Osmanlıca Sözlük (A Harfi) Mesaj Yazmayin AYKE
Sık koruluk
AYLE
Fakirlik
AYLEM
(C : Ayâlim) Yumuşak nesne * Suyu çok olan kuyu
AYMAN
Süt içmeğe iştihası olan erkek * Malı gitmiş kişi
AYME
Süt içmeğe iştihası olmak * Malın iyisi
AYN
(C : A'yan-A'yun-Uyûn) Göz * Pınar, kaynak Çeşme * Tıpkısı, tâ kendisi * Zât * Eşyanın hakikatı * Kavmin şereflisi * Diz * Altın * Nazar değme * Casus * Her şeyin en iyisi * Muayene etmek
AYN-İ VÂHİD
Tek gözlü
AYN-EL YAKÎN
(Ayn-ül yakîn) Göz ile görür derecede görerek, müşâhede ederek bilmek (Bak: Yakîn)(İman-ı tahkikîde pek çok meratib var O mertebelerden ilm-el yakîn mertebesi çok bürhanların kuvvetleriyle binler şüphelere karşı dayanır Halbuki taklidî iman ise bir şüpheye karşı bazan mağlup olur Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de, ayn-el yakîn derecesidir ki, çok mertebeleri var Belki Esma-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var Bütün kâinatı bir Kur'an gibi okuyabilecek derecesine gelir Ve bir mertebesi de, hakk-al yakîndir ki, onun da çok mertebeleri var Böyle imanlı zatlara şübehat orduları hücum da etse, bir halt edemez R N )
AYN-ÜL HAYAT
Hayatın tâ kendisi
AYN-ÜL KITR
Bakır kaynağı
AYN-ÜL LİKA
İstenilen kavuşma ve sevilenin tâ kendisi
AYN-ÜR RIZÂ
Rıza gözü Kusuru görmeden bakan muhabbet gözü
AYN-ÜS SEVR
Boğa gözü * Koz: Semânın kuzey yarım küresinde bulunan boğa burcunun en parlak yıldızı
AYN-ÜS SUHT
Kızgınlık ile bakış, hiddet gözü
AYNA
(C : În) Gözü güzel ve iri olan
AYNAN
Akmak, seyelan
AYNEN
Bir şeyin aslı veya kendisi olarak Tıpkısına, hiç bir şeyi değiştirmeden, aynı olarak
AYNİYYAT
(Ayniyye C ) Kullanılmaya veya harcanmaya elverişli olup taşınabilen ve para eden şeyler
AYNİYYE
Göz hastalıkları kliniği * Pahada ağır olan ve taşınabilen şeyler
AYNİYYET
Bir şey veya şahsın aynı veya kendisi olması
AYR
(C : A'yâr) Eşek, himar * Medine-i Münevvere yakınında bir dağ * Uzun demir mıh
AYS
Fesâd ve ifsâd etmek
AYS
Cimâ etmek * Meni denilen su
AYS
Sık ağaçlık yer Koruluk
AYSE
Yumuşak yer
AYSELE
Gözsüz, a'mâ, kör
AYSUM
Filin dişisi * Sırtlan * Büyük deve * Süsen çiçeği
AYŞ
Yaşayış, yaşama Yiyip içme Zevk u safâ * Dirilik Hayat
AYŞE
Dirilik, hayat, yaşama
AYŞ U İŞRET
Yiyip içme (Bak: Îş)
AYŞÛM
Nebatattan bir ot
AYŞ Ü NÛŞ
Yiyip içme (Bak: Îş)
AYŞ U TARAB
Yeme içme, eğlence
AYT
Uzun boyunlu
AYTA'
Uzun boyunlu kadın * Uzun boyunlu dişi deve
AYTEL
Uzun boyunlu
AYTEMÛS
(C : Atâmıs) Bütün vücut organları yerli yerince ve tam olarak yaratılmış olan
A'YÜN
(Ayn C ) Gözler, aynlar * Çeşmeler, pınarlar Menba'lar
AYYAB
Kusur görücü, ayıb gören
AYYAN
Yorgun Bitkin * Ne yapacağını bilmeyen
AYYAR
Hırsız Hileci, dolandırıcı, hilebaz, dessas * Zeki, kurnaz
AYYARÎ
f Dolandırıcılık, hilecilik
AYYAŞ
Haram içki içen şarhoş
AYYİL
(C : İyâl) Nafakası lâzım olan kişi AYYUK : Samanyolunun dâima sağ tarafında olan çok parlak ve uzak bir yıldızın ismi * Mc: Gökyüzünün pek yüksek yeri
AYZAN
Yaban eşeğinin erkeği
AYZEMÛR
Yük taşıyamıyan büyük ve yaşlı deve
|
|
|
|