|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük (A Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Anlamları.
RE: Osmanlıca Sözlük (A Harfi) Mesaj Yazmayin AFV-CU
Afv isteyen Afv arayan
AHZAB SURESİ
Kur'ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur
AHZAD
Eğrilip bükülen, esnek
AHZAN
(Hüzn C ) Hüzünler, kederler, sıkıntılar, tasalar, gamlar
AHZAR
(Bak: Ahdar)
AHZAR
(Hazer C ) Endişeler, ihtiyatlar
AHZEKA
Bodur ve şişman adam
AHZEL
Yüksek olmak, irtifa
AHZEL
Beli kırılmış olan adam
AHZEM
Erkek yılan
AHZEM
İşini sıkı tutan, ihtiyatlı, tedbirli * Yüksek yer * Göğsü büyük
AHZEN
Çok hüzünlü kederli En tasalı, daha gamlı
AHZER
Devamlı gözünü kırpan adam * Ufak gözlü olan kimse
AHZ Ü GİRİFT
Ele geçirme, yakalama * Esir alma
AHZ Ü KABZ
Kendine mal etme
AİB
(Bak: Ayib)
AİD
Geri gelen, dönen Râci Dâir * Bir kimse veya bir şeyle ilgili olan * Hastayı ziyaret eden
AİDAT
(Aide C ) Gelirler, kazançlar * Resim, vergi İrad Belirli sürelerde bir derneğe ödenmesi taahhüd edilen para
AİDE
(C: Avâid - Aidat) Kâr, kazanç, fayda, gelir
AİDİYYET
Alâkalılık, ilgililik Aid olma Birine mahsus olma
AİK
(Aika ) Mâni' Alıkoyan Engel Meşgale Bir işten alıkoyup men ve sarfeden
AİKA
(C Avâik) Alıkoymaya ve te'hire sebep olan şey, mâni, engel
AİL
Ailesini geçindiren, idare eden Kalabalık ailesi olan Fakir
AİLE
Erkeğin karısı * Ev halkı * Akraba * Aynı işte olan, aynı gaye için çalışanların hepsi (Kadının aile hayatında müdür-ü dahilî olmak haysiyetiyle kocasının bütün malına, evlâdına ve herşeyine muhafaza memuru olduğundan en esaslı hasleti; sadakattır, emniyettir Açık saçıklık ise, bu sadakatı kırar; kocası nazarında emniyeti kaybeder, ona vicdan azabı çektirir Hatta erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakata zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir Kötü haslet sayılırlar L )
AİLE-PERVER
f Evine düşkün, ailesine düşkün
AİLEVÎ
Aile ile ilgili
AİNNE
(İnan C ) : Dizginler
AİR
Göz ağrısı
AİŞ
Yaşıyan * Rahat yaşıyan
AİŞE
(Bak: Ayişe)
AİZ
Yeni doğmuş deve yavrusu
AİZ
Karşılık olarak veren * Karşılık olarak verilmiş olan
AİZZE
(Bak: Eizze)
AJ
f Dinlenme, rahat hâl, istirahat
AJAN
Fr Bir şahsın, bir şirketin veya bir devletin bazı işlerini gören kimse * Gizli vazifeli olan kişi
AJANDA
Akılda tutulması icab eden şeyleri not etmeye yarayan, takvim şeklinde tanzim edilmiş defter
AJANS
Fr Her türlü havadisi toplayıp, ilgili mevkilere bildiren kuruluş * Ticari bir teşekkülün kolu
AJEH
f Vücutta çıkan pürtüklü küçük ur
AJENDE
f Çamur * Binalarda kullanılan harç
AJİG
f Nefret, kin ve düşmanlık
AJİH
f Kir, küf * Çapak
AJİNE
f Değirmen taşı gibi maddeleri yontup düzelten demir alet Dişengi
AJİR
f Göl, havuz * Kalabalık, izdiham * Bağırma, feryât * Çekingen * Akıllı, uyanık * Amâde, hazır
AJİRAK
f Gürültü, ses Bağırış
AJUR
Fr Gözenek Göz göz işlenmiş nakış
AJÜG
f Hurma lifi * Ağaç budama
AKA
İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar
AKAB
Topuk Ökçe * Bir şeyin hemen arkası * Bir şeyin gerisinde olan zaman veya mekan
A'KAB
(Akab C ) Bir şeyin hemen sonrası
AKABE
(C : Akabât) Bâdire Sarp ve çıkılması müşkül yokuş * Tehlikeli geçit Dar ve iki tarafı pusu yeri olan boğaz * Muhatara, tehlike * Hastalığın veya başka bir halin en tehlikeli ve korkulur süresi * Kızıldenizin kuzey ucunda, Süveyş'in doğu tarafında bulunan dar bir körfezin ismi
AKABE BİATI
Nübüvvetin 11 senesinde Mekke'nin haricindeki Akabe denilen yerde Medine ahalisinden bir cemaatın, Hz Peygamber'le (A S M ) gürüşüp konuşarak İslâm'ı kabul ve tasdik ettikleri biat hâdisesi
AKAB-GİR
f Peşe düşen, kovalıyan
AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan Hemen ardından
AKAB-REV
f Arkadan gelen Peşe düşmüş, arkaya takılmış
AKADEMİ
yun Yüksek mekteb * Âlimler, edebiyatçılar heyeti * Eflatun'un vaktiyle talebesine ders verdiği yer * Çıplak modelden yapılan insan resmi * Belli bir ilmin gelişme ve ilerlemesini te'min maksadı ile müşterek tetebbularda veya serbest tedrisatta bulunan salâhiyetli kimseler topluluğu (Huk L )
AKAĞA
Osmanlı saraylarında hizmet gören beyaz hadımağası
AKAİD
(Akide C ) Akideler İtikad olunan hakikatlar İtikada dâir kaziye ve hükümler, esaslar (Akaidî ve imanî hükümleri kavi ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir Evet, Allah'ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden sakınmaktan ibaret olan ibadetle vicdanî ve aklî olan imani hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve te'sirleri zayıf kalır Bu hale, Alem-i İslâmın hâl-i hazırdaki vaziyeti şahittir İ İ)
AKAİD-İ DİNİYE
Dini akideler İmâni esaslar (Ben tahmin ediyorum ki: Eğer şeyh Abdulkadir-i Geylâni (R A ) ve Şah-ı Nakşibend (R A ) ve İmâm-ı Rabbâni (R A ) gibi zâtlar bu zamanda olsa idiler; bütün himmetlerini hakaik-ı imâniyyenin ve akaid-i İslâmiyyenin takviyesine sarfedeceklerdi Çünkü, saadet-i ebediyyenin medârı onlardır Onlarda kusur edilse, şekavet-i ebediyyeye sebebiyet verir M )
AK'AK
Saksağan
AKAK
(C : Akâık ) Saksağan kuşu
AKAK
Sıcak çok olmak
AK'AKA
Saksağan sesi
AKAKİR
(Akkar C ) Tıb: İlaç yerine kullanılan nebâtî kökler
A'KAL
En akıllı Pek akıllı Daha akıllı
AKALA
Bir çeşit pamuk
AK ALEM
Osmanlılarda saltanat sancağı
AKALİD
Yoğurt
AKALİM
(Ekalim) (İklim C ) İklimler * Dünyanın kıt'a ve memleketleri
AKALİT
Yoğurt
AKALL
(Ekall) Daha az En az
AKALL-İ KALİL
En az Azın azı
AKALLİYET
(Ekalliyet) Azlık Azınlık * Bir ülkede hâkim unsurların haricinde olan ve ekseriyet teşkil edemiyen insanlar
AKAM
Erkek ve dişi kısırlığı
AKAM
Çocuksuz, çocuğu olmayan, kısır * Tedavisi kabil olmayan hastalık
AK'AM
Burnu eğri
AKAM
Yük bağladıkları ip
AKAM
(Bak: Ekkâm)
AKAMET
Neticesizlik Kısırlık, sonu alınmama
AKAN
Deve ayağını bağladıkları ip
AK ANBER
Beyaz cins anber
AKANYILDIZ
Daha ziyade yaz geceleri gökyüzünde hızla geçip giden ışıklı iz, şahap
A'KAR
Kısır
AKAR
Zayi etme, kaybetme * Kumlu yer * Para getiren mülk (Ev, dükkân gibi )
AKAR
Köşk, yüksek bina * Bâbil vilayetinde bir yer adı * Dehşetli olmak Yaralamak Boğazlamak * Korku ve dehşetten kişinin ayakları titreyip dövüşememesi
AMİS
Sirkeyle ıslanmış çiğ et
AMİT
Yünü, üstüne yumak edip sarmak
AMİT
(C : Amâmit) Zarif, çeri, değerli kimse
ÂMİYANE
f Âdice Bayağıca Cahillere yakışır surette
ÂMİYY
Avama ait, avamca
ÂMİZ(E)
f Karışık, karışmış (Âmihten) $ mastarından imtizaç etmek, karıştırmak mânasındadır
ÂMİZE-MU(Y)
f Saçı sakalı kırlaşmış olan adam Kır sakallı kimse
ÂMİZE-MUYÎ
f Kır saçlı ve kır sakallı kimse
ÂMİZ-GÂR
f Uygun, münâsib, yaraşır
ÂMİZİŞ
f Uysallık, imtizaç, uyuşma
AMM
Amca Babanın kardeşi * Çok cemaat
ÂMM
Herkese âit Umuma âit Hususi ve bazılara mahsus olmayan Umumi
ÂMM LÂFIZLAR
Aynı cinsin birçok fertlerine birden delâlet eden lâfızdır "Kavil, cemaat, nisa" lâfızları gibi
AMMA
(Bak: Emmâ)
AMMAL
Yapıcılar * Devleti idare eden adamlar
AMMAN
Şam diyârında Belka şehrinin adı
AMMAR
Bayındırlaştıran, imar eden
AMMAT
(Amm C ) Amcalar
ÂMME
Tülbent sargı * Su içinde üstüne binip yüzülen şişirilmiş tulum * Umumi Herkese ait
AMME
Hala, babanın kız kardeşi
ÂMME
Baş yarığı, insanın beynine kadar ulaşan baştaki yara
AMME
$ den müteşekkil suâl cümlesi Neden, nelerden, neyi?  meâlindedir
AMME NEVALÜHÜ
Cenâb-ı Hakkın lütuf ve ihsanı herkese veya herşeye şâmildir meâlinde
AMMERED
Her şeyin uzunu * Yaramaz huylu * Belâ ve meşakkat
AMMETEN
Umumi olarak, herkese ait olarak, genel tarzda
AMMURİYYE
Ankara şehri Türkiye'nin başkenti
AMMUS
Güçlü ve kuvvetli kişi
AMNEZİ
Psk Hafıza kaybı, erken bunama, ihtiyarlık bunaması, histeri, beynin zedelenmesi gibi hâllerde meydana gelir Hafıza kaybı kısmî veya umumi (genel) olabilir Hasta, belli bir olaydan öncekini (retrofrat), yahut sonrakini (anterofrat) hiç hatırlamaz, yahut tamamen hafızasını kaybeder
AMORTİSÖR
Fr Otomobillerde veya diğer makinelerde sarsıntı, gürültü gibi şeyleri hafifletmeğe yarayan tertibat
AMPER
Fr Elektrik akımında şiddet birimi
AMPERMETRE
Fr Elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan âlet
AMPİRİZM
Fls (Deneyci felsefe) Her çeşit bilginin kaynağının duyu organlarının kullanılması sonucu kazanılan tecrübe olduğunu, duyu organlarının kullanılmadan hiçbir bilginin akılda yer alamıyacağını savunan felsefe Akılcı felsefe gibi bu felsefenin de aşırı iddiasının yanlışlığını, tenkitçi felsefe ve psikoloji göstermiştir Bilgi için ne sadece tecrübe, ne de düşünme gücü (akıl) yeterlidir
AMPUL
Fr İçinde elektrik akımı yardımıyla ışık vermeye yarayan bir iletken bulunan, havası boşaltılmış olan cam şişe * İçinde sıvı ilâç bulunan, ağzı kızdırılarak kapatılmış küçük şişe
AMR
Eski fetva metinlerinde erkeği temsil etmek için kullanılan umumi isimlerden birisi (Bak: Zeyd-Amer)
AMR İBN-ÜL-AS (R A )
Sahabe olup kumandanlıklarda ve valilikte bulunmuştur Çok zeki ve belâgatlı bir zât olduğu söylenir Vefatı (Hi: 43) tür
AMRUS
(C : Amâris) Kuzu * Çok yürütmek istediklerinde yürümeyen davar
AMRUT
(C : Amârit) Hırsız
AMS
Eskiyip mahvolmak * Bilirken bilmezlikten gelme
AMŞUŞ
Üzerinden üzümü alınmış üzüm salkımı
AMUC
Eğri giden ok
AMUCAZADE
f Amca oğlu
AMUD
Dik, dikine Sütun, direk
AMUD-ÜL FECR
Sabah yeri ağarıp uzama
AMUD-U NURANÎ
Nurdan sütun, nurlu sütun
AMUDE
f Dizi, dizilmiş
AMUDEN
Dik olarak, dikine Dik surette
AMUDÎ
Yukarıdan aşağıya dikey olarak Direk gibi yukarıdan aşağıya düz ve şakulünde olarak
AMUG
f Uzun boylu adam * Ciddiyet, vakar
AMUHTE
f Öğrenmiş
AMUHTE-GÂH
f Muallimler, öğretmenler
AMÛMET
Amcalık
AMÛR
İki diş arasında olan et
AMUR
(C : Âmar) Bekâ mânâsına Ömür Her kişinin hayât müddeti
AMUS
Karanlık
AMUT
Bir kimsenin peşinden ayıbını söylemek
AMÛT
f Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde yapılmış olan kuş yuvası
AMUZ
f Öğretmek mastarının emir kökü
AMUZKÂRÎ
(Amuzgârî) Öğretmenlik, öğreticilik, muallimlik
AMUZENDE
f Talebe, öğrenci * Muallim, öğretmen Öğreten
AMUZİŞ
f Öğrenme * Öğretme, tedrisat
AMUZKÂR
(Amuzgâr) f Muallim Öğretici
AMÜRG
f Fayda, menfaat, kâr * Kader, kıymet * Zahire, meyve * Esas, hülâsa, özet * Bir mikdar
AMÜRZ
f Afveden, bağışlayıcı
AMÜRZENDE
f Bağışlayan, afveden
AMÜRZGÂR
f Affeden, bağışlayan Günahları bağışlayan Allah
AMÜRZİŞ
f Bağışlayış, afvediş
AMYÂ
(Müe ) Kör, a'ma
AMYANT
Kolayca bükülebilen, ateşe dayanıklı liflerden yapılmış bir çeşit asbest
|