Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük (A Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Anlamları.

Eski 09-10-2012   #13
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (A Harfi)-Osmanlıca Kelimeler Sözlüğü-Osmanlıca Kelimeler Anlamları.



RE: Osmanlıca Sözlük (A Harfi) Mesaj Yazmayin AFV-CU
Afv isteyen Afv arayan

AHZAB SURESİ
Kur'ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur

AHZAD
Eğrilip bükülen, esnek

AHZAN
(Hüzn C) Hüzünler, kederler, sıkıntılar, tasalar, gamlar

AHZAR
(Bak: Ahdar)

AHZAR
(Hazer C) Endişeler, ihtiyatlar

AHZEKA
Bodur ve şişman adam

AHZEL
Yüksek olmak, irtifa

AHZEL
Beli kırılmış olan adam

AHZEM
Erkek yılan

AHZEM
İşini sıkı tutan, ihtiyatlı, tedbirli * Yüksek yer * Göğsü büyük

AHZEN
Çok hüzünlü kederli En tasalı, daha gamlı

AHZER
Devamlı gözünü kırpan adam * Ufak gözlü olan kimse

AHZ Ü GİRİFT
Ele geçirme, yakalama * Esir alma

AHZ Ü KABZ
Kendine mal etme

AİB
(Bak: Ayib)

AİD
Geri gelen, dönen Râci Dâir * Bir kimse veya bir şeyle ilgili olan * Hastayı ziyaret eden

AİDAT
(Aide C) Gelirler, kazançlar * Resim, vergi İrad Belirli sürelerde bir derneğe ödenmesi taahhüd edilen para

AİDE
(C: Avâid - Aidat) Kâr, kazanç, fayda, gelir

AİDİYYET
Alâkalılık, ilgililik Aid olma Birine mahsus olma

AİK
(Aika ) Mâni' Alıkoyan Engel Meşgale Bir işten alıkoyup men ve sarfeden

AİKA
(C Avâik) Alıkoymaya ve te'hire sebep olan şey, mâni, engel

AİL
Ailesini geçindiren, idare eden Kalabalık ailesi olan Fakir

AİLE
Erkeğin karısı * Ev halkı * Akraba * Aynı işte olan, aynı gaye için çalışanların hepsi(Kadının aile hayatında müdür-ü dahilî olmak haysiyetiyle kocasının bütün malına, evlâdına ve herşeyine muhafaza memuru olduğundan en esaslı hasleti; sadakattır, emniyettir Açık saçıklık ise, bu sadakatı kırar; kocası nazarında emniyeti kaybeder, ona vicdan azabı çektirir Hatta erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehâvet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakata zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir Kötü haslet sayılırlar L)

AİLE-PERVER
f Evine düşkün, ailesine düşkün

AİLEVÎ
Aile ile ilgili

AİNNE
(İnan C) : Dizginler

AİR
Göz ağrısı

AİŞ
Yaşıyan * Rahat yaşıyan

AİŞE
(Bak: Ayişe)

AİZ
Yeni doğmuş deve yavrusu

AİZ
Karşılık olarak veren * Karşılık olarak verilmiş olan

AİZZE
(Bak: Eizze)

AJ
f Dinlenme, rahat hâl, istirahat

AJAN
Fr Bir şahsın, bir şirketin veya bir devletin bazı işlerini gören kimse * Gizli vazifeli olan kişi

AJANDA
Akılda tutulması icab eden şeyleri not etmeye yarayan, takvim şeklinde tanzim edilmiş defter

AJANS
Fr Her türlü havadisi toplayıp, ilgili mevkilere bildiren kuruluş * Ticari bir teşekkülün kolu

AJEH
f Vücutta çıkan pürtüklü küçük ur

AJENDE
f Çamur * Binalarda kullanılan harç

AJİG
f Nefret, kin ve düşmanlık

AJİH
f Kir, küf * Çapak

AJİNE
f Değirmen taşı gibi maddeleri yontup düzelten demir alet Dişengi

AJİR
f Göl, havuz * Kalabalık, izdiham * Bağırma, feryât * Çekingen * Akıllı, uyanık * Amâde, hazır

AJİRAK
f Gürültü, ses Bağırış

AJUR
Fr Gözenek Göz göz işlenmiş nakış

AJÜG
f Hurma lifi * Ağaç budama

AKA
İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar

AKAB
Topuk Ökçe * Bir şeyin hemen arkası * Bir şeyin gerisinde olan zaman veya mekan

A'KAB
(Akab C) Bir şeyin hemen sonrası

AKABE
(C: Akabât) Bâdire Sarp ve çıkılması müşkül yokuş * Tehlikeli geçit Dar ve iki tarafı pusu yeri olan boğaz * Muhatara, tehlike * Hastalığın veya başka bir halin en tehlikeli ve korkulur süresi * Kızıldenizin kuzey ucunda, Süveyş'in doğu tarafında bulunan dar bir körfezin ismi

AKABE BİATI
Nübüvvetin 11 senesinde Mekke'nin haricindeki Akabe denilen yerde Medine ahalisinden bir cemaatın, Hz Peygamber'le (ASM) gürüşüp konuşarak İslâm'ı kabul ve tasdik ettikleri biat hâdisesi

AKAB-GİR
f Peşe düşen, kovalıyan

AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan Hemen ardından

AKAB-REV
f Arkadan gelen Peşe düşmüş, arkaya takılmış

AKADEMİ
yun Yüksek mekteb * Âlimler, edebiyatçılar heyeti * Eflatun'un vaktiyle talebesine ders verdiği yer * Çıplak modelden yapılan insan resmi * Belli bir ilmin gelişme ve ilerlemesini te'min maksadı ile müşterek tetebbularda veya serbest tedrisatta bulunan salâhiyetli kimseler topluluğu (Huk L)

AKAĞA
Osmanlı saraylarında hizmet gören beyaz hadımağası

AKAİD
(Akide C) Akideler İtikad olunan hakikatlar İtikada dâir kaziye ve hükümler, esaslar(Akaidî ve imanî hükümleri kavi ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir Evet, Allah'ın emirlerini yapmaktan ve nehiylerinden sakınmaktan ibaret olan ibadetle vicdanî ve aklî olan imani hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve te'sirleri zayıf kalır Bu hale, Alem-i İslâmın hâl-i hazırdaki vaziyeti şahittir İİ)

AKAİD-İ DİNİYE
Dini akideler İmâni esaslar(Ben tahmin ediyorum ki: Eğer şeyh Abdulkadir-i Geylâni (RA) ve Şah-ı Nakşibend (RA) ve İmâm-ı Rabbâni (RA) gibi zâtlar bu zamanda olsa idiler; bütün himmetlerini hakaik-ı imâniyyenin ve akaid-i İslâmiyyenin takviyesine sarfedeceklerdi Çünkü, saadet-i ebediyyenin medârı onlardır Onlarda kusur edilse, şekavet-i ebediyyeye sebebiyet verir M)

AK'AK
Saksağan

AKAK
(C: Akâık ) Saksağan kuşu

AKAK
Sıcak çok olmak

AK'AKA
Saksağan sesi

AKAKİR
(Akkar C) Tıb: İlaç yerine kullanılan nebâtî kökler

A'KAL
En akıllı Pek akıllı Daha akıllı

AKALA
Bir çeşit pamuk

AK ALEM
Osmanlılarda saltanat sancağı

AKALİD
Yoğurt

AKALİM
(Ekalim) (İklim C) İklimler * Dünyanın kıt'a ve memleketleri

AKALİT
Yoğurt

AKALL
(Ekall) Daha az En az

AKALL-İ KALİL
En az Azın azı

AKALLİYET
(Ekalliyet) Azlık Azınlık * Bir ülkede hâkim unsurların haricinde olan ve ekseriyet teşkil edemiyen insanlar

AKAM
Erkek ve dişi kısırlığı

AKAM
Çocuksuz, çocuğu olmayan, kısır * Tedavisi kabil olmayan hastalık

AK'AM
Burnu eğri

AKAM
Yük bağladıkları ip

AKAM
(Bak: Ekkâm)

AKAMET
Neticesizlik Kısırlık, sonu alınmama

AKAN
Deve ayağını bağladıkları ip

AK ANBER
Beyaz cins anber

AKANYILDIZ
Daha ziyade yaz geceleri gökyüzünde hızla geçip giden ışıklı iz, şahap

A'KAR
Kısır

AKAR
Zayi etme, kaybetme * Kumlu yer * Para getiren mülk (Ev, dükkân gibi)

AKAR
Köşk, yüksek bina * Bâbil vilayetinde bir yer adı * Dehşetli olmak Yaralamak Boğazlamak * Korku ve dehşetten kişinin ayakları titreyip dövüşememesi

AMİS
Sirkeyle ıslanmış çiğ et

AMİT
Yünü, üstüne yumak edip sarmak

AMİT
(C: Amâmit) Zarif, çeri, değerli kimse

ÂMİYANE
f Âdice Bayağıca Cahillere yakışır surette

ÂMİYY
Avama ait, avamca

ÂMİZ(E)
f Karışık, karışmış (Âmihten) $ mastarından imtizaç etmek, karıştırmak mânasındadır

ÂMİZE-MU(Y)
f Saçı sakalı kırlaşmış olan adam Kır sakallı kimse

ÂMİZE-MUYÎ
f Kır saçlı ve kır sakallı kimse

ÂMİZ-GÂR
f Uygun, münâsib, yaraşır

ÂMİZİŞ
f Uysallık, imtizaç, uyuşma

AMM
Amca Babanın kardeşi * Çok cemaat

ÂMM
Herkese âit Umuma âit Hususi ve bazılara mahsus olmayan Umumi

ÂMM LÂFIZLAR
Aynı cinsin birçok fertlerine birden delâlet eden lâfızdır "Kavil, cemaat, nisa" lâfızları gibi

AMMA
(Bak: Emmâ)

AMMAL
Yapıcılar * Devleti idare eden adamlar

AMMAN
Şam diyârında Belka şehrinin adı

AMMAR
Bayındırlaştıran, imar eden

AMMAT
(Amm C) Amcalar

ÂMME
Tülbent sargı * Su içinde üstüne binip yüzülen şişirilmiş tulum * Umumi Herkese ait

AMME
Hala, babanın kız kardeşi

ÂMME
Baş yarığı, insanın beynine kadar ulaşan baştaki yara

AMME
$ den müteşekkil suâl cümlesi Neden, nelerden, neyi? meâlindedir

AMME NEVALÜHÜ
Cenâb-ı Hakkın lütuf ve ihsanı herkese veya herşeye şâmildir meâlinde

AMMERED
Her şeyin uzunu * Yaramaz huylu * Belâ ve meşakkat

AMMETEN
Umumi olarak, herkese ait olarak, genel tarzda

AMMURİYYE
Ankara şehri Türkiye'nin başkenti

AMMUS
Güçlü ve kuvvetli kişi

AMNEZİ
Psk Hafıza kaybı, erken bunama, ihtiyarlık bunaması, histeri, beynin zedelenmesi gibi hâllerde meydana gelir Hafıza kaybı kısmî veya umumi (genel) olabilir Hasta, belli bir olaydan öncekini (retrofrat), yahut sonrakini (anterofrat) hiç hatırlamaz, yahut tamamen hafızasını kaybeder

AMORTİSÖR
Fr Otomobillerde veya diğer makinelerde sarsıntı, gürültü gibi şeyleri hafifletmeğe yarayan tertibat

AMPER
Fr Elektrik akımında şiddet birimi

AMPERMETRE
Fr Elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan âlet

AMPİRİZM
Fls (Deneyci felsefe) Her çeşit bilginin kaynağının duyu organlarının kullanılması sonucu kazanılan tecrübe olduğunu, duyu organlarının kullanılmadan hiçbir bilginin akılda yer alamıyacağını savunan felsefe Akılcı felsefe gibi bu felsefenin de aşırı iddiasının yanlışlığını, tenkitçi felsefe ve psikoloji göstermiştir Bilgi için ne sadece tecrübe, ne de düşünme gücü (akıl) yeterlidir

AMPUL
Fr İçinde elektrik akımı yardımıyla ışık vermeye yarayan bir iletken bulunan, havası boşaltılmış olan cam şişe * İçinde sıvı ilâç bulunan, ağzı kızdırılarak kapatılmış küçük şişe

AMR
Eski fetva metinlerinde erkeği temsil etmek için kullanılan umumi isimlerden birisi (Bak: Zeyd-Amer)

AMR İBN-ÜL-AS (RA)
Sahabe olup kumandanlıklarda ve valilikte bulunmuştur Çok zeki ve belâgatlı bir zât olduğu söylenir Vefatı (Hi: 43) tür

AMRUS
(C: Amâris) Kuzu * Çok yürütmek istediklerinde yürümeyen davar

AMRUT
(C: Amârit) Hırsız

AMS
Eskiyip mahvolmak * Bilirken bilmezlikten gelme

AMŞUŞ
Üzerinden üzümü alınmış üzüm salkımı

AMUC
Eğri giden ok

AMUCAZADE
f Amca oğlu

AMUD
Dik, dikine Sütun, direk

AMUD-ÜL FECR
Sabah yeri ağarıp uzama

AMUD-U NURANÎ
Nurdan sütun, nurlu sütun

AMUDE
f Dizi, dizilmiş

AMUDEN
Dik olarak, dikine Dik surette

AMUDÎ
Yukarıdan aşağıya dikey olarak Direk gibi yukarıdan aşağıya düz ve şakulünde olarak

AMUG
f Uzun boylu adam * Ciddiyet, vakar

AMUHTE
f Öğrenmiş

AMUHTE-GÂH
f Muallimler, öğretmenler

AMÛMET
Amcalık

AMÛR
İki diş arasında olan et

AMUR
(C: Âmar) Bekâ mânâsına Ömür Her kişinin hayât müddeti

AMUS
Karanlık

AMUT
Bir kimsenin peşinden ayıbını söylemek

AMÛT
f Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde yapılmış olan kuş yuvası

AMUZ
f Öğretmek mastarının emir kökü

AMUZKÂRÎ
(Amuzgârî) Öğretmenlik, öğreticilik, muallimlik

AMUZENDE
f Talebe, öğrenci * Muallim, öğretmen Öğreten

AMUZİŞ
f Öğrenme * Öğretme, tedrisat

AMUZKÂR
(Amuzgâr) f Muallim Öğretici

AMÜRG
f Fayda, menfaat, kâr * Kader, kıymet * Zahire, meyve * Esas, hülâsa, özet * Bir mikdar

AMÜRZ
f Afveden, bağışlayıcı

AMÜRZENDE
f Bağışlayan, afveden

AMÜRZGÂR
f Affeden, bağışlayan Günahları bağışlayan Allah

AMÜRZİŞ
f Bağışlayış, afvediş

AMYÂ
(Müe) Kör, a'ma

AMYANT
Kolayca bükülebilen, ateşe dayanıklı liflerden yapılmış bir çeşit asbest

Alıntı Yaparak Cevapla