Yalnız Mesajı Göster

Osmanlı'da Çarşılar-Bedestenler-Çarşı Bedesten Resimleri-Bedesten Mimarisi

Eski 09-10-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı'da Çarşılar-Bedestenler-Çarşı Bedesten Resimleri-Bedesten Mimarisi



Bedestenlerin önde gelen dört fonksiyonu vardı:
1- Malların fiyatlarının belirlendiği yer olması (Borsa);
2- Vergilendirilmenin yapılması ve verginin tahsil edilmesi (Vergi Dairesi);
3- Kamuya ve özel şahıslara ait değerli malların, bilhassa kumaşların, altın-elmas gibi mücevherlerin ve kıymetli vesikaların devlet teminatı altında, emniyet içinde depolanması ve satışa sunulması;
4- Yerleşik tâcirlerin ticarî faaliyetlerini yürüttüğü ve sınır ötesi ticaret için kervanların hazırlandığı yer olması
Bedestende özel bir emniyet bölüğü ve bir de emanetçi bulunurdu Kayıp mallar emanetçide belli bir müddet saklanır, arayan olmadığı takdirde Beytü’l-mal’e aktarılırdı Emanet sınıfındaki mallardan biri de yetim malıdır (yetimlerin mal üzerinde tasarrufta bulunabileceği rüşd çağına kadar bekletilen şahsî mal varlıkları) Kısacası, bedesten pek çok bakımdan günümüz ticaret borsalarının (pamuk, üzüm gibi) fonksiyonunu yerine getirmekteydi
Bedesten bazı yerlerde, kıymetli kumaş ticaretiyle iştigal eden tüccarların karargâhıydı Bedesten tâcirlerinin elinde, imtiyazlarını teminat altına alan bir sultan fermanı, bir de kadı hükmü bulunmaktaydı Sürekli vergi veren ve kayıt altında ticarî faaliyette bulunan tâcirler için, bedesten dışında yapılan kaçak ve kayıt dışı ticaret, haksız rekabet demekti Meselâ 1609 yılında bedestende ticareti yapılan bazı malların (ıtriyat, güzel koku) Galata’da attarlarda (parfümeri) satıldığını haber alan bedesten tâcirleri, hemen sultana şikâyette bulunmuşlardı Kayıtlı ekonominin unsurlarından olan bezzazların hâkimiyeti ise, 16 yüzyıl ortalarına kadar sürmüş, o tarihte devlet, aksine ferman çıkmadıkça, bedesten dışında da bez (kumaş) satışı yapılabileceğine karar vermiştir
Osmanlı ticaret hayatında önemli bir yeri olan bedestenleri, günümüz ticaret merkezleriyle mukayeseli bir analize tâbi tutmak, sadece tarihî inceleme açısından değil, ticarî ve sosyal hayat açısından da faydalı olacaktır Bir yandan, ticarî faaliyetlerin kayıt altına alınması ve sürekli kontrole tâbi tutulması, kuralların belli olması ve prensiplerin hakkaniyet esası üzerine oturması gibi hususlardan, diğer yandan da kişinin ehil hâle gelmeden belli meslekleri icra etme izni alamaması gibi düstûrlardan alınacak dersler olacaktır


Alıntı Yaparak Cevapla