Yalnız Mesajı Göster

Adolf Hitler'in Politik Yükselişi

Eski 09-10-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Adolf Hitler'in Politik Yükselişi



Adolf Hitler'in politik yükselişi - 3Bölüm

Hitler'in politik anlamda asıl yükselişi, Büyük Ekonomik Bunalım'ın 1930'da Almanya'yı vurmasıyla geldi

Demokratik parlementer rejime inanan partiler ise ortak asgari müşterek noktalar geliştirememiş ve dağılıp gitmişken "Hitler über Deutschland" (Hitler Almanya'nın en üstünde) adını verdiği başkanlık kampanyası Hitler'in diktatoryal emellerini zaten yeterince açıklamaktaydı
Weimar cumhuriyeti henüz yeterince kök salma fırsatı bulamamışken sağcı muhafazakarların şidddetli muhalefetine maruz kalmaktaydı Demokratik parlementer rejime inanan partiler ise ortak asgari müşterek noktalar geliştiremedikleri için büyük koalisyon dağılma yoluna girdi

Kurulan azınlık hükümetinin lideri Başbakan Heinrich Brüning’in parlementoda çoğunluk desteği yoktu Zorlukla yönetime devam eden hükümet 1930’da erken seçime gitme kararı aldı Bu seçimlerde cumhuriyetçi partiler çoğunluğu kaybetti ve artık cumhuriyetçi partilerin koalisyonda yer alma şansları kalmamıştı Nazi partisi ise %183 oy oranıyla 107 sandalye kazandı ve Almanya’nın ikinci büyük partisi olarak parlementoya girdi

Brüning hükümetinin sıkı bütçe ve finansal kontrol politkaları az da olsa başarı sağlamış ancak halkta geniş ölçüde memnuniyetsizlik yaratmıştı Hitler ise Alman çiftçilerine, savaş gazilerine ve orta sınıfa yönelik bir söylem izledi ki bu kesimler 1920 enflasyonuyla en büyük darbeyi almışlar, ardından gelen ekonomik bunalım ise işsizliği körüklemiş ve orta sınıfı perişan etmişti

Şehirli işçi sınıfı ve Katolik bölgeler Hitler'e pek destek vermediler Ama yoksullaşmış, cahil ve protestan kesimlerde Hitler'e destek büyüktü

Hitler cumhurbaşkanlığı seçimine giriyor

1932’de Hitler, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Paul von Hindenburg’ın yerini almayı istedi Avusturya’yı 1913’te terketmiş olmasına rağmen hala Alman vatandaşı olmamıştı ve bu nedenle kamu görevinde bulunamıyordu

Ancak Şubat 1932’de Nazi partisinin de koalisyonda yer aldığı Brunswick eyalet hükümeti Hitler'i ufak bir idari göreve getirdi ve ona 25 Şubat 1932'de Alman vatandaşlığı verdi Vatandaşlık hakkını kazanan Hitler ise Hindenburg'a karşı Cumhurbaşkanlığı seçimine girdi

"Hitler über Deutschland" (Hitler Almanya'nın en üstünde) adını verdiği başkanlık kampanyası onun diktatoryal emellerini zaten yeterince açıklamaktaydı Bazen bir gün içinde iki ayrı şehirde konuşma yapıyordu ki bu tarz bir kampanya daha önce hiç duyulmamıştı

Her iki turda da ikinci oldu Nisan 1932’deki ikinci turda oyların %35’inden fazlasını almıştı Bu seçimi Hindenburg’a karşı kaybetmiş olsa da, artık Almanya politikasında gerçekçi bir alternatif olarak kendisini ispat etmişti

Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Hükümet giderek zorlanmaya başladı 1932 Temmuz’unda erken seçime gidildi ve seçimlerde Nazi partisi 230 sandalye kazanarak tarihinin en büyük seçim başarısına imza attı En güçlü parti olarak meclise girmelerine rağmen, Hindenburg bu partinin lideri Hitler’i Başbakan olarak atamayı istemiyordu

Hitler şansölye oluyor

Hindenburg’un atadığı von Papen başkanlığındaki hükümet gensoruyla düşürüldü ve meclis feshedilerek Kasım ayında yeniden seçimlere gidileceği ilan edildi Kasım ayındaki seçimlerde Nazi partisi az da olsa oy kaybına uğramakla birlikte hala birinci parti olarak parlementoda çoğunluğu elinde bulunduruyordu ve hala hükümet kurulamıyordu

İç politik hesaplaşmalar bütün hızıyla devam ederken siyasi iktidarsızlıktan bunalan iş adamları da Hindenburg’a mektuplar yazarak Hitler’i başbakan olarak atamasını, gerekirse parlementodaki partilerden bağımsız bir hükümet kurulmasını istediler

Gönülsüz de olsa Hindenburg nihayet Hitler’i şansölye olarak atamayı kabul etti 30 Ocak 1933 sabahı Hindenburg’un ofisinde Hitler yemin ederek Almanya’nın Şansölyesi ünvanını aldı

Parlemento ateşe veriliyor

Başbakan olan Hitler, parlementodaki çoğunluğunu korumak için her türlü çabaya girişti çünkü Cumhurbaşkanı Hindenburg’un parlementoyu tekrar feshetmesini istemiyordu Mart 1933’te seçimlerin yapılması planlanmıştı ancak 27 Şubat 1933’te parlemento binası ateşe verildi

Binada bağımsız bir Hollandalı komünist bulunduğu için parlemento yangınının uluslararası komünist bir komplonun sonucu olduğu iddia edildi Bir sonraki gün çıkarılan kararnameyle temel haklar askıya alındı ve komünistlere karşı sert bir mücadeleye girişildi

Bu kampanya süresince Naziler kendi paramiliter güçlerinin yarattığı şiddeti anti-komünist bir histeriye dönüştürdüler 6 Mart’taki seçimlerde oylarını %439’a yükseltmişlerdi ama mutlak çoğunluğu gene de elde edemedikleri için DNVP ile koalisyon yapmak zorundaydılar

Ekonomik bunalımın çökerttiği Almanya'da NAZI partisi demokratik yollardan iktidara gelerek kitleleri totaliter bir rejim altına almayı başardı

Alıntı Yaparak Cevapla