Yalnız Mesajı Göster

Türk Tarihinde Önemli Tarikatler Ve Kuruculari

Eski 09-10-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türk Tarihinde Önemli Tarikatler Ve Kuruculari



Nihayet bir gün Suhar'da yaptırmakta olduğu mescid ve imaretin inşaatında çalışan beşyüze yakın dervişi arasında Bahaüddin Nakşibend'e, bundan böyle hareketlerinde serbest olduğunu, ister Türk, ister Tacik olsun faydalı olabilecek her şeyhten feyz alabileceğini söyledi38
Bahaüddin, yedi sene Mevlana Ârif ile, on iki sene de Halil Atâ ile sohbet etmiştir İki kere hacca gitmiş ikinci gidişinde Hoca Muhammed Parsa'ya refakat etmiştir Dönüşünde Nişabur ve Herat'a uğrayıp, oradaki bazı büyük şeyhlerle de görüşmüştür
Bir müddet Merv'de ikamet etmiş, daha sonra tekrar Buhara'ya avdet edip, ölünceye kadar orada kalmıştır Emîr Külal'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra ona halef olmuştur
791 (1389) tarihinde vefat etmiş, doğduğu yer olan Kasr-ı Arifan'a defnolunmuştur
Bahaüdin Nakşibend ölümünden birgün önce, müridlerine, halifelerinden Muhammed Parsa'ya tabi olmalarını vasiyet etmiştir
[size="2">Bahaüddin'in "][/size]Nakşibendiyye tarikatinin şubeleri:
Ahrâriyye, Naciyye, Kâsaniyye, Muradiyye, Mazhariyye, Melamiyye-i Nûriyye, Câmiyye, Müceddidiyye, Hâlidiyye39

14-HALVETİYYE TARİKATİ
1 Cüneyd Bağdadî, 2 Mimşâd Dîneverî, 3 Ebû Abdillah Muhammed Dîneverî, 4 Vecîhüddin el-Kâdî, 5 Ebû'n-Necib Zıyaüddin Abdü'l-Kahir es-Sühreverdî, 6 Ebû Reşid Kutbuddin el-Ebherî, 7 Rüknüddin Muhammed el-Buharî, 8 Şihabüddin Muhammed et-Tebrizî, 9 Cemalüddin Şirazî, 10 İbrahim Zahid Gîlanî, 11 Sadüddin Ferganî, 12 Kerîmüddin Âhi Muhammed bin Nûri, 13 Ebû Abdillah Siracüddin Ömer bin Ekmelüddin el-Gîlanî el-Halvetî

EBÛ ABDİLLAH SİRÂCÜDDİN ÖMER BİN EKMELÜDDİN EL-GÎLÂNÎ EL-HALVETÎ
Şeyh Ebû Abdillah Sirâcüddin, Lahcan'da doğmuş ve orada büyüyerek Harezm'de bulunan amcası Ahi Muhammed bin Nûri'l-Halvetî'nin yanına gitmiştir Ömrünü ekseri halvette geçirdiği için Halvetî lakabını almıştır Amcasının 717 (1317)'de vefatı üzerine Halvetiyye tarikatinin pîri olmuştur40
Bundan sonra Ebû Abdillah, Tebriz civarında Hûy'a, bir aralık Mısır'a, oradan da Hicaz'a giderek hac farizasını ifa etmiştir Daha sonraları Sultan Üveys'in daveti üzerine Herat'a gelmiş orada 750 (1349) diğer bir rivayete göre 800 (1397-98) tarihinde vefat etmiştir41
Halvetiyye tarikatinin şubeleri:
Rûşeniyye, Gülşeniyye, Merdaşiyye, Sünbüliyye, Şa'bâniyye, Şemsiyye, Ahmediyye, Cemaliyye, Bahşiyye, Uşşâkıyye, Asâliyye42

15-BAYRAMİYYE TARİKATİ
1 Cüneyd Bağdadî, 2 Mimşad, ed-Dîneverî 3 Ahmed ed-Dîneverî, 4 Muhammed Bekrî, 5 Kâdî Vecihüddin, 6 Ebû İshak el-Kazrûtî, 7 Ömer el-Bekrî, 8 Abdü'l-Kahir es-Sühreverdî, 9 Kutbuddin el-Ebherî, 10 Rüknüddin en-Nuhâs, 11 Şihabüddin et-Tebrizî, 12 İbrahim Zahid el-Gîlanî, 13 Mustafa Safiyyüddin, 14 Sadrüddin el-Erdeblî, 15 Ali el-Erdeblî, 16 İbrahim el-Erdeblî, 17 Hamidüddin Aksarâyî, 18 Hacı Bayram Velî Ankaravî

HACI BAYRAM VELÎ
[size="2">Ehl-i tarikat lisanında "][/size]Hacı Bayram Velî, Ankara'ya yakın Çubuk Suyu kenarında bir köyde 753 (1352) senesinde dünyaya geldi Tahsilini tamamladıktan sonra Bursa ve Ankara'da müderrislik yaptı Bilahare Kayseri'de Şeyh Hamid Aksarayî'ye intisab etti Onunla birlikte Şam'a, oradan da hac mevsiminde Mekke'ye gitti
Daha sonraları Ankara'ya dönüp, va'z ü nasihatle halkı irşada çalışmıştır
Ektiği burçakla maişetini te'min edip, zenginlerden topladığı paraları erbab-ı ihtiyaca verirdi
Bayramiyye tarikati, sonraları altı şûbeye ayrılmıştır En meşhurları; Akşemseddin vasıtasıyla münteşir Şemsiyye-i Bayramiyye ve 880 (1475)'de Göynük'te vefat eden Bursalı Dede Ömer vasıtasıyla neşrolunan Melamiyye-i Bayramiyye ve Hızır Dede halifesi Bursalı Hazret-i Üftâde ile Aziz Mahmud Hüdayî marifetiyle te'sis olunan Celvetiyye'dir
Hacı Bayram Velî 833 (1430) tarihinde Ankara'da vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir43
Bugün elimizde üç nutku mevcuttur Bu nutuklardan biri:
Çalabım bir şar yatarmış iki cihan aresinde,
Bakılacak didar görünür ol şarın kenaresinde
Beytiyle başlar Şeyh İsmail Hakkı, Hoca Mehmed Nûrü'l Arabî, Bursalı Mehmed Sahfî ve Abdü'l Hayy Celvetî tarafından şerh olunmuştur

16-EŞREFİYYE TARİKATI

EŞREF RÛMÎ
[size="2">İsmi Abdullah'dır Kadiri tarikatinin "][/size]Eşref Rumî, ilk olarak kayınpederi Hacı Bayram Velî'ye intisap etmiş ve onun yanında on bir sene kalarak türlü riyazet ve nefis mücadelesi geçirmiştir
Bundan sonra Hacı Bayram tarafından icazet verilmiş ve İznik şehrine halife nasbedilmiştir
Sonraları Hama'da bulunan Abdülkadir Gîlanî evladından Hüseyin el-Hamevî'ye intisap etmiş, Şeyh Hüseyin kısa zamanda ona hilafet vererek Kadiriyye tarikatinin Anadolu'da neşrine me'mur etmiştir
Dergahını İznik'de te'sis eden Eşrefoğlu, tarikatini bilhassa o civar ile Bursa ve havalisinde yaymıştır Hatta İstanbul'da da bir zaviye kurmuş, o devrin sadrazamlarından Mahmud Paşa da bu tarikate intisap etmiştir
Eşref Rûmî, 874 (1469) yılında İznik'de vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir44

17-MÜCEDDİDİYYE TARİKATI
1 Hoca Bahaüddin Nakşibend, 2 Mevlana Yakub Çerhî, 3 Hoca Ubeydullah Taşkend, 4 Kadı Muhammed Zâhid, 5 Muhammed Parsa, 6 Muhammed Derviş, 7 Muhammed Hâcegi-i Semerkandî, 8 Şeyh Muhammed Bâki Billah, 9 İmam Rabbani

İMAM RABBÂNİ AHMED EL-FARUKÎ ES-SİRHİNDÎ
971 (1563) tarihinde Sirhind'de dünyaya gelmiştir Soyu Farukî'dir Nakşibendi tarikatinin saliklerindendir ve Müceddidiyye tarikatinin müessisidir İlk tahsilini babası Abdü'l-Ahad'dan gördükten sonra, yer yer dolaşarak, zamanının büyük bilginlerinden fıkıh, kelam, hadîs, tefsîr, aklî ve naklî ilimleri öğrenmiştir On yedi yaşında tekrar memleketine dönerek, tedris hayatına başlamıştır
Yirmi sekiz yaşlannda Hoca Bâki Billah'dan Nakşibendiyye'nin usul ve adabını öğrenerek ona intisap etmiştir
Vefatları 1034 (1624) tarihindedir
[size="2">İmam Rabbanî'nin yazmış olduğu "][/size]18-CELVETİYYE TARİKATİ
1 Hacı Bayram Velî, 2 Hızır Dede Bursevî, 3 Mehmed Muhyiddin Üftâde, 4 Aziz Mahmud Hüdaî, 5 Şeyh Ahmed Efendi, 6 Şeyh Abdullah Efendi, 7 Osman Efendi Atpazarî, 8îsmail Hakkı Bursevî

AZİZ MAHMUD HÜDAÎ
948 (1541) tarihinde Koçhisar'da dünyaya geldi
978 senesinde, tahsilini tamamlayarak, bir müddet Edirne, Şam ve Mısır kadılıklarında bulundu
Daha sonraları Bursada mahkeme-i suğra naibliği ve Ferhadiye Medresesi müderrisliği yaptı
Bu sırada Bayramiyye Tarikati şeyhlerinden Muhammed Üftâde'ye intisap etti (984)
Üç sene şeyhine hizmet ettikten sonra İstanbul'a gelerek, Çamlıca'daki çilehanede bir müddet uzleti müteakip, Üsküdar'daki Rum Mehmed Paşa Camii'nin sol tarafındaki bir odaya yerleşti
1002 (1593) tarihlerinde Fatih Camii'nde vaaz vermeye başladı Daha sonraları Üsküdar'daki mescide minber koyarak, camie çevirip, cum'a hutbelerini orada okudu ve perşembe günleri de Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'nde halkı irşad ile meşgul oldu
1020 (1611) senesinde inşası tamamlanan Sultan Ahmed Camii'nde, her ayın ilk pazartesi günleri va'z etti Bu arada Rum Mehmed Paşa Cami'inde tarikatini neşre devam etti
Aziz Mahmud Hüdaî 1038 (1628) tarihinde Üsküdar'da vefat etti Orada kendi inşa ettirdiği zaviyeye defnedildi
Eserleri:
1 Nefâisü'l-Mecâlis: Bazı ayetlerin tefsirini beyan eden büyük bir cildtir
2 Tecelliyât: Çeşitli tarihlerde kaleme aldığı ve ekseri kısmı arapça olan bir risaledir
3 Necatü'l-Garîk: Cem' ve farkı açıklayan türkçe manzum bir risaledir
4 Tarikatname: Dervişlerin adab ve erkanını beyan eden türkçe bir risaledir
5 Divan-ı İlahiyat
6 Tezakir-i Hüdaî: Yarısı Türkçe, yarısı Arapça olan mektûbatıdır
7 Câmiu'l-Fadâil ve Kaamiu'r-Rezâil: Arapça bir eserdir
8 Fethu'l-Bâb ve Refu'l-Hicab: Üç bâb üzerine tertiblenmiştir Birincisi: Halk-ı İnsan; ikincisi: Tevbe; üçüncüsü: Camiiyetü'l-İhsan ve İhticabihi bi's-Sırrı'l-îlahîdir
9 Miftahu's-Salat ve Mirkatü'n-Necat
10 Habbetü'l-Mahabbe
11 Hayatü'l-Ervah ve Necatü'l-Eşbah
12 Hülasatü'l-Ahbar fi Ahvali'n-Nebiyyi'l-Muhtar
13 Mecmûa-i Hutab
14 Tarikat-i Muhammediyye
15 Vâkıât
16 Şerhu ala Kasîdeti'l-Vitriyye fi Medhi Hayri'l-Beriyye: Ebûbekr b Abdi'l-Kerim Halebî'nin Kaside-i Şerife adı eserinin türkçe şerhidir
17 Haşiye alâ Kuhistânî Şerhu Fıkh-ı Keydânî
18 Şemâilu'n-Nebeviyyeti'l-Ahmediyye
19 El-Fethu'l-İlahî
20 Ahbâru'n-Nebî
21 Halü'l-Ervah ve Ahvalü'l-Mevta45

İSMAİL HAKKI BURSEVÎ
İsmail Hakkı, otuz seneden fazla Bursa'da bulunduğu ve sonunda da orada vefat ettiği için Bursevî diye şöhret bulmuştur
1063 (1652) senesinde Aydos'da doğdu On bir yaşlarına geldiği zaman ebeveyni tarafından tahsil için Edirne'ye gönderildi ve yedi sene orada kaldı
Yirmi yaşlarına geldiği zaman İstanbul'da geldi ve meşhur hocalardan ders okudu
Bir müddet sonra Osman Fazlı'nın derslerine devam ederek ondan Celvetiyye tarikatinin adab ve talimatını öğrendi
Bu arada usûl-i fıkıhtan "Tenkîh"i okudu Farsça öğrenerek Sâdi'nin Gülistan'ını, Hâfız'ın Divan'ını, Câmi'nin Baharistan'ını, Kemalpaşazade'nin Nigeristan'ını, Mevlana'nın Mesnevî'si ile Fihi ma-Fih'ini, Hüseyin Kaşifî'nin Tefsîr'ini mütalaa etti
İsmail Hakkı ayrıca hat san'atına ve müsikîye de çalıştı
Tahsilini 23 yaşında tamamladıktan sonra Osman Fazlı onu kendi mümessili olarak Üsküp'e gönderdi (1086/1675) Bir sene sonra Şeyh Mustafa Uşşakî'nin kızı Ayşe Hatun ile evlendi
Bu sıralarda Osman Fazlı kendisine bir mektup yazarak tedrisata başlamasını emretti
İsmail Hakkı'nin feyizli neşir hayatı bu ruhsattan sonra başladı Bir taraftan öğrencilerine ders vermeye diğer taraftan kitap yazmaya devam etti
Bir müddet sonra, Üsküp müftüsü ile aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle Osman Fazlı'nın tavsiyesine uyarak Köprülü'ye geldi On dört ay kadar Köprülü'de kalan İsmail Hakkı, Usturanca halkının ısrarlı istekleri üzerine 1093 tarihinde ora ya tayin edildi, İki buçuk sene sonra Osman Fazlı'nın arzusu üzerine Edirne'ye döndü Edirne'de üç ay kaldıktan sonra 1096 (1684) tarihinde Bursa'ya yerleşti
İsmail Hakkı 1102 tarihinde Magosa'da bulunan şeyhi Osman Fazlı'yı ziyaret etti Orada onyedi gün kadar kaldıktan sonra tekrar Bursa'ya döndü
İsmail Hakkı, II Mustafa zamanında Nemse seferine iştirak eden erlere cihadın kudsiyyetini, sabır, sebat ve kararın ecrini anlatmak, onların hislerine terceman olarak savaşa karşı iştiyaklarının artmasını te'min için Edirne'ye geldi
Ordu 1107 (1695) tarihinde hareket edip, Tuna'yı geçip Erdel dolaylarında düşmanla savaştıktan sonra, kış mevsiminin başlaması sebebiyle tekrar Edirne'ye döndü ve 1108 tarihinde tekrar Sofya üzerinden Belgrat kal'asına geldi İsmail Hakkı, Elmas Mehmed Paşa'nın hazır bulunduğu bütün savaşlara iştirak etti Hatta çeşitli yerlerinden yara aldığı için Edirne'ye döndü, bir müddet sonra da tekrar Bursa'ya gitti
1111 (1699) senesinde Şam'a, oradan da hac kafilesiyle Mekke'ye hareket eti 1122 senesinde deniz yoluyla ikinci defa hacca gitti
1129 senesinde gördüğü bir rüya üzerine tekrar Şam'a gitti ve 1132 tarihine kadar orada kaldı
Daha sonraları İstanbul'a gelerek Üsküdar'a yerleşti Üç sene sonra Tekirdağ'a, oradan da Bursa'ya geldi 1137 (1728)'de Bursa'da vefat etti
Eserleri:
Tesbit edebildiğimiz eserlerinin miktarı yüz altmış yedidir, bunlardan en meşhurları:
1 Ruhu'l-Beyan: Altı cildiik Kur'an tefsiridir
2 Nakdü'r-Rical
3 Şerhü'l-Usûl lite'siri'l-Vusûl
4 Nefayisü'l-Mesail
5 Muhammediyye Şerhi: 1252 senesinde Bulak'da basılmıştır
6 Mesnevi Şerhi: 1287'de Matbaa-yı Amire'de basılmıştır
7 Şeceretü'l-Yakîn
8 Silsiletü'z-Zebeb
9 Kenz-i Mahfî
10 Şerh-i Usülü'l-Aşere: 1256'de İstanbul'da basılmıştır
11 Muzîlu'l-Ahzan: Tegannî mes'elesi
12 Risale-i Vahdet-i Vücûd

Alıntı Yaparak Cevapla