Yalnız Mesajı Göster

Osmanlı Devleti'nin Kurucuları, Osmanli Padişahlarinin İsimleri,Osmanli Padişahlari

Eski 09-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı Devleti'nin Kurucuları, Osmanli Padişahlarinin İsimleri,Osmanli Padişahlari



Osmanlı Devleti'nin Kurucuları, OSMANLI PADİŞAHLARININ iSİMLERİ,OSMANLI PADİŞAHLARI
Osmanlı Devleti'nin Kurucuları, OSMANLI PADİŞAHLARININ iSİMLERİ,OSMANLI PADİŞAHLARI
OSMANLI PADİŞAHLARI

Osman Gazi (1299 - 1326)
Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Gazi, 1258'de, Sögüt'te doğdu Babası Ertugrul Gazi, Annesi Hayme Hatun'dur Osman Gazi, uzun boylu, yuvarlak yüzlü, esmer tenli, ela gözlü ve kalın kaslıydı Omuzları arası oldukça geniş, vücudunun belden yukarı kısmı, aşağı kısmına oranla daha uzundu Başına kırmızı çuhadan yapılmış Çagatay tarzında Horasan tacı giyerdi İç ve dış elbiseleri geniş yenliydi
Osman Gazi değerli bir devlet adamıydı Dürüst, tedbirli, cesur, cömert ve adalet sahibiydi Fakirlere yedirip, onları giydirmeyi çok severdi Üzerindeki elbiseye kim biraz dikkatlice baksa, hemen çıkartıp ona hediye ederdi Her ikindi vakti, evinde kim varsa onlara ziyafet verirdi

Osman Gazi, 1281 yılında Sögüt'te, Kayı Boyu'nun yönetimine geçtiginde henüz 23 yaşındaydı Ata binmekte, kılıç kullanmakta ve savaşmakta çok ustaydı Aşiretin ileri gelenlerinden, Ömer Bey'in kızı Mal Hatun ile evlendi ve bu evlilikten ileride Osmanlı Devleti'nin başına geçecek olan oğlu Orhan Gazi doğdu
Sögüt'te temelleri atılan, altı yüzyıllık bir tarih diliminde ve üç kıtada hüküm sürecek olan Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi, 1326'da Bursa'da Nikris (goutte) hastalığından öldü
Erkek çocukları: Pazarlı Bey, Çoban Bey, Hamid Bey, Orhan Bey, Alaeddin Ali Bey, Melik Bey, Savcı Bey
Kız çocukları: Fatma Hatun

Orhan Gazi (1326 - 1359)
Orhan Gazi, 1281 yılında doğdu Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşiretinin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu Orhan Gazi, sari sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü Yumuşak huylu, merhametli, fakir halki seven, ûlemaya hürmetli, dindar, adalet sahibi, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoslanırdı Orhan Gazi, Babası Osman Gazi'nin 1326'da vefatıüzerine beyliğin başına geçti Orhan Gazi, 1346'da Bizans Imparatoru VI Yoannis Kantakuzenos'un kızı Teodora ile evlendi Ayrıca, Yarhisar Tekfur'unun kızı Holofira, Bilecik tekfuruyla evlendirilirken, düğün basılıp Holofira esir alındı ve Orhan Gazi ile evlendirildi Müslüman olduktan sonra adı Nilüfer Hatun olarak değiştirildi; bu evlilikten, ileride Osmanlı Devleti'nin üçüncü hükümdarı olacak Murad Hüdavendigâr doğdu
Erkekçocukları: Süleyman Pasa, Murad Hüdavendigâr, Ibrahim, Halil, Kasim
Kızçocukları: Fatma Hatun

I Murad (1359 - 1389)
Sultan Birinci Murad, 1326'da, Bursa'da doğdu Babası Orhan Gazi, annesi Bizans tekfurlarından Yar Hisar Tekfuru'nun kızı olan Nilüfer Hatun'dur (Holofira) Sultan Birinci Murad, uzun boylu, degirmi yüzlü ve iri burunluydu Kalın ve adaleli bir vücuda sahipti
Başına mevlevî sikkesi üzerine destar sarılı bir başlık giyerdi Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz elbiseden hoşlanırdı İlk eğitimini, annesi Nilüfer Hatun'dan aldı Daha sonra tahsilini tamamlamak için Bursa'ya gitti Buradaki Medreselerde ilim ve sanat adamları ile beraber çalıştı
Sultan Birinci Murad, gayet nazik, sevimli ve çok halim selim bir insandi Âlim ve sanatkârlara hürmet gösterir, fakirlere ve kimsesizlere sefkatli davranirdi Dahî bir asker ve devlet adamiydi "Dervis Gazilerin, Seyhlerinin, Krali Murad Gazi" diye anilan Sultan Birinci Murad, bütün hayati boyunca plânli ve programli hareket etti
Sultan Birinci Murad, Bizans Kilisesi'ne göre bir kâfir ve İsa düşmanı olarak görülse de, fethettiği yerlerde yaşayan Hristiyan halka iyi davrandığı için onların sevgisini kazanmıştı 1382 yılından itibaren "Murad Hüdavendigâr" diye anılan Sultan Birinci Murad, Birinci Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken, Sırp Asilzâdesi Milos Obraviç (Sırp Kralı Lazar'ın damadı) tarafından hançerlenerek şehit oldu (1389)
Erkekçocukları: Yakub Çelebi, Yıldırım Bayezid, Savcı Bey ve İbrahim
Kızçocukları: Nefise ve Sultan Hatun
I Bayezid - Yıldırım Bayezid (1389 - 1402)

Yıldırım Bayezid 1360 yılında Edirne'de doğdu Babası Murad Hüdavendigâr, annesi Gülçiçek Hatundur Yıldırım Bayezid yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, koç burunlu, elâ gözlü, kumral saçlı, sık sakallı ve geniş omuzluydu Girdiği savaşlarda gösterdiği cesaretten ve hızlı hareket etmesinden dolayı ona 'Yıldırım' lakabı takılmıştı Çocukluğunu Bursa Sarayı'nda kardeşleriyle birlikte geçirdi İyi bir eğitim gördü Devrin en büyük âlimlerinden dersler aldı Gençliğinde Kütahya sancağında valilik yaptı Sultan Murad Hüdavendigâr'in vasiyeti gereği 1389 yılında padişahlığa getirildi Tahta çıktığında 29 yaşındaydı
Sirbistan'ın başında, Kosova savaşında ölen Kral Lazar'ın oğlu Stefan Lazareviç vardı Barış antlaşması için geldiği Edirne'de Kız kardeşi Maria'yi Bayezid'e verdi Bu evlenme sayesinde Osmanlı-Sırp dostluğu kuruldu Yıldırım Bayezid Timur'la yaptığı Ankara Savaşı'nda yenildi ve esir düştü 13 yıl süren saltanatı sonunda esaretinin başlamasından 7 ay 12 gün sonra vefat etti
Yıldırım Bayezid şiirlerinde "Yıldırım" mahlasını kullanırdı:
“Ehl-i hicran fitne-i agyar
Ortada bir bahanedir sandim
Erkekçocukları: Musa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsa Çelebi, Mehmed Çelebi, Ertugrul Çelebi, Kasım Çelebi
Kızçocukları: Fatma Sultan

I Mehmed (1413 - 1421)
Sultan Çelebi Mehmed , 1389 yılında Edirne'de doğdu Babası Yıldırım Bayezid, annesi de Germiyanogulları'ndan Devlet Hatun'dur Orta boylu, yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, kırmızı yanakli ve geniş gögüslüydü Kuvvetli bir vücuda sahipti Gayet hareketli ve cesurdu Güreş yapar ve çok kuvvetli yay kirişlerini bile çekebilirdi Padişahligi süresince bizzat yirmi dört savaşa katilan Çelebi Mehmed, bu savaslarda kirka yakin yara aldi Basinda kullanmis oldugu sarik, altin islemeli kavugu ile gayet güzel görünürdü İçi kürklü ve yakası dik olan bir kaftan giyinirdi Sultan Çelebi Mehmed müslümanlara karşı göstermiş olduğu adaleti, aynı zamanda hristiyan topluluklara karşı da gösterdi İyi bir idareci ve politikacıydı Tahsilini Bursa Sarayı'nda tamamladı Daha sonra Babası tarafından Amasya sancakbeyliğine tayin edildi ve bu sırada devlet işlerini öğrendi
Fetret Devri'nden sonra Anadolu'daki beylikleri tekrar bir araya toplamayı başaran Sultan Çelebi Mehmed'e Osmanlı Devleti'nin ikinci kurucusu gözüyle de bakılabilir
Sultan Çelebi Mehmed 26 Mayıs 1421 de Edirne'de vefat etti Ölüm haberi gizlendi Osmanlı Padişahları arasında ölümü gizlenen ilk Padişah o oldu Cenazesi Bursa'ya
getirilerek Yeşil Türbe'ye defnedildi
Erkekçocukları: Mustafa Çelebi, İkinci Murad, Ahmed, Yusuf, Mahmud
Kızçocukları: Fatma ve Selçuk Hatun

II Murad (1421 - 1451)
Sultan İkinci Murad 1402 yılında doğdu Babası Çelebi Mehmed, annesi Dulkadirogullari'ndan Süli Bey'in kızı Emine Hatun'dur Uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve güzel yüzlü bir Padişahtı Çok güzel konuşurdu Kendisinin en büyük mutluluğu, Fatih Sultan Mehmed gibi eşine az rastlanacak bir insanın Babası olmaktı Sultan İkinci Murad, sakin ve huzurlu bir hayat yaşamayi arzu eden, fakat gerektiği takdirde çok hareketli, cesur ve hiçbir seyden yılmayan bir kişiliğe sahipti Avrupalılar, Onun, istediği takdirde bütün Avrupa'yı fethedebilecek bir kimse olduğunu kabul etmişlerdir Otuz yıllık saltanatı süresince, ülkesini çok büyük bir şan ve şerefle idare ederek, emri altında bulunan herkesin sevgisini kazandı Dindar, âdil ve lütufkâr bir Padişahtı Çocukluğu Amasya'da geçen Sultan İkinci Murad, tahta çıktığında on dokuz yaşındaydı
Erkekçocukları: Fatih Sultan Mehmed, Ahmed, Alâeddin, Orhan, Hasan, Ahmed
Kızçocukları: Şehzade ve Fatma Hatun

Fatih Sultan Mehmed (1451 - 1481)
Fatih Sultan Mehmed, 29 Mart 1432'de, Edirne'de doğdu Babası Sultan İkinci Murad, annesi Humâ Hatun'dur Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir yapıya sahipti Devrinin en büyük âlimlerinden çok iyi eğitim görmüştü; yedi yabancı dil bildiği söylenir Âlim, şâir ve sanatkârlari sık sık toplar ve onlarla sohbet etmekten çok hoşlanırdı İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed'in en çok deger verdigi âlimlerden biridir Fatih Sultan Mehmed, gayet sogukkanlı ve cesurdu Eşsiz bir komutan ve idareciydi Yapacağı işlerle ilgili olarak en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi Fatih Sultan Mehmed, okumayı çok severdi Farsça ve Arapça'ya çevrilmiş olan felsefî eserler okurdu 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadakı adları Arap harfleriyle yazdırdı Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed, yabancıülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul'a getirtti Nitekim Astronomi bilgini Ali Kusçu, kendi döneminde İstanbul'a geldi Ünlü ressam Bellini'yi de İstanbul'a davet ederek kendi resmini yaptırdı
Fatih Sultan Mehmed, 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat yirmi beş sefere katıldı Azim ve irade sahibiydi Temkinli ve verdigi kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı Devlet yönetiminde oldukça sertti Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi

20 yaşında Osmanlı Padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, İstanbul'u fethedip 1100 yıllık Dogu Roma İmparatorlugu'nu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı Hz Muhammed'in hadisi şerifinde müjdelediği İstanbul'un fethini gerçekleştiren büyük komutan olmayı da başaran Fatih Sultan Mehmed, yüksek yeteneği ve dehasıyla dost ve düşmanlarına gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı Ortaçag'ı kapatıp, yeniçag'ı açan Cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed, nikris hastalığından dolayı 3 Mayıs 1481 günü, Maltepe'de vefat etti ve Fatih Camii'nin yanındaki Fatih Türbesi'ne defnedildi O'nun Roma'yı fethedeceği düşüncesiyle zehirlendiği de kaynaklarda yer almaktadır


Alıntı Yaparak Cevapla