09-10-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Küçük Paşa
Küçük Paşa
1900’lü yılların başlarında, Anadolu’nun küçük bir köyünde yaşayan yeni anne olmuş Selime, İstanbul’daki bir paşanın evine sütannelik yapması
için çağrılır Kocası da İstanbul’da, Nişantaşı karakolunda memur olan Selime, bebeği Salih ile İstanbul’a gelir Selime’nin sütanalık yaptığı bebek
ile birlikte büyüyen Salih, ailesi köye döndükten sonra da konakta yaşamaya devam eder Paşa’nın ölümünün ardından Salih’i artık konakta
istemeyen eşi Naime Hanım, Salih’i babasının yanına, doğduğu köye geri gönderir Salih’in hazin öyküsü bundan sonra başlayacaktır  
Ebubekir Hazım Tepeyran, Küçük Paşa romanında, yirminci yüzyıl başlarındaki kırsal kesim gerçekliğimizi ayrıntılı biçimde sergiler Romanda,
köylünün durumu, yüzyıllardır ihmal edilmiş ve ezilmiş olması, canlı ve çarpıcı bir tahlil gücüyle, ülke sorunlarıyla iç içe tasvir edilir; ülke
gerçeklerinin, dönemin sorunlarının altı çizilir Köy-kent çelişkisi, yönetimin despotik tutumu, savaşların getirdiği yıkımlar ve bütün bunlar içinde
Anadolu insanının dramı, zengin bir gözlem gücünün ürünü olarak romanda yansıtılır
Bu özellikleri nedeniyle, edebiyat tarihimizin üstünde en çok durduğu romanlarımızdan biri olan ve ilk kez 1910 yılında basılan Küçük Paşa, 100
yıl sonra tekrar okuyucu karşısına çıkıyor
Ürünün Resimleri:

Piyasa Fiyatı - 09 09 2012
12,00 TL
|
|
|
|