09-10-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yeter Ki Kararmasın…
Yeter Ki Kararmasın…
Onat Kutlar, 1982-84 yıllarında yazdığı bir dizi mektup-denemede dönemin duyarlığını bir ozan edasıyla yansıtmıştı Dostlukların, acıların, umutların, dahası özgürlüğün ve tutsaklığın usta işi bir biçimde dile geldiği yazılar Yeter ki Kararmasın  adıyla kitaplaştığında Memet Fuat, Ferit Edgü, Erdal Öz, Işıl Özgentürk ayakta alkışlamışlardı
Şiirin, romanın, resmin, müziğin ve elbette sinemanın bileşiminden çıkan kıvılcımlarla tutuşmuş bu mektupların, yazılışlarından otuz yıl sonra da kimi karanlıklara kibrit çakması niçin yadırgansın ki?
Nasıl bir alacakaranlık  Geceyle gündüzün arasına sıkışmış uzun bir kör saat Geçmişle geleceğin, doğuyla batının, ölümle yaşamın arasına sıkışmış Alacakaranlık görünmez bir çevrintiyle yutup götürüyor her şeyi Bu noktada onurla alçaklığın sınırları birbirine karışır Her şeyin Direnmenin, köşeyi dönmenin, özgürlüğün, tutsaklığın Çıkmak? Böyle durumlarda herkesten önce birilerinin dönüp kapıya bakmaları gerekir Oysa Bizans’ın iç içe çemberlerinde, sıkıştırılmış köle sarhoşluğu ile dolanıyoruz
Ürünün Resimleri:

Piyasa Fiyatı - 09 09 2012
5,68 TL
|
|
|
|