Yalnız Mesajı Göster

HAMİNNE’NİN SURET AYNASI

Eski 09-09-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

HAMİNNE’NİN SURET AYNASI



HAMİNNE’NİN SURET AYNASI

Yalısını birçok siyasetçi, edebiyatçı ve sanatçının ziyaret ettiği, tam bir İstanbul âşığı olan Ayaşlı’nın dünyasına akseden ve yazarın kendine has zengin üslubuyla anlattığı 51 portre Haminne’nin Suret Aynası’nda bir araya getirildi

Abdülhak Hâmid
“Genç adam için artık aşk mevsimi de gelmişti Onun âşık olduğu kadınlar, eserlerinde canlandırdığı kadınlardı, Sakibe, Zeynep, Karolina, Sumru, Zatîcemal, Dilşad, Finten Ve nihayet “Makber” mülhimesi Fatma Hanım
Kraliçe Elizabeth
“İngiltere Kraliçesi II Elizabeth, zevci Prens Philip, kızı Prenses Anne ile beraber memleketimizi ziyaret ettiler
Prenses Anne memleketinde, çocukluk arkadaşları arasında, akranları arasında eğlenebilir Fakat yabancı memleketlerde misafirdir ve mesafelidir Binaenaleyh burada da kendisine kavalyelik etmek için ayrılan gençlerin de çekingen ve mesafeli olmaları lazım iken, bunlar arasından kim olduğunu bilmediğim bir genç, bir gazeteye beyanatta bulunmuş: ‘Prenses Anne de ata binmesini seviyor, ben de severim Prenses Anne klasik müzik seviyor, ben de seviyorum Zevklerimiz birbirine çok uyuyor’ Tamam, zaten kraliçe bir damat arıyordu… Hemen çöp çatalım!”

İstanbullu nezaketi, engin kültürü ve asaleti, daima yazarlığıyla beraber anılan 93 yıllık bir canlı tarih: Münevver Ayaşlı
İntihar eden diplomat Sadullah Paşa’nın gelini ve asker bir babanın evladı olarak Münevver Ayaşlı’nın kişisel tarihi, Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu süreçlerine birebir tanıklıklarla doludur
Selanik’te doğan aristokrat ruhlu yazarın hayat hikâyesinin en önemli dönemeçlerinde, “irreel bir rüya ve hülya şehri” olarak tanımladığı bir İstanbul vardır Önceleri Çengelköy’deki Sadullah Paşa Yalısı ve sonrasında Teşvikiye’de oturur Beşir Ayvazoğlu’nun aktardığına göre Ayaşlı’nın “Edebiyata ve plastik sanatlara ilgisi, alafranga Teşvikiye yıllarında haminneye kültür ve sanat çevrelerinden de önemli dostlar” kazandırır Boğaziçi tutkunu Ayaşlı’nın son durağı ise Talat Bey’in Beylerbeyi’ndeki yalısıdır
Eşini kaybedince yalnızlığını dindirmek amacıyla; bir ömre sığdırdığı, birçoğunu titizce arşivlediği birikimini gazete sütunlarından okuyucularla paylaşmaya başlar Ayaşlı’nın görüp geçirdikleriyle harmanladıklarından özellikle portre yazıları, tarih kitaplarının sayfalarında bulunamayacak detaylara yönelir

Mülkün, kalemin ve sanatın sultanları arasında kimler yok ki:
İsmail Hâmi Danişmend, Orhan Seyfi Orhon, Sadrazam Ferid Paşa’nın oğlu Celâl Paşa, Falih Rıfkı Atay, Ali Fuad Başgil, ünlü musikişinas Sadettin Arel, Mehmed Âkif, Muhammed İkbal, Mevlevi büyüklerinden Asım Dede, Rıza Nur, Fuat Köprülü, son Osmanlı Levantenlerinden Said Naum Duhanî, Tarık Bin Ziyad, Şehzade Ömer Faruk Efendi, İngiltere Kraliçesi II Elizabeth, Napolyon Bonaparte, General Charles de Gaulle, Hollanda Kraliçesi Juliana, Rasputin, Peyami Safa, Francçoise Sagan, Claude Farrere, Eşref Edib, Refik Halid Karay, Refi Cevad Ulunay, Tevfik Fikret, Fikret Mualla, Ahmed Cevdet Paşa, Andre Maurois, Sultan Mehmed Reşad, Yahya Kemal, V Murad’ın torunu Rukiye Sultan, Müfide Ferid Tek, Sultan Vahideddin’in kızı Sabiha Sultan, Celal Esad Arseven, Basiretçi Ali Efendi, Şair-i Azam Abdülhak Hâmid, Sultan II Selim, Sultan II Abdülhamid, Fatih Sultan Mehmed, Ertuğrul Gazi, II Abdülhamid’in torunu Nemika Sultan, Indira Gandhi, Namık Kemal, Ali Ekrem, Rıza Tevfik, Picasso, İbn Rüşd, Hüseyin Cahid Yalçın, Maliye Nazırı Cavid Bey ve Bertrand Russell
Belki gençler, Osmanlılığın tadını hiç tatmamış olanlar bunu zevkle okurlar; fakat Osmanlı hayatının hazzını, zevkini duyan kimseler için hakikaten bu yazılar pek tatsız, tuzsuz şeyler…”
Haminne’nin Suret Aynası nükteyi, bir devrin ince zevkini arayanlar için, yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor

Rasputin
“Çarlık ve Çar ailesi düşmanları, Rus milleti nazarında Rasputin’in saraydaki nüfuzu konusunu azamî istismar ediyorlar Zavallı kocasını seven, sırf ana şefkati ile Slav mistisizmine sarılan Kraliçe’nin; iri yarı, kaba saba mujiğe bu kadar sıkı fıkı bağlanışından dolayı neler neler söylemiyorlar?
Bunlardan çok müteessir olan Rus aristokratları, papazı ortadan yok etmeyi bu hâle çare olarak buluyor ve buna karar veriyorlar Bu karanlık işin fedaisi de ortaya çıkıyor: Prens Yusupof
Aristokratlar Rasputin’i bir tuzağa düşürmek istiyorlar Nitekim Yusupof, Rasputin’i sarayına davet ediyor
Ziyafette, ananevi Rus Ortodoks çöreği de var Bütün çörekler zehirsiz, lâkin Rasputin’e verilen çörekte, bir devi kolayca yıkacak derecede dehşetli zehir var
Bu zehirli çöreği afiyetle yiyen ve kılına bile halel gelmeyen Rasputin, veda edip saray merdivenlerini inerken, Prens Yusupof çılgına dönüyor ve mujiğin arkasından birkaç el silâh atıyor
Rasputin yine yürümeye devam ediyor Kim bilir kaç kurşun yedikten sonra yıkılıyor ve kendini yakında bulunan suya atıyor


Ürünün Resimleri:








Piyasa Fiyatı - 09092012
10,30 TL

Alıntı Yaparak Cevapla